azadbear

Durum: 783 - 0 - 0 - 0 - 31.10.2015 16:14

Puan: 15690 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

yoksa?
  • /
  • 40

bear olmanın şartları

bear olmak, insanın kendine yakışanı yemesidir.**

eksiler bizi yıldıramaz

'' sikseler bizi yıldıramaz '' diye okumam. uyuma vaktim gelmiş tamam. ya bunu da eksilerler şimdi.****

ofis ereksiyonu

okulda-sınıfta gerçekleşecek ereksiyondan daha avantajlı olandır.***

bir mastürbasyon malzemesi olarak yabancı klip

green day

ah o billy joe yu düşünüp az mı hallendim ergeniken. pogolarımızın esaslı gruplarındandı.

vita

memlekete yapılan en büyük emperyalist saldırılardan birisidir. sağlıksız margarine alıştırılan bir ülke ve gelsin sağlık sorunları, gitsin paralar.
yaşadığım ilde( doğu) bir öğretmen anlattı. güzel bir örnek aslında. geçmişte köylüler 5-10 teneke tereyağını şehre getirip karşılığında 1 teneke vita margarin alırlarmış. vahameti düşünün yani. bir çok yöremizde yaşanmıştır bu hadise mutlaka.

bob ross

hep merak ederdim: manzara resmi dışında bir şey çizse nasıl resmederdi. çocukluğumuzda az emeği yok. nur içinde yatsın.

başlıkları alt alta okumak

flash tv

sözlükteki asosyal yazarlar

aaaa. madiliğe gel. dağ köyünde parti vardı da biz mi gitmedik yahu? bir kaç tane uyuz hetero öğretmen var zaten. onların da çoğu kadın. namahrem modundalar. odamda yalan dünya izleyip, sözlüğe, feysbuka, gabileye, youtube a felan eşzamanlı girerek takılıyom işte karanlıkta. okuldan geldim donumla yatakta uzanıyom. yemek bile yapmadım. meyve suyu, cips yeter. uzak ilçeden gelecek manita da ekti zaten. ulaşamıyorum. ölmedi işallah:) nazarınız değdi uyuz ayılar. ama mutsuz muyum hayır. yeni yıl nemiş beeee. kapitalist adetler işte.**

bu muallim dağ ayınız hepiciğinize güzel, mutlu, bol kolili bir yıl diliyor. öperim minconuzdan.

vazelin

petrol bazlı ürün. kondomla kullanılmamalıdır. yağ bazlı her madde latekse zarar verir.

hippi

biscolata erkekleriyle ıssız adaya düşmek

oturup biscolata yemezdim herhalde. o, orgazmdan sonraki enerji toplama atraksiyonu.

istanbul güzeltepe mahallesi nde alevi evlerinin işaretlenmesi

okmeydanı' nın ardından işaretlemeler devam ediyor. büyük bir alevi nüfusun yaşadığı güzeltepe mahallesi' nde( eyüp ilçesi) 3 sokakta alevilerin evleri işaretlenmiş. derin devlet geleneğimiz akp iktidarında da devam ediyor hayırlı olsun.

birçok akrabam burada yaşıyor. gece gece görünce sinirim bozuldu. maraş katliamı' nın yıldönümünde çok manidar hadiseler. her zamanki gibi önemsenmeyecek. üstü örtülecek.

http://www.etha.com.tr/haber/2012/12/30/...

frenkçe rektör tabir olunan sermüderrislerin padişahımız efendimiz hazretlerine

uzun zamandır böyle yaratıcı taşlama görmediydim. helal olsun. protestonun illaki sıkıcı usulde olması gerekmediğini ne de güzel göstermiş.**

türkiye'deki polis şiddeti

türk islam sentezi ideolojisinin tosuncuklarıdır. polis denen şey her daim her yerde iktidarın, güçlülerin, mülk sahiplerinin fedaileri olmuştur. varlık sebepleri budur. bizdekiler ise katmerli pisliklerdir. e malum kanla sulanmış çok verimli topraklardayız. niye şaşırıyoruz ki? daha bundan bir kaç yıl önce mecliste hep birlikte polis vazife ve selahiyetleri kanununu geçirip polise padişah yetkileri veren akp- mhp- chp kardeşliğinin ürünlerini topluyoruz işte bugün. mhp zaten polise laf söyletmez de, chp de utanmadan yakınıyor bugün polisin gücünden. tabii kendi güdümünde ordu-polis olmayınca vıyaklarsın. babam mı verdi polise o yetkileri?

