bir george harrison bestesi. vakt-i zamanında frank sinatra "son yılların en güzel aşk şarkısı" demiş. tüm ayı sözlük ahalisine, sevenlere, sevip de kavuşamayanlara, özellikle de sevgili futurelavirs'e gelsin.
çok büyük bir yaranın, utancın, şaşkınlığın başkentidir. yaşanan trajediyi, kayıpların büyüklüğünü, devletin parmağını, ihmalini, her şeye rağmen iktidar partisinin genel başkanına verilen oyları değerlendirmeyeceğim. tek söylemek istediğim soma'da insanlığımız öldü, canımızdan can gitti. bunu unutmak onurumuzdan, insanlığımızdan vazgeçmek demektir. bu yüzden #somayıunutmaunutturma. unutmayanlar güzel bir proje yürütüyor. bunun bir parçası olan gösteriden küçük bir bölüm:
tam olarak bunu söylemese de ne diyeceğini bilememiş, ama tam bu sözü söylemenin gerektiği bir durumda bulunmuş bir hakim tanıyorum. adı nurcan, ayvalık'ta yazlık komşumuzdu. ben tanıdığımda deneyimli, görmüş geçirmiş bir hakimdi. bir gün başka bir komşumuzun balkonunda çay içerken bize hakim olur olmaz baktığı ilk davayı anlatmıştı.
yıllar yıllar önce hakim olduğunda tayini kars'a çıkmış. kars'ın o tutucu, geleneksel, taşralı yapısının içinden bunun bahtına bir eşcinsel çiftin davası düşmüş. iki adam gönüllü, bile, isteye yatmışlar. fakat biri aktif olmuş, sıra diğerine gelince beyefendi aktif olmaya yanaşmamış. kavga, gürültü derken hakkı yenen adam diğerini mahkemeye vermiş. "o beni becerdi ama benim yapmama izin vermedi, beni kullandı" davası. nurcan abla daha kendi cinsel deneyimini yaşamamış, toy bir kız. dava boyunca kızarmış, bozarmış, ne diyeceğini bilememiş. adamlar birbirlerini yemişler dava boyunca sen yaptın, ben yapmadım diye. ceza kanununda bununla ilgili madde var mıdır, nurcan abla ne karar vermiş bilmiyorum ama bence böyle durumda söylenecek en iyi söz "sikilmiş götün davası olmaz"dır.
çok sıradışı bir hikaye değil mi? bunu size daha önce anlatmadım mı? aaaaaaaa! nasıl yani?
bence geleceğe dair bir işaret olarak kabul edilecek tahmindir. evet, bir gün bahçeli bir ev alıp sebze, meyve yetiştirmek istiyorum. ay, hadi inşallah! süpaneke dinimiz amin!
kralını yaparım, üstüne bir de her tür tatlıyı destan yazma düzeyinde yaparım. tek mesele yaptıklarımı yedirecek birini bulabilmek. yeni tarifleri üzerinde deneyebileceğim, midesi sağlam, kilo alma korkusu olmayan, iştahlı deneklere ihtiyacım var.
burnundan şarkı söyleyen şişirilmiş balon. bu çocuklara kim, neden bu kadar gaz veriyor anlamıyorum. adam kendini hem aktör hem vokalist sanıyordur. oysa hepsinden azıcık!
geniş zaman eki -r (-ar, -er, -ır, -ir)dir. hikaye bileşik zaman eki de idi (-di)dir. dolayısıyla sözcüğe eklendiğinde o eve gelirdi, o bunu hep derdi olur. -dir eki ekeylemdir. kendisi zaten geniş zaman anlamı taşır, geniş zaman ekiyle birlikte kullanılmaz. ne bilmişlik yaptım be!
oluşturulması gayet kolay olan gruptur. sevdiğiniz yazarcanlarla özelden telefon numarası alıp vererek on dakikada oluşturabilirsiniz. benim katıldığım bir grup vardı. ama çocuklar aralıksız yazıyordu. ayak uyduramadım, çıktım gruptan. keyifli bir oluşum deneyin bence.
