sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

şero

kaynak:
rohg

"seçim kampanyasını başlatıyoruz" şeklindeki tweet'iyle chp - akp arasındaki koalisyon görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığına işaret eden kedi.*

twitter: http://twitter.com/SeroChp

şero - resim:

tokyo story

uno

italyanca'da, latin kökenli çoğu dilde bir (1).

patlıcan yangınları

(bkz:#250258)'de değindiğim patlıcan bahsine, ilintili ama apayrı bir konu olduğundan, patlıcan yangınları başlığından devam ediyorum:
patlıcan (badulcan veya badılcan) sebzesinin osmanlı imparatorluğu sınırlarına girmesiyle, bir süre sonra kullanımı yaygınlaştı. aslında 9. yy.'dan itibaren türk ve arap coğrafyasında, hindistan kökenli ve iran üzerinden bölgeye yayılan bu sebze biliniyordu ve yemeklerde kullanılıyordu... yine de osmanlı'da yaygınlaşması 16.-17. yy.'ları bulmuştur. özellikle yaz aylarında kızartması sıkça yapılır oldu. patlıcanların közlenmesiyle uçuşan kıvılcımlardan veya kızartıldığı tavanın ateşte unutulması yüzünden, bilhassa istanbul'da sıkça yangınlar çıkmaya başladı. zaten ahşap evlerin çoğunlukta olduğu bir yapılanmaya sahip istanbul'da, bu veya benzeri sebeplerden çıkan yangınlara, halk arasında patlıcan yangınları dendi. ahşap, bitişik nizamdaki evler, daracık sokaklar nedeniyle, çabucak yangınlar çıkar ve büyüyüp yayılırdı.
hatta zaman zaman patlıcan ve kızartma yapmak şehirde yangına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yasak edilmiştir.
böyle yangınlarda, tulumbacılar tarafından müdahele edilmesine fırsat kalmadan, koca koca mahalleler, semtler kül oluverirdi. cumhuriyet'in ilk yıllarına, hatta 1950'lere, 1960'lara dek ahşap yapıların yaygınlığı, halkın türettiği patlıcan yangınları kavramının yaşamasına neden oldu. günümüzdeyse, şükür, yitti gitti bu kavram.

ek: kavramın avrupalılar tarafından istanbul'da çıkan yangınları tanımlamak için oryantalist bakış açısıyla uydurulduğuna değinen kaynaklar varsa da, işin aslı halkın bu kavramı kendisinin bulup, türetip kullanmaya başladığıdır. avrupa'dan bize değil, bizden avrupa'ya giden bir isimlendirmedir.

patlıcan

mahmut şefik nil

nkg

--- spoiler ---
kaos gl’nin kurucularından mahmut şefik nil aramızdan ayrıldı.
------
kaos gl derneğinin özellikle ruh sağlığı alanında yaptığı çalışmalara yön veren, farklı alanlarda uzmanların sırf “eşcinsel” olarak algılanırım kaygısı ve korkusuyla lgbt hareketle dayanışmaktan, yoldaşlık yapmaktan imtina ettiği zorlu dönemlerde bile uzmanlığıyla, yoldaşlığıyla her daim yanı başımızda olduğunu bildiğimiz bir yol arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.

homofobi karşıtı ruh sağlığı girişiminin kurucularından olan psikolog mahmut şefik nil, kaos gl yerel muhabirlerine yönelik eğitimlerine eğitmen olarak katıldı ve kaos gl’nin ruh sağlığı uzmanlarına, rehber öğretmenlere, eğitimcilere, lgbt aktivistlerine danışmanlık yaptı. kaos gl’nin lgbti’lere yönelik verdiği danışmanlık faaliyetlerinin geliştirilmesine, yoksul lgbti’lere yönelik ücretsiz danışmanlık hizmetleri verilmesine kadar birçok alanda kaos gl’nin politika ve çalışmalarına emeği geçti.

lgbt toplumunun ve hareketimizin başı sağ olsun!

cenaze merasimi yarın (14 ağustos, cuma) ankara’da öğle namazından sonra yapılacak.

kaos gl derneği

1967 ankara doğumlu olan mahmut şefik nil, 1992 yılında ankara üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi psikoloji bölümü'nden mezun oldu. mezuniyetinin ardından özel anaokullarında sınıf öğretmenliği ve danışmanlık yaptı.

1998 yılında özel okullarda rehberlik servisinde çalışırken part time olarak özel klinik ve hastanelerde psikolog olarak çalışmalarına devam etti.

2001 yılında epios psikoterapi merkezi'nde çalışmaya başladı.

psikolog mahmut şefik nil, alanı ile ilgili televizyon programlarına katıldı, çeşitli makaleler ve yayımlanmış bir kitap yazdı.
--- spoiler ---

uzmantv'de hakkında biyografisiyle ilgili yazılanlar:

--- spoiler ---
mahmut şefik nil; psikolog, danışman, editör, yazar.

1967 ankara doğumlu olan mahmut şefik nil, 1992 yılında ankara üniversitesi dil ve tarih coğrafya fakültesi psikoloji bölümü'nden yaratıcılık konulu tezi ile mezun oldu. mezuniyetinin ardından özel anaokullarında sınıf öğretmenliği ve danışmanlık yaptı.

