bodurayi

Durum: 3105 - 0 - 0 - 0 - 03.11.2020 18:52

Puan: 49614 - Sözlük Kaşarı

16 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

lanettayin bir mahlukat.
  • /
  • 156

maison française

türkçe anlamı fransız evi * olan kelimedir.

william shakespeare

korkuyorum

yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
işte,bunun için korkuyorum;
beni de sevdiğini söylüyorsun...

william shakespeare

mehmet ali birand

yurtdışında gazeteciliği icra etmiş, hem de o zamanlarda ciddiye alınmayan ülkemizin bu alanda yetiştirdiği başarılı bir gazeteci. kabul edin ya da etmeyin ama bu şanı şöhreti bir ekol haline getirmiş, nice gazetecileri yetiştirmiş, günümüzde medyanın etkinliğini ülkemize üst düzeyde kazandırmış birinden bahsediyoruz. verdiği ürünler tartışılır elbette ama kazandırdıklarıyla, ortaya koyduklarıyla ülkede emeği büyüktür. şimdilerde bundan 10 sene önce bunca itiş kakışın ne alemi vardı ya da bunu bu kadar tartışacak ne vardı dediğimiz şeylerin haberini yapmış birisi. 10 sene sonra da bugün için aynı şeyleri halkça söyleyeceksek nedir alıp veremediğimiz. ölüme hürmet etmeyi unutacak kadar nefretin kime ne yararı var anlamak çok zor. bu ülkede inananı da inanmayanı da nasıl bilirdiniz dendiğinde iyi bilirdik deme saygısını ezelden beri iyi bilir. allah rahmet eylesin...

dost kazığı

bir eyvah düşüyorum gafı unsurudur. tanımı şöyedir: bir insana 10 kez verirsin, 1 kez vermezsin...

http://ayisozluk.com/lnk/a83ad2

muhteşem yüzyıl

alınan bir habere göre hürrem sultan dökülen helvalarda fıstığın bokunu çıkartmış. fıstık piyasası tavan yapmış.

(bkz: kaynak götüm)

pargalı ibrahim paşa

birini çok severek bir canavar yaratabilirsin sözünün vücut bulmuş halidir. bu gece muhteşem yüzyılda hakkın rahmetine kavuşmuştur.

(bkz: nasıl bilirdiniz)

blablabla

türkçesi : falan filan falan filan...

ünlü eşcinseller

jodie foster

kuzuların sessizliği filmiyle birlikte akıllara kazınan oyuncumuz, bir ödül töreninde cinsel kimliğini açıklamıştır. uzun zamandır kulaktan kulağa yayılan bu bilgiyi aslında gençliğinden beri ailesiyle, yakın çevresiyle, çalışma arkadaşlarıyla paylaştığını bahsederek itirafını uygun bir dille dile getirmiştir.

http://www.maskarahaber.com/galeri/413/f...

yapılan bir araştırmaya göre

homofobiden eşcinsellik eğilimi çıktı. *

abd’nin georgia üniversitesi’nde yürütülen araştırmalarda eşcinsellere karşı önyargı taşıyanlarda eşcinsel eğilimlerin yüksek olduğu ortaya kondu

araştırmada eşcinsellikle ilgili görüşleri alınan bir grup katılımcıya birkaç gün sonra eşcinsel sahnelerin de olduğu görüntüler izletildi. uzmanlar, erkeklerin erekte haldeki cinsel organlarının boyutunu ölçen “pletismograf” adını verdikleri bant geliştirdi. katılımcıların ereksiyon oranları karşılaştırıldı. homofobik olanların yüzde 80’i önyargı taşımayanlara göre bu sahneleri izledikten sonra yüzde 34 oranında daha fazla uyarıldı. homofobiklerin eşcinsel eğilimlerini bastırdıklarını ilk kez freud öne sürmüştü.

budo

bursa büyükşehir belediye başkanı recep altepe seferler başladı başlayacak açıklamalarını eylül ayından beri mütemadiyen yapmaktadır. bu sebepten bursada artık yılan hikayesi olarak algılanmaktadır. aslından idonun satışındaki hat üzerinde tek söz sahibi olması gibi ibare nedeniyle işler çıkmaza girmiştir. kasımdan bu yana kabataşta ve mudanya merkezde iskeleleri tamamlanmış ve gemiler hazır ve nazır bekletilmektedir. gemilerin 2 el olması sebebiyle de ayrıca eleştirilmektedir. artık budo mu başımıza gelecekti diye geyik malzemesi olmuştur.