ibne ile gay arasındaki farklar

gay: sınıf atlama çabasındaki ibnedir. heleki gey değil de gay diye yazıyorsa özentilik gırladır. bir fark yoktur efenim. karşındaki homofobikse '' aa ibne değil geymiş şimdi saygı duydum '' demez. onun gözünde aynısındır.

penisi nadasa bırakmak

münavebeli( dönüşümlü ) tarım en verimli yöntemlerdendir. her sene tarlaya farklı türde bitkiler ekmek gerekir. bu başlık minvalinde gidersek demek ki her sene aynı ürün zararlıdır. *ya da aynı tarlayı ekmek verimi düşürür.

domuz eti

aşağıdaki metin facebook da dolaşıyor. ne kadar doğru bilmem tabii. ne olursa olsun et üretimi için hayvanları hapsetmek, işkence etmek, öldürmek zulümdür.



türkiyede üretilen 3 milyon kg domuz eti hangi müslümanın midesine gidiyor ?
müslüman hükümetimiz müslüman seçmenine domuz etini niye layık görüyor ?
sucuk,salam,sosis,fastfood,pizza yerken birdaha düşünün...
veya hiç düşünmeyin afiyet olsun
""lütfen sonuna kadar okuyun, neler öğrendiğinize hayret edeceksiniz ! " "
istanbul gaziosmanpaşa hacımaşlı köyü domuz çiftliği'nin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki sazlıdere barajı'na akıyor. baraj, 10 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. çiftlikte 5 bin domuz var.

türkiye'deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarinda et üretiliyor. bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere 'kıyma' seklinde satılıyor. domuz etini salam, sosis ve sucuk olarak da piyasaya sürmek en çok kullanılan yöntem.

peki neden domuz?

türk yemek kültürüne aykırı ve en önemlisi 'dinen yasak olmasına, rağmen neden domuz cazip bir konu?'

çünkü domuz yetistiriciligi çok kârli bir iş.domuz üretken bir hayvan.cinslerine ve yaşına göre yılda 1, 2, bazen de 3 kez; ve her batında da 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. bir domuz yılda 2 kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor!

normal şartlarda evcil bir domuzun % 30'u yağ olarak ayrılabilmekte iken; bu rakam bazen % 50'yi bulabiliyor. yani 150 kg'lik bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor. bu da dana ya da koyuna göre tercih edilmesinde çok önemli bir etken.

beslenmesi çok kolay, cam dışında -leş dahil- her şeyi hatta kendi pisliğini bile yiyebiliyor. her domuz ortalama 80-100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon kg. et çıkıyor.

bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul!? diğer çiftlikler de göz önüne alındığında türkiye 'de yaklaşık 3 milyon kg domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor.

türkiye 'deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon kg. olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor. kilosu 1 ile 3.5 türk lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak kıyma, sucuk, salam ve sosis olarak satıldığı dile getiriliyor. çiftlik çalışanlarından ismail türk'ün verdigi bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarina kiyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.

bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak 5 firma domuz satın alıyor: 1-çerkezo, 2-polonez, 3-nuta, 4-namet ve 5-sütte ...

1. çerkezo aldığı ürünleri salam sosis olarak piyasaya sürerken aynı zamanda teşvikiye 'deki şarküterisinden de nihai tüketiciye ulaşıyor. (ki bu firmanin bir de "tadet" adı altında otellere ürün sattığı bir markası daha bulunuyor... ) ayn zamanda butik mağazalarda ve ulusal zincir mağazalarda satılan bonus markalı ürünlerin üreticisi de çerkezo...

2- ayazağa daki çerkezo'nun hemen yanında üretim yapan sütte firmasi da salam, sosis ve jambonlarını markasıyla satıyor. ancak bilinen bu firmalar ürünleri çeşitli zamanlarda farklı isimlerde piyasaya sürüyor. daha önce sütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde piggy adıyla satılıyor. üstelik ünlü amerikan fast food zincirlerinden little caesar's pizza tam 10 yılı aşkın süreden beri et mamullerini sütte firmasından temin edip bizlere bir güzel yediriyor!!!

