şıklık yarışı
medya tamlamalarının en sevdiklerimden. filanca geceye katılanlar şıklık yarışına girdi derler; arkdan görüntüler gelir ya da 70'lik amca ve teyzeleri gazetelerde okursunuz. şöyle sanayi sitesinde egsozcular şıklık yarışına girdi hiç yok. olmaz da olsaydı yani.
ahmet davutoğlu
yediler küçük enişteyi yedileeeer! ah aaah siz hala minare götüme dünya skime diye dolaşın.
dağ gibi adam gitti! gitttiiiii (adile naşitçesine)
penny lane
liverpool'da bir sokak, bir beatles şarkısı, lennon'un bir dönem yaşadığı yere yakın bir bölge, sokak vs. paul mccartney tarafından yazıldı denir, lennon ile ortaklaşa üretildiği de söylenir. şarkı için çekilen videolarda da lennon'un çokluğu ve sokakta yürüdüğü göze çarpar. fakat iyi şarkı.
ayda sadece
sikiyorlar kaçın... kaç evladım kaç! bunu duydun daha ne duruyorsun... sonuna türlü rakamlarla gelecek olan sözümona kampanya cebini ve ebeni delik deşik edecektir. neyse ama sen malsın; beklersin acaba ayda sadece kaç liraymış diye...
birader
brother yani kardeşim yani güzel kardeşim yani birader bir bakar mısın?
bu birader neden bilader halini alıyor? bizim insanımız r'leri mi söyleyemiyor? bizim halkımız tdk özürlüsü mü? ayrıca şunu da bir görev bilirim ki eğer size bilaaadr bir bakar mısın diye yaklaşan varsa hemen bütün bildiğiniz ingilizce kelimeleri arka arkaya sıralayıp turist ayağına yatın.
kathrine switzer
sene 967, boston maratonu'nda start verilecek ve aralarında tek kadın koşucu switzer. daha önce hiçbir kadın bir maratonda erkekler arasında yarışa katılmamış ya da buna kalkışmamış. yani sene 967, yer amerika ve bundan 50 sene evvel bugünün (ve hatta o günün belki de) özgürlükler ülkesi amerika'da böyle bir şey daha önce gerçekleşmemiş. neticede yarış başlamış birileri provoke edip, engellemeye çalışsa da kathrine bir maratonu erkeklerle tamamlayan ilk kadın olmuş.
facebook'ta bugün gördüm bu bilgiyi. insan şaşırıyor elbette; ulan bu da mı olmuş filan diyor. demekki her toplumun mazisinde buna benzer boktan kara lekeler var. bizde de komisyon üyesi milletvekilleri sanki kum torbasına vurur gibi birbirlerine vurdular dün. komisyon masalarının üzerine çıkıp, birbirlerinin üzerine uçtular. şimdi 50 yılda kendini toparlayıp, özgürlükler anlamında yol katedip dünyanın içine etmeye devam eden amerika'yı mı kutlayalım, yoksa bizimkilerin düzelmesi için kaç elli yıl gerek diye hesap mı yapalım... takdir temiz vicdanlarımızda...
avane
huysuz virjin sıklıkla 'zeki müren'in avaneleri' deyip durur hayat hikayesini anlatırken. anlayacağınız öyle insanların avaneleri filan olur, mahalledeki beko'cunun değil...
bacak bacak üstüne atmak
küçükken ne çok takarlardı bu duruma büyüklerimiz. atma yapma etme! vay arkadaş bugün baktım da artık küçükler neredeyse büyüklerinin götüne sokacak o bacakları. hoş banane yani. bir de bunun büyüklerin karşısında yatılmazı var. o da sağlam bir yaptırımdı. çok baskı gördük çok.
sadrazam taşağı
çift ş olabilir olmayabilir de... sadrazamın gücünü kuvvetini bize betimleyen tarihi tamlama karşısında esas duruştayım. esas duruştayım da aklımı bişi kurcalıyor. bu taşak ağır mağır ama hep netice azil, idam vs. nasıl bir sadrazam ki bu taşaklar gidiyor sonunda? kaderin taşakları...
çiçekler ekiliyor
bir neşet ertaş türküsü. anonim de olabilir. en azından ben neşet ertaş'tan biliyorum. ayna da söylemişti ve ırzına geçmişti eserin. düğün salonlarında ısrarla ister, yerlerde yuvarlanırım. haydı haydı...
kumru
pek melodik olmayan bir ötüşü var. genelde sabahları ötüp dururlar. rahmetli anneannem konuştuklarını söylüyordu ama tam cümle neydi unuttum. yine de sabah kumru sesini duymak çok güzel.
fadingshades
şimdi reklamlar...
seo sem filan abanıyorsunuz di mi johns?
dondurmayı yalayarak yiyen insan
dondurmayı fitil olarak ya da damardan verecekler diye konuşuyor bilim çevreleri. hadi inşallah.
snatch
guy ritchie reyizin filmidir. o zamanlar madonna'nın kocası idi. bu önemsiz detayla filmi gölgelemeyelim. tipik bir ingiliz komedi ve suç soslu film. tipik derken onlar böyle şeyleri pek güzel yaptıklarından diyorum. harika müzikleri, geniş kadrosu ile kült bir film haline gelmiştir.
fatboy slim
90'lara damga vuran müzik dj'i falan filan. orijinal kliplerini de unutmamak gerekir. asıl ismi norman cook olan bu arkadaş yine bir ingiliz. push the thempo, weapon of choice vs. sayalım hatta gidip dinleyelim.
freestyler
mp3 player diye bir şey var bunu mutlaka alın lan diyen klibi ile bir gençlik heder oldu.
latince bilmek
latince denen dili sanki ilber ortaylı bilirmiş gibi geliyor. eniştenizin ya da kayınçonuzun latince bildiğini bir an düşünün; olacak şey değil. ilaç prospektüsü mü okuyor yoksa heri potır'dan bir sahne mi canlandırıyor anlamazsınız. almanca bile bir porno dili iken latince ne skim bir dildir? aşırı cahilliğimi bu akşam latin dili ve edebiyatı okuyanlar üzerinde denemek istedim. biraz daha gömüp gideceğim. hepimiz latince bilseydik çok da iyi olur muydu? yok ebenin ali sami! ulan hiç latince bilen minibüs şoförü mü olur. o şoför mazallah arabanın sağına soluna 'fiktus fikirus pipulis' filan yazar da biz de onu büyü falan zannederdik. latince bilmek (kompozisyonun sonuç kısmı geldi vatandaş) zararlıdır. net bilgi fikulis.
acun
bir isim. erkek ismi. bir erkek ismi...
dizilere, filmlere göre doğan çocuklara isim veren bir milletiz. e tabi bu da doğaldır, yadırgamıyorum. neticede adamın da önlenemez başarısı (!) ortada.
doğan evladına acun ismini koyup, sen de paranın gözünü vurursun yavrım diyen var mıdır acaba memlekette? vardır be.
şişman
korku filmlerinin ilk öleni, gözlüklü, sivilceli organizma.
semih öztürk
türk televizyonlarındaki ikinci yarışması ve bu yarışmada da dayak yedi. ütopya'da hafif bir tokat yumruk karışımıyla olayı ucuz atlatmıştı; bu sefer sağlam silkelemişler gibi. elbette şiddete karşıyız vs ama gel bana gel bana yapan semih'e de ne denmeli bilemiyorum.