2013 oscar ödülleri

bu sene 85.si düzenlenecek olan oscar ödülleri (akademi ödülleri) 24 şubat 2013'te sahiplerini bulacaktır. oscar ödül töreni özel yayını pazar'ı pazartesi’ye bağlanan gece oscar gecesi programı ile başlayacaktır. töreni canlı olarak ntv ve cnbce yayınlanacaktır.

en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi yardımcı kadın oyuncu, en iyi özgün senaryo, en iyi uyarlama senaryo, en iyi animasyon, en iyi yabancı film, en iyi belgesel, en iyi kısa belgesel, en iyi kısa film, en iyi kısa animasyon, en iyi film müziği, en iyi özgün şarkı, en iyi ses kurgusu, en iyi ses miksajı, en iyi sanat yönetmeni, en iyi görüntü yönetmeni (sinematografi), en iyi makyaj, en iyi kostüm, en iyi kurgu, en iyi görsel efekt olmak üzere 24 dalda dağıtılacak ödüllerin adayları şöyledir:



en iyi film

amour
argo *
beasts of the southern wild
django unchained
life of pi
lincoln
les misérables
silver linings playbook
zero dark thirty


en iyi yönetmen

michael haneke – amour
ang lee – life of pi *
david o. russell – silver linings playbook
steven spielberg –lincoln
benh zeitlin – beasts of the southern wild


en iyi erkek oyuncu

bradley cooper – silver linings playbook
daniel day-lewis –lincoln *
hugh jackman – les misérables
joaquin phoenix – the master
denzel washington –flight


en iyi kadın oyuncu

jessica chastain – zero dark thirty
jennifer lawrence – silver linings playbook *
emmanuelle riva –amour
quvenzhané wallis –beasts of the southern wild
naomi watts – the impossible


en iyi yardımcı erkek oyuncu

alan arkin – argo
robert de niro – silver linings playbook
philip seymour hoffman –the master
tommy lee jones –lincoln
christoph waltz – django unchained *


en iyi yardımcı kadın oyuncu

amy adams – the master
sally field – lincoln
anne hathaway – les misérables *
helen hunt – the sessions
jacki weaver – silver linings playbook


en iyi özgün senaryo

amour – michael haneke
django unchained –quentin tarantino *
flight – john gatins
moonrise kingdom – wes anderson and roman coppola
zero dark thirty – mark boal


en iyi uyarlama senaryo

argo – chris terrio *
beasts of the southern wild – lucy alibar andbenh zeitlin
life of pi – david magee
lincoln – tony kushner
silver linings playbook –david o. russell


en iyi animasyon

brave – mark andrewsand brenda chapman *
frankenweenie – tim burton
paranorman – sam felland chris butler
the pirates! band of misfits – peter lord
wreck-it ralph – rich moore



en iyi yabancı film

amour (austria) *
kon-tiki (norway)
no (chile)
a royal affair (denmark)
war witch (canada)



en iyi belgesel

5 broken cameras – emad burnat and guy davidi
the gatekeepers
how to survive a plague
the invisible war
searching for sugar man *



en iyi kısa belgesel

inocente – sean fine and andrea nix fine *
kings point – sari gilman and jedd wider
mondays at racine –cynthia wade and robin honan
open heart – kief davidson and cori shepherd stern
redemption – jon alpertand matthew o'neill



