hunkalunka

Durum: 796 - 0 - 0 - 0 - 04.11.2016 16:55

Puan: 12388 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

16 yıl önce kayıt oldu.
2.Nesil Yazar.

modka mi ma mov
  • /
  • 40

tubi

adını senelerdir duyduğum, yeni tanisabildigim hemşerim yazarcan. cok içten, cok samimi, kafasında ne varda söylemekten hic cekinmiyor olmasi da ayri bir güzel. tekrar tekrar görüşürüz umarım.

patates puresi

sarmal sarmal böreklerini ikişer üçer götürdüğümüz yine de yetmemiş az daha yapaydın ya dediğimiz yazardır. "hadi benim ilk ada zirvem ama senin bak kaçıncı oldu diye sormazlar mı adama. seni küçük patates "diye diye eleştiri oklarımı fırlatmaktan çekinmediğim bir orada bir burada her yerde olan yazar. benim dışımda da gelen sağlı sollu madiliklere de bir leydi edasıyla karşılık verip takdir toplamıştır.

astral

zirveye yemeğin ustune gelmesi, kaynanası seviyormuş deyiminden faydalanmasına engel olmadı, aksine biz doyduğumuz halde tekrar tekrar sımsıkı sarılmış zeytinyağlılarını götürürken bizi şanslı hissettirmiştir. ufak moral bozuklukları kocaman gülümsemesini ve attığı shade'leri* engelleyememistir. feribot saatlerine ve pazartesi mesaisine beraber sövdürtmüş olsa da yıllardır iletişimi koparmamış olduğumuzdan pek de sıkıntı yaratmamıştır. *

futurelavirs

bu yazarın cevval ve fettan bakışlarından ici titremeyen yoktur heralde. gerek zirvede gerek zirve sonrası hem muhabbet hem giybet hem de güzel kızkardeşi ile merak ettiğim pek cok konuya ışık tutmaları, onları tekrar tekrar görme isteğimi perçinlemiştir. yüzmeye giderken giydiği mini şortu ile de ahşap görünümlü şekilli bacaklarını teshir etmekten asla geri kalmamıştır.

max blum

ha açıldı ha açılacak boy tişörtü ile sergilediği göbek frikiklerine arada bir "ehh yeter bea" tavrı ile komple göbeğini açarak gözleri üstünden ayırmayan bir star o. pokemon güncellemelerine biraz ara vererek bizleri buz gibi biraladığı için fazladan takdiri de illa ki hakediyor. beslenme tercihlerim üzerinden bana saldırması, yıllardır alışık olduğum argümanlarla geldiginden yetersiz kalmıştır. her zirvede olsun, her zirveye gelsin o.

smellycat

aylar sonra guzel yüzünü tekrar görmenin mutluluk verdiği, ben ve max blum ile birlikte pokemon kardeşliği ile vapurda bile benden cok pokemon bulmuş dünya tatlısı bir yazar o. siyahlara bürünmüş olmasından midir bilmem ama modundaki hafif düşüklük gözlerden kaçmamıştır. savunmasız bir anında elimin altında olması sebebiyle kendisini bir miktar yoğurmam* sonucu biraz daha rahatladığını görmek beni daha cok mutlu etmiştir. ne zaman isterse parmaklarım hizmete hazırdır.

faredir fare

daha zirve gününe kadar kendisini yeni tanışacağım bir yazar zannederken gerçeği sonradan öğrenip tek kaş kaldırdığım, yiyip yiyip kilo almamasını acayip kıskandığım güzel yazar. türkçe yi sonradan öğrenmiş olan bir yazardan** daha fazla kürtçe bilgisi ile diğer yazarları da benim gibi etkilemiştir kendileri.

xalo

zirvede tanıştığım nazik beylerden biri de bu yazar oldu. sessiz ama gözlemci yapisi da gözlerden kaçmadı tabi. faredir fare ile geldiği gibi faredir fare ile erkenden dönmüştür.

muahhhh

sadece ciwan in fotoğraflarından bildiğim, yeni tanıştığım boylu poslu, heybetli ve gülerken gözleri kaybolan linguistic yazarcan. iyi ki gelmiştir iyi ki tanışılmıştır.

