bir flört parçası. ilk versiyon daha bir türkü havasındayken şimdi klavye (ata akdağ) ve yoğun gitarla daha güzel hale gelmiş. tanıdık bir parça ya da film müziği gibi gelen yerleri var. ayrıca hasan ata akdağ'ın rahmetli babasıdır; bunu da ekleyelim.
merkür ve venüs mutlaka bize girer. bunlar bize girince bazı belirgin burçlar da topluca ona buna dalar. aşçı uşağa uşak bahçıvana durumları. olan hep bize oluyor.
deyince insan; dedeler, nesiller, vur kılıcı yer gök inlesin, ezelden ebede gücümüz herkes görsün türünden son dönem marşların içeriklerini akıllara getiriyor. ki çok normal; bu bilinen marş ve marşlar halkın ölmeye başlayan yurtseverlik duyguları canlansın diye sıfırdan bestelenip üzerlerine güfte yazıldı. gerçi son dönemi düşünecek olursak kimin nesini canlandaracak o da kuşkulu. belliki duşakabinoğulları türünden bir ataktan öte değilmiş. neyse ama günümüzdeki etkisini düşünecek olursak tutmuş diyebiliriz. fekat, işin gerçeği ya da nasıldı diyenler youtube'a gidip 'belgrad kuşatma müziği' diye yazıp aratıp dinleyebilir. öyle tsm korosu durumları olmadığını ve gayet sinir bozucu olduğunu görecekler. zatn amaç da bu idi. neslimiz algı yönetiminde bir numero idi ül azim.
bana kalsa iflah olmaz romantik dedikleri cinsten birisi. her anlamda romantik... eşine, işine, devlete, askeriyeye, siyasete... türkiye'den ayrıldıktan sonra yaşadıkları ve ölümünü koy bir hollywood filmine ilgi çekeceği kesin. mamafih, devlet işleri romantiklerin eline bırakılmayacak kadar jöle kıvamındadır.
üstteki girdi ile gittim videoyu izledim. şahsen stüdyo ışığı açısından beyaz tv çağ atlamış diyebilirim. tebrikler beyaz tv! pastel insan yaratabilmişsiniz. ayrıca evet lerzan mutlu yukarıda dedikleri gibidir.
bir müzik dehası olan tanburi cemil, istanbul'da doğdu ve erken yaşta göçtü gitti. döneminin yaylı ve telli çalgılarına hakimdi. özellikle yaylı tanbur onun icadıdır derler ve bu çalgı ile icra ettiği eserler pek meşhurdur. şimdilerde kalan müzik tarafından külliyatı yayınlandı. youtube'da filan külliyata ulaşmak mümkün. neyse bunu okuduysanız tekrar göte sike dönebilirsiniz. tanbur manbur neyinize mınaki.
küçük bir not: tanbur ya da tambur arasında ciddi ihtilaf var. tanbur yazan da mevcut tambur yazan da...
1. körfez savaşı sırasında saddam'a yaptığımız muameleyi hatırlıyorum. boğaz'da balonlara atış yaptıran havalı tüfekçiler bile saddam'ı hedef olarak koyuyolardı. eh sonrasında arap baharı ve ve liderlerinin hazin sonları ortada. hele hele kaddafi reisin sonu hazin ötesi. dünya liderliğinden nerelere geldik yüce rabbim!
trt'de yayınlanan bir dizi. tabi insan cem karaca şarkısı vs derken ulan acaba güzel bir dönem dizisi mi diyor... bir çemberimde gül oya beklentisi oluşmuyor değil hani... neyse ben izlemedim zaten. benim kaynımgil izlemiş. kendisi malın önde gidenidir. o bile solculara pis geçiriyorlar, saçmalamışlar filan dedi. daha başka da saçmalıklar anlattı. tahammül edememiş iddaa programını izlemiş vs. ya ne olacağıdı yapraam! trt sana gül bahçesi mi vaad etmişti?
pembe galatasaray forması için 'her sene bir orospu rengi var' demişti ki şu sıralar pembe coştu. hangileri orospu rengi hangileri değil söylese de millet ona göre giyinse.
gece gece neden aklıma geldiyse. şener şen dönmedolap filminde ayşen gruda'ya söylüyordu bunu.vur hadi vur ama filanca sırdaş hesap'ta daha fazla para var gibisinden. ortak hesap demenin o dönemki tanımıydı sanırım.
ayvalık'ta geçen filmin başrollerinde kadir inanır ve hümeyra yer almakta. yönetmen ömer kavur. müzikleri ise cahit berkay'a ait. konusunu filan anlatacak değilim. film güzeldir. kadir inanır'ın (fuat) hümeyra (aysel) ile son buluşmadaki sözleri hayatımızın özetidir: mutluluk yanımızdan gelip geçti...
medya tamlamalarının en sevdiklerimden. filanca geceye katılanlar şıklık yarışına girdi derler; arkdan görüntüler gelir ya da 70'lik amca ve teyzeleri gazetelerde okursunuz. şöyle sanayi sitesinde egsozcular şıklık yarışına girdi hiç yok. olmaz da olsaydı yani.