en iyi kısa film

asad – bryan buckleyand mino jarjoura
buzkashi boys – sam french and ariel nasr
curfew – shawn christensen *
death of a shadow (dood van een schaduw) – tom van avermaet and ellen de waele
henry – yan england



en iyi kısa animasyon

adam and dog – minkyu lee
fresh guacamole – pes
head over heels – timothy reckart and fodhla cronin o'reilly
the longest daycare –david silverman
paperman – john kahrs *



en iyi film müziği

anna karenina – dario marianelli
argo – alexandre desplat
life of pi – mychael danna *
lincoln – john williams
skyfall – thomas newman



en iyi özgün şarkı

"before my time" fromchasing ice – j. ralph
"everybody needs a best friend" from ted – walter murphy and seth macfarlane
"pi's lullaby" from life of pi – mychael danna andbombay jayashri
"skyfall" from skyfall –adele adkins and paul epworth *
"suddenly" from les misérables – claude-michel schönberg,herbert kretzmer andalain boublil


en iyi ses kurgusu

argo – erik aadahl andethan van der ryn
django unchained –wylie stateman
life of pi – eugene gearty and philip stockton
skyfall – per hallberg and karen baker landers *
zero dark thirty – paul n. j. ottosson *


iyi ses miksajı

argo – john reitz, gregg rudloff and jose antonio garcia
les misérables – andy nelson, mark paterson and simon hayes *
life of pi – ron bartlett, d. m. hemphill and drew kunin
lincoln – andy nelson,gary rydstrom andronald judkins
skyfall – scott millan,greg p. russell andstuart wilson


en iyi sanat yönetmeni

anna karenina – sarah greenwood and katie spencer
the hobbit: an unexpected journey – dan hennah, ra vincent and simon bright
les misérables – eve stewart and anna lynch-robinson
life of pi – david gropman and anna pinnock
lincoln – rick carter andjim erickson *


en iyi görüntü yönetmeni (sinematografi)
anna karenina – seamus mcgarvey
django unchained –robert richardson
life of pi – claudio miranda *
lincoln – janusz kamiński
skyfall – roger deakins



en iyi makyaj

hitchcock – howard berger, peter montagna and martin samuel
the hobbit: an unexpected journey – peter swords king, rick findlater and tami lane
les misérables – lisa westcott and julie dartnell *



en iyi kostüm

anna karenina –jacqueline durran *
les misérables – paco delgado
lincoln – joanna johnston
mirror mirror – eiko ishioka
snow white and the huntsman – colleen atwood



en iyi kurgu

argo – william goldenberg *
life of pi – tim squyres
lincoln – michael kahn
silver linings playbook –jay cassidy and crispin struthers
zero dark thirty – dylan tichenor and william goldenberg



en iyi görsel efekt

the hobbit: an unexpected journey – joe letteri, eric saindon, david clayton and r. christopher white
life of pi – bill westenhofer, guillaume rocheron, erik-jan de boer and donald r. elliott *
marvel's the avengers – janek sirrs, jeff white, guy williams and dan sudick
prometheus – richard stammers, trevor wood, charley henley and martin hill
snow white and the huntsman – cedric nicolas-troyan, philip brennan, neil corbould and michael dawson



bu sene steven spielbergin yönettiği lincoln 12 dalda en fazla adaylığı olan filmdir.
life of pi* 11 dalda adaylıkla onu takip etmektedir.
büyük umutlarla vizyona giren ama eleştirmenlerin temkinli yaklaştığı cloud atlas 'ın ise esamesi okunmamaktadır.
kulislerde takir edilen bir romantik komedi olan silver linings playbook* 8 dalda adaylıkla oldukça iddialı görünmektedir.
hakkında oldukça iyi kritikler yapılan ben affleck in yönettiği argo adlı filmde 7 dalda aday gösterilmiştir.
quentin tarantinonun yönettiği django unchained 5 dalda adaylıkla diğer yapımların biraz gölgesinde kalmış görünmektedir.
avusturya yapımı amour adlı film de yabancı film adaylığında dikkat çekmesi yanında 5 dalda aday gösterilmiştir.
edebiyat klasiklerinden anna karenina 4 dalda adaylıkla ve les misérables* 8 dalda adaylıkla oldukça merak edilen bir diğer iddialı yapımlardandır.