armut

gelemedi galiba diye üzülüyorken kocaman gülümsemesini görmek ilaç gibi gelmiştir. bu yazarın enerjisi o kadar muazzam ki bir anda modunuzu yükseltip sıkıntılarınızı rahatlatabilecek on kaplan gücünde. fotoğraflarından ilk günlerine kadar bildiğimiz bebekleri ise maşalla kocaman oldular, büyük oğlan ele avuca sığmıyor, ufakliksa gölge bulduğu yere sığınıyor, annesine sarılınca ikisi de kıskanıyor*. modum yerin dibindeyken desteğini hiç esirgememiş bu yazar, adada da iki taş bi baş yine bana güç vermiştir. kıymetlidir

ciwan

aylar sonra tekrar görüşmemize rağmen sanki gecen hafta görüşmüş gibi hissettiğim, türkçe yi sonradan öğrenmiş ve mezhepsiz olduğunu ısrarla belirtmekten geri durmayan beyaz kürt. gerek yol boyu gerekse adada o gözlüklerin üstünden attığı bakışlarla beni benden almıştır. zor günlerimde, kötü günlerimde desteğini hic bırakmayıp yanimda olan, yalnız bırakmayan yazar. ne kadar yorgun ve nöbetten çıkmış gelmiş olsa da asla çaktırmadan eğlenip hiçbir zaman bu yorgunluk bahanesi altına saklanmadı. yetmedi ama bu daha uzun uzun muhabbetler etmemiz gerekiyor en kısa zamanda.

naringergedan

bana ozel şarkılar çalabilen mor radyosunu* zaten bu kadar beğeniyorken inci detaylı şapkasıyla gerçekten göz doldurmuş yazardır. hepimizin zirve boyunca eksikliğini hissettiği dj gorevini de hakkıyla yerine getirmiş, bizleri müziksiz bırakmamıştır. zaten sayılı zirvelere katiliyorken, bu zirvede de kendisini görmek mutluluk verici.

ayı sözlük üçüncü heybeliada zirvesi

görünüşe gore bol eğlenceli, bol kahkahalı, doğayla iç içe ve yazarların harcadığından çok kalori alacağı bir zirve olacak. tabi hunkalunka yine bir cehennemin dibinde belki en fazla telefonla bağlanan ismini vermek istemeyen ve televizyonunun sesini kısmayan katılımcı olarak gözlemleyecek gibi.

majortom

"ashes to ashes, funk to funky
we know major tom is a junkie"

e hoşgelmiş

karpuzsever

üstünden yıllar geçmesine ismin üstüne yapışmasına rağmen, karpuz diye hitap edilmesinden hoşlanmaz kendileri. *

stranger things

--- spoiler ---

silent hill denmiş lakin bildiğin elfen lied çıkan dizi. şiddetle burnumuzu kanatıyoruz *

--- spoiler ---

stranger things

yeni başladığım, başladığım gibi sevdiğim netflix in fantastik ve dönem dizisi.
--- spoiler ---

müzik secimlerini de oldukça başarılı buldum. henuz sadece ilk bölümü izledim lakin görür görmez +10 sempati puanı beslediğim benny karakterinin başına gelenler, arkada psychedelic dönemin en parlayanlarından jefferson airplane - white rabbit ile o kadar etkileyici bir hal alıyordu ki...

ayrıca sheriff hopper da da vahşi amerikan polisi çekiciliği de izlerken keyiflendiriyor.

--- spoiler ---

gece güneş gözlüğü takmak

maral

en güzel hikayem

  • /
  • 40
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 796

rupaul's drag race

izleyici kitlesi üzerindeki etkisini açıkça ifade eden görsel:

anna williams

bitch slap uzmanı, soğuk uyku * teknolojisi sayesinde sarışın bacısı ile beraber yıllara sımsıkı dipdiri meydan okumuş, bir donem heihachi mishima nin gayrimeşru oğlu lee chaolan ile yakınlaşmış, kaltakligin getirisiyle göster kaç, acil kapan yaparak yakıp kavurmuş taş tekken hatunu. yürekleri hoplatan kalça hareketleri ve ic giciklayici kahkahasının yanında ablası tarafından sıkça çıplaklığı vurgulayacak utanç verici madiliklere maruz kalsa da derin yırtmacin ve stilettolarin hakkını itina ile veren femme fatale karakter. (u: ve elbette ki favori karakterim olur kendileri)

özlenen ayı sözlük yazarları

içinden bok çıkan bir deliği yalamak

unutulan bir detayı da hatırlatmak isterim. bilmeyenler bilenlere anlatmalı.

