aldous huxley
süryani şarabı
içip içebileceğiniz en lezzetli şaraplardandır. içimi kolaydır, aroması yumuşaktır. süryani şarabından sonra diğer şaraplar çok tatsız tuzsuz gelecektir. mardin'e gidip de bir şişe getirmeyen insanla irtibatın kesilmesi, bir daha konuşulmaması gerekir.
homeless
new york'takilerin
lady gaga dinlediğini görünce ecnebinin evsizi bile marjinal, bizimkiler ibrahim tatlıses dinler onlar lady gaga dememize sebep olmuş kişilerdir.
ezra miller
başlığın açılmadığını gördüğümde arkadaşlar ben mi gayim yoksa siz mi diye sormak istedim. henüz 1993 doğumlu
we need to talk about kevin filmiyle gönülleri fethetmiş, filmden sonra gay olduğunu açıklamış gelecek vaat eden oyuncular listemde hızla bir numaraya yükselmiş hem yetenekli hem yakışıklı oyuncu.
kahve
hastanede üç gün içmeme izin vermediler delirecek gibi oldum çıkınca damardan alacağım demeye başlamıştım ki günde bir taneye izin koparabildim. kahvenin ne kadar önemli bir ihtiyaç
* olduğunu insan yokluğunda fark ediyor.
sancı
sancı deyince bir kadın olarak akla ilk gelen (bkz:
regl sancısı)
lazer epilasyon
kıl problemine üç-beş seansla gerçekten son veren. ama genital bölgesine bu operasyonu yaptıran bir kız arkadaşımın her seanstan sonra acı içinde kıvranarak gelişini izledik sonrasında ise kılların tamamen yok olduğunu söyledi kendisi hatta çekinmedi bize de gösterdi. sonuç: lazer epilasyon test edildi onaylandı.
heteroseksüellere sorulabilecek sorular
kadın erkeğe zor olmuyor mu nasıl orgazm olabiliyorsun ki zor olmuyor mu?
ayı sözlük ankara yeni yıl zirvesi
arkadaşlar dalga mı geçiyorsunuz ben istanbuldayken yeni yıl ankara zirvesi yapıyorsunuz ankaradayken istanbul zirvesi diyerek isterik kahkahalar atmama sebep olmuş başlıktır.
eşcinselliğin baba faktörüyle doğrudan ilgili olması
tezi tam tersi açıdan ele aldığımızda babasıyla arası gayet iyi olup, ilgi, güven, şefkat adına hiçbir eksiklik yaşamadan büyüyen bir çok erkeğin de eşcinsel olduğunu düşünürsek doğrudan ilgilidir diyemeyiz ama en azından kendimden ve çevremden bildiğim bir çok eşcinselin (sadece erkekler değil kadınların da) baba figürüyle, bakınız burada baba demiyorum çünkü baba ve baba figürü iki farklı şeydir, sorun yaşadığı da bir gerçektir. baba dediğimiz gerçekte var olan babamız iken baba figürü bizim kafamızda kurguladığımız ve olmasını beklediğimiz babamızdır. işbu figürün bir süre sonra kof çıkması sonucu babayla çatışmaya girmek de kaçınılmazdır. tanıdığım bir çok eşcinselin babasıyla bu problemi yaşadığını bildiğimden bu tez(ki ilk defa burada öne sürülmemiştir) bir yerde mantıklı gelse de diğer örnekleri düşününce de tam bir bağlantı kurmak biraz mantıksız geliyor.
batman
çizgi-roman kahramanı olarak doğmuş olan batman serisi, sonrasında defalarca çizgi filme ve sinemaya uyarlanmış. süper kahramanlar arasında hiçbir özel güce sahip olmayan nadir kahramanlardandır.
müşkül
dilimize arapça'dan geçmiş güzel fonetiğe sahip kelimelerden biri. anlamı zor, güç olsa da her ikisinden de daha iyi anlatır sanki yaşanan durumun güçlüğünü.
müşkil
mandalinalar
şarkının bir yatta yaz günü dans ederken çekilmiş abuk klibine denk gelince kendime "mandalina kış meyvesi değil miydi lan?" diye sormama sebep olmuş kafa karıştırıcı şarkı.
göçmen
türkiye'de üç kişiden birinin olduğunu iddia ettiği bir ülkeden başka bir ülkeye göç etmiş insanlara verilen addır. hele söz konusu izmir, bursa gibi şehirler ise göçmen olmayanına rastlamanız mümkün değildir. herkes ya selanik ya bulgar hiç olmadı arnavut göçmenidir.
izmir
"manisa'da okurken bir arkadaşınız gelse nereye götürürsünüz?" sorusuna cevap olan şehir. çünkü manisa'nın mesir macunu bir de izmir'i meşhurdur. buca'da oturan arkadaşımla bornova'da buluştuğumuzda defalarca ondan daha erken gidip beklediğimi bilirim. en büyük sorunu türkiye'nin üçüncü büyük şehri olarak metro olayında ancak son birkaç senedir ciddi aşamalar kaydetmiş olmasıdır. çünkü otobüs olayı tam bir işkencedir. saatlerce beklersin gelmez, geldiğinde dolu gelir, bir yerden bir yere gitmen kimi zaman iki saati bulur. bunun dışında son derece sevilesi, yaşanası bir şehirdir. bir istanbul değildir tabi. söz konusu kültür-sanat-gece hayatı olunca istanbul'la yarışması söz konusu bile olamaz çünkü.
kedi
efkarlı efkarlı karşısında sigara içtiğimde karşıma geçip derdimi anlamış gibi içli içli bakabilen, içimden karşılıklı rakı mı içsek diye geçirmeme sebep olan, bu hissiyata sahip olan tek hayvandır. her birinin ayrı ayrı bir karakterinin olduğu da gerçektir.
insanı sinirlendiren şeyler
size hiç benzemediğinden emin olduğunuz herhangi birinin iltifat edermiş gibi "şu yönümüz, bu yönümüz ne kadar benziyor seninle dimığğğ" demesi.
the hours
şu ara gidip gelip dvd koleksiyonumda gözüme takılan filmdir. beni bir daha izle diye bağırıyor sanki. aradan zaman geçince okunduğunda başka tatlar veren romanlar gibi bu filmi de uzun aralıklarla tekrar izlediğimde ayrı bir tat alacağımdan şüphem yok. filmin kurgusu her seferinde şaşırtmayı başaracak kadar iyi çünkü.
laurence anyways
xavier dolan ın yazıp yönettiği 2012 yapımı kanada yapımı film. toronto film festivali başta olmak üzere bir sürü film festivalinden ödülle dönmüş film. laurence adlı 35 yaşındaki edebiyat öğretmeninin kadın olma kararını ve on yıla yayılan bu süreci içinde tutkulu bir de aşk hikayesi ile ele alan film henüz 23 yaşındaki yönetmenin ustalık dönemi filmi olarak anılacak kadar başarılı bir yapım olmuş. bir önceki filmden bu filme yaşadığı gelişim inanılır gibi değil.