yorgun pipi

Durum: 772 - 0 - 0 - 0 - 18.01.2015 17:17

Puan: 18508 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 39

homofobi

nihal yalçın

eşcinsel derneklerin büyük bir spastizm örneği göstererek kırdığı müttefiğimizdir. aynı şeyi okan bayülgen'i hormonlu domates ödüllerine aday göstererek de yapmışlardı. bu ibnelerin biraz sakinleşmesi gerek.

travesti polis

eğer haber doğruysa, maalesef cd polisin meslekten ihraç edilmesi ve ceza alması hukuka uygun gibi görünüyor. ama gazetede ve televizyonda yer alan her haberi doğru kabul etmek, hele hele söz konusu eşcinseller ise, oldukça sakıncalı bir durum.

işin iç yüzünü biz biliyoruz. bu tip sinemalarda işlerin nasıl yürüdüğü konusunda gitmeyenlerimiz dahil bir şeyler bilir. oraya giden insanların hiç biri seks için para ödemez. ancak polis, sinemanın kapısında kesilen bilet ücretlerin fuhuş için ödenen para olarak kabul etmiş ve sinema yetkilileri fuhuşa aracılık ve yer temin etmek suçundan cezayı yemiş. kısacası bir eşcinseli cezalandırmak için her zaman yasa kılıfına uydurulabilir.

ayrıca hepimizin kesin olarak bildiği bir şey varsa o da bu adam fuhuş yapmamış olsaydı bile yine de bilmem ne ahlakına aykırı hareket etmek suçuyla meslekten ihraç edilecekti. dolayısıyla "ya adam fuhuştan ceza alacakmış, eşcinsel olmaktan değil ki" hikayesiyle kendimizi kandırmayalım.

halil ibrahim dinçdağ

an ititbariyle sky türk 360 kanalındaki şimdi söz sende programına konuk olacakmış.

ayı sözlük ilanlar

sahibinden az kullanılmış meme ucu diye bir ilan açmayı çok istediğim ama bir türlü cesaretimi toplayamadığım yer.

islam'da eşcinsellik

bilgi sahibi olmadığım konularda atıp tutmamaya çalışırım. şu hep söylenen lut kavmine ne olmuş, kuran eşcinseller için ne demiş, açıkçası konu benim pek uzman olduğum bir alan değil. ama kedi ile köpek arasındaki farkı bilmek için veteriner olmaya gerek olmadığı gibi islamın eşcinsellere karşı olan bakış açısını bilmek için imam, hoca ya da ulema olmaya gerek yoktur.

kuranda geçen lut kavmi hikayesi bütün müslüman toplumlar tarafından yanlış yorumlanmış olsa bile mastürbasyonu ble haram sayan bir dinin eşcinsel ilişkiyi tolere edebileceği düşüncesi bile absürt. eğer kuran eşcinsel ilişkiyi meşru görseydi bu ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair bir düzenleme yapardı. sadece islamiyet değil bütün semavi dinlerin cinsel ilişki konusunda çok kesin bir çizgisi vardır. evlilik bağıyla gerçekleşen kadın erkek arasındaki vajinal ilişki dışında her şey kesin bir şekilde yasaktır, nokta.

evet güzel kardeşim senin böyle doğduğunu, böyle hissettiğini, ve bunu değiştirmek için çok çaba sarf etmiş olsan da değiştiremediğini benden daha iyi kimse bilemez. bu hikayeyi anlatarak savunma yapmana da gerek yok. çünkü islam eşcinselleri yasaklamıyor, eşcinsel ilişkiyi yasaklıyor. ikisi arasında çok büyük fark var, birincisi senin özgür iradenden bağımsız gelişen bir durum ikincisi de tamamen senin özgür iradenle yapmış olduğun bir şey. dolayısıyla kendine "islamın aslında eşcinselliğe karşı bir garezi yoktur, müslümanlar lut kavmi hikayesini yanlış yorumlamışlar" hikayesi anlatarak kendini kandırma. * * * ya inancını bir daha sorgula ya da günahkar bir müslüman olduğunu kabullen.

bir teselli olacaksa şunu da söyleyeyim. islam sadece eşcinsel ilişkiyi değil bir çok şeyi yasaklamıştır. evlenmeden sikişen bir heteroseksüel erkek de günahkardır, hatta bu konuda sikişen bir eşcinselden daha az günahkar değildir.



ama dinden bağımsız olarak bir de insan faktörü var. bütün semavi dinler eşcinsel ilişkiyi yasaklarken en sert tepkiyi müslüman toplumlar vermektedir. bunun tek nedeni de müslüman toplumların daha ilkel olmasından başka bir şey değildir,politik doğruculuk oynayacak değilim. benim ibne olduğum kadar gerçektir müslüman aleminin dünyayı 100 sene arkadan takip etmesi.