göründüğü kadarıyla bu yıl farklı adaylıklarla akademi çekişmeli bir oscar töreni hedeflemiş. (bkz: 2012 oscar ödülleri)

önce kendimi sonra seni vururum

şüpheleri kendinden uzaklaştırmak için iyi oyun olabilir. örneğin: önce kendi bacağına sık sonra makdülün şakağına ya da kalbine. *

anket başlıklar

190 boyunda zeki yakışıklı başarılı türk erkeği

190 boyunda zeki yakışıklı başarılı kürt erkeği

uff snne be slk

canlı suşi

uzak doğulular canlı tüketilen hayvanların, çiğ tüketilenden dahada faydalı olacağına inanırlar*. mesela çiğ deniz ürünleri yediklerinde zindeliği ve cinsel gücü arttırdığını düşünürler. hayvan canlı tüketildiğinde ise, can havliyle adrenalin benzeri şeyler salgılaması nedeniyle bu faydadan maksimum yararlanacakları kanısına sahiptirler. bunun bir başka örneği de canlı ahtapot yemeleridir.

ayı sözlük'ün kapatılması

2012 den arda kalanlar

popüler kültür açısından bir 2012 bakışı da youtube tarafından yapılmıştır.

  • /
  • 156
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 3105

gökyüzünde yalnız gezen ayılar

fade out

efsane kliptir. zamanında sezen aksuda bir klibinde benzer tekniği kullanmıştır. fazla söze gerek yok buyrun burdan yakın.

bursa

son 10 yıl içerisinde kamuoyuna yansımış ya da yansıtılmamış düzinelerce gay ve trans nefreti olayı vardır bursa'da. son üç yılda 15 ten fazla trans ve eşcinsel türlü sebeplerle öldürüldü. bunların ancak bi kaçı medyaya yansıdı. gerisi sümenaltı... dahası burda sorgusuz sualsiz lan ibne diye saldırırlar ruhunuz duymaz. çünkü bursa ülkenin kültürel çeşitliliği istanbuldan sonra en çok olan yeridir. hal böyleyken kültürel çeşitliliği hazmetmemiş anlamamış bir sosyokültür hakimdir.

bir bursa kanunu olarak gaylerle kuytuda sikişilir, kamuda görünce zorbalık yapılır ya da saldırılır. saldırırsa içindeki dürtüyü bastırıyor ve rahatlıyor sanıyor andavallar. yani kısacası klasik muhafazakarlık , aşırı milliyetçilik yuvası davranışları had safhadadır. lgbti yaşamı için dengesiz, extra temkinli olunması gereken ve diğer metropollere göre kısıtlı rahatlığı olan bir yerdir. herhangi örtülü ya da resmi gay cafe ya da mekan yoktur. şehir genelinde gay toplanma alanı, bir hotpot oluştuğu anda milliyetçiler gelir olay çıkarır. yıllar önce bursa'da düzenlenen onur yürüyüşüne katılanlara sokak dayağı atılmış, linç etmeye kalkışılmıştır. nasıl bir hazımsızlık siz düşünün. madi , koli , laço , sipet ...vb gibi genel lubunca kelimeleri konuşurken bursa'da anlaşılmayacağınızı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

iyi yanı hiç mi yok... nilüfer ilçesi ülkenin en refah 10 ilçesinden biridir. nilüfer belediyesi lgbti kapsayıcı olmaya calışır. iyidir ama burada yaşam şehrin diğer bölgelerine göre oldukça pahalıdır. araban varsa orda yaşamaya çalışırsın. özgür renkler lgbti derneği nilüfer belediyesi desteği sayesinde faliyet göstermektedir. dernek ve belediyenin ortak çalışmasıyla anonim test merkezi kurulmuştur.