3- polonez 5 yıl öncesine kadar resmi olarak domuz ürünleri imal edip migros'larda açık açık ürünlerini satarken, son yıllarda %100 dana etinden ürünler imal ettigini iddia ediyor.

'peki ya bunlar göz göre göre mağazalarında sattıran satın alma müdürleri aldıkları rüşvetin yanı sıra bu milletin vebalini aldıklarını da biliyorlar mı sizce?'

polonez'in ciddi anlamda piyasaya yayılmasındaki en büyük faktör migros' tur . o dönem migros'un et mamülleri satın almasında olan (şu an oyuncak reyonunda satın almacılık yapan) coşkun bey'in büyük paralar karşılığında polonez 'le işbirliği içerisinde olduğunu ve bizzat domuzlari bizlere yediren kişi olduğunu biliyor muydunuz?

peki ya
migros'ta çalışan tüm tezgahtarların eksiksiz olarak her ay sonunda polonez 'in sahibi mustafa akkas bey'den (veya satış müdürü sıfatı ile çalışan ali özyavaş'tan) maaşlarını ve primlerini (bizlere sattıkları et mamulleri üzerinden ) aldıklarını biliyor muydunuz?
peki
metro gros marketler'in (su anki değil bir önceki) satın almacılığını yapan kişinin şu an bagdat caddesinde bulunan polonez - barbekü restoranları' nın sahibi olduğunu biliyor muydunuz?

peki izmir'in kalesi olarak görülen kipa marketler'in satın almacılğını yapan bayanın polonez'in resmi hissedarı olduğunu biliyor muydunuz?

peki amerikan fast food zinciri
domino's pizza ve alman ekolü
dr. oetker pizzalarin içerisinde polonez et mamullerinin kullanildiğini biliyor muydunuz?

peki gima markali ve piyasalarda satilan "opi" markali ürünleri polonez'in ürettiğini ve bunun karşiliğinda ne kadar para yedirdiğini biliyor musunuz?

'peki, sizce türkiye de domuz eti yemeyen insan kalmış mıdır?'

4- nuta öncelikle 7 tepe markası ile tanınmakla beraber güneydeki - herşey dahil - tatil köylerinin bir numaralı tedarikçisi... ee tabi yabancı turistlerin yanında yerli turistler de güme gidiyor! bu firmalar özellikle büyük alışveriş merkezlerinde ayrı bir stant açıyorlar. ancak küçük şarküterilerde karışık olarak duruyor ve birçok tüketici farkına varmadan domuz ürünlerini satın alabiliyor . üstelik işin ilginç tarafi bu firma şimdi de firma tanıtım cd'si hazırlamış carrefour gibi büyük hipermarketlerde ne kadar hijyenik üretim yaptığını anlatıyor. ama 7 tepe sosis hafta sonları marketlerde kdv dahil 2.900 tl ye satılıyor.

çünkü maalesef bu adamlar sosislerin içerisinde "hayvan küspesi" gibi lafını bile etmek istemedigimiz katkılar kullanıyorlar ... domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapılıp piyasaya sürüldüğü bir başka yer de nuta 'nın üretimini yapan kişinin işlettiği dolapdere'deki imalathane. ("ideal" markali salam sosis imalatçısı )

5- namet ünlü eminönü hasircilar çarşisinin içinde yıllardır tanınan namli pastirmaci'nin modern hali !!! şu an modern(!) üretim tesisleri bayrampaşa megacenter (gida hali) içinde derme çatma bir imalathaneden öteye geçemeyecek konumda olan ve üretim kapasiteleri aylık -günün 24 saati çalıştıklarını düşünürseniz-70 tonu geçemeyecek olan bu imalathanede namet ayda tam 270 ton et mamulü üretiyor ve satıyor!!!

bu aradaki 200 tonluk kapasite açığını ise istanbul dişinda ne idüğü belirsiz imalathanelerde, merdiven altı firmalarda üretim yaptırıp üzerine ' %100 namet kalitesi' bastıktan sonra (üretim yeri olarak bayrampaşa'daki adreslerini gösteriyorlar) bizlere afiyetle yediriyorlar.

carrefour ve diğer tüm zincir mağazalarda polonez'in uyguladığı benzer taktikleri uygulayan namet bugün kapasitesinin 3 kat üzerinde üretim yaparak gururla ülkemizi temsil ediyor!..

peki,cem yilmaz'ın dedigi gibi janjanlı ambalaja sahip namli pastırmaları' nın sahipleri olan engin & esen mepa kardeşlerin aynı zamanda çorlu'daki domuz çiftliklerinin yarı hissesine sahip olduklarını da biliyor muydunuz?

