artık şaşıran ayı sözlük yazarlarının zirvesidir. ota boka zirve planlamalarının sonucudur. ayrıca istanbul da olmadığım için bu otlar ve boklar dahi kıskanılmaktadır. yok mu buralardan kimse, alternatif zirve yapalım. ya da olmadı ayarlayalım, istanbul soğuğundan mersin sıcağında zirve yapalım. evim uygundur. yemekler için daha önce girdiğim ilgili entrylere bakabilirsiniz. kendimden bahsetmeyeceğim hiç bilenlere sorabilirsiniz. haydi bakalım (bkz: ayı sözlük 1. mersin zirvesi)
hepsi aynı kıvamda berbat. çok fark etmiyor. reklamlarında ise sen şok "kırmızı seri vodafone" severim. trcell kullanıyorum ama aveadan çok daha iyi değil. mesela evimin bazı yerlerinde çekmiyor, çoğu yerde ise 3g yok. aynı tırt hepsi aynı.
hiç bir şey. eğer çok ve boş konuşmayı saymazsanız elbette. hiç bir konuda ne daha akıllı yetenekli ve başarılılar. sevmiyorum kadınları hem de her anlamda. çok nadiren insana benzer çıkıyor aralarında. gerisi tırt. sevmiyorum
aman yani, hafta sonu oldu da ne oldu şimdi. yapayalnız oturuyorum evde. hafta içi çalışırken en azından iş yalnızlığa yoldaş oluyordu. ama bugün mal gibi kalakaldım yine. sevgili olmayınca tatilinde anlamı olmuyor. uzun bir kahvaltı yapabilirim, şöyle keyfince de yalnız çekilmez. uzun uzun uyuyabilirim ama sarılacak biri yokken o bile sıkıcı. çıksam dolansam sinemaya gitsem mi demiyorum bile. yalnız olunca hepsi sıkıcı. hafta sonu sanki daha çok yoruluyorum. yalnızlıktan.
nefret ediyorum kar dan. neyseki kar memleketinde yaşamıyorum. sevenleri de anlamıyorum zaten. aha işte işe okula giderken kar sevmek neymiş anlayacaklar.
kurgusu yönetmenin alameti farikası olan nefis film. çantada patronun ruhu olduğu iddia edilir, şeytana satmaya hazırlanmaktadır. ancak bu arada götü kaybeder hem de vahşice. ama atın intikamı feci olacaktır.
bildiğin kocaman bir şeyim. bir gün markette bir çocuk beni gördü ve annesine dedi ki;
-anneeeeee bu dev mi ?!!!!
elbette kadın kızardı bozardı, yok oğlum öyle denilmez.
ben de tüm sempatimle çocuğa bakarak sıraladım
-sen de böyle olmak istiyorsan süt iç (yalan içmedim içmem)
bir belgeselde seyretmiştim. insanların kökeni hakkındaydı. pek çok etnik kökenden insanda genetik analiz yapılmış. neticede hepimizin afrika kökenli olduğumuz, afrika kıtasından tüm dünyaya yayıldığımız anlaşılmış. asya nın en doğusu ile kuzey amerika en batısı arasında bering boğazı vardır. boğaz yaklaşık 92 km genişliğinde, 30 - 50 m derinliğindedir. buzul çağı sırasında boğazın bir kara köprüsü vazifesi gördüğü bilinmektedir. teoriye göre ortak kökenli olduğumuz kızılderililer bu boğaz yolu ile amerika kıtasına geçmiştir.
bir kilo köftelik bulgur, yarım kilo kırmızı mercimek. aynı ölçülerde azaltıp artırabilirsiniz.
mercimeği uygun büyüklükte bir tencerede haşlayın, iyice açılsın mercimekler. pişince bulguru tencereye ekleyin karışıtırın biraz ve kapağını kapatın tencerenin.
3-4 kuru soğanı ince kıyın, yaklaşık 1 su bardağı sıvı yağı uygun bir tavada ateşe koyun. soğanları ekleyin. soğanlar iyice pişsin. yarım baş kadar sarımsak ta ekleyin. 2 kaşık biber salçası ( salça bol olmalı) ekleyin. 1-2 dakika kavurun. bol kimyon, karabiber ve istenilen miktarda acı kırmızı biber ekleyin kapatın.
bolca taze soğan, sarımsak, çok bol maydanoz, taze nane ayıklayın temizleyin yıkayın kurutun ve ince ince kıyın.
tenceredeki bulgur, mercimeğin suyu ve sıcağıyla açılmış olmalı. büyük bir kaba alın. dikkat sıcaktır yanarsınız. yağı ekleyin ve yoğurmaya başlayın. tuz eklemeyin. salça tuzludur dikkat edin. yeşillikleri ekleyin. limon suyu koyun. tuzuna limonuna ve acısına bakın ayarlayın.