şehrin batısı nispeten daha iyi görünse bile bursa'nın huyunu suyunu alan herkes ilk paragrafta bahsettiğim örtük davranışlara sanki kuralmış gibi uyar. hani bir yazar tayin düşünüyorum demiş. bunları söylemek boynumun borcudur.

alternatif yerler:
(bkz:antalya)
(bkz:izmir)
(bkz:mersin)

gaydar

her daim arayışta olan bireyin saplantılı alışkanlığıdır. , bünyeye maymun iştahlılığı olağan karşılatmaktan başka bir işe yaramayan, belli olunmadığı düşünülse bile aslında kendi aramızda trafik lambası kadar dikkat çeken bir uygulamadır. sürekli açık kalması ciddi sağlık problemlerine yol açar.

aşık olunan kişinin uzakta olması

gönülden sürgün edilmekle sonuçlanır genelde. sizden daha iyisini bulduğu düşünüldüğünde kralı tanınmaz. böylece aşkınızı kimsenin bulamayacağı uzaklara taşımanı gerekir ve öyle yaşamaya mahkum kalırsınız.

islam'da eşcinsellik

yazarların hatırladıkları en eski anıları

* 5-6 yaşlarındaykende bir deniz maceram vardır. yazın sahilde tanıdık ailelerle düzenlenmiş bir plaj aktivitesiydi. bende suyu seven, derisi sünger bob olana kadar sudan çıkmayan bir çocuktum. tabiki annem bu durumu ve ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir çocuk olduğumu bildiği içinde sürekli diken üstündeydi. * ne hikmetse yüzmeyi bilir halde doğmuştum ama önlem olarak kolluk takarlardı. o kolluklar her 5 dakikada bir ailem tarafından takılır ve benim tarafımdan çıkartılırdı. kıyıda oynamayı reddederdim her zaman. açılmak isterdim.

neyse tüm aileler denizin, yaz gününün tadını çıkartıyordu. * gruptaki erkekler mangal, tavla alıp, sandala atlayıp biraz açılmayı planlıyorlardı. kadınlar ise güneşlenip dedikodu yapmayı. *. hal böyleyken bende babamlarla tüm erkekler gibi sandala binmeyi istedim. annem buna pek sıcak bakmıyordu. ama babam ben hallederim bir şey olmaz havasındaydı. öyle böyle derken bende sandal ekibine dahil olmuştum artık. çünkü yanımızda diğer ailenin ben yaşlarındaki bir oğlu daha vardı. onun binmesi ama benim binmemem ufak çaplı bir kriz çıkartacağıma delaletti. * neyse biz ikisi mayolu çocukla birlikte toplamda 6 erkek olmak üzere sandalla açılmaya başladık. ben ve diğer çocuk haricindeki erkekler mayolu değil, giyinikti. * tam bilemiyorum ama çok açılmadık. olsa olsa kıyıdan 25-30 metre falan. çünkü o mesafeden annemin hareketlerini net bir şekilde görebiliyordum. kadıncağız ikide birde kayığı gözleyip duruyordu. hatta annemin ifadesine göre o an diğer kadınlar merak etme, o kadar adamın içinde bir şey olmaz diye anneme söyleyip durmuşlar. *

