90'ların ortalarında istiklal caddesi kabusudur. siz bilmezsiniz yavrucuklarım, meydandan istiklale girmekle kulaklarınızı işgal eden ve teeee tünele kadar peşinizi bırakmayan hayalet şarkının sahibi. bir süre sonra o nağmeler gözlerinizin pörtlemesine neden olurdu.
sırp kasabı olarak bilinen savaş suçlusu radovam karadzic'i şarkılarında açıkça desteklemiştir. şair bir ruhun gerçekte nasıl bir canavar olabileceğine güzel bir örnektir
newroz konserleriyle, birlikte yaşama kültürünü aşılayan, mahalle baskısına rağmen duruşundan ödün vermeyen, "insanın hiçbir amacı onurlu bir barıştan daha değerli değil" diyen ünlü türk düşünürü.
detone türk sanatçı listesine, detone türk grup olarak giren 2 yeğen ve 1 amcadan oluşan müzisyen kişiliktir. şarkılarını neredeyse tek notadan söyleme gibi yetenekleri vardır.
lübnan beyrut doğumlu trompet sanatçı. sanatçı bir aileden gelmedir, babası nassim maalouf trompetçi ve piyanist, amcası ünlü romancı amin maalouf... hayatını paris'te sürden sanatçı, arap cazının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. müziği ve enstrümanını kullanışı her ne kadar arap etkisinde olsa da aranjede batılı enstrümanlarını başarılı bir şekilde kullanması onu gerçekten ayrı bir yere taşıyor.
kendisini beirut adlı şarkısıyla tanıdım. her dinlediğimde yüreğim daralıyor, gözüm doluyor.
star wars filminin yarısının içine duhul etttiği türk sinemasının medarı iftiharıdır. aldığı başarıdan cesaret alan yapımcılarımız, e.t., exorcist ve the wizard of oz'u da çekmiştir. hollywood'a ders niteliğindeki bu şaheserleri sinirleri sağlam meraklısı varsa internette badi, türk şeytan ve de ayşecik ve sihirli cüceler rüyalar ülkesinde izleyebilir.
vizyona girdiğinde 12 falandım, seyrettiğimde içimde bir önleyemediğim ve nereden geldiğini bilmediğim bir utanma duygusu oluşmuştu, uzun süre kendime gelememiştim. o günlerde bu filmin mahallemdeki çocukların neredeyse tamamı tarafından sevildiğini öğrenmek bende ayrı bir şok etkisi yarattı, bendeki etkisi hala devam etmektedir...
buzdolabının kapağını başka bir amaçla açıp ve bende nedense gizli gizli yaptığım hissi uyandıran eylem türü. tek ofsaytı ağızda bıraktığı katı yağ tadı
iki hafta önce karşılaştığım böyle bir tip yüzünden küçük dilimi yutuyordum. yarım saat önce tanıştığım adam, odaya iki kadın girince birden konuşmasını değiştirdi, serçe parmağını 200 derece açtı, oturması bi garip oldu. arkadaşım, bu adam gibi kadınları yatağa atabilmek için bir çok erkeğin bu yöntemi uyguladığını söyledi. bir kısım kadınların gaylerle yatma gibi fantazisi var zannımca.
devletin, tekelinde bulundurduğu silahlı güçlerini vatandaşı üzerine korku salarak yasalara uymasını sağlamak olarak tanımlanabilir. daha yumuşatılmış bir ifadesi de "orantısız güç"tür. devlet birimlerinin hiç bir hukuki temele dayandırmadan vatandaşını sindirmek üzere uyguladığı şiddet politikalarıdır.
dün, hapishanelerde ve karakollarda vatandaşına işkence eden, kürt köylüye insan dışkısı yediren devletle bugün istanbul'da ankara'da izmir'de (rte'nin deyimiyle 'tamamen ab standartlarında') biber gazı sıkarak hayatı kelimenin tam anlamıyla felç eden, coplayan, öldüresiye tekmeleyen, tazyikli sularla kafa göz dağıtan, avm'lere, otellere, evlerin içine kadar kovalayıp eylemci avına çıkan, kara ve deniz yolunu kapatan, iletişim araçlarını engelleyen, dezenformasyonlarla kafaları bulanıklaştıran devlet arasında bir fark yoktur.
