Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

edie

Durum: 820 - 0 - 0 - 0 - 27.07.2013 19:09

Puan: 16296 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

15 yıl önce kayıt oldu.
2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 41

elif çağlar

1980 istanbul doğumlu caz şarkıcısı. daha çok ilk albümü m-u-s-i-c ile tanınsa da ondan önce bir çok caz grubunda vokalistlik yapmışlığı vardır. evlidir. evli olması kendisine aşk beslememe engel değildir.* canlı performansını izlemek için fırsat kolladığım harika kişiliktir. akustikhane performanslarından biri için;

kendinden soğutma taktikleri

sevişmeyin ya da sevişirken onu yeterince istemediğinizi düşünmesini sağlayın. cinsellik bir çok kişinin yumuşak karnıdır. yatakta yetmediğini düşünüp de sorun çıkarmayacak, uzaklaşmayacak insan yoktur.

şıllık

şanlıurfa'ya özgü bir tatlının adıdır ayrıca. (bkz: şıllık tatlısı)

poligami

dört yıllık ilişkim boyunca tek eşli yaşıyormuş gibi yapıp ikinci yıldan sonra sevgilimin hiç haberi olmadan poligamiye geçiş yapmıştım. çevremden gördüğüm bildiğim kadarıyla insanın tamamen kendisiyle alakalı bir durum. kadın erkek fark etmiyor. insanda ego denilen güdü olduğu sürece de bu durumun değişmesi mümkün değil diye düşünüyorum. tek eşli yapabilen var mı var. ama günümüz şartlarında bu kadar çok seçenek varken zor tabi. ayrılık sonrası iki yılını da çok eşliliği benimseyerek geçirmiş biri olarak söyleyebilirim ki bu çok eşliliğin sebebi seni her manada doyuracak o tek insanı bulamamış olmak. ütopik veya romantik bir söylem gibi gelebilir ama bir yerden sonra insan çok eşlilikten yorulup o tek ve biricik insanı arıyor. poligami ne kadar varsa doğamızda monogami de o kadar var. olay bunlardan birini yaşadığın süreçte hangisine ihtiyaç duyduğunda. yani kendini zorlayarak ne tek eşli ne çok eşli kalınabilir. o yüzden kasmamak gerek zaman, arzular, ihtiyaçlar hangisini gerektiriyorsa o ilişki türünü yaşarken kendini iyi hissetmek gerek. ikisinin de artıları eksileri mevcut çünkü.

sevilesi türküler

cadılar bayramı

sene 2009 masum masum work and travell vasıtasıyla amerika'ya gitmişiz. dönmeden bir hafta önce bu cadılar bayramı hedesi başladı. bir de böyle bir şey yani günlerce sürüyor. biz de eğlence parkında çalıştığımızdan her yeri korkunç(!) şeylerle kapladılar. işte mumyalar, cadılar, canavarlar falan. bizim çalıştığımız restoranın arkasını da kapatıp labirent gibi bir şeyler yaptılar. bir anda karşına korkunç bir şeyler çıkıyor labirentte. bir akşam en yakın arkadaşım restorandan çıkmış yandaki tuvalete gitmiş. ben de kapıdayım o sırada. tuvalete gitmek için buradan geçmemiz gerekiyor. arkadaşım gelirken bir çocukla annesi de labirentten çıkıyor. arkadaşım bir anda bunların karşısına çıktı. çocuk dediğim de kazık kadar on yaşında falan. çocuk benim arkadaşı görünce artık arkadaşım bütün gün çalışmaktan, o iğrenç iş kıyafetleriyle nasıl göründüyse gözüne, korkudan anasının kucağına zıpladı ve dona zıçtı afedersiniz. sonra da ağlayarak arkadaşıma "seni canavar sandım" dedi. çocuk korkudan ölmek üzere olduğu için bu hakaretini görmezden geldik tabi.

içimdeki yangın

izlediğim en iyi dram filmlerinden biri. üç gün aklımdan çıkmadı film. sonrada kuzenlere, arkadaşlara önüme gelen herkese tavsiye etmeye başladım filmi hatta onlarla birlikte tekrar tekrar izledim. izlettiğim ve sevmeyen tek kişi olmadı daha. film radiohead in you and who's army şarkısıyla başlar. iç yakar.

https://www.youtube.com/watch?v=QQnc-hM8...

ekmek arası patates kızartması

üniversite birinci sınıfta yurtta kaldığımda ilk kez karşılaştığım ve çok şaşırdığım yiyecek. ben ki doğru düzgün ekmek yiyen insan değilim ekmek arası patates kızartması yemeye başladım. hem de kendimize kastımız varmış gibi özellikle akşamları yerdik bunu yurdun kantininde. sonuç mu 52 kilo başladığım seneyi 58 kilo tamamlama sebebimdir kendisi. ekmek arası patates kızartmasını bırakınca yaz tatilinde üç ayda verdim üstelik o kiloları.

(bkz: yapma çocuğum yapma evladım)

sinameki

üniversitedeyken ev arkadaşımın kronik kabızlığı vardı. kız bir ara bir hafta tuvalete çıkamadı içindeki boklardan zehirlenip öleceğinden korktuk ve internet araştırmalarımız sonucu sinameki alıp içirmeye karar verdik. neyse efendim aldık aktardan sinamekiyi kaynattık. bu bir su bardağına yakın içecek. benim de hiç öyle kabızlık gibi bir problemim olmamasına rağmen meraktan küçük bir çay bardağı da ben içeyim dedim. * akşam içtik sinamekiyi hiç de bir şey olmadı lan diyerek yattık. sabaha karşı beş gibi karın ağrısıyla uyanıp kendimi tuvalete zor attım. günün geri kalanını klozetin üstünde geçirdim. okula da gidemedim. yani bu bitki yüzünden başıma gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

iyidir güzeldir de dozu biraz tutmamış bitkidir. dikkatli kullanmak gerekir.

kalabalık caddede yok mu beni siken diye bağırmak

bir kaç gün önce yanımdan apaçi diye tabir edilen bir kız iki erkek olmak üzere üç kişi geçiyordu. çocuklardan biri durdu ve montunu çıkararak "yok mu beni siken?" diye bağıracağım şimdi dedi. bunu dediğini bir tek ben duydum ama sonra arkadaşları kolundan tutup uzaklaştırdılar. ve çocukcağızın niyeti eyleme dönüşemedi. üzüldüm tabi.

flash tv

sevgilimin bir mutluluk ifadesi olarak "flash tv'de bütün gün halay çeken tipler gibiyim" demesiyle gülmekten karnıma ağrılar girmesine sebep olan kanal.

ayı sözlük yazar nicklerinin okunuşu

edie diye yazılır edi diye okunur ama yanlıştır. doğrusu "idi" ama öyle türkçedeki gibi değil baştaki i ile d arasını biraz incelterek. anlatamadım. edie de olur yani. *

süt

çocukluğumdan beri çok sevdiğim hala da her fırsatta içtiğim içecek. gerçek süt severin sütü soğuk içtiği gibi bir de teorim vardır yıllardır. *

dirim

bilge karasu nun öykülerinde bolca kullandığı bana nedense fonetik olarak itici gelen sözcük.

just kids

genelde çok satanlar kitaplarına antipatiyle yaklaşsam da patti smith hayranlığımla alıp okuduğum hayran kaldığım kitap. eğer 60'lara karşı sempati besliyorsanız ve o dönemin müzik dünyasına, beat kuşağı yazarlarına çok da yabancı değilseniz mutlaka okumanız gereken bir kitap. patti smith'in duru ama bir o kadar da büyüleyici anlatımına hayran kalmamak mümkün değil.

kitapta sanatçının robert mapplethorpe ile yaşadıkları dostluk, aşk, zorluklar, hastalıklar, robert'ın eşcinselliğini keşfedişini sanki oradaymış da her şeye tanık olmuşsunuz gibi okuyacağınızı garanti ediyorum. ama bu kitabı çok güzel diye gidip de hayalperestler e o kadar para vermeyin hiçbir şeye benzemiyor benden söylemesi.

vejetaryen

sadece et değil yumurta, süt, bal gibi hiçbir hayvansal gıda yemeyenine vegan denilen insanlar. bilinen ünlü vejetaryenler arasında natalie portman , franz kafka , bob marley , albert einstein gibi isimler vardır.

çocuk sahibi olmak

her çocuk sanki hep bebek kalacak, sanki büyüyünce de mükemmel bir çocuk olacak, hiç sorun çıkarmayacak, çok zeki, çok güzel olacakmış duygularıyla yapılır. her insan en başta buna inanır. inanmasa gerçeklerin birazcık farkında olsa hiçbir aklı selim insanın çocuk sahibi olmak isteyeceğini düşünmüyorum. hayatın boyunca bir insana bu kadar bağlı, bağımlı olacak olma düşüncesi bile korkutucu. çocuk sahibi olmaktansa kafaya bir kurşun sıkmak kulağa daha mantıklı geliyor. * *

cem özer

nurgül yeşilçay ın gazabına uğramıştır desek yalan olmaz sanırım. evlilikleri bittikten sonra hastanelere düşmüş, her fırsatta nurgül'ü hala seviyorum, o beni çocuğumun annesi, unutamadaım gibi açıklamalar yapmıştır.

daddy cool

şarkının bir de placebo coverı vardır ki kulaklıkla dinlenilmesi tavsiye olunur.

anne baba ve diğer ölümcül şeyler

yalçın tosun un adı da kendisi kadar güzel ilk hikaye kitabı. içinde eşcinsellik öğeleri barındıran iki öykü de mevcut kitapta.
  • /
  • 41
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 820

lezbiyen

kadınlardan hoşlanan kadın. evet tanımın başında kadın dedik mi? şimdi gayet normal bir kadın canlansın gözünüzde, bir de onun hoşlandığı, öptüğü, aşık olduğu, seviştiği bir kadın var. yine gözünüzde normal bir kadın canlansın. canlandı mı? söz konusu bu iki kadının ilişki yaşama hali. her gayin feminen görünmesi gerektiği yanılgısı gibi* her lezbiyenin de maskülen görünmesi yanılgısı* vardır. androjenlikte bir buluşabilsek kafada hiç soru işareti kalmayacaktır kanımca.

psycho killer

harika bir talking heads şarkısı.

psycho killer
qu'est-ce que c'est
fa fa fa fa fa fa fa fa fa far better
run run run run run run run away

çocuk sahibi olmak

her çocuk sanki hep bebek kalacak, sanki büyüyünce de mükemmel bir çocuk olacak, hiç sorun çıkarmayacak, çok zeki, çok güzel olacakmış duygularıyla yapılır. her insan en başta buna inanır. inanmasa gerçeklerin birazcık farkında olsa hiçbir aklı selim insanın çocuk sahibi olmak isteyeceğini düşünmüyorum. hayatın boyunca bir insana bu kadar bağlı, bağımlı olacak olma düşüncesi bile korkutucu. çocuk sahibi olmaktansa kafaya bir kurşun sıkmak kulağa daha mantıklı geliyor. * *

hetero görünümlü gay

eşcinselliğin karşı cins gibi görünmekten ibaret olmadığını gösteren gay türüdür.

süryani şarabı

içip içebileceğiniz en lezzetli şaraplardandır. içimi kolaydır, aroması yumuşaktır. süryani şarabından sonra diğer şaraplar çok tatsız tuzsuz gelecektir. mardin'e gidip de bir şişe getirmeyen insanla irtibatın kesilmesi, bir daha konuşulmaması gerekir.

polise homofobiksiniz galiba demek

bugün gerçekleştirdiğim eylem. ales'e girmeden önce kadınlar bir tarafta erkekler bir tarafta sırayla hemcinslerimiz polisler tarafından aranıyoruz. önümde butch diye tabir ettiğimiz erkeksi görünümlü bir kadın vardı. orta yaşlarda gayet düzgün görünümlü bir polis kendisini aramadan önce şöyle bir durdu baktı ve kadına erkekler diğer taraftan dedi. kadın biliyorum ben kadınım dedi. kadın polis uzaylı görmüş gibi baktı kendisine. o sırada yanımda en yakın kız arkadaşım var ve acaba bizimki ne olay çıkaracak der gibi bana baktı. o sırada kadın çakmakla sigara var bırakıyor muyuz dedi. polis de evet deyince sıradan ayrıldı. kadın gider gitmez polis yanında kendilerine yardım eden üniversiteden olduğunu tahmin ettiğim kadına dönüp "ayy ne bileyim ben erkek gibi ekiekiekiki" diye yavşak yavşak sırıttı. içimden hadi sıçtın ablacım sus da sıvama diyorum. görevli kadın da "hoca üstelik" dedi. buna rağmen kadın hala sırıtmaya, çok şaşırmış gibi yapmaya devam ediyor. polis beni ararken aramızda şöyle bir diyalog geçti;

edie: homofobiksiniz galiba.
kadın polis: ayy şey evet. (homofobiğin ne demek olduğu hakkında hiçbir fikri yok) ne bileyim çekindim birden aramaya, dokunmaya.
edie: merak etmeyin ısırmazlar.
kadın polis: !'^+%&/(
edie: merak etmeyin diyorum rahatça arayabilirsiniz, gülünecek bir durum yok yani.
kadın polis:!'^+%&/(

kadın bozulmuş bir şekilde bana bakarken en yakın arkadaşım hadi geçelim biz o zaman dedi ve içeri girdik. ama bende tabi sınav öncesi bir sinir zıplaması ki anlatılmaz. içimden umarım kocan gizli gaydir, ya da çocukların eşcinseldir diyerek olay yerinden uzaklaştım. * *

yalnızlığın anlaşıldığı anlar

sabah kahvaltıda bir tek kendim için çay demlemeyeyim şimdi sallama çay içeyim en iyisi dediğin andır. (bkz: tek başına sallama çay içmek)

heteroseksüellerin cinsel tercihlerine saygı duyuyorum

benim de heteroseksüel arkadaşlarım var. tercihinize saygı duyuyorum deyince kızdılar yönelim bir kere bu biz seçmedik dediler. ben pek inanmadım etraflarındaki hetero arkadaşlarından etkileniyorlar gibi geliyor bana, ne bileyim sanki trend bu diye böyle davranıyorlar. yoksa kaç senedir tanıyorum hiç öyle evlenip, çoluk çocuğa karışacak insanlar değiller ama anlamasam da saygı duyuyorum tabi.

acıyor

ağda yaptırırken fonda çalan şarkıdır.

acıyor acıyor acıyor
her yolu denedim bitmiyor

sözlük yazarlarının hastalıklı düşünce listesi

filmlerde olduğu gibi gerçek hayatta da güzel anlara uygun fon müzik girsin istiyorum. müzik önemli ve tanrının böyle bir hizmetinin mevcut olmamasını can sıkıcı buluyorum. hastalıklı düşünce işte naparsın.

lgbt sözlüğünde ibne nin hakaret amaçlı kullanılması

beyaz atlet

bazı erkekler beyaz atlet yerine siyah atlet giyerek daha az itici olmaya çalışsalar da kaçarı yoktur. rengi ne olursa olsun atlet yıllar yılı kıllı göğüs ile bütünleşmiş bir görüntüye sahiptir bende.

kadın-erkek fark etmez kılsız göğüs tercih etmem ise benim ne kadar istikrarlı(!) olduğumun göstergesidir.

orjinallerinden daha iyi olan coverlar

en başında ane brun'dan big in japan olan listedir.

orijinali:

cover:

hetero görünümlü gay

eşcinselliğin karşı cins gibi görünmekten ibaret olmadığını gösteren gay türüdür.

vatan sağolsun yerine vatanınızı sikeyim diyen anne

Henüz takip ettiği biri yok.