çok da sikimdeydi

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

doğru olanın ya da olması gerekenin toplumca belirlenmiş bir kalıbı yok gay ilişkinin. çünkü gay olmak zaten baştan yanlıştır. örneğin heteroseksüel bir kız olsaydık eli yüzü düzgün işi gücü yerinde bir koca bulmak ve bulana kadar da kimseyle sikişmemek bulunca da 2 tane velet yapmak "doğru" olandı. dolayısıyla heteroseksüellerin eşcinseller gibi neyin doğru olduğunu anlamak için pek kafa yormadıklarını söylemek çok yanlış değil. olması gerekenin ne olduğunu bilirler, öyle olmasalar bile öyleymiş gibi göstermek zorundadırlar. öte yandan eşcinseller büyük bir tabuyu yıkarak gerçek hayata başlarlar. bence en büyük ve en en travmatik sorun bu. aslında buna bir sorun adını vermek doğru olur mu onu da bilmiyorum. ama hayatımızda iyi ve kötü adını verdiğimiz şeylerin temelinde bu olduğunu görüyorum. çünkü eşcinseller kuralları konulmuş bir dünyanın ferdi olmaya çalışmak yerine yepyeni bir ahlak ve yaşam görüşü inşa etmek zorundalar. bu da ucu açık bir özgürlük getiriyor. gerisi zaten zincirleme olarak yaşanıyor. ilişkileri hızlı tüketmek, doyumsuzluk, kabul görmemek, sadakatsizlik, normalleşme arayışı hep bunun sonucu.

fake meslekler

müşteri temsilcisi garsonlar, satış danışmanı tezgahtarları anlıyorum ama yaşam koçluğunu hala sindiremedim. işsizim ama depresif, zengin ve pek de zeki olmayan insanları sömürüyorum deme şerefi sadece psikologlara ait sanardım ben.

entryi dır ile bitirmek

yazarın kendisine yakışanı giymesi durumudır.

eve atılan genç tarafından soyulmak

ne kadar önlem alınsa da bu tip şeylerin yaşanma riskini tamamen ortadan kaldırmak imkansızdır. bu yine de tedbiri elden bırakmayı gerektirmez tabi. o tedbirlerin ne olduğunu az çok hepimiz biliyoruz, tek tek saymaya gerek yok.
buna benzer bir şey benim başıma gelse sözlerimin ne kadar arkasında dururum bilmiyorum ama olan olduktan sonra da polise gitmek dışında yapılacak şeyler vardır. mesele bu adamla romeoplanet ya da gabile gibi bir sitede tanışıldı ise fake bir profil üzerinden bir daha kontakt kurup tuzağa düşürülebilir. * bu da olmadı adamı en azından afişe etmeye çalışabilirsiniz.

kocama arkadaşımı gösterdim beğenmedi

çok eşlilik, eşcinsel ilişki gibi akıl sağlığı yerinde, hür iradeye sahip yetişkin bireylerin eyleme döktüğü bir ilişki biçimidir. kişilerden birinin rızası yok ama eli kolu bağlı ise bu durum şahsımca ayıplanacak bir şeye dönüşebilir. ama böyle değilse (bkz: bana ne amk)

ahlaken çok eşliliğin karşısında olsanız bile hukuken buna karşı olamamanız gerekir. bununla ilgili dünyada ve türkiye'deki hukuki yaptırımların ne olduğunu bilmiyorum ama hepsinin haksız olduğunu söyleyebilirim. sonuçta çok eşli ilişki sürdüren insanlar diğer insanların demokratik haklarını kısıtlamıyorlar dolayısıyla çok eşliliğin karşısında olan yasaların hepsi için antidemokratik uygulama diyebilirim *

sibel üresin denilen kadın ile çok büyük ihtimalle dünya görüşlerimiz taban tabana zıttır ama benim dünya görüşüm ona bu konuda hak vermemi gerektiriyor. eşcinsellerin de karşı görüşte oldukları biriyle ilgili argümanlarını ortaya dökerken, çok kızdıkları ve homofobik adını verdikleri kişilere benzemeleri oldukça garibime gidiyor. üzülerek hatırlatmam gerekiyor ki, ahlak zabıtalığı, norm polisliği, rtük çığırtkanlığı ve bunun gibi suni iğrenme modları eşcinsellerin şiddetle kaçınması gereken şeylerdir. aksi takdirde kendi varlığıyla ve savunduğu şeylerle çelişkiye düşer. bir şeyin karşısında durmak için ille de bunları kullanmak gerekli değildir.