.mercimek köftesi en çok ince kesim soğan, domates, maydanoz, limon ve nar ekşisi ile yapılan salatayla iyi olur. bol marul, turşu ve ayranda mükemmelleştirir.
nefis bir şey. antep te ve urfa da büyük, adana da ise daha küçük olur. antep te bol sarımsak kullanılır. tarsus ta ise bardak altı kadardır. nefistir, candır. temel içeriği kıyma, soğan, domates, maydanoz, salça ve baharattır. içine maydanoz konur üstüne limon sıkılır. bayılarak yenir.
orta okuldan beri sevdiğim erkeği liseye geldik hala seviyorum. lise
bitecek bir aya ama ben onu nasıl unutucam ve ya o bir başkasıylayken
ben nasıl dayanıcam bilmiyorum. salak ergen kızlar gibi internette onu
kendime nasıl bağlarım diye bir sürü yazı okudum, en sonunda
erkeklerietkilemeninyollari.net sitesinde tavsiye edilen onu elde et
isimli kitabı buldum. aldım, umarım faydalı olurda biter bu azap...
trollüz, trollsünüz, trolller. tamam troll fiil değil ama çekesim geldi. troll diye tabir edilen sözlük yazarları -ki burada özellikle bu sözlüğü kastetmiyorum- sırf laf dönsün
ortalık karışsın diye saldırgan entryler giren yazar olarak açıklanmıştı bana. açıkçası daha önce bu anlamda kullanıldığını bilmiyordum. ben trollmüyüm? bana göre hayır. bazen yazıyorum ya da cevap veriyorum gerginlik oluyor mu? evet. ama ben bunları ortalık karışsın diye yapmıyorum ki. hep söylediğim gibi, fikirlerimi yazıyorum. bazen sakat olabilir bu fikirler, bazen neşeli bazen de hüzünlü. bazen anlamsız, bazen de şakacı. özellikle bir kasıt yok tartışma olsun diye. hepsi bu
trollüm- i am troll
trollsün-you are troll
troll.-he is troll
* *
feminenler sakın yazmasın cümlesinde rahatsızlık veren kelime "sakın" mıdır? feminenler yazmasın deyince daha mı uygun olacaktı. her iki şekilde de neden kırıcı oluyor ki. feminen yani doğuştan erkek cinsiyetli olup, hali hazırda erkek cinsel organlarına sahip olan, ancak duygusal ve veya fiziksel olarak kadın olmaya çalışan ve veya özenen eşcinsellerle herkes seks yapmak ya da tanışmak zorunda mıdır. nedir yani bu durum. benim gibi iri kıllı şişman bir eşcinsel ile nasıl ki kimse tanışmak zorunda değilse aynısı herkes için geçerli. yani kimse kimseyle tanışmak yazışmak düzüşmek zorunda değil. bu durumunu da istediği gibi yazmakta özgür. pek çok kişide şişmanlar yazmasın diye belirmiştir. ya da benzer istenen ya da istenmeyen durumlar yazılmıştır. bu isteklerin kökenin hakkında sayfalarca yazabiliriz. ama sonuç değişmez. herkes kendi keyfine bakar, kendi hakkında yalan söyler ya da söylemez. kime ne? kime neyi ispat edeceksin. hem de hangi hakla bu işe bulaşacaksın. öte yandan başka bir durum var. anlaşılan ayısözlük feminen erkek eşcinseleri koruma ve kollama derneği gibi çalışıyor. bakıyorum da bu tarz başlıkların altı tü kaka laflarıyla dolu. ben buradan tekrar yazayım da her yazdığım benzer yazılar gibi ortalama 10 eksi alayım ve eksik kalmayayım.
sabah ereksiyonu malum. sebebi ise, gece boyunca biriken idrarın baskı yapması. pek sevmem, hani hazır kalkmışken indirelim muhabbetini. sadece o değil, ağzın yapış yapış, gözler yarı açık. bakmamak lazım porno filmlere, insan uyanınca rezil bir halde oluyor. en iyisi yıkanmak, dişleri fırçalamak, bir kahve içmek ve kendine gelmek. *
her şey bir yana, aşk meşk bir yana. bazen deriz ya kalbimin yarısı nı o aldı falan filan. aslında çocuğunuz varsa kalbiniz zaten onda oluyor. beyniniz fikriniz de onda oluyor. bazen düşünüyorum çocuğum var ve çalışabiliyorum, araba kullanabiliyorum. insanın beyninde devamlı bir nokta nabız gibi atıyor. iyimi mutlumu sağlıklı mı ??? hayat o andan, yani çocuğunuz olduğu andan itibaren tamamen değişiyor ve asla eskisi gibi olmuyor.