1998 yılında özel okullarda rehberlik servisinde çalışırken part time olarak özel klinik ve hastanelerde psikolog olarak çalışmalarına devam etti.

özel bjk ilköğretim okulu rehberlik servisi koordinatörlüğü görevine devam ederken "yaşama dair" adlı rehberlik dergisinin editörlüğünü sürdürdü. 2001 yılında epios psikoterapi merkezi'nde çalışmaya başladı.

2002 yılında aile terapisi eğitimini tamamlayan mahmut şefik nil, alanı ile ilgili televizyon programlarına katıldı, çeşitli makaleler ve yayımlanmış bir kitap yazdı.
--- spoiler ---

ilgili sitede çokça videosu bulunmaktadır.*

a dangerous method

boğaziçi üniversitesi

bu başlıkta (bkz:#249138)'de ve daha evvel de theodorus hall başlığında (bkz:#249075)'te bahsedilen olayın fail(ler)i yakalanmış:

http://www.milliyet.com.tr/kiz-yurduna-g...

--- spoiler ---
kız yurduna giren jiletli saldırgan yakalandı
boğaziçi üniversitesi kız yurduna giren ve bir öğrenciyi yaralayan saldırgan yasin p. (25) ve beraberindeki iki kişi sarıyer’de yakalandı.
-----
iha

edinilen bilgilere göre, olay, 8 ağustos’ta boğaziçi üniversitesi’nin kız yurdunda yaşandı. alkollü olduğu öğrenilen yasin p., kardeşi şeref p ve barış a. ile birlikte yurt binasının önüne geldi. yangın merdivenini kullanarak 5. kata çıkan yasin p., buradan da kızların yatakhanelerinin bulunduğu bölüme geçti. odalardan birine girerek içerideki kız öğrenciye tecavüz etmeye çalışan yasin p, boğuşma sırasında genç kızı yanında bulunan jiletle yaralandı. bağrışlar üzerine odaya giren diğer kızlar, yasin p.’yi durdurmaya çalıştı. özel güvenlik görevlilerinin de yurda gelmesiyle dışarı kaçan yasin p. burada kendisini bekleyen şeref p. ve barış a. ile birlikte olay yerinden uzaklaştı.
olayı soruşturan istanbul emniyet müdürlüğü asayiş şube ekipleri güvenlik kameralarını inceleyerek zanlıların kimliklerini belirledi. yapılan çalışmada yasin p., kardeşi ve yaşı 18’den küçük olduğu öğrenilen barış a., gözaltına alındı. ifadeleri alınan zanlıları, adliyeye sevk edildi.
--- spoiler ---

alttaki yazara soracaklarım var

çocukluğumda bunu yapabildiğim için şanslı çocuklardandım. kentli bir apartman çocuğuydum ama yazları seyahatlere çıkan ebeveynlerim, o zamanlar kent sınırları dışında sayılabilecek bir yerde ikamet eden dedemlere beni bırakırdı haftalarca. işte o sıralarda, ilkbahar, yaz sabahları güneşle uyanıp kırlara çıkabilme zevkini tatmışlığım vardır!

alttaki yazara sorum: dünyanın ve insanlığın gidişatını* nasıl görüyorsun?

prendimi l'anima

sabina spielrein ile carl gustav jung'un aşkını ve s.spielren'in hayatını konu alan 2002 yapımı film. yönetmeni italyan olan film, bir italyan-fransız-ingiliz ortak yapımıdır. orijinal dili ingilizce'dir. italyanca bir sürümü de bulunmaktadır. "tumbalalaika" adlı, filmde geçen bir şarkı dikkat çekmektedir.

imdb: http://www.imdb.com/title/tt0349995/

(bkz: sabina spielrein)

ayı sözlük yazarlarının ani ereksiyon hallerini bastırma şekilleri

a) tercihan renkli yazıcıda bastırıyorum. siyah/beyaz yazıcıda iyi çıkmıyor.*

b) ani ereksiyon halim olunca, kendi kendimi ihbar ediyorum; gelen yetkillere, kendi kendimi bastırmış olduğumdan ereksiyon hali de geçiyor.*

c) cendere... ( (bkz:#250322) )

ben yerine biz demek

kendinden sürekli olarak birinci çoğul şahıs* olarak bahsetmek, şizofreni belirtisi olabilmektedir.

altın

"altın kirlenmiş, üstün temiz." cümlesindeki gibi, alt belirten sözcüktür altın. kimin altı? senin altın!*

altın, çamura da düşse altındır. binlerce yıllık yatırım, daha doğrusu tasarrufları koruma aracıdır. bugün düşer, yarın çıkar; bu, önemsizdir. elbette kastettiğim fiziki altın. kaydi altınlar, sistem güvencesi altındadır. peki ama ya sistem çökerse? kaydi altınların gerçek güvencesi yoktur. fiziki altın, her daim gerçek altındır. sertifikalı külçe ve gram altın, sahte olmadığına emin olunan cumhuriyet, reşad, hamid gibi altınlar, tasarrufların korunma aracı olabilirler.
işçilikten kaybeden ve ayar sorunları olan bilezik ve benzeri takı altınları ise birer külfettir sahibinin sırtında.

gelmezsen arkadaşına tecavüz ederim

tarama yapınca bende ilk çıkan habere bağlantı: http://www.haberturk.com/gundem/haber/11...