1.74 boyunda kültürlü yakışıklı seksi zeki ayı

boydan kaybeden ayıdır. allah her şeyi aynı anda vermiyordur. ne yapsındır.

izmir'de max blum'u kimse siklemedi zirvesi

max blum, hayali arkadaşı fernendo ayısikerro, ruhlar aleminden uzun hasan ve zirveye telepati gücüyle katılacak olan xavier'ın katılımıyla gerçekleşecek olan zirvedir. ayrıca zirveye görünmez adamın da katılacağı alınan duyumlar arasında.

lüksemburg

2010 yılı sonuçlarına göre kişi başına düşen milli gelirin en yüksek olduğu ikinci ülke. listede birinci sırada katar görünse de katar'daki gelir dağılımındaki eşitsizlik göz önünde bulundurulunca gönlümüzün birincisi lüksemburg oluyor.

kişi başına düşen yıllık gelir:
2010: 79 bin 411 dolar

eşcinsellik ve yalnızlık

söz konusu yalnızlık olunca eşcinseller sürekli dış etkenleri suçlama eğilimi gösteriyor. *

eşcinsellerin bu konudaki argümanlarını şöyle sıralayayım:
-heteroseksüel ilişki gibi uzun soluklu bir ilişki yaşama şansımız yok çünkü evlilik bağıyla bağlanamıyoruz.
-heteroseksüel ilişki gibi uzun soluklu bir ilişki yaşama şansımız yok çünkü aile toplum iş gibi etkenler eninde sonunda buna bir son verecek.
-eşcinseller tek gecelik ilişki arayan bireyler oldukları için sonuna kadar senle beraber olabilecek birini bulma ihtimali sıfıra yakın.
-erkekler çok eşli bir yaradılışa sahip olduğu için 2 erkeğin uzun süre tek eşliliği sürdürmesi zor.
...

vesaire liste böyle uzar gider, ama bu listeye asla müdahil etmediğimiz yegane şey var. o da kendimiz.

tanıdığım nerdeyse bütün gaylerden "yalnız ölmek istemiyorum" hikayesi dinlemişimdir. en çok da garibime giden budur hatta. bu kadar çok ömür boyu sürecek ilişki arayan bir topluluk nasıl oluyor da ilişkilerini bu kadar hızlı tüketmeyi başarabilir? çünkü bütün bunların hepsi geyik! ne yardan vazgeçebiliyoruz ne de serden. sikiş çok tatlı geliyor, ondan vazgeçmek istemiyoruz ama öte yandan da korkuyoruz orta yaşlardan itibaren yorulacağız, beğenilmeyeceğiz ve yalnız öleceğiz diye. sonra da kader utansın edebiyatı yapıyoruz. ha tabi bir de şöyle bir şey var: herkes beyaz atlı prensini bekliyor, süper yakışıklı, süper seksi, süper zeki, süper başarılı, süper eğlenceli kısaca süper bir adam gelecek ve onu çekip bu leş hayattan kurtaracak. * o adam gelmdeiği için de çamura yatıp kaderime tüküreyim edebiyatı yapıyoruz. ben kendi adıma en azından drama yapmamayı ve hayatımda yanlış giden şeyler için kendimi suçlamayı öğrendim. **

izmir max blum u havaalanında karşılayıp kahvaltıya götürme zirvesi

hüseyin kaçın

şu meşhur * eşcinsel* terapi* uzmanı* yeşil* psikologtur* kendisi*.

en komiği de web sitesinin basın bölümünde kendisini yeren bir yazıyı koymuş olması. ne tür bir manyaklıktır bilemedim. reklamın iyisi kötüsü olmaz demiş zaar.

zeki müren

hiç bir zaman çıkıp "ben eşcinselim" demedi ama sanki "bu o kadar normal bir şey ki söylemeye gerek bile duymuyorum" dermiş gibi toplumun her kesimine kendini kabul ettirdi. homofobiklerin bile bu adama karşı herhangi bir negatif duygu beslemiyor oluşu gerçekten akıl mantık dışı bir şey. bu adamın 10'da biri kadar olabilseydik şu an dünyanın eşcinsellere karşı en toleranslı ülkesinde yaşıyor olurduk.

bir de,

zeki müren ile ilgili anlatılan bir hikaye var, şehir efsanesi mi yoksa gerçek mi bilmiyorum, o da şu:

zeki müren bir yemek programına konuk olmuştur. yemeği beğendiğini söyler ve aşcıya çok güzel olmuş bunun içine ne koydunuz efenim diye sorar.
-aşçı: * sana koydum *
-zeki müren * ya öyle mi, o zaman türkiye'deki bütün aşçılara söyleyelim onlar da sana koysun.

gaylerin sevdiği kelimeler

-yarrak affadersin.
-hayır "yarrak" olmaz, dikkat edin "gaylerin sevdiği şeyler" değil, gaylerin sevdiği kelimeler dedim.

varoş genellikle kendisi hariç herkes için kullanır
kalite genellikle kendisi için kullanır
empati bu kelimeyi cümle içinde kullananların yarısından fazlasının gay olduğuna eminim


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 772

eşcinsellerin ünlü eşcinsellere yüklediği misyon

bu konuda üstünde konuşabileceğimiz pek örnek yok. ama elimizde olanlar kafi. bir cemil ipekçi gerçeğimiz var mesela. özelde cemil ipekçi genelde tüm ünlü eşcinseller üzerinden giderek eşcinsellerin ünlü eşcinsellere yüklediği haksız isteklere bir bakalım.