şaka maka ülkemizin uyuşturucu konusunda transit ülke olmaktan çıkıp hedef ülke olmaya evrildigi, binbir türlü uyuşturucu ve uyarıcı maddenin heryerde kol gezdiği bu zamanda farmakoloji bilen biri lazım.
tr de var mıdır bilmem ama bu maddeleri test eden turnusol kagidi gibi bir seyler ureten girisimciler mevcut kimyasal maddeler o kadar etkili ki sadece dokunmak yahut solumak bile öldürmeye yetiyor. evlerden ırak
sözlükte yıllardır tek entry girmeyenler buraya bir sürü kusmuşlar. siz bi yok olsanız daha mı iyi, zaten varlığınızdan bir fayda yok. siz yazın benim vaktim bol, sike sike silerim.
bunun üzerine çok düşündüm. geleneksel ikili cinsiyet sistemine ait değilim. ve bu benim için sorun değil.
keşke ailem ve bu ülke için de aynı şey söz konusu olsa.
burada pek çok kez saçmaladım. bana katlandınız. teşekkürler.
ancak bu konuda samimiyim. cinselliğim her geçen gün değişiyor.
ve bazen buna yetişmekte zorlanıyorum.
şunu farkettim. ben artık erkek olarak tanımlanmak arzusu taşımıyorum. şimdilik dolaptayım. ama bir gün umarım bu dolaptan çıkarım.
sözün özü, beni anlayacağınızı umuyorum. anlayışınız için hepinize teşekkürler.
ben bugun deneyimledim. yukaridaki yazarin dediği gibi, tost bastik. bence cok güzeldi... keçapli ve rus salatali.
tostumu yedim bekliyorum.
tabiiki de seni.
tostumu yedim bekliyorum.
tabikii de seni...
ay faşist actual yine faşistliğine devam ediyor. esad bum bum gitti ama bu insanların evleri yıkıldı nereye gidecek hiç düşünmedin tabi demi bahçeşehir’deki dublexinden klavye faşistliği yapmak kolay geliyor.
korhan futacı ve kara orkestra'ya yasemin mori eşlik ediyor. seviyorum bu parçayı lakin babayı diyorum. aslında parça da size babayı diyor. kısmet diyoruz. yine buluşuruz.
yine buluşuruz günler geçer
aldıklarımız yeter
yine karmaşık geceler bekler beni
bekler bekler yine varoluş
dimdik yokuş yıldızlar ağlıyor kıyılar boyunca
dalgalarla avunuruz sığmıyor aklıma
çekip alsam seni ıssız rüyalarıma
günlerim sensiz düne düşüyor
yine buluşuruz yine amansız
kor ateşler cepheler bekler
zırhını parlatıyor zaman
delip geçmemi bekler
simsiyah atlar çekiyor arabamı
sapsarı ayçiçek tarlaları mızraklar deliyor
okyanus burada bitiyor
bir zaman sonra not: buluşamazsınız. geçin o işi!
çok zaman sonra: ulan acaba o buluşmayı beklediğiniz bir başkası mı? hadi bakalım.
malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.
ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!
eskiden hafta sonlarında liselerin ortaokulların kursları vardı. cüzi miktarda ücrete ya da durumu olmayanlara ücretsiz verilirdi bu kurslar.
bendeniz de bu kurslara gitmiştim. o kursların birinde, matematik dersinde başımıza hoş olmayan bir şey geldi. hafta sonu çalışmaktan hoşlanmayan, dolayısıyla hafta sonu tatili yenen matematik hocamız garip bir uygulamaya imza atmıştı. kurs sırasında hoşlanmadığı ya da soruları bilemeyen öğrenci oldu mu defterini çıkarır sözlü notunu basardı.
hafta içi yetmiyormuş gibi bir de hafta sonu eksi notları almaya başlamıştık. bir iki şikayet ile hocamız bu uygulamadan vazgeçti. vazgeçti ama defterine geçtiği notlar aynen kaldı ve dönem sonu notlarımızı etkiledi.