(bkz: böğürtlenli arko nem )

ayı sözlük itiraf

dayak yemekten korkuyorum ama; ben sezen aksu yu hiç sevmiyorum, şarkılarından da hiç keyif almıyorum.**

insanlar gerçek hayatta gay hesaplarındaki gibi davransaydı



jack'd adlı gay dating uygulamasının hazırladığı, genel geçer kullanıcı stereotiplerinin örneklendiği viral reklam videosudur. videodaki herkesi tüm uygulamalarda ve profil sitelerinde görmüşlüğümüz vardır.

seni seviyorum

benim de en kolay kandığım cümle... halbuki bok mu var? yok işte!

tanım: asrın en kafa karıştıran cümlesi. inansan bir dert, inanmasan başka.

heavy metal

ismini steppenwolf un born to be wild adlı 68 yapımı şarkısının sözlerinden aldığı düşünülen müzik türü. bir başka yorum ise ilk icracılarının * çalıştıkları sanayi kolundan ismini aldığıdır.

çoğu zaman nasıl ortaya çıktığı tartışma konusu olsa da, bu müzik türünü sözleri ve müzikleri ile ilk ortaya çıkaran grup ve albüm, black sabbath ve aynı adı taşıyan ilk albümleridir.*

bundan önce de parlak elektro gitarlar, sert müzikler yapılmış olsa da sözlerinde heavy metal bulguları olamamıştır. *

yoğun gitar ve davul kullanımı da bu türün ayrı bir özelliğidir. ayrıca günümüzde var olan bütün metal altbaşlıklarının temelinde yatar. ingiliz alt sınıf sanayi işçilerinin bulma hikayesi de ilginçtir. tony iommi, ozzy osbourne, geezer butler ve bill wardın kiraladıkları sinema salonunda çalarken geezer* ın "insanlar korku filmlerine korkmak için bu kadar para ödüyorlar, neden biz de onları korkutacak bir müzik yapmayalım?" düşüncesi ile başlar ve black sabbath şarkısının tüyleri ürperten meşhur riffi ortaya çıkar.*

ingilizlerin arasında yayılan ve 70lerin ortalarında daha da güçlenen akım, amerikada yapılan turneler ile amerikan müzik piyasasını british invasiondan sonra tekrar etkiler. sürekli yenilik arayan ingiliz gençliğinin dünyaya bıraktığı bu miras, günümüzdeki onlarca metal alt türünün ortaya çıkmasına sebep olur.

80lere gelindiğinde punk, progressive, ve glam rock* etkisi ile zayıflamaya başladığında, yeni bir soluk getirilir. amerikada cinsel ayrımcılık ve holywood ışıltısını birleştiren glam metal, ingiltere sularında ise nwobhm* furyası başlar. nwobhm gruplarının sert yapısından ve kabarık saç, makyaj ve taytlardan hoşlanmayan bir kesim amerikan tarafından daha sert vokallerle trash metal filizlenir.

aileler tarafından gençleri kötü etkileyen ve şeytana tapmasına sebebiyet verdiği düşünüldüğünden pek çok darbe yemiş olan heavy metal, hala ölmemiş, öldürülememiştir.

sarılmak

en sevdiğim şeylerden biri. tüm sıkıntılarınızı saniyeler için de olsa yok edecek bir eylem. hatta çok darda kaldığım, kimsesiz olduğum zamanlarda şöyle bir site var, birkaç dakikamı ayırıp yüzümde şapşal bir gülümseme ile hayatıma devam ediyorum.

link: http://thenicestplaceontheinter.net/

skyfall

olmuş bu dediğim yeni bond şarkısı. shirley bassey'in yokluğunu aratmayacak kadar olmasa da bond havasını hissettiren hoş bir çalışma.

skype replikleri

1.85 boyunda baby face 65 kilo kuru götlü erkek

kim müzik olmak isteseydiniz hangi müzik olurdunuz

oldu teşekkürler'den yine bir bomba daha, e malum anket başlıkları revaçta, piyasanın talep ettiğine oynayalım düşüncesi ile fikrime zuhur eden başlık.

başlığın geçtiği videoyu merak edenlere:

edit*: başlıkta bilinçli anlatım bozukluğu kullanılmıştır

yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum

yapmadığın icin pişmanlık duymak daha cok koyuyor. ondandır ki bu kadar tü kaka insanlar değillerdir. yaptıklarının sorumluluğunu almış, varsa ceremesini de paşa paşa cekmis insanlardır. pişmanlık duyup sikayetlenmenin geçmişi değiştiremeyeceğini bilirler.