neyse kayık sabitlenmiş, tavla açılmış ve mangalda da mısırlar pişirilmeye başlanmıştı. plana göre pişen mısırlar iskeleye getirilip kadınlara da ulaştırılacaktı. iskele ile de olsa olsa 10 metre var yada yoktu aramızda. babam bu arada tavla oynuyordu. bende arkasında " aslan babam hadi yen " gibisinden gaz veriyordum. fakat gaz vermemdeki amaç biraz farklıydı. bu sırada kollukları yavaş yavaş çıkarıp suya atlayacaktım ve kıyıya yüzecektim. böylece çocuk aklımla yüzdüğümü ispat edecektim sanırım. neyse ben gazlama eşliğinde kollukları çıkartıp fark ettirmeden kenara koydum. ve yine fark edilmeyecek bir anı gözetip sandaldan kendimi yavaşça denize bıraktım. sandalda keyifler öylesine yerindeydi ki; kimse böyle yaptığımın farkına bile varmamıştı. kimin aklına gelirdi ki... * neyse ben iskeleye doğru yavaş yavaş yüzmeye başladım. bu sırada annem tetikte olduğu için bir kaç dakika içinde durumu fark etti ve feryat figan olayı sandaldakilere haber vermeye çalıştı. tabi bu sırada ben iskeleye varmak üzereydim. tüm kadınlar ve plaj ahalisi iskelede toplandı ve sandala " çocuk suda " diye bağırınmaya başladı. bunu duyan sandal ahalisi bir anda ayaklanınca da... beklenen durum gerçekleşti ve sandal alabora oldu. bende bu sırada iskele kenarındaydım artık. olay sonrasında annemin telaşla karışık beni azarlayışını ve daha sonrada gevrek gülüşünü hatırlıyorum. hatta bu sebepten annem bir süre babamı fena diline dolamıştı. ardından babamdan yediğim temiz bir sopa sayesinde bu olanlar hafızama kazınmış oldu. tadı hala ruhumda yankılanır.

şirinler

* uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde, küçük mavi yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. onlar kendilerine şirinler derlerdi. çok iyiydiler. ve sonra korkunç büyücü gargamel vardı. o kötüydü...
" gargamel= aa! şirinlerden nefret ediyorum. * sizi yakalayacağım. yıllarca uğraşmam gerekse bile sizi ele geçiricem. hepinizi hi he he he he he heeeeee! * oooo! sizi yakalayacağım. elbet bir gün yerinizi bulacağım. o zaman... o zaman pişman olacaksınız. "
* bir gün ormana yolunuz düşerse etrafı dikkatlice dinleyin. belki gargamel'in çığlıklarını duyabilirsiniz. ve iyi bir çocuk olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz.

yazarların hatırladıkları en eski anıları

sayfiye yerinden bir bahçe yağmalaması anım vardır. 5 arkadaş şehrin biraz dışındaki bir bahçeye göz dikmiştik. adama inat gider ne varsa yerdik. tabi annelerimizde tok karnına geldiğimiz; hatta sonrasında motoru bozduğumuz için bu duruma anlam veremezlerdi. bahçe sahibinin her zaman kullandığı yol bizim oturduğumuz yere yakındı. amcayı motor üzerinde uzaklaşırken gördüğümüzde aynen bahçede alırdık soluğu. kiraz senin, elma, kayısı, dut benim yer dururduk. hatta bir kaç sefer yakalanmanın eşiğinden bile dönmüştük.