ayı sözlükte bugüne kadar karşılaştığım en dumur eylem. sıradan bir hetero olarak katıldığım bu sıradışı mecrada çok abuk şeyle karşılaştım. dumur oldum, hatta utandım, kezban durumuna düştüm ama bu gerçekten zirve oldu.kız kardeşinin eski sevgilisiyle kırıştıranı duymuştum ama baba...
ne diye hakkında bu kadar entry girildiğini alamadığım akım. nasıl istiyor canınız arkadaş? eski işte, ittir olup gitmiş ya da göndermişsin. kral öldü, yaşasın yeni kral! siz yenilere bakın, değerlendirin, tadını çıkarın. yemişim eski sevgiliyi.
lgbt bireylerinin ezildiklerini düşünmüyorum, diyen; yaşadığı toplumdan bihaber yaşam formu. duyarsızlığı ve bencilliği en homofobik insanı bile dumur edecek düzeyde.
takip etmediğim, tanımadığım bir medya fenomeni. ama ölümü nasıl koydu anlatamam. sonradan baktım videolarına. içim yandı. nasıl hayat dolu, neşeli, güzel bir insanmış. her ölüm erkendir ama bu da çok çok erken oldu, yazık oldu. ışıklar içinde uyu canercim.
sözlüğün bildiğim kadarıyla tek heteroseksüel kadını olduğum için hepsini dikkatle okuyup üstüme alacağım tavsiyelerdir. benim için ne zahmete girdiniz şekerim böyle? vallahi mahcup ediyorsunuz!
edit büdüt: sevgili armut da heteroseksüel bir kadınmış, bir anda yağan uyarı mesajlarıyla öğrendim. özür dilerim tek ve yegane değilmişim. iki dakka insana kendini özel hissetirmiyorsunuz var ya! ne güzel havaya girmiştim, dökün üstüme buzlu suları çekinmeyin.
50 yıllık bir efsane. rock tarihinde ne efsane gruplar dünyayı yerinden oynattı, rekorlara imza attı. ama elli yıl popülerliğini, enerjisini, çılgınlığını bu kadar koruyan olmadı zannımca. 70'lik delikanlılar sahnede hala çılgınlar gibi şarkı söylüyor, ne karizma da ne ses renginde en ufak bir bozulma olmadan! benim favorim keith richards! tek geçerim kendisini. veda turnesine çıkıyorlar. bir konserde olsun "keiiiiiiiiiiiiiiiith!" diye çığlık atmadan ölürsem gözüm açık gider.
ayı sözlük iki yaşında zirvesi için kalkıştığım kurabiye operasyonundan sonra yaşamaya başladığım süreç. daha önce konusu olmadı ya da ailemle yaşamadığım için bilmeleri gerekmedi. ama yazlıkta bir arada bulunduğumuz için telefon görüşmeleri falan derken kurabiyeleri yapan kuzenim dahil anne, baba, kardeş, komşular herkes bir lgbt sözlüğünde yazdığımı, bir sözlük dolusu eşcinsel arkadaşım olduğunu öğrendi. on gündür eşcinsellikle ilgili ne biliyorsam, yanlış kanıları düzeltmek için sayıp döküyorum. heterolar eşcinselleri yok saydıkları gibi onlarla ilgili sorunları, gerçekleri, olayları da konuşmaz, yok sayarlar. benim yakın çevremde bu konu hiç bu kadar açık seçik konuşulmamıştı. yığınla önyargının yanı sıra "aslında özel hayatları onları ilgilendirir." gibi sonuçlara da varıyorlar arada bir. ama hala eşcinselliğin ahlaki bir çöküntünün sonucu olduğunu düşünmeden de edemiyorlar. eşcinsel arkadaşlarım olmasına bir itirazları yokmuş, ama çocuklarından biri eşcinsel olsa ne tepkiler vereceklerini de az çok sezdim bu süreçte. sözlüğe katılmadan önce sizin dünyanızla, sorunlarınızla, mutsuzluklarınızla ilgili çok az fikrim vardı. sözlüğe katıldıktan sonra sizi daha iyi tanıdığımı ve anlamaya başladığımı sanıyordum, meğer hiçbir şey anlamamışım. birebir yaşamadan, o tepkileri, koşullanmaları görmeden insan kavrayamıyor hiçbir şeyi. kimsenin hayatı ve bedeni yalnız kendine ait değil bu toplumda tamam, ama hiç kimsenin hayatına ve bedenine de eşcinsellerde olduğu kadar müdahale edilmiyormuş, bir şeyleri değiştirmek ya da kabul ettirmek için buzdan ve ateşten bir duvara çarpa çarpa amansız bir mücadeleye girmek gerekiyormuş. gördüm, anladım, çok üzüldüm! işiniz ne kadar zor, şimdi daha iyi anlıyorum.