eşcinsel imam, öğretmen, doktor falan filan. eşcinsellikle işin alakası nedir ki? imam olması yani işinin din olması seks hayatı yok demek değil ki. sen ben nasıl eşcinselsek onlar da aynı şekilde eşcinsel. hayatlarının merkezinde din olması içsel arzuları her zaman engellemiyor işte. tanıdık gelmedi mi size de? aynaya bakın göreceksiniz.
dilerim ki bu sözlükte lezbiyen yazar olmasın. hiç olmasın. ben sözlükte sadece bir yazarım elbette, ne yöneticiyim ne de başka bir şey. temennim budur.
kişi her hangi birini sevmek ya da sevmemek zorunda değildir. her hangi bir eğilimi yönelimi beğenmek ya da beğenmemek zorunda değildir. örneğin ben, saygı duymadım da ne yaptım yoldan geçerken saldırdım mı? ya da hoşlanmadım da ne yaptım. bu benim hayatım, beğenmediğim herhangi bir şeyle temas kurmamak ta benim seçeneğim. "kıllı götlü göbekli adamlar utanmadan sevişiyorlar" lafı az duyulmadı. pasif olandan bana ne, aktif olandan bana ne. kimin neresine ne girer çıkar bana ne. ayı olmak benim için özel bir durum, kadınsı olmak ise bir kusur. ben eşcinsel olmayı üçüncü bir tercih olarak görmüyorum. benim için ya kadın ya erkek var. erkeksi ya da kadınsı olmak kusur. kusur da, bana ne yine. seks yapmam o kadar. hayatımı tehdit eden bir kusur değildir. bu konuların tekrar tekrar açılması kendi içini anlayamayan, yüksek ihtimalle ya yaşı ya da zeka yaşı yetersiz kalan arkadaşlara ve şakşakçılarına malzeme olsun diyedir. bana iki yüzlü, riyakar diyen şahsı bekliyorum. neden üstüne alındın diyecekler için, benim yazdıklarımdan alıntılarla dolu. merak ediyorum, cidden merak ediyorum. bu sanal cesaretliler ne kadar gerçek cesaretlidir. istediğime istediğimi söylerim. bana göre kadınsı olmak kusurdur. bu kadar. çirkin demem. herkes kendine göre güzeldir. ama kusurdur.
hadi bunu zorla olsa da hak vereyim biraz. eşcinsel bile olmayan birileri neden yazardır? okusun herkes elbette. ama neden yazıyor. neden hoş ya da boş deme hakkı var. burası belli bir gurubun yaşamlarını anlatmak için var. eee ne işi varmış bu arkadaşların. sonuçta adresi yazdığınızda site açılıyor. gizli değil yazılanlar. benim için çok can sıkıcı bir durum. haksızlık bu.
yeni türeyen bir grup kişi. seks gibi temel bir ihtiyacı sadece ilişki içinde yaşamak isterler. bu bir tercihtir tabi, ancak asıl sorun kendileri gibi düşünmeyen insanları motor, orospu gibi tanımlamalarla anmalarıdır. onlara göre kendilerinden olmayan herkes pisliktir, ucuzdur, basittir. sürekli bir ilişki arayışı içinde olur bunlar. hep çok severler çok sadıktırlar ama sevgilileri motor çıkar onları aldatır. hep aynı hikayeyi yaşar zorla yaşatırlar. bu türlerden şiddetle uzak durulmalı, akılları başlarına gelinceye kadar toplumdan uzaklaştırılmalıdır. elbette ideal olan özel duygular yaşadığın biri ile seks yaşamaktır. ama bu durum da zorlanılmaz ki. hayat bu. herkes keyfi peşinde.
ne ilginç. aynı fikirdeyim. ayı sözlük adı verilen eşcinsel hayatın bir ayağını oluşturan bir topluluğun adıyla anılan sözlükte neden heteroseksüel yazar var. neden bizim yazdıklarımızı oylayabiliyorlar. neden nasıl ve ne şekilde anlıyorlar? ne anlıyorlar. mesela beni çeken şey bir erkeğin kıllı göğsü diye yazdığım da nasıl anlıyorlar. ne anlıyorlar ki. ne hakla beğenmiyorlar. bu sözlük bizim kendimizi ifade etme platformumuz değil midir. yüksek ihtimalle anlarmış gibi görünüyorlar. ben heteroseksüel bir erkeğin bir kadının neresini neden nasıl beğendiğini anlayamıyorum. o derece garip geliyor bana. kılsız ve yumuşak göğüsler mi? karides kokulu cinsel organları mı * bak anlamıyorum işte. yorumlarım da sert oluyor elbette. ama burası ayı sözlük. kılsız yumuşak meme seven heteroseksüel erkek sözlük değil.