-eşcinselleri temsil ettiği bu yüzden iyi bir imaj çizmesi gerekliliği **
bir insanın "ben eşcinselim" demesi onu diğer eşcinsellerin temsilcisi yapmaz. tıpkı ünlü birinin ben yahudiyim demesi onu tüm yahudilerin temsilcisi yapmayacağı gibi. hiç kimse hiç kimsenin imajından sorumlu değildir. zaten herkesi memnun etmek de mümkün değildir. eğer insanlar tek bir örneğe bakıp genelleştirmeye gidiyorsa bu yine de o ünlüye imajını düzeltme zorunluluğu getirmez. toplumdaki eşcinsel imajıyla ilgili sorunun varsa, çık meydana millet eşcinsel görsün.

-eşcinsel haklarını savunması gerekliliği *
her koyun kendi bacağından asılır. ünlü biri, eşcinsel olduğunu açıklayarak zaten kendi savaşını vermiştir, ve istese de istemese de eşcinsel hakları için bir adım atmıştır. ama hiçbir koşulda kimsenin o kişiye o gruba mensup diye o grubun hakları için çarpışmasını talep etmeye hakkı yoktur. kaldıki o adam başarısını ve ününü o gruba borçlu değilse ortada bir minnet borcu falan da yok.

-kimliğini açıklaması talebi *
buna da çok rastlıyorum. hepimizin gay olduğunu bildiği ama bunu resmen açıklamamış olan ünlülerimiz var. niyeyse biz cinsel kimliklerimizi her ortamda saklama gereği duyarken, onların kimliklerini heteroseksüel arkadaşlarımıza bile ifşa etmekten hiçbir çekince duymayız. evet onların da bir ailesi, bir işi, bir statüsü, bir dışlanma ve mücadele korkusu var. bir de pişkin pişkin yok efenim "niye ibne olduğunu söylemiyor, halbuki böyle adamlar itiraf etse bizim işimiz daha kolay olur" diyebiliyoruz falan.

ilk cinsel deneyim

en az 5 kere kutlanan 39 uncu yaş günü gibi bir şeydir gayler için. her defasında ilki gibi... ilkim olur musun ?

pasif yönelimli olmayı hakaret olarak gören sözlük yazarları

bahsi geçen konuda bahsi geçen yazarların alınganlık gösterdiği şey pasif olmak değil de kadınsı olmak desek daha doğru bir çıkarım yapılmış olunur *

böyle bir ortamda bulunacak kadar cinsel kimliğini sindirmiş, yaşını başını almış *** yazarlarımız öyle sanıyorum hayatları boyunca şöyle ya da böyle, az veya çok bir şekilde pasif olmuşlardır.* böyle olmasaydı bile yazarların pasif yönelimli olmaya tepki gösterdiğini söylemek çok zor çünkü bahsi geçen konuda öne çıkan şey pasif olmak değil, kadınsı olmak. bu benim için yine de anlaşılabilir bir durum değil ancak ayı sözlük gibi biraz daha " maço" bir oluşumda bu biraz kaçınılmaz oluyor. şikayetçi de değilim durumdan o ayrı konu. bundan 3-5 yıl önce homoloji diye başka bir eşcinsel sözlük vardı. orada mesela kadınsı olmakla ilgili ufacık bir espri yapsaydınız bile saçınızı başınızı yolarlardı alimallah * o sözlükte yazar olabilmek için hümanist, antimilitarist, antimilliyetçi ve her tür dışlanan düşüncenin yanında durmanız gerekiyordu, aksi takdirde birileri yüzünüzü tırmalayabilir, saçınızı çekebilir hatta yüzünüze kullanılmış orkitlerini atabilirdi. sözlük yönetimi bunun en az karşı çıktıkları faşizm kadar faşizan bir dayatma olduğunu hiç görememişlerdi. ayı sözlük ise şu ana kadar gördüğüm kadarıyla çok daha özgür ve rahat bir ifade ortamı sunuyor. çünkü sözlük yönetiminin dayattığı bir fikir ya da ideoloji yok. * neyse uzatmayalım. bu yanlış anlaşılma ile ilgili söylemek istediğim başka şey de şuydu: pasif olmak her zaman kadın olmak değildir, kadın olmak da pasif olmak değil.

bu konuyu açıklığa kavuşturabildimse bahsi geçen " uzun boyluların ekseriyetle kadın olması" başlığına verilen tepkilerle ilgili benim de garipsediğim bir durum oldu. * uzun boyluların kadınlığını bilemeyeceğim ama oldukça alıngan ve defansiflermiş. ben şu ana kadar "uzun boyluları" kendi içinde dayanışması olan, farklılığından dolayı dışlanmış ve bu yüzden birlik ve beraberlik duyguları geliştirmiş bir grup olarak görememiştim. *

kadınlarla çok sikişen heteroseksüel erkeğin zamanla eşcinsele dönüşmesi

teori bana ait değil, 2 farklı heteroseksüel erkekten duyduğum bir iddiadır. kadınlarla çok sikişen adam artık sıkılıp başka şeyler denemek istiyormuş falan. ayol biz niye sikiştikçe kadınlara kayamıyoruz o zaman diye bir cevap vermek istedim, veremedim içimde patladı.

en klasik heteroseksüel yalanları

istanbul'da yaşamak için yeterli maaş

-asgari ücret alıyorsanız ve yalnız yaşıyorsanız, intihar edin demek istemem tabi bu sizin bileceğiniz iş. ama yine de üstünde düşünülmesi gereken bir seçenek.

