arvellian

Durum: 1977 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30770 - Sözlük Kaşarı

13 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 99

six feet under

uzun zamandır ertelediğim, sonunda dönüş yaptığım dizidir.
ruth ve claire'in ruh halleri, tepkileri ve duygusal çöküntülerini izlemek terapi gibi.
brenda ve nate o kadar alakasız fakat uyumlular ki imreniyorum.

--- spoiler ---

1. sezon 12. bölümün bir eşcinsel saygı duruşu olacağını düşünerek hata yapmışım, dizi gayet gerçekçi. david'in cehennem korkusunu, içten içe kendinden nefret etmesini izlemek çok çarpıcıydı.

--- spoiler ---

poison pussy

poison ivy'yi akıllara getirmiştir. supervillain bir sözlük yazarımız mı oldu yoksa?

günlük

lise 4'te tutmaya başlayıp iki yıldır günümüze kadar devam ettirdiğim metin dizisi, kişisel terapi yöntemi. akıllı telefonlar sağolsun hatırlatıcılara ve kullanışlı arayüzlere sahip uygulamalar bol miktarda mevcut.
baştan sona okudum günlüğümü az önce. günü gününe yazmıyorum tabi toplasan 45 girdi var. ama o kadar yararlı oldular ki bana anlatamam. geçmişte kötü olarak değerlendirdiğim anların, keşke yaşamasaydım dediğim deneyimlerin aslında hiç de boş olmadığını gördüm. okurken kimi zaman ağladım, kimi zaman anırarak güldüm "bunu nasıl yazmışım!" diye. kısaca güzel bir yolculuk oldu yani kendi içimde. şunu anladım: hepimizin eşsiz bir hikayesi var, dünyadaki milyarlarca insanın hayatı, duyguları, düşünceleri ve deneyimleri kendine özgü. kar taneleri gibiyiz ve bu bana çok büyülü geliyor.

profil sitelerinde gelen en saçma mesajlar

profiline "saygım var ama azıcık bile olsa feminenlik varsa mesaj atma" yazan bir adam bana selam verdi. "azıcık bile olsa feminenlik var saygılar" diyerek göndermeye çalıştım. ardından "azıcık mı çok mu :d" diyerek üsteledi.
manyak mısınız lan?

batman v superman dawn of justice

ultimate edition ile çok güzel orgazmik sahneler de eklenmiştir filme.

black canary

justice league üyesi bir süper kahraman. sarı saçları, deri ceketi ve fishnet çoraplarıyla ünlü. ultrasonik çığlıklar atabilmekte ve dc evrenindeki en iyi dövüşçülerden biri olduğu bilinmektedir. green arrow ile yıllardır devam eden çetrefilli bir ilişkisi vardır. en sevdiğim kadın süper kahramanlardan biridir.

kanarya

heteroseksüel erkeklerin farklı auraya sahip olması

%99'u geri zekalı olduğundan mümkündür.

zootopia

ırkçılık, homofobi, zorbalık ve her türlü ayrımcılığa karşı duran alt metniyle; popüler kültüre göndermeleri ve özellikle de tembel hayvanların tatlılığıyla izlediğim en iyi animasyon filmlerinden biridir.

broad city

four and three and two and one one!



her bölüm şekilden şekile giren o renkli jeneriğinin hastasıyız.
absürt komedi mantığında ilerleyen ama biraz düşününce kendi arkadaşlarınızla yaptığınız (özellikle bff dediklerinizle ki ilana ve abbi arasındaki kutsal bir ilişki) saçma hareketler, girdiğiniz komik maceralar, içine düştüğünüz garip ve utanç verici durumların bir tutam abartılmış versiyonu olan dizi. o da hakları yani new york'un tozunu attırıyorlar.
popüler kültüre ve sosyal medyaya aşinaysanız izlerken anırarak gülmeniz garanti.
(bkz: i'm gonna respect your dick later)

lost soul

ara ara uğrayıp, ayırdığı az zamanda izlediğim filmleri beğendiğini görünce çok mutlu olduğum yazar...

sevgiliyi telefona adıyla kaydetmek

metrobüsteki sürekli konuşan teyze

sürekli bir şeylerden şikayet ediyorsa ve kulaklığım yoksa kafayı yediren teyzedir.

ayı sözlük yazarlarını çekici bulan tipler

(bkz: kamyoncular)
ve küçük bir azınlık olan diğerleri.

crazy stupid love

romantik komedileri yalnız izlememin sebeplerinden biri olan filmdir. imrenmenin sınırlarını zorlayıp şekilden şekile giriyorum izlerken, abartılı anime ifadelerine dönüyor suratım.

ayı sözlük yazarlarının çekici bulduğu insan tipi

(bkz: ginger)
ve mal olmayan diğerleri.

tatilin bitmesini istemek

yapacak hiçbir bok bulamayınca vasıfsızlığın getirdiği çaresizlikle yataktan yatağa yuvarlanırken* dilediğim şey.

ölümden sonra hayat yoksa peki biz niye yaşıyoruz

yarak

karasal iklim

gözünü sevdiğim iklim. akdeniz'de gebermekten yüzlerce kat iyidir.
  • /
  • 99
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1977

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

eşcinsel aşk büyüsü

arkadaşlar inanmayın buna, a4 kağıtta fotoğrafla olmaz bu işler. platoniğinizin tükürüğü, saç teli, tırnağı falan lazım. çok daha güçlü olmasını istiyorsanız bir damla kan hatta, bakın bu da yılların vampirinden tavsiye size. ah bu günümüz büyücüleri... 3d printerla voodoo doll yapacaklar utanmasalar.

türkiye'de zombi olmanın zorlukları

beyin yoksunluğundan kaynaklanan zorluklar bütünüdür. ne yiyecek bu zombi?

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

ayı sözlük itiraf

bugün yürüyüşe başlayayım dedim, gittim bir yürüyüş parkuruna yürümeye başladım emekli amcalar gibi. emekli amca demişken üç-dört tur attıktan sonra eşofmanlı bir amca jet hızıyla yürüyerek yanımdan geçti. ben de gaza geldim tabi, kaç yaşında amca bana parkurun tozunu attırıyor. hızlandım, deli gibi yürümeye başladım ve sonunda yetiştim amcaya. bi yan gözle baktı bana ve "hmpf"* efektiyle bastı yine gaza. iyice dellendim bu sefer, ride the lightning'i açarak yürüyüş atletine bağladım hemen. evet amcayı geçtim baya fakat vücudumu hissetmiyorum sözlük.
özet: spordan nefret ediyorum.

ayı sözlük dört yaşında zirvesi

istabul'daki ilk günümde katıldığım (ve ilk katıldığım) zirve oldu. bu kadar tatlı insanı bir arada görmek gerçekten mutlu etti. dark bear'a teşekkürlerimi borç bilirim.*

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..