ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
yabancılaşıyorum sözlük.
kendime, aileme, arkadaşlarıma yani tüm sevdiklerime.
önceki ben boşluklarımdan tutunmayı ne iyi biliyordu. sahi ne oldu bana? ara ara aynaların içinde kayboluyorum, kalabalık ortamlarda dahil dalıp gidiyorum uzaklara kendi nefesimi duyar gibi oluyorum. kendimi hep bir duvarın köşesinde sinmiş gibi hissediyorum. sağının, solunun, arkanın kapalı olduğu ama kötülüğün önden geleceği korkusunu bile bile yaşamaya çalışıyorum.
sonra parmakların arasından çıkan bi şık sesi hızıyla toparlanıyorum. gayet normal bir şekilde hayatıma devam ediyorum. hatta o kadar normal ki tüm arkadaşlarım çok mutlu olduğumu sanıyor. mutluculuk oynama devam etmekten epey yoruldum.
bu aralar bir de sinestezik duyumlarım çok keskinleşti. her yemeğin tadı mor olmaya başladı bu hiç hayra alamet değil.

aslında hayatımda her şey çok olağan ve yolunda. neden böyleyim diye sorguluyorum kendimi. bana ne oluyor la?
darbeci diye ifadeleri alınan generallerden üç tanesini acaip seksi buldum. arada açıp fotoğraflarına bakmaktan kendimi alamiyorum. bir de ordunun kocaman generalleri olup da, orada o dayak yemiş, ağzı burnu kanlı halleri daha da seksi yapmış onları bence. sapık miyim neyim ben de bilmiyorum.
bay mükemmel yalancı'nın arabasından indikten sonra bir süre ağladım. öyle kolay ağlayan birisi değilim. hatta intihar, ağlamak, şikayet etmek, mızıldanmak gibi sırasıyla sayabileceğim pek çok şeyi acizlik olarak görüyorum. neyse. elimde onun için yaptığım cikolatali kek vardı. bu kek, benim sadece sevdiğim insanlara onları sevdiğim zaman yaptığım bir kek ve tarifini benden başka bilen bir iki kişi var. bir süre ağlayıp şoku attıktan sonra ona ne kadar berbat bir insan olduğuna dair bir mesaj atıp evin yolunu tuttum.

ev bomboş. kimse yok. o gece evde yalnızım. saat gecenin 12'si olmak üzere. psikolojim berbat. arkadaşlarımı aramaya çekiniyorum falan derken en iyisi hornet kurayım dedim. evet, ayrıldıktan sonra 1 saat geçmeden telefonuma hornet yükledim. birisiyle konuştum. fotoğraf attım. beklediğim gibi ret edilmedim. o da bana fotoğraflarını açtı ama bu pek umurumda değildi. çünkü gidiş amacım farklıydı.

bay mükemmel yalancı için hazırladığım kek paketini ve bir şişe süt ile hornet'ten tanıştığım adamın kapısını çaldım. adam kek yiyip süt içerken bende az önce bitirdiğim ilişkimden bahsettim. adam keki bitirdi, sütünü içti. karşımda, sadece konuşurken ve üstelik berbat biten ilişkimden bahsederken erekte olduğunu görebiliyordum. belki bunu saklamıyor belki saklamak istemiyordu ama sağ olsun beni çok güzel dinledi. ben konuştum, o dinledi.

sonra boş kek paketini alıp odadan çıktım.
dun ilk defa bu hornet denen uygulamayi indirmeye karar verdim. neyse efendim, foto falan yukledik falan fisman. ayni gun onlarca adam ustume cullandi(kezban degilim taam mi). sonra yakinlarimdaki birinin israrina dayanamayip evine gittim ve malum son. bunun icin kendimden tiksiniyorum, ilk iliski her zaman sevdigin biriyle olmaliydi aslinda. kendimi o kadar kastim ve heyecanlandim ki dogru duzgun birsey hissedemedim. karsimda bir yabanci vardi cunku, bu kadar basit miydi bedenini teslim etmek. ama bu durum hep boyle olacak sanirim, aksi ihtimal cok dusuk galiba. bilmiyorum bu duruma alisabilir miyim, ben de kendimi herkes gibi suyun akisina birakabilir miyim? ruh dunyam karmakarisik su anda. amerikan dizilerinde gorulen ciftler, beklentiler ve de gercekler cok aci. bu ruh halinden kurtulmayi umit ediyorum, ben de bosverebilmek istiyorum, insanlarin sadece dis gorunusumden degil, beni ben yapan seylerden etkilenmesini istiyorum. cok mu sey istiyorum be sozluk!
ben bu çocuktan hoşlandım sanırım kendimi durduramıyorum onu anlamaya çalışıyorum bolca dinliyorum ve zaman geçirmek keyif veriyor bakalım sonumuz nolcak
insanın her şeyi kötü olur biri iyi olur değil mi?
okulun, ailen, işin kötü gidiyordur ama güzel bir ilişki içerisindesindir ya da ilişkin kötüdür yahut yoktur okulun iyi gidiyordur vs. fakat hepsi birden kötü olunca insan bir öh oluyor artık. her şey mi kötü olur? moduna giriyor.
insan ümidini yitirmemeli hiçbir zaman bunu hep söylerim fakat artık bıkıyorsun. yok artık hiçbir beklentim hiçbir şeyden diyorsun.
1 haftadır yaşayabileceğim bütün kötü olayları yaşadım galiba
4 yıldır aşık olduğum kişi sevgilisiyle instagrama elele fotoğraf attı
tuhaf bi ilişkimiz olan kişiyle ayrıldık
yalnız yaşıyorum ve burada sohbet edeceğim hiçkimse yok. yavru bi kopek beslemek istiyorum fakat burada böyle bi imkan yok *
bir haftadır uğraştığım bahçemde herhangi bi tepki yok sabah akşam kontrol ediyorum fakat herhangi bi yeşerme yada bi yaşam belirtisi yok
internet kafeye gidip game of thrones izlemek istiyorum fakat 4 km yürümem gerek ve daha önce görüştüğüm okul çaydı ve işe alınamadım cebimde kalan parayı yazmak bile istemiyorum
ve daha neler
*

ama gel görki huzurluyum hiç anlamlandıramadığım şekilde yani en son ne zaman bu duyguyu hissetim hatırlamıyorum. bazı şeylerin cidden farkına vardım ve evet huzurluyum iç dünyama yaptığım yolculuk galiba iyi gidiyor. millet firarisini satar bilge olur bense çocukluğuma dönerek huzuru buldum. enteresan *
twitter'da bir insanlık müsveddesinin, masum bir köpeğin bacağını yumruk atarak kırdığı videoyu izledim. ağlıyorum.
yarın mezuniyet balomuz var sözlük. hepimiz şıkır şıkır, iki dirhem bir çekirdek modda olacağız. herkes gösteriş yarışına, en mutlu benim havasına girecek ve bu vaziyette eğleneceğiz. büyük ihtimal ben de sırf günü kurtarmak, dikkat çekmemek adına en sevimli, en eğlenceli maskemi takıp onlara eşlik edeceğim. o an bir şekilde idare edeceğim ama ya sonra? mezun olduktan sonra ne olacak? bu yorucu ve acımasız hayatla nasıl baş edeceğim tek başıma? eğleniyormuş gibi gözüken ama içinde derin korkular taşıyan bir vücut daha fazla ne kadar -mış gibi yapabilir? daha kaç kere bir başına sorumluluklarıyla mücadele edip gününü kurtarabilir? sanırım mezun olma ve hayata atılma fikri beni çok korkutuyor. belki de yalnız olduğumu hissettiğimden dolayı şu an bu kadar pesimistimdir bilemiyorum. umarım güzel bir hayat beni bekliyordur...
ailem deist oldugumu bilmiyor. ben de her cuma annemin elinden tutup cumaya gidiyorum. bugun de gittim bir baktim topuklu ayakkabilarim calinmis. allah belanizi versin. biz bagnaz aileyiz geri getirin.
bugün çok mutluyum sözlük. sabunlarıma ilk sipariş bir arkadaşımdan geldi. yaşasın! (evet kendim evde sabun yapıyorum)
can sıkıntısından, haberim yokmuş gibi fotoğraf çekineyim dedim. ama cips yerken haberim yokmuş gibi olsun dedim. denemeler ardından, bi baktım cips kasesi yok!!! allah benim belamı verecek*, nereye gitti o verilen kilolar, noldu o insülin direnci. lanet!!
en yakın arkadaşıma açıldım haftasonu. 9 yılın ardından. gayet eğlenceli ve güzel geçen 6 saatlik sohbete sebep oldu. mutluyum.
lys'de iyi sıçtım öyle böyle değil
ömrümde duyduğum en güzel kompliman: "armudun iyisini ayılar yer ama bu bearlar anlamıyorlar senin lezzetinden *"
tayyip'i hiç özlemediğimi ve hiçbirzaman özlemeyeceğimi farketmenin şaşkınlık dolu mutluluğu içerisindeyim...
çocukken annemler beni gezmeye sürükledikleri sıkıntıdan patlardım. bazı evlerde oyuncak bile yoktu. elime kağıt kalem verirlerdi, sigara dumanının olmadığı bir odada yalnızlığıma terk ederlerdi. ablam desen ya evin kızıyla odaya kapanır, beni içeri almazlardı, ya da hanımlık öğrensin diye yetişkinlerin yanına buyur edilirdi. neyse esas itirafım şu, okumayı-yazmayı öğrendikten sonra nasıl akıl ettim bilmiyorum ama sehpa ve koltuk altlarına ev sahipleriyle ilgili bir şeyler yazmaya başladım. genelde ne kadar sıkıldığımı yazardım. eğer ablamla arkadaşı beni odalarına almadılarsa kapının arkasından dinlediğim sırlarını yazardım. biraz daha büyüyünce mahallede küfür etmeyi öğrendim. sonra da bir daha beni gezmeye götürmediler zaten.*
çok uzun süredir sözlüğü takip ediyorum aslında, arada bir herkesten gizli gizli okuyup zevk alırdım bu eylemimden. ama son 3 aydır açık açık okuyordum saklamadan bugünde cesaret edip kaydolabildim. bakalım ne kadar süre dayanacağız.

bir itiraf daha: uzun süredir görüştüğüm beyefendi ile 1 aydır resmen talihsizlikler üstüne talihsizlikler yüzünden görüşemiyoruz. kendisi başımdan savuşturduğumu düşünüyor ama lanet olası çok yoğun bir ay geçirdim. oysa onunla yanyana olmak için nelerimi vermezdim ki şuan...
  • /
  • 91