2000 yılında patlak vermiş olan kaçak buffalo (yaban öküzü) etlerinin de namli pastırmaları' nın sahipleri olan engin & esen mepa kardeşler tarafindan getirildiğini hatta bayrampaşa'daki imalathanelerinin gazetecilerin ve kameralarin gözü önünde basıldığını, engin mepa'nin show tv'ye, o dönemin 1 trilyon lirayı kendi elleriyle hediye ettiğini, sonra da milliyet, hürriyet ve sabah gazetelerine verdikleri dev ilanlarla tüm olanlarive baskinlari yalanladıklarını biliyor muydunuz?

namli pastırmalarının hem % 5 hissesine sahip olan, hem de imalat müdürlüğünü yapan "muzaffer ...." adındaki şahsın aynı dönemde kardeşi ile bağcılar semtinde açmış olduğu imalathanede at ve eşek etinden yaptığı pastırmaları dilimleyerek zincir marketlere sattıklarını biliyor muydunuz?

2004 yılında da uğur dündar ekibi tarafından basilarak ekranlarda gösterildiğini hatırlayabildiniz mi?

domuz konusunda herkes topu başkasına atıyor! bu noktada tüketicinin yapması gereken şeyi çevre saglık il müdürlüğü gıda ve çevre kontrol şubesi

müdürü irfan yilmaz özetliyor:

'- piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.' 'kısacası ne yediğinize dikkat edin. çok emin olmadığınız ve bilmediğiniz markaların ambalaj güzelligine kanmayın.' ömer kizilirmak tübitak-sage planlamalar ve kalibrasyon birim amiri

isa encü nün vicdani ret deklerasyonu

roboski de bombalanan çocuklardan celal encü' nün abisi isa encü vicdani reddini açıkladı ve gerekçelerini ifade etti.

(bkz: uludere katliamı)


isa encü 'nün vicdani ret deklerasyonu:

bu katil devletin askeri olmayacağim

siz beni soyadımdan ve en son yaşanan roboski katliamdan tanıyorsunuz. ben roboski’de gerçekleşen sivil katliamda yaşamını kaybeden celal encü’nün abisi isa encü’ yüm.
siz bizi en son sivil katliamdan tanısanızda, devletin bize uyguladığı sadece en son zulümdü.bu zulüm ve soykırım politikaları adına ilk yaşadığımız bir uygulama değildi.
tc devletin kurulduğu dönemden günümüze,halkların inkarı ve yok sayılması hatta yok edilmesi üzerine kurduğu bir düzen vardır.bu düzen esasına dayalı herkesin başına bela olan koruculuk sistemini, köy yasasında bir değişiklik yaparak yürütmeye koymuştur.
televizyonlarda belki size sürekli gönüllü koruculuk ve yararları üzerine binlerce yalanlar aktarılıyordur. ben ise size kendi halkına karşı silahı ret edip koruculuğu kabul etmediğinizde hangi zülüm politikalarıyla karşı karşıya kalındığını kendi öz hikayemizle karşınıza koymak istiyorum.
bizim şu an yaşadığımız yer roboski’ye bağlı şantiye mahallesidir. bu mahalleye gelmemizin kısa hikayesini size anlatmak istiyorum.ben tüm bu olaylar yaşanırken iki yaşımda olduğumuda hatırlatmak istiyorum.sene 1993 biz ve şu an şantiye mahallesinde zorunlu ikamet etririlen halkımız, zeviya köyünde yaşamımızı sürdürüyorduk.bize siz pkk gerillalarına yardım ediyorsunuz,ya korucu olacaksınız ya bu köyü terk edeceksiniz diye sürekli asker tarafından tehtid ediliyorduk.hatta bu yüzden o yıllarda babamı tutuklayarak hapishaneye attılar ve görmediği işkence kalmadı.köy meydanında insanlarımızı toplayarak her türlü hakaret edilerek dayak atılıyordu.
tüm bunlar yeterli görülmeyerek, babamın anlattığına göre 150 havan topuyla köyümüzü bombaladılar.bu işkencelere dayanamayıp zaho’ya (k.irak)kaçanlar hariç, bütün köyümüzü zorla bugün roboski’de bulunan ortasu jandarma sınır taburu bölgesinde bir yer gösterilerek neredeyse açık cezaevi uygulamasına maruz bırakılarak çadırlarda yaşamaya mahkum edildik.
çadırlarda oluşturulan hapishaneden çıkmamızın tek yolu onların verdiği sayı olan her aileden birer kişi olmak üzere 40 bedel yani 40 korucu karşılığında serbest kalabileceğimizi söylediler. yoksa tüm giriş çıkışları kapayarak hiçbir yere gidemeyeceğimizi söylediler.çaresizlik içerisinde ailelerimiz kendi halkımıza karşı silahlanmayı kabul etmek zorunda kaldılar.
en son yaşadığımız roboski katliamına kadar,gönüllü kendi halkımıza karşı silah almayı kabul etmediğimiz için, her türlü kötü muamelede bizim kaderimiz oldu.
roboski katliamı da yukarıda anlattığım gibi halkımıza karşı düşmanlık hukukunun sonucu doğan, planlı-hesaplı yapılmış devlet katliamıdır.bu katliam için tbmm’ nin oluşturduğu komisyon, korkakça olsa bile genelkurmaylığın emri verebilmiş olacağını ifade ediyor.biz çok iyi biliyoruz’ki bu katliamın ucu hükümete kadar dayanıyor ve bu komisyon ise tc devletini aklamaya çalışıyor.
ben o gün sınırda yaşanan katliamdan,cenazesi olarak kardeşim celal’in sadece başını getirebildim anneme.size şunu söylemeye utanıyorum,öyle bir katliamdı’ki o gün yapılan, şehitlerin arasında ve kaç kez yanından geçmeme rağmen kardeşim celal’i, o dünya güzeli kardeşimi tanıyamadım.
tc devleti ,halkımıza karşın kuruluşundan itibaren, neredeyse yüz senedir düşman görüp, her türlü katliamı ,sürgünü,asimilasyonu,aşağılamayı bize reva görüp, böylesi yürüttüğü düşman hukuku varken, tüm kamuoyuna soruyorum hangi hukuka dayanarak beni askere çağırabiliyor.
bu katliamcı devletin, ne asker olarak, ne de korucu olarak ,ister savaş zamanı olsun, ister barış zamanı olsun silahını almayacağımı buradan tüm kamuoyuna duyurarak vicdani reddimi açıklıyorum.
  • /
  • 40
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 783

tüm zamanların en iyi kitabı

vejetaryen

ceset yemekten hoşlanmayan, reddeden kişi.

etoburlar tarafından sürekli taciz edilirler. daha fenası, et yemenin ulvilikleri, gerekliliği, hede hödösü bakımından ikna edilmeye çalışılır. bu etoburlar, tıptan tutun, dini, geleneksel vs bir sürü konuda referanslara başvururlar ama sadece kendilerini komik duruma düşürürler. ** kendi vicdan muhasebesini yapmaktan kaçınanların saldırı hedefleridirler. genellikle doğanın kanuınlarından filan dem vurulur ama sözkonusu kişiler başka hiçbir konuda doğaya uyumlu yaşamayıp bu konuda nedense doğa insanı kesilirler. üstelik doğada hiçbir canlı bir başka canlıyı daha doğmadan anne karnındayken hapsedip, korkunç koşullarda yaşatıp*, işkencevari yöntemlerle kesip yememektedir. avcı hayvanın donanımı varsa av olanın da vardır ve eşit koşullarda verilen bir mücadele sonucu ani ve işkencesiz bir öldürmeyle bu iş olup bitmektedir.

dahası: genelde '' kendiniz bir hayvanı kesip yiyebilir misiniz '' soruma da olumlu yanıt veren çok az kişi çıkmaktadır. kesilmiş önüne gelmiş ve yabancılaştığın bir nesnedir o artık. halbuki o da nefes alıyor, duygularını yaşıyor, belki yavrusuna bakıyordu yakın zaman önce.

türcülük işin başka bir ikiyüzlü yanıdır. '' hayvanseverim '' ben diye yırtınıp, kedi-köpek-kuş vs ine çocuğu gibi bakan kişiler sözkonusu canlı, sığır-tavuk-balık olduğunda hayvan mayvan dinlemezler.