--- spoiler ---

boşandığı k.b.’nin evini tabancayla basan b.b., eski eşini evde bulamayınca ev arkadaşı y.i.’ye silah zoruyla tecavüz etti. b.b., bu sırada eski eşini telefonla arayarak “ev arkadaşına tecavüz ediyorum, gelmezsen devam ederim” dedi. tutuklanan b.b., hiçbir şey hatırlamadığını söyledi

--- spoiler ---

hayat

acısını yaşamak yerine sürekli ondan kaçan insan

pislikleri halının altına süpürerek onlardan kurtulduğunu sanan birisidir " acısını yaşamak yerine sürekli ondan kaçan insan".
oysa pislikler halının altında durmaktadır. bastırılmış acılar, düdüğü tıkanmış düdüklü tencere gibidir. patlar.

kent fm

türkiye'nin ilk özel radyosudur. zamanında "kaybedenler kulübü", "iyiler siyah giyer" gibi programlarıyla dikkat çekmiştir. kaliteli müzikleri ve efsane program sunucularıyla, bir zamanlar türkiye'nin ve istanbul'un en nitelikli radyo istasyonuydu.

carl gustav jung

kendisi evliyken, sabina spielrein ile aşk yaşayan psikanalist.

sabina spielrein

önceleri rusya'dan ailesi tarafından getirildiği isviçre'de carl gustav jung'un hastası olmuş, daha sonraları iyileşince jung'un yönlendirmesiyle üniversiteye kaydolup, akabinde de psikoanalist olup doktor ünvanı kazanmış bir kadındır sabina spielrein. evli olan jung ile tutkulu ve tuhaf bir aşk ilişkisi yaşamıştır.

devrim sonrası rusya'ya dönmüş ve "beyaz kreş" adında çok özel bir ana okulu açmıştır moskova'da. burada çocuklara serbestlik tanıyarak kişisel gelişimlerini hızlandırmasıyla bilinir. lenin zamanının yenilikçi ve özgürlükçü ortamında yapılan bu çalışmaları, stalin zamanında tepki çekmiş, okulu ve yazdıkları yasaklanmıştır.

1942'de sığındığı rostov'da nazi kuvvetlerince katledilmiştir. yaptığı çalışmaların kıymeti ve freud ile jung'a katkısı yeni yeni anlaşılmaktadır.

1885 - 1942 arasında yaşamış olan sabina spielrein'ın jung ile olan ilişkisinin ve yaşamının büyük kısmının konu edildiği 2002 yılından bir film vardır: prendimi l'anima / the soul keeper.
"ruh bekçisi" anlamına gelen filmin adı, türkiye'de "esir ruhlar" adıyla gösterime girmiştir. filmin adı, jung'un ruhunu sakladığına inandığı ve çocukluğundan beri taşıdığı bir taşı, saklaması, bekçisi olması için sabina'ya vermesinden gelmektedir.

sabina, çarlık rusyası'ndaki alman-yahudi kökenli ailelerden birinin kızıdır ve tam adı sabina nikolayevna spielrein'dır. soyadı almanca "adil oyun" anlamına gelmekte olup, çekilen filmde buna da gönderme yapılmaktadır.

kimi kaynaklara göre, ilk kadın psikanalisttir.

wiki :
nsen
viki :
nstr
imdb : http://www.imdb.com/title/tt0349995/

(bkz: carl gustav jung)
(bkz: sigmund freud)
(bkz: psikanaliz)

ek: a dangerous method (2011) filminde de sabina spielrein, "kısmen" işlenmiştir.

dünya solaklar günü

her yıl 13 ağustos'ta kutlanan gün.

--- spoiler---
24 yıl önce abd'de solaklar arasında dayanışmayı artırmak için “left handers day” adı ile ilk kez kutlanmaya başlayan 'dünya solaklar günü’, her yıl 13 ağustos’da kutlanmaya devam ediyor

bu yıl da 13 ağustos nedeniyle solaklar, ya da bir sevdiği solak olan insanlar facebook, instagram ve twitter’da #lefthandersday etiketi ile paylaşımlarda bulunuyor.

bu yılki 'dünya solaklar günü’ nedeniyle açıklanan son araştırmaya göre, solaklar kendilerini 'solak olduğu için’ diğer insanlara göre daha 'ayrıcalıklı’ görüyor. hatta tarihteki önemli kişiliklere bakarak kendilerine solaklığın tanrı tarafından sunulmuş bir 'süper güç’ olduğuna bile inanıyor.

gerçekten de solak insanlar nüfusun genelinde yüzde 10’luk bir azınlık iken beceri ve zekaları ile bu yüzde 10’luk oranın üzerinde bir performans gösteriyor.
--- spoiler ---

(bkz: solak)
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.