ayı sözlük itiraf
5 yıla yakındır çalıştığım işimden de işyerimden de meşhur tarih 15 temmuzdan itibaren nefret etmeye başladım. abartmıyorum bi s*kmedikleri kaldı. başka yerde çalışan arkadaşlarıma özeniyorum. yani bu darbe sadece kamuda çalışanları mı etkiledi anlamıyorum herkes diken üstünde herkes tedirgin kimse yüzde yüz kendinden emin değil her an götürülebilirmiş kaygısıyla yaşıyor.
sevdiğimiz iş arkadaşlarımız mesai saati içinde gözümüzün önünde gözaltına alınıp 2 gün gözaltında tuttuktan sonra tutuklanıyorlar. hayatımda ilk defa psikiyatrik tedavi görme ihtiyacı duyuyorum ve doktora gidemiyorum izin alamıyorum. kendimi kapana sıkışmış gibi hissediyorum. gerçek anlamda çok bunaldım sözlük.
sabah taymlaynıma simit sigaradan daha zararlı diye bi haber düştü, ağbi zaten yeniden başladım başlayacam yapmayın böyle şeyler sigara diye seni yakarım profesöööööörr
seni takdir ediyorum, sana güveniyorum ve seninle birşeyleri paylaşmaktan hoşlanıyorum, kimseye vermediğim tavizleri ve kimseye için almadığım insiyatifleri senin için tükettim, umarım beni yarı yolda bırakmaz, insanlara olan güvenimi bitirmezsin. aklımdaki tek düşünce bu işin sonunda dost mu olacağız düşman mı merakla bekliyorum. bu işin sonun beni de şekillendirecek, bundan sonraki hayatımla ne yapacağımı belirleyecek, bu sorumluluğu kimseye vermezdim ama sen istedin.
yaptığım hiçbir şey doğru şeymiş gibi gelmiyor. hayatımdan memnun değilim, hiç olmadım, olacak gibi de görünmüyorum. öte yandan geçmişe bakınca güzel şeyler bulabiliyorum, fakat o sırada fark etmiyorum bunları. geçmişe bağlı yaşamak çok yorucu gerçekten, aylarca geriden takip ediyorum hayatı. bıkmıyorum bundan ama. asla da vazgeçmiyorum. eski kafalı, basit ve çelişkili olduğumdan bu kadar iticiyim belki de.
kendimi sevmiyorum evet ya. valla sevmiyorum.
şu sınav sonucu açıklansaydı da rahatlasaydım artık kaldığımı resmen görseydim de hayatıma kaldığım yerden devam edebilme gücünü geri kazanabilseydim. böyle çok sıkıcı hiçbişey yapasım yok öyle boş boş oturuyorum lanet olsun.
hoşlandığım çocuk, sürekli kız resimleri beğenip duruyor. azmış herhalde. sinir oldum. sen görürsün, oyun yapımcısı olup kendi oyun motorumu yazdığım zaman yalvarırsın nolur sevgilim ol diye. pis.
dışarı çıkmak istiyorum ama gereksiz yere acayip bir gerginlik var üstümde. yarım saattir hala duşa giremedim.
gün günden yalnızlaşıyorum. kötü biri olduğumu düşünmüyorum ancak keşke bazı hataları yapmasaymışım diyorum. ama soran olursa gebersem de itiraf edemem, kuyruğu dik tutarımm.. ahahaha yalnızlığı ben seçiyorum kiiii derim
neden uçağın karakutusu kaza anında parçalanmıyorsa uçak o maddeden yapılmıyor, evet, günlerdir bunu düşünüyorum sözlük, ilim bilim irfan yani. bi de insanlar maymundan geldiyse neden halen maymunlar var?
**
1 (bir) saattir spotify'da yağmur ormanlarını dinliyorum. sanırım bağımlılık yaptı.
şu an whatsapp'da arkadaşlarımla smiley kullanarak kabe'yi tavaf ediyoruz ve uzun süredir bu kadar ruhani ve huzurlu hissettiğimi hatırlamıyorum. galiba ben de hristiyan olacağım.
bazen ortada hiçbir sebep yokken bir anda vazgeçiyorum. yapamadığım için değil de olmasını istemediğim için olmadığını düşünmek daha çekilebilir geliyor .doğal olarak ne olurdu acaba diye düşündüğüm çok fazla durum oluşuyor.
yeni insanlarla tanışmak istemiyorum sözlük. böyle sohbet muhabbet karşılıklı çekim falan filan oluyor ama yine de görüşmek istemiyorum. bu aya kadar böyle değildim ben yeni yeni oluyor bu durum. neden acaba? mesela tam tanışacam saçma sapan bir insan çıkacak korkusu beliriyor ve uygulamayı kaldırıyorum. ben vegan olmanın etik olmasını ama et yemenin etik olmamasını tartışmak istemiyorum kardeşim ya da ne bileyim birkaç kez görüştükten sonra müsait bir ortamda öpüşmek falan istemiyorum mıç mıç. sonuçta sen kim köpeksin ki (3 gün önce tanımadığım insan) yanımda bitip ağzımın içine salya akıtıyorsun. biriyle tanıştığımda genelde zamana ihtiyacım oluyor onu da hiçbiri vermedi şu ana kadar. geyler çok sıkıcı ve riyakar. genellememi de yaptıktan sonra ben kaçar <3
ilk itirafımı yazıyorum heyecanlıyım. queer ortamında değilim, girmek de istemiyorum fakat uzaktan da olsa beni korkutuyor. sanırım birazcık muhafazakarım (dini olarak değil) ve açık ilişki vs. pek benlik şeyler değil. o yüzden 1 yıllık ilişkimden sonra kadınlardan biraz uzak durabilirim sanırım. yoksa kahrolurum.
istanbul beyefendisi olmayı son anda kaçırmışım onu öğrendim sözlük. dedem film yıldızıymış. üsküdar'da yaşıyormuş.
düzenleme: ben doğmadan öldü.
aileme durumu acildiktan sonra belki aileme bu durumu aciklama konusunda bna yardimi dokunur diye 5 sene once psikologa gittim. en azindan tek basima ugrasmam bizimkilerle diye dusunmüstum ama adama asik oldum. evliydi. zaten hep evli olur bunlar. neyse yardim eder diye dusunmustum ama ustune ask acisinida ekledi sirtima. olsun simdi yine gitmem gerekse erkek psikolog bulurum bayan nedir ya ? o seans bitmez bayanla
yeni yeni farkediyorum kıl dönmesi sorunu yaşıyor olabilirim karpuzu yakın zamanda kesebilirler korkuyorum.
biraz önce bir ayvalık tostu bir cheeseburger bide yine burger gibi bişey yedim. bide yanında iki tane kutu kola içtim. gece gece neden böyle bir sipariş verip hepsini çizgi film izlerken hipnotize olmuş bir şekilde yedim bilmiyorum. midem çok kötü şuan. kendimi kustursam mı napsam bilemiyorum. ev arkadaşıma rezil olmaktan da çok korkuyorum. allahım çok kötü durumdayım cidden.
böyle avm, park, asansör, otobüs gibi toplumsal alanlarda öpüşen sevişen çiftlere "para veriyim de oda tutun lan ahaha" diyip kaçmak istiyorum ama yakalayıp döverler diye demiyorum.
içimde öyle bir sıkıntı var ki bu saate kadar uyuyamadım. resmen ciğerimin üstünde bir öküz oturuyor ve lütfen kötü bir şey olmasın lütfen! delirecek gibiyim şu an! of!