dalyandeltasi

Durum: 643 - 0 - 0 - 0 - 12.02.2013 00:28

Puan: 8170 - Sözlük Kezbanı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

bear-bondage :D
  • /
  • 33

seksi erkek kıyafetleri

altta duran boxera kombine edilmiş çıplak bedene temas eden bordo pantolon askısı.

anal aşk

finish her

finish her

mortal kombat adlı havalarda iç organların ve kuyruk sokumlarının uçtuğu oyunda bir bayana sevgi gösterisi yapma sanatı.

finish him

laf sokma sanatı

dünyanın en hızlı laf sokan adamı

düğünlerde gelinlik giyen küçük kız

düğünlere askeri kamuflaj giyerek giden küçük erkek

düğünlerde gelinlik giyen küçük kız

düğünde üstüne kola dökülesicesi oynayan, zıplayan ve sempatik görünmeye çalışan bakir kız modeli.

(bkz: minyatür gelin)

kocasının sikini kesen kadın modeli

mutfakta kış hazırlığı