ayı sözlük'te de duyduğumuz kadarıyla burasıyla alakasız bir ortamda yapılan muhabbetler yazarların uçurulmasına, banlanmasına sebebiyet vermekte. çok zor bir dönemden geçtiğimiz aşikar. bu yazar yoğunluğunun yarın öbür gün biteceği sözlüğün bekleme salonunda yeller eseceği günler yakın. şu kısa dönemde kişisel buhran ile yazar banlamak çocukçadır. ayrıca tüm bu olanlara rağmen böyle yerlere fazlaca anlam yüklemek de bana göre çocukluğun dik alasıdır. tarafsızlığımızı bir kez daha sorgulamaya davet etmekle beraber canları sıkılan yazarlarımıza her zaman bir yolun olduğu, yeni bir yolun açılacağını da hatırlatmak isterim. saygılar.
bir entry'de anne olurken diğerinde baba olabiliyor. mutlaka 2 çocuğu var. şimdilik gay gibi göründüğü ve 18 cm alete sahip olduğu da söylenebilir. allah şifa versin. az pide bol su.
2 mart 2016 itibariyle (kıvılcım 1 mart 2016'da atılmıştır aslında) atışmaya başlayan ikili, eğitim sistemi üzerinden ilerliyor şimdilik.
araya troll ve trollük kavramları sokuşturularak kavga çeşitlendiriliyor. miacaba green apple'ı sığ ve gerici olmak ile suçluyor ve özelde atıştıklarını alenen ortaya dökmekle itham ediyor. (modlar göreve de dedi)
green apple'ın karşı atakları beklenmekte.
editler editi: green apple dün kendisine salvo yapmış zaten nickaltından. atanamayan öğretmenlerden kadrolu öğretmenlere kadar geniş bir yelpazee çakmalar olmuş. samimiyetsizlikle miacaba suçlanmış ve aman derdinizi filan anlatmayın oradan size çakar denmiş.
miacaba editi: miacaba tdk şubesi gibi çalışıyor. sağlı sollu noktalı virgüllü yapıştırıyor. güzel türkçemiz mahvolmasın diyor (yazar burada acaba mahfolmasın mı diye de düşünüyor)
sözlük yeniden açıldıktan sonra yazan çok az kişi var. belki de yazma motivasyonunu bulamıyorlar bilemiyorum.
ask olsn'u tanımam etmem. fakat gözüme çarptı seri eksilenmiş. ne bok yedi diye baktım. bir halt yediği de yok. fikir belirtmiş ki bu arkadaş 8 senedir hemen hemen aynı şeyleri yazıyor.
mütedeyyin biri; inanan biriyim demiş bir yazısında. akp'yi övmüş ve bunu geri durmaksızın çeşitli mecraları örnek göstererek yapmış; bu da olabilir beni ilgilendirmez.
benim durduğum yer ile ask olsn'un durduğu yer çok farklı. e mübarekler sizin de öyle muhakkak. ask olsn arkadaşımız seneler önce bu kadar göze batmamışken, sözlük içinde bir renk olup gitmişken bu tahammülsüzlük neden? iktidarın hıncını ask olsn'u eksileyerek mi çıkarıyorsunuz? relax!
sizi anlıyorum ve derhal hollywood filmlerinden uzak durmalısınız diyorum. ayrıca artık ilkokul arkadaşlarınızla bu muhabbetleri yapmayın, coin filan konuşun.
oo belalım gelmiş. yoktun kanka kokumu mu aldın? hoş geldin.
hatrı sayılır online yazar görünüyor orada. acaba off olmayı mı unuttular. kim bilir? eskiden gak deseniz eskiyi basan bir ekip vardı. onlar da yok, özledim cidden. arkadaşlar arada hayat belirtisi gösterin. sex yine yaparsanız, ben yapmayın demiyorum. fakat sözlüğü de canlı tutalım yahu.
youtube'daki önerilen videolarda ido çıktı karşıma. 20-25 cm'den kendisine bakıyorum. 4 küsur milyon kişi izlemiş. bu 4 milyonun en az 500 - 1 milyon arası tekrara girmiştir. diyorum kendi kendime 'ulan toplu ölüm olması lazım şimdiye kadar. olsa duyardık yani'. 4 küsur milyon artı 1 ben mi olayım derken kendimi serdar ortaç'ta buluyorum. bunun izleyen sayısı beni daha ürkütüyor. dna'mdaki yapı taşları lise 2 fen bilgisiyle çatışıyor. ölüyorum ulan kurtarın beni.
not: lan mal bunun neyini beğenmedin? ido ya da serdar ortaç fanı mısın?