rte'nin 'tarihimize sahip çıkıyoruz' geyiğine attığı :"mazide yıkılan binaların her birini yeniden tesis ediyor musunuz? o halde swiss hotel'in yerine 'şark kahvesini' yapın da görelim." tweetiyle cevap vermiş ulu tarihçi şahsiyettir. şimdi yamacıma gelse alnından öperim
siyasetbilimcilere göre totalitarizm, bir ütopya hedefi doğrultusunda belli bir tip insan prototipi yaratmak adına, tüm günlük hayatın tüm alanlara hükmeden, devletle ilgili tüm erklerin tek bir liderde toplandığı bir yönetim biçimidir. totaliter rejimlerde, halk, devlet ideolojisinin öngördüğü tüm politikalara tam bir uyum göstermek zorundadır. bu tür rejimlerde, muhalefet veya başka bir görüş bildirmek, sürgün, hapis ve hatta idama kadar ağır cezalarla cezalandırılır. birbirinden tamamem farklı olsa da totalitarizme örnekler ise hitler dönemi nazi almanyası, mussolininin italyası ve stalinin sovyetleri. günümüzde kuzey kore yönetimi de totaliter olarak kabul edilmekte .
politik skalanın uçlarında yeralmalarına rağmen ister faşist ister komünist totaliter rejimlerin bir çok ortak özellikleri vardır
1- nasyonal sosyalizmde 'jahudiler’, stalin sovyetlerinde 'tekelci kapitalizm’ örneklerinde olduğu gibi, totaliter rejimler ortak bir düşman oluşturarak halkı baskıcı bir ideoloji etrafında toplar
2- bireylerden 'halkın birliği, 'sınıfsız toplum' veya 'proleterya diktatörlüğü' gibi idealler doğrultusunda cemaatler oluşturur. oluşturulan bu suni kollektif bilincin amacı bireyselliği ve kişisel özgürlükleri yok etmektir.
3- iktidarın bir eldedir. yani yasama, yargı ve yürütme birbirinden bağımsız ve ayrı değil aksine, diktatörün veya partinin mutlak hükmü altındadır.
4- gözetleme. iktidar sahibi (diktatör ya da parti) tüm vatandaşlarının özel hayatını ve özgürlüklerini kuşatmaya çalışır. ancak bu gözetleme/kuşatma sadece hareketleri değil, her bir vatandaşın düşünce ve hisslerini de etkileyecek şekilde uygulanır. bunun için propaganda ve devletin ideolojisi doğrultusunda sıkı bir 'terbiye’, beşikten mezara kadar sürekli yönlendirme (manipülasyon) ve her türlü muhalefete ve eleştiriye kapalı doktriner bir eğitim kullanılır.
5- vatandaşlık haklarının yok sayılması yani insan haklarını, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, vicdan (din) özgürlüğünün totaliter rejimler tarafından kısıtlanması veya yok sayılması. eğitim ve sanatta sansürün uygulanması. ifade özgürlüğü devlet tarafından ya sansüre uğrar ya da hiç yoktur.
6- gizli servis, gizli polis veya siyasi polis gibi kurumlarla; ispiyonlama, gözaltılar ve halkı baskı altında tutma yollarıyla bağımsız düşüncelerin daha oluşma safhasındayken boğulmalarının sağlanması
7- hitler almanyasındaki toplama kampları ve sovyetlerdeki gulag çalıştırma kampları, halktan gizlenen hapishaneler, işkenceler
8- halkın günlük yaşamında militarizmin etkileri. zorunlu askerlik görevi ve saldırgan bir dışpolitika, uluslararası camiadan soyutlanmak.
bi de bir mekana gidip, karizma çizilir diye ortama ayak uydurmamak
ayrıyetten bütün halaylarda başa geçmeye çalışmak
ve bu da var; peçeteden gül yapmak
bunun dışında yere balgamını yapıştırmak
bunu da eklemeden edemeyeceğim; iki de bir çükünü kaşımak
yavuz sultan selim'dir. 40 bin alevinin katlinden sorumlu bir padişahtır. darbecidir, babasını tahttan indirerek padişahlık makamına geçmiştir. kardeş katilidir aynı zamanda. padişahlığı süresince imparatorluk topraklarını 2.5 kat büyütmüştür. kanuninin babasıdır, hürremin kayınpederidir, mihrimahın dedesi... 49 yaşında bir çıban yüzünden ölmüştür.
acaba hürriyet yazarı teyzesi ferai tınç olmasa müzik dünyasında bu kadar uzun süre tutunabilir miydi dedirten 80lerin italyan şarkıcıları andıran yorumuyla duyguları emen türk vampiri