neyse yine böyle bir gün amcayı uzaklaşırken gördük ve bahçeye daldık. ben dut ağacının tepesine tırmandım. diğerleri de şurda var, burda var, şu tarafta çok var diye beni yönlendiriyorlardı. böyle yönlendirdikleri bir anda bir hışımla " kaç laaaan geldi " diye bağırınıp topukladı arkadaşlar. bende ağaç tepesinde mal gibi kaldım. hemen ardındanda bahçenin sahibi adam geldi. işte o an tarrağa yan bastığım andı. adam sövüyordu. dal parçası, ufak tefek taş, toprak atıp duruyordu. bana da yavaş yavaş aşağıya inmekten başka bir çare kalmamıştı. ağaçtan inerken o an bir fikir geldi ve " ne kaybederim " diyip uygulamaya karar verdim. aşağıya iniğimde adama konuşması bozuk, bir spastik çocuk numarası yapmaya başladım. " amca aldık biz, onlar dedi , gittiler amca " gibisinden devrik, cümle etmeyecek düzensiz kelimeler kullanıyordum. hatta sürekli kafamı rastgele sağa, sola, aşağı, yukarı yavaşça haretket ettiriyor, hafif eğilip kalkıyor ve gözlerimi rasgele oynatıyordum. neyse adam bağırınırken bir anda sakinledi. acıdığını belli eder haldeydi, yüzünde görmüştüm. yani benim spastik olduğuma inanmıştı. işin iyi tarafı bahçe sahibi vicdanlı çıkmıştı. * neyse bizim amca " oğlum yapmayın etmeyin... isteyin benden... ben size veririm.... ama bu hırsızlık günah... " gibisinden cümleler kurmaya başladı. bende bozuk konuşmalarla, rastgele hareketler eşliğinde " amja amjaaaaa annem var benim. anneme gidicem ben amja " falan diye saçmaladığımı hatırlıyorum. * sonra bizim amca hemen motorundan 2 tane boş torba çıkarttı. torbalara da bahçesindeki elma, kiraz... gibi bilimum meyvalar doldurarak beni yolcu etti. önce kendisi götüreyim diye ısrar etti ama ben " gidicem ben giderim çocuk değilim ben. ben pilot olucam " gibisinden 4-5 yaş cümleleri kurdum. neyseki ikna oldu yavaştan yavaştan aldım torbaları ve eve geri döndüm. diğer çocukların yanına gittiğimde elimde torbalarla geri geldiğimi gördüklerinde mal olmuşlardı.

neyse aradan bir kaç hafta sonra bizim amca ile pazarda karşılaştık. işin garibi meğer bizim amca annemin sürekli kiraz aldığı adammış. ben alı al moru mor kaldım öyle. ağzımı açamadım. tanıyacak diye üç buçuk attım. neyseki tanımadı ama bunu yaşamak rol kabileyetimin olduğunu ve kullanabildiğimi gösterdi bana. her ne kadar utansamda; yaptığımın matah bir şey olduğunu bilsemde; ikna edici bir rol kabiliyetim olduğundan emindim artık.

gökyüzünde yalnız gezen ayılar

aileye açılmak

aileye karşı yapılmış bencilce bir açıklamadır. kendimizi düşünüp rahat yaşama isteğini açığa çıkartmak için bu durum dile getirilir. fakat gerçek böyle değildir. hayat daha da karışır, saklanması gereken bir eşyaymışçasına sokakta sizinle rahat edemezler, her hareketinizi, her bakışınızı duruşunuzu, sözünüzü yargılar hale gelirler. olası girişimler söyledir:

- anne ben bir denizatı olmak isityorum. yani istemiyorumda farkındayım ben bir denizatıyım.
-aaa! yavrucum o nasıl şey öyle hay allah! senin baya bir aklın karışmış. nazara gelmişsin sen... olmaz öyle şey. feytullah hocaya götüreyim seni bir güzel üfleyiversin sana hiçbirşeyin kalmaz.


-baba ben şerimanla beşik kertmesi olamam. bundan sonra korhan ile aynı evde yaşayacağız?
-ne demek olamam yavrucum. sen onu bunu boşver. dayınlar yeni ev için temel kazıyorlar. benle gel de temeli kaz bende (üstüne) beton dökeyim.

ancak ve ancak sosyal ortam itibarı ve dernekler vasıtasıyla bu durum açıklanmaya çalışılabilir. bu tür yardımlar alınabilir. böylelikle bencillik dediğimiz şey bir nebze birbirinizi anlamaya dönük bir çabaya dönüşebilir. yalnız olmadığınızı ve durumunuzu en iyi şekilde anlatmanıza yardımcı olacak bir topluluk anlaşılmanızı ufak da olsa kolaylaştırabilir.

sözlüğün suyunun çıkması

suyunu da taze tüketmek gerekir yoksa bir boka yaramaz ama asıl vitamini kabuğundaymış *

aids

ayran gönüllü bünyenin başına gelmesi olası bir hastalıktır.

(bkz: kim vurduya gitmek)

sözlükten gelen inleme sesleri

sözlükle sevişildiğine delalettir.

kırmızı elma sözlük

buradaki entry sarmalını okuduktan sonra yeni haberim olan sözlüktür. itiraf ediyorum 2010 dan beri yayınına devam ettiği halde yeni öğrendiğim için fazlasıyla utandım. hatta burda yazılan onca şeyi okuduktan sonra iyi bir pr çalışması olduğunu düşündüp sevinmiştim. ta ki son sayfadaki entryleri okuyana kadar. kendi adıma ne kadar edepsiz ya da kural tanımaz olarak kimin hakkında ne yazdıkları zerre kadar ilgimi çekmiyor. burada da nice gelişmeler hata yapa yapa öğrenildi. mod olarak görev yaptığım ilk zamanlar sinirlenip entrylerini silip tartıştığım kişiler oldu elbette. kimini küstürdüm, kimi ile konuşup tatlıya bağladım. ama kolay ama zor bir şekilde böyle bir işe başlayınca öğreniliyor ve en iyisini yapmak amaçlanıyor. eski yazarlar söz konusuysa belkide kendi adımada nahoş şeyler duyacağım sözlüktür. kim bilir... henüz detaylı okumadım ama göz attığım kadarıyla keyifli bir sözlük. aksi şeyler okumama rağmen içerik açısından çeşitlilik söz konusu. hatta şuraya bir uhte vereyim when we rise. kıyaslama açısından değil ama yeri gelir bazı şeyleri de burdan öğrenir insanlar.

yeri gelse orada gullum yapsak, yeri gelse burda dergi çıkarsak. yeri gelse orada kampanya yapsak, yeri gelse burada fantaziler çağlasak. her iki sözlüktende yazarlar buluşsa. o gelemez, bu gelemez, onu istemem gibi şeyler bir tarafa bırakılsa ve ortak etkinlikler yaratılsa. bunu yapmak uzaya çıkmak kadar kastırılacak bir konu değil. ne olduğumuzu biliyorsak, eşcinseliz ya da ötekileştirmem diyebiliyorsak neden kendi aramızda sörvayvıy yaşamak zorundaymışız gibi davranıyoruz. bu arada az önce yukarıda uhte verdiğim başlığı öylesine yazmadım. anlamı yükseldiğimizde. bu sözcük her iki sözlüğünde mottosu olursa biz varoluyoruz. kolileştirklerimle, çoşkumla , kederimle, küçük büyük başarılarımla hatta vazgeçişlerimle varolduğum sosyal bütünlüğüm eşcinsellik ya da en doğru adı ile lgbti. tekil birisi olarak ben hiçbir şeyim.

not: bu zamana kadar iki sözlük arasında ne olup bittiğine gerçekten yeni şahit oluyorum. ne o tarafta ne bu tarafta ne olup bittiğini bilmiyorum. bu arada az önce bana o taraf bu taraf diye yazdırdınız. yapmayın allah aşkına. ne tarafı yahu. bunu bize söylettirmeyin gözünüzü seveyim. bu entryde yazılmış hiçbir cümlemde kişisellik yoktur yani hiçbir tekil şahısa söylenmemiştir. yahu bunu bile yazmak zorunda hissettirmeyin bize. sözüm nerede olursak olalalım hepimize .


not 2: yanlış bir şey yapmayayım diye her yerdeki entrylerde birbirini aşağılayan tabirleri okudukça bu entry yi silmeyi bile düşündüm ama yazdıklarımda yanlış olan, taraf tutan hiç bir şey yok. asıl olması gerekenden bahsediyorum. hepimiz açısından. birbirinizle savaştıkça ben hayalciyim ve öyle kalmayada razıyım. fakat önünde sonunda hayellerimizi evrilleştirmeye nerden başlayabileceğimiz konuşacağız. ya bundan 3-5 nesil sonra ya da şimdi...
Henüz takip ettiği biri yok.