-eğer yalnız yaşıyorsanız ve 1.000-1.300 arası maaş alıyorsanız, çöp arabalarının neden bu binaları da çöp diye alıp götürmediklerini uzun uzun düşüneceğiniz türden bir mahallede yaşayabilirsiniz. evinize köpek bağlamayı bir deneyin hele. sigara içmek gibi bir lüksünüz yoktur. öğünlerinizi işyerinizde yemek gibi dahiyane planlar yapabilirsiniz. buzdolabınızda bulunan yemekler şunlardır: oha buzdolabın mı var? eğlence olsun diye yapabileceğiniz aktiviteler kısaca şunlardır: gabile'den koli düşürmeye çalışmak, park sahil gibi bir yere gidip pampişlerle çekirdek çıtlamak belki yanında bir tane de bira, 31 çekmek

-eğer yalnız yaşıyorsanız ve 1.300-1.600 arası bir maaşınız varsa, merkezi sayılabilen ama yine de köhne bir mahallede oturabilirsiniz, eğer şanslıysanız nispeten güzel bir semtte temiz bir 1artı1 de bulabilirsiniz. evinizin muhtemelen çirkin bir banyosu toparlanmaya çalışılmış bir mutfağı vardır, tek kelimeyle eviniz çirkindir ama ona alışacaksınız zamanla. kaçak sigara içmek gibi bir lüksünüz olabilir ya da haftada 2 paket 2001 sanırım sorun olmaz. buzdolabınızda bulunan malzemeler şunlardır: makarna, bim yoğurdu*eğlence olsun diye yapabileceğiniz aktiviteler şunlardır: gabile'den koli düşürmeye çalışmak, masasında plastik çiçekler olan bir kafede pampişlerle çay içmek belki bir tane de kola, zara'ya gidip asla satın almayacağın giysileri denemek.

-eğer yalnız yaşıyorsanız ve 1.600-1.900 arası bir maaşınız varsa, kötü bir mahallede iyi bir evi ya da iyi bir mahallede kötü bir evi karşılayabilirsiniz sanırım. evinizde böcük gibi ufak tefek sorunlar olabilir ama böcük zaten ufak tefektir işte. sigara için ama yine de bokunu çıkartmayın. buzdolabınızda bulunan malzemeler şunlardır: makarna, beyaz peynir, o hafta kilerde hangi meyve sebze ucuzsa ondan, çikolata-kola gibi lüks tüketim ürünü sayılabilecek birkaç şey. eğlence olsun diye yapabileceğiniz aktiviteler şunlardır: romeoplanet'tan adam düşürmeye çalışmak, kendisine bohem hava vermeye çalışmış ama aslında sadece ucuz olan bir kafede pampişlerle bira içmek belki bir tane de baileys, kedi beslemek.

-eğer yalnız yaşıyorsanız ve maaşınız 1.900-2.200 arasındaysa, oturduğunuz semti önceliklerinize göre seçme lüksünüze sahipsinizdir, işe yakın olabilir, koli merkezi taksim'e yakın olabilir, ya da sessiz sakin nezih bir yer olabilir. eviniz lükse değil belki ama sevimlidir. sigaranı iç anacım, bir şey olmaz. buzdolabınızda bulunan malzemeler şunlardır: beyaz peynir, uyum marketten aldığınız hindi salam, biraz da tavuklu pilav. eğlence olsun diye yapabileceğiniz aktiviteler şunlardır: romeoplanet'ten adam düşürmeye çalışmak, iç dekoru bir iç mimara yaptırılmış olan bir kafede rakı içmek belki yanına biraz da meze, sinemaya gitmek.

-eğer yalnız yaşıyorsanız ve maaşınız 2.200-2.500 arasındaysa, oturduğunuz semtteki binaların ufak şirin bahçeleri vardır ya da en azından mimarisi zevklidir. eviniz lüks sayılabilir, iyidir iyi. sigara da içersin nargile de. buzdolabınızda bulunan malzemeler şunlardır: ton balığı, kırmızı et ürünleri, carrefour'dan aldığın pastane ürünleri. eğlence olsun diye yapabileceğiniz aktiviteler şunlardır: el altında bekleyen hazır ve nazır kolileri kaldırmak, canlı müzik çalan bir kafede şarap içmek belki bir kadeh de viski. caz konserine gitmek.

-eğer yalnız yaşıyorsanız ve maaşınız 2.500-3000 arasındaysa, oturduğunuz semtle ilgili yaşadığınız tek problem arabanızı park edecek yer bulamamanızdır. ankastre dolap tam olarak ne bilmiyorum ama evinde kesin ondan vardır. amına koyim sigara mı içiyorsun utanmadan bir de, git ot mot bir şey bul. buzdolabınızda bulunan malzemeler şunlardır: migros'tan aldığın havyar *. eğlence olsun diye yapabileceğiniz aktiviteler şunlardır: "seviyeli ilişki aramak, genellikle rezervasyonla müşteri alan bir restoran/kafede kola içmek *, haftasonu uludağa gitmek.

kullanışlı bir planetromeo profili açmanın incelikleri

koli bulamıyor musun? bulduklarını düşüremiyor musun ya da düşürdüklerini beğenmiyor musun? işte bu başlıkla tüm sorunlarına kökünden çözüm bulacaksın. doğadan özenle toplanan binlerce ayının deneyimlerinden yararlanarak artık senin de hergünün başka bir sikişle dolacak.

1-ilk adım ne istediğini belirleme adımıdır. onların ne istediğini boş ver sen ne istiyorsun?

2-aslında ilk adımı boş ver. hepimiz yarrak istiyoruz işte. burdan ne anlıyorsun? gözü dönmüş bir pasif olsan bile asla profilinde "bottom only" ya da "more bottom" gibi ibareler kullanma. unutmaki "top only"ler bile "top only"leri düdüklemeye çalışıyor.

3-feminenler uzak dursun, erkek erkeğe, feminenlere saygım var ama, erkeksi değilim erkeğim, feminenlerden hoşlansaydım heteroseksüel olurdum diye profillerde karşına çıkan ibareler seni yanıltmasın. bu ibare sahiplerinin yüzde 95'inde yüksek oranda östrojen hormonu vardır. bu herkesin bildiği ama yüksek sesle dile getirmediği bir gerçektir. bu adamlar bir araya gelip kendi aralarında erkekçilik oyunu oynuyorlar başka bir anlamda. yani üçüncü maddeden ne anlıyoruz? profiline bu tip şeyler yazmaman gerektiğini anlıyoruz. sadece çirkin ifadeler oldukları için değil, senin aslında feminenliğini bastırmaya çalıştığın anlamına geldiği için.

4-kendine güvenen gelsin, düzgün insanlar gelsin, yakışıklı bilmem kimler gelsin şeklinde oldukça garip ifadelere rastlayabilirsin profillerde. düşünecek olursan bu gay milletinde hakikaten yarım gram zeka kırıntısı bile yok. herkesin kendine güvendiği, herkesin kendini düzgün sandığı herkesin yakışıklı olduğu bir dünyada neyin filtresini yapmaya çalışıyorsun be gerizekalı? bir de şöyle bir durum var. bu elitçi, seviyelici ve düzgüncü arkadaşların yine yüzde 95'i varoş mu varoş apaçi mi apaçidir. yani dördüncü madde neymiş? asla düzgün-kaliteli-seviyeli-elit-kültürlü kelimelerini cümle içinde kullanmaymış.

5-isviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre planetromeo'da bir paragraftan uzun yazıların okunma başarısı is yüzde 5'tir. o yüzden boşu boşuna kendi kendini kasmana lüzum yok. yani beşinci maddeden ne anlıyoruz? (bkz: özet geç piç)

5.5- beş buçukuncu adım 5 ile 6 arasında bir ara adımdır. resimlerini ve yazılarını yüklemeden önce kendine bir rol seçmen gerek. önce seçmemen gereken rollere bir göz atalım istersen.

a- ortalık orospusu **
b- şirinlik muskası *
c- üstün insan * * * *
d- çirkef *

şimdi gelelim seçebileceğin rollere

a- olgun gay **
b- yeni düşmüş masum bebe ***
c- maço **
d- zengin **
e- gizemli ***

6-şimdi senin için en uygun rolü seçtiğine göre profil yazılarını buna göre yazabilirsin. e artık onu da bana yazdırmayacaksın değil mi?

7-ayı sözlük yazarlarının bamya fobilerinden de anlaşılabileceği gibi yarrak boyu gayler için düşündüğünden çok daha önemli bir kriter. romeo jargonunda s yarrağım yok demek, m küçücük bir yarrağım var demek, l eh ortalama bir yarrağım var demek. bu 3 seçenek de iş yapmaz. peki bu konuda ne yapabilirsin? bu konuyu hiç belirtmeyebilirsin ya da yalan söyleyebilirsin.

8-geldik en önemli konuya. resimleeeeeerrrrrr. bu aslında tek başına bir ana başlık ama konuyu elimden geldiğince toparlamaya çalışacağım.
ilk önce yapmaman gereken şeylerden başlayalım.

a- hayır öpücük atarak kameraya bakan fotoğraflarını koyma. hatta o fotoğrafları uzayın sonsuz boşluğuna gönder.
b-hayır tuvalet aynasında cep telefonuyla çektiğin resimleri de koyma.
c- resimlerde çok fazla gülme, hele hele gülmek sana yakışmıyorsa.
d- resimlerde poz verme, zaten bu konuda hiç biriniz başarılı falan değilsiniz.
e- yarrak ve göt resimleri ile kaldıracağın koliler genelde yarrak gibi ve göt gibi olmak üzere ikiye ayrılırlar. o iş de yaş.
f- göbeğini içine çekerek çektiğin resimleri de koymanı önermem. insan gözü diyafram ile kas arasındaki farkı seçebilecek kadar gelişmiştir.
g-barda çekildiğin resimleri de koyma. biliyorsun. biliyorsun gay lugatında gay bar eşittir ortalık orospusu.
h-aqua park'ta çekindiğin resimleri de koyma. bir nedeni yok. sadece çok klişe lan!
ı-gözlerinin resmini de koyma. biliyorum aynaya baktığında gözlerinle sevişmek isteyecek kadar narsistsin. ama inan bana iş yapmıyorlar.
i-spor salonunda çektiğin resimleri de koyma diyeceğim ama burası zaten ayı sözlük olduğuna göre o tür resimleri olanınız haliyle yoktur.

şimdi geldik koyman gereken resimlere: zaten yunan tanrısı isen yapman gereken fazla bir şey yok ama değilsen şunlar yapılabilir.
a-ucundan koklat resmi. puzzle'n 3-5 parçasını ver adamlara. bırak gerisini onlar tamamlasın. bırak seni bir max george yapsınlar. bırak seni bir joe manganiello yapsınlar.
b-gay olmaktan başka, karakteri olan, ruhu olan bir varlık olduğun mesajlarını veren resimler koyabilirsin. mesela play station oynarken ya da ne bileyim odun keserken falan *
c-maço objelerle görün resimlerle. mesela motorsiklte üzerinde * ya da basketbol topuyla *
d-erotik resimler koy ama pornografik değil.
e-resimlerde gözlerin kameraya bakmasın, böyle uzaklara bak, çok uzaklara. sanki hayatın anlamını çözmüşsün ve o sırrı kimseyle paylaşmaya niyetin yokmuş gibi.
f-lüks zevklerin ve yaşamın olduğuna dair bir sanrı yaratman lazım. sanki senin arabanmış gibi bir bmw'nin önünde resim falan çekil. yaratıcı ol azıcık.

9-şimdi geldik başka bir önemli konuya. ilk mesaj. açıkçası slm, nbr, tanışalım mı gibi tırt şeylerle birinin hemen etkilemen çok zor. ama evet yaratıcı olmakla uğraşamayacaksan bunlar en yaygın yöntemlerdir. fakat sen kolini hemen ağına düşürmek istiyosun. neler yapılabilir peki?

to be continued

arda boyları

türkü sevmeyen insanların bile tüylerini diken diken eden trakya türküsü. sanırım türkünün insanı en çok çarpan tarafı türküyü ölü bir kızın ağzından dinleme fikri.

tebrikler kızınız hamile

güldüren ender bir facebook paylaşımı

"oğlunuz ikidir cumaya gelmiyor." (diyanet işleri)

“kızınız yine alışverişte.” (ekonomi bakanlığı) **

“kızınız bir odun için her gece sular seller gibi ağlıyor.” (orman ve su işleri bakanlığı) **

“kızınız bir öküzü seviyor.” (tarım ve hayvancılık bakanlığı) **

"aslında kızınız iyi de çevresi kötü" (çevre bakanlığı) ** “kızınız barda eğleniyor.” (içişleri bakanlığı) **

“kızınız yine o çocuğun evine gidiyor.” (ulaştırma bakanlığı) **

“kızınız dün konserde, bugün sahilde öpüştü.” (kültür ve turizm bakanlığı) **

“geç kalmadan kızınızı evlendirin.” (aile bakanlığı) **

“kızınızın eline erkek eli değmemiş, milli servet resmen boşa akıyor.” (enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı) **

"oğlunuzu suriye ile savaşa sokuyoruz!" (milli savunma bakanlığı) **

“sağlık bakanlığı ismiyle "tebrikler! kızınız hamile." mesajları atan dolandırıcılara itibar etmeyiniz! kızınız valla burcular’da kaldı.” (emniyet genel müdürlüğü) **

“kızınızın maşallahı var, gelip alabilirsiniz” (diyanet işleri başkanlığı) **

"kızınız facebook'ta atatürk'ü seviyorum resmi paylaştı, bir daha olmasın." (atatürk araştırma merkezi) **

"kızınız, mayo değil bikini giymiş." (denizcilik müsteşarlığı) **

"sizin oğlan milli oldu." - (spor bakanlığı)

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

doğru olanın ya da olması gerekenin toplumca belirlenmiş bir kalıbı yok gay ilişkinin. çünkü gay olmak zaten baştan yanlıştır. örneğin heteroseksüel bir kız olsaydık eli yüzü düzgün işi gücü yerinde bir koca bulmak ve bulana kadar da kimseyle sikişmemek bulunca da 2 tane velet yapmak "doğru" olandı. dolayısıyla heteroseksüellerin eşcinseller gibi neyin doğru olduğunu anlamak için pek kafa yormadıklarını söylemek çok yanlış değil. olması gerekenin ne olduğunu bilirler, öyle olmasalar bile öyleymiş gibi göstermek zorundadırlar. öte yandan eşcinseller büyük bir tabuyu yıkarak gerçek hayata başlarlar. bence en büyük ve en en travmatik sorun bu. aslında buna bir sorun adını vermek doğru olur mu onu da bilmiyorum. ama hayatımızda iyi ve kötü adını verdiğimiz şeylerin temelinde bu olduğunu görüyorum. çünkü eşcinseller kuralları konulmuş bir dünyanın ferdi olmaya çalışmak yerine yepyeni bir ahlak ve yaşam görüşü inşa etmek zorundalar. bu da ucu açık bir özgürlük getiriyor. gerisi zaten zincirleme olarak yaşanıyor. ilişkileri hızlı tüketmek, doyumsuzluk, kabul görmemek, sadakatsizlik, normalleşme arayışı hep bunun sonucu.

ayak kokusu

bir apış arası kokusu kadar tahrik edici olmasa da kendine has bir çekiciliği olan koku. hatta acıktırıcı bile sayılır.

(bkz: doritos nacho peynirli)

eşcinselliğin beş şartı

1-farklı ve özel olmak
eşcinsellerden bahsederken onlar diyerek ve tanıştığınız her insana onlardan farklı olduğunuzu ima ederek veya direkt söyleyerek bu şart yerine getirilmiş olunur.
2-kültürlü olmak
en az 3 yabancı diziyi hatmetmiş olmak ve birkaç tane de yabancı şarkı ve şarkıcı ismi biliyor olmak yeterli bu şartı yerine getirmek için.
3-tek gecelik ilişki aramamak
tabiki tek gecelik ilişki aramamakla tek gecelik ilişkilerin seni bulması aynı şey değil
4-erkeksi olmak
pantolon ve gömlek giyiyor olmak bu şartı yerine getirmek için yeterli. hatta etek, pembe ve transparan giymediğiniz sürece bu şart aşılmış olunur.
5-çanta
mükemmeliğin son rötüşü de denebilir bu şart için. tüm o önemli eşyaları amele gibi cebinde taşıyacak değilsin tabiki.

izmirlilerin güzel oldukları kadar küstah da olmaları

özellikle söz konusu izmir olunca çok hırçın olabiliyorlar.

bir izmirliyle karşılaşırsanız şu soruları sormanızı şiddetle öneririm. sorarken de yüzünüze en kezban ifadeyi takının.

1-izmir'de cami var mı?
2-izmir büyükşehir oldu mu? ....... -aaa ciddi misin?
3-tanıştığım bütün izmirli kızlar çirkindi, güzel olanları dışarıdan mı yerleşmiş acaba?
4-izmir'den sahilini çıkarırsan geriye dünyanın en çirkin şehri kalır diyorlar, kuzum sizin sahilinizden başka numaranız yok mu sahi?
5-izmir'de türbanlıları neden linç etmeye kalkışıyorsunuz?
6-neden izmir'de yaşıyorsun ki?
7-izmirlilerin izmirli olmaktan başka gurur duyacağı bir başarısı yok mu?
8-izmir'in geçim kaynağı daha çok tarım mı hayvancılık mı?
9-izmir'de niye kız kulesi gibi, galata kulesi gibi, boğaz köprüsü gibi şehirle özdeşleşmiş herhangi bir yapı yok?
10-istanbul'da ya da ankara'da yaşamak varken neden burada yaşıyorsunuzki?
11-izmirliler kendi yavurluklarını sindiremedikleri için mi faşist ve ırkçı oluyorlar?
12-bir izmirli günde ortalama kaç kez seks yapıyor?
13-sen nasıl izmirlisin, ağzın içki kokmuyor?
14-küçük şehirde yaşamanın ne tür avantajları var?

**

kuşum aydın'ın full aktif olması

biseksüelleri eleştirmenin bifobi sayılması

biseksüellik benim için hayatın büyük gizemlerinden biri olmuştur hep. hatta tanrıdan, uzaylılardan, cinlerden ve hayaletlerden sonra en gizemli varlıklar listemde beşinci sırada falan yer alırlar. çünkü biseksüelliğe inanıp inanmamak gibi bir durum söz konusu. hala inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum. aynı şeyi tanrı, uzaylılar, cinler ve hayaletler için de söyleyebilirim.

birçok yazar biseksüellik için "geçiş dönemi" denmesine atarlanmış ancak şu ana kadar gördüğüm "biseksüel" örneklere bakarak buna başka bir şey diyemiyorum. belki gerçekten de biseksüeller vardır, bilemiyorum. ama karşıma gerçek bir tanesi çıkana kadar bu dine inanmamayı sürdüreceğim.

o yüzden "ayol biseksüel mi var ki bifobisi olsun" diyorum, şimdilik bütün söyleyebileceğim bu.

Henüz takip ettiği biri yok.