sözlüğe dahil olduğumdan beri uyku haram oldu. sabah altıda kalkıp yedi olmadan evden çıkmam lazım. gözümden uyku akıyor ama "şunu da okuyayım, bunu da okuyayım" derken uyku kaçıyor. yarın yine zombi gibi gezerim ortalıkta. bir hafta rapor alıp bütün başlıkları okuyup öyle mi devam etsem hayata?
kafası kesilmiş tavuk gibi ne tarafa gideceğini bilememek, bazen kendi kendine konuşuyor gibi hissetmek, bazen kenarda durup oynayanları uzaktan izleyen pısırık bir çocuk gibi oyuna girmeye cesaret edememek, bazen de "bu kadar hesapsız insanı nerede bulacaksın, güzel güzel takıl işte!" biçiminde kendi kendine gaz vermektir.
acınası olduklarına inananlara inat hayata 5-0 yenik başlamış gibi görünseler de kendilerini yeniden var etme becerisine sahip bir kadına dönüşebilme gücü olan kızlardır.
lgbt blok'u, kaosgl'yi, cinsel ayrımcılıkla mücadele lobisi'ni takip eden, her türlü ayrımcılığa karşı biri olarak, lgbt bireylere destek olmak için kayıt oldum. burada eşcisellerin sözlük aracılığıyla kamuoyunun dikkatini çekerek insanlara seslerini duyuracaklarını sanıyordum ama gördüm ki çok az yazarın böyle bir amacı ve çabası var. sıcak ve içten arkadaşlarım, dostlarım var şimdi burada. evim gibi seviyor ve benimsiyorum. ancak son günlerde sıkça şikayet edilen antidemokratik uygulamalar burada bulunma nedenimi çok sert sorgulatıyor bana.
bu kadarı bardağı taşırır denecek bir haksızlığa maruz kalmıştır.fikir intihali'nin benim bilmediğim bir zararı mı dokundu sözlüğe, yoksa sırf sözlükle ilgili düşüncelerini özgürce paylaştığı için mi kapı dışarı edildi? sözlükte var olabilmek için hep sansürlü ve kontrollü mü konuşacağız? o zaman mecranın düşünce özgürlüğü nerede kaldı? çok bilinmeyenli, acil olarak cevaplanması gereken bir durum!
burada katliamdan ve tehcirden canı yanmamış insanlar olarak acısını yüreğimizde pek duyamayacağımız yıldönümüdür. siz şimdi gidin doğu ve güneydoğu'da asimile edilen, kürt ve türk ailelerce evlat edinilmiş, müslüman gibi yetiştirilmiş, ama asıl kimliğini 30'undan sonra öğrenmiş arada derede kalan insanlara sorun. ermeni olduğu için müslümanlarca dışlanan, asimile edildiği için kendi halkı tarafından sevilmeyen insanlara sorun. eğer yalnız 98 yıl önce insanların hayatları ellerinden alındı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. sadece diyarbakır'da hayatı elinden alınan onlarca insan var. o insanlar bilir soykırımın acısını. bizimki hariçten gazel okumak!
bir tür göz dönmesi, kontrolünü kaybetme durumuna girip sonra da "valla kötü bir niyetim yok!" ayaklarına yatarak akşam akşam gözümden yaş getirmiş dayıdır. kestirdi birini gözüne, çocuk ne yaptıysa elinden kurtulamadı, sonunda trenden çıkmak zorunda kaldı.