evimin kadını olmak istiyorum
bu ara kafamdan çok sık geçen cümle. evleneyim diyorum. kocacım çalışsın, evimize ekmek getirsin. ben ona dolma doldurayım, börek açayım, yaprak sarayım, tatlılar yapayım... elimle kuş gibi beslerim valla! kurtarsın beni bu hayattan. sabahın altısında kalkıp yollara düşmek istemiyorum ya! yeter artık!
mehmet nuri güneş
allah allah, biz devlet, terör örgütüyle barıştı sanıyorduk. hâlâ yandaşları tutukluyorlar mı? bence başı boş yere derde giren adam.
ela naz'ın rabia işareti yapması
fos
yeni açıklanan demokrasi paketi.
milli eğitim bakanlığının yeni kılık kıyafet yönetmeliği
yalnız türban takan öğretmenlere özgürlük sağlayan, örneğin kot giymek isteyen öğretmenlere "geleneklerimize ters!" diye izin vermeyen yani demokrasiyi, özgürlüğü tek taraflı işleten yönetmelik. övülecek bir yanı yok. kendileri çalıp kendileri oynuyorlar, biz de uzaktan izliyoruz işte.
ankara direnişlerinde artık evimize gidelim yarın yine geliriz diyen polis
bizzat kulaklarımla durduğum çağrıyı yapan polistir. akşam 22.00'de soysal pasajının önünde 150, bilemedin 200 kişi kalmış. arkadaşlarım girmek için ısrar edince biz de zaten azlar gidip destek verelim diye yanlarına gittik. arkadaşların ellerinde biralar, kafalar bir ton. polis yorgun ve bezgin. bunlar hala gitmek istemiyor. oysa onların da slogan atacak hali kalmamış. biz alana girdik, polis "arkadaşlar, sabahtan beri demokratik haklarınızı her yerde kullandınız. artık evlerimize gidelim, yarın yine geliriz." dedi. tabi bizimkilerin yuhladı. beş dakika içine gaz bombaları, tomalar faliyete geçti. biz de alanın bir ucundan girip bir ucundan çıkmak suretiyle direniş tarihinin en kısa direnişini yapmış olduk. taksiye doğru koşarken biri "kaçmayalım, neden kaçıyoruz? bir kere de benim dediğim olsun." diye bağırıyordu.
bugün kendimi kötü hissediyorum çünkü
berkin hâlâ uyanmadı, bir kişi daha gözünü kaybetti, bazı mallar yaralanan ve ölen insanlar için seviniyor, yök suriyeli mültecileri üniversitelere sınavsız yerleştiriyor, el kaide militanları, nusra cephesinin katilleri aramıza dolaşıyor... satırlar dolusu yazabilirim. dün de kendimi iyi hissetmiyordum, bugün de hissetmiyorum.
erkek değilim insanım
bunu söyleyebillen kişi nirvana'ya ermiş demektir ve kendisini alnından öpmek isterim.
zeki insanların ben zekiyim dememesi
cahile cahilliği anlatmanın zorluğu
benim sevdalarım yeni filizlenir
doymasa da toprak can can içinde
şu kara günlerim yeni beyazlanır
doymasa da yürek can can içinde.
gül yüzlü güldestim
pirim ben sana küstüm
inan değil sana kastım
cahille sohbeti kestim
dost, dost.
filizlerim kokar gül deste gibi
bülbül figan eder sanki yasta gibi
benim deli gönlüm yine hasta gibi
artar eksilmiyor can can içinde
gül yüzlü güldestim
pirim ben sana küstüm
inan değil sana kastım
cahille sohbeti kestim
dost, dost.
hüseyin karakuş
eğitim sisteminin bozukluğu, okuma alışkanlığının olmaması, düşünmenin angarya olarak görülmesi, dinin körleştirmesi derken düşülen durum. devlet politikasıdır düşünen, alim insan yetiştirmek. bizim devletimizin hiç böyle bir politikası olmadı olmaz da. çünkü aptalı gütmek kolaydır. o yüzden bitmeyecek bir çiledir bizim için cahile dert anlatmak.
ahmet atakan
derin sızı, büyük öfke, bitmeyecek bir mücadele demek ahmet atakan. ne desek boş elinden alınan hayatı bir daha ona geri verilemez. içimde derin bir ölüm sessizliği hissediyorum. yeni ölümlere meydan vermek için oynanan bu iğrenç oyun kaç can daha alacak? hesabını kim ne zaman soracak? ben bunu görecek kadar yaşayacak mıyım? beynim uyuştu düşünmekten.
tuzluçayır
direnişe devam eden mahallem. yine savaş alanı gibi. evinize dönün anonsu yapan tomaya balkondan sarkan bir teyzenin cevabı: "ethem'in katilini verin."
tuzluçayır
doğup büyüdüğüm mahalle. iki gündür ağır polis müdahalesi ile yerle bir edilmiş mahallem. cami-cemevi adındaki provokatif projeye "hayır!" dedikleri için ağır saldırıya uğrayan sevdiklerimin, yakınlarımın oturduğu mahalle. "sizi öldüreceğiz alevi köpekler!" diye bağıran polislere "taş atmayın!" diye sağduyu çağrısı yapan güzel insanların yaşadığı mahalle.
can çavuşoğlu
ikametimi bulancak'a aldırarak desteklemek istediğim belediye başkanı aday adayı. tüm kalbimizle yanındayız.
istanbul 2020
madrit elendi ama tokyo karşısında pek şansı yok gibi görünüyor.
gelibolulu ali
osmalı'da eşcinsellik üzerine bilinmek istenen ne varsa emvaid adlı eserinde ayrıntılı bir biçimde anlatan 16.yüzyıl tarih yazarı. ironik ve keyifli bir anlatımı var. linkte eserinin bir bölümünü bulabileceğiniz gibi osmalı'da eşcinselliğin bilinmeyen yönleri hakkında da fikir edinebilirsiniz.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/ind...
eşcinsel erkeğe aşık olan heteroseksüel kız
olmayacak şey değil aslında. sonuçta insan aşkını seçemez ve aşk sahibine aittir. karşılık beklemek gibi bir gaflete düşmezse sorun da çıkmaz diye düşünüyorum. ne demiş goethe" seni seviyorsam bundan sana ne!"
ayı sözlük yazarlarının şu an yaptıkları
muffin tarifleri okuyorum. yarın iki çeşit muffin yapmayı planlıyorum. bir de yedirecek adam buldum mu tamamdır.
ayı sözlük itiraf
hiç fuckbuddyim olmadı. eksik hissediyorum kendimi.
konuşacak kimsenin olmaması
yedi yıl önce ilk kez antalya'da yaşadığım ve hayatıma giderek daha çok hakim olan durum. insan insanın zehrini alır, sözünden yola çıkarsak bir dostla ya da arkadaşla yapılan sohbet ya da dertleşme kafanızı dağıtmanızı sağlar ve kendinizi daha iyi hissettirir. bu yüzden derler ya " iyi dostları olanların psikoloğa ihtiyacı olmaz." diye. varsa çevrenizde konuşabildiğiniz iyi dostlarınız onlara sahip çıkın ve sıkı sıkı sarılın. olmuyor böyle içine atarak.