ve evet, endüstriyel-lobici tıp çevrelerinin dışındaki görüşü kaale alırsanız, bitkisel beslenme en sağlıklı beslenme şeklidir.* yüzlerce çeşit bitkiden her tür ihtiyacımızı alabiliriz. * vejeteryanlar dengeli ve sağlıklı beslenen kişilerdir genelde. *

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

(bkz: tüm dünyası heteroseksüellik olanlar)

şahsen yukardaki grubu düşününce ben bunları yeğlerim.

sözcü

amk adında kadın düşmanı bir gazete çıkararak bize militarizm, ırkçılık, cinsiyetçilik, homofobi ve faşizmin nasıl aynı bataklığın gülleri olduğunu bir kez daha kanıtlamışlardır. utanmadan bunu savunan insanlarla aynı havayı teneffüs etmek de ayrı bir ızdırap.

ekmek arası seçenekleri

küçükken *, evde yemek yapılırken önce tencerede soğan ve salça yağda kavrulur ya sen de hemen tencerenin dibinde biter bir parça ekmeği açıp acıklı bakışlarla annene bakarsın. annenizin ruh haline göre artık ya koca bir kaşık alır ya da azarı işitir gidersiniz. kendin yemek yaparken aynı zevki vermiyor ama. *

sözlük yazarlarının 2013 beklentileri

maraş katliamının yargılanması
çorum katliamının yargılanması
malatya katliamının yargılanması
madımak katliamının yargılanması
varlık vergisinin yargılanması
6-7 eylül olaylarının yargılanması
dersim katliamının yargılanması
ermeni tehcirinin yargılanması
gazi olaylarının yargılanması
kenan evrenin yargılanması
trakya olaylarının yargılanması
28 şubatın yargılanması
hrant dinkin gerçek katillerinin yargılanması
faili meçhullerin yargılanması
bursa lgbt yürüyüşüne saldıranların yargılanması
hayata dönüş operasyonunun yargılanması
cuntacıların yargılanması
ahmet yıldızın katillerinin yargılanması
köy boşaltma ve yakmaların yargılanması
malatya-sürgü olayının yargılanması
trans cinayetlerinin yargılanması
pınar seleki yargılayanların yargılanması
lgbt derneklerini kapatmaya çalışan valiliklerin yargılanması
mültecilere işkence edenlerin yargılanması
sabahattin ali cinayetinin yargılanması
kadın cinayetlerinin yargılanması
gözaltında taciz ve tecavüzlerin yargılanması
başörtüsünü yasaklayanların yargılanması
rtükün yargılanması
ahmet kayayı ölüme götürenlerin yargılanması
deniz feneri derneğinin yargılanması
sivillere yönelik her türlü terör eylemlerinin yargılanması
eğitim zayiatı adı altında her türlü asker ölümlerinin yargılanması
susurluk olayının yargılanması
uğur mumcu cinayetinin yargılanması
merve kavakçıyı meclisten atanların yargılanması
vicdani redçilere işkence edenlerin yargılanması
lgbt cinayetlerinin yargılanması
dep milletvekillerini meclisten atanların yargılanması
rock-metal dinleyen gençleri satanist diye gözaltına alanların yargılanması
kamusal alanları sakatlara uygun hale getirmeyen belediyelerin yargılanması
lgbt danışanlarına homofobik telkinlerde bulunan ruh sağlığı uzmanlarının yargılanması

ve tarihimizdeki sayısız ihlalin yargılanması.

yıllar sonra ümit ediyorum ki 10 yıllık tiranların da bir gün yargılanmaları.

lavaj

sağlıklı bir işlem olmadığını düşünüyorum. barsakların doğal yapısını ve mukos tabakasını yapay müdahaleyle tahrip etme durumu var. hele ki sıkça yapılırsa. vücudumuzun taa içine kadar soktuğunuz suyun mikroptan ne kadar arınık olduğunu da her zaman bilemeyiz. bunu yapmamak pis olmakla filan alakalı değildir. tuvaletinizi yapın, kondomunuzu takın yeter işte. kağıt havlu-peçeteniz de yanınızda olsun tamamdır. ilişki sırasında her şey olabilir. yeri gelir osurursunuz. lavaj bunu çözmüyor mesela. sekse ve bedenimize ilişkin tutumumuz belirler bunlardan rahatsız olup olmamayı. *bunlardan rahatsız oluyorsanız da anal ilişkiden kaçınabilirsiniz.

yılda 200 film çeken porno yıldızının göt deliği

sözlükte fobinin kralının yapıldığını gördüğüm başlık. milletin fantezi dünyası ne genişmiş yahu. yılda 200 kere ilişkiye giren kimse yokmuş gibi konuşulmuş. primayla dolaştıklarını duymadım hiç. anal kaslar sizin çenenizden daha güçlü ve esnek yahu *

gey

erkek eşcinsel. gay kelimesinin türkçeleşmiş halidir.

yıllardır gey kelimesi kullanıldığı, yurdumun lgbt örgütlerinin, akademik dünyasının ve hatta medyasının benimsediği halde, ayı sözlükte neden hala gay halinin kullanıldığını anlayamadığım kelimedir. lezbiyene '' lesbian '', biseksüele '' bisexual '', transseksüele '' transsexual '' demediğimiz halde neden gay kelimesi kullanılır bilemiyorum. gay yazınca daha havalı oluyor zaar!

yazarların yattığı kişilerin meslekleri

öğretmen
muhasebeci
grafiker
bankacı
amele
mühendis *
güvenlik
müteahhit
dekorasyon ustası
garson
işçi
bakkal
reklamcı
esnaf
satış elemanı
doktor
konfeksiyoncu
şoför
psikolog
akademisyen
emlakçı
sağlık memuru
hemşire
ofisboy
tüccar
radyocu
memur
asker

anan koca mı gördü kızııımm!

edit: bu hafta listeye bir gardiyanı da ekledim ya yuh bana. sevişmeden önce adam memurdu, ortalarda adliyede katip oldu, boşalmaya yakın gardiyanım ben diye döküldü.


ek:

uzman çavuş
eczacı kalfası
çiftçi
makineci
hasta bakıcı
şakirt
bekçi
şarkıcı
dansçı
aşçı
programcı
wafflecı
set çalışanı
turizmci
depocu
müzisyen
beyaz eşya bayii
çağrı merkezi operatörü
kargocu
anketör
fırıncı


en çok da mühendisler, öğretmenler, öğrenciler, muhasebeciler yine de.

tunceli üniversitesi

ilin adı gibi ilerde dersim üniversitesi olarak değiştirilmesini temenni ettiğim üniversite. 1000 yıldır her türlü kalleş yöntemi denedikleri halde devşirilememiş ülkenin* öğrencileri de devşirilemez umarım. ha gayret!

edüt: yorumu beğenmeyen arkadaş, ne oldu gücüne mi gitti? ebu suud efendi mi başardı, ismet paşanız mı?dünya yavuz a, yezid e kalmadı. kasma fazla.

atatürk'ün gençliğe hitabesi

hz. muhammed

ebubekir in kızı ayşe ile 6 yaşında evlenmiş, 9 yaşında gerdeğe girmiştir. o sırada kendisi de 53 yaşındadır. hüseyin üzmezgillere kızmaya hakkımız yok yani.

azatlı kölesi ve aynı zamanda evlatlık oğlu zeyd in karısı zeyneb i görünce ona gönlü kaymış ve zeyd i karısından boşatarak zeyneb le evlenmiştir.*

sayısız eşleri, o öldükten sonra ömür boyu dulluğa mahkum edilmişler, evlenmeleri yasaklanmıştır.

hayattayken, kendisine vahyedildiğini söylediği kuran ın kitaplaştırılmasını engellemiş ve 1400 yıl sürecek tartışmaların fitilini yakmıştır. bugünkü kuran ın '' aslı mı yoksa halife ebubekir, halife osman, halife ömer zamanında tahrif edilmiş halleri mi '' şeklindeki şüphelere ve tartışmalara zemin hazırlamıştır.

yılda 200 film çeken porno yıldızının göt deliği

sözlükte fobinin kralının yapıldığını gördüğüm başlık. milletin fantezi dünyası ne genişmiş yahu. yılda 200 kere ilişkiye giren kimse yokmuş gibi konuşulmuş. primayla dolaştıklarını duymadım hiç. anal kaslar sizin çenenizden daha güçlü ve esnek yahu *

laz

laz diye bir şey yoktur. onlar orman türkleri.**
Henüz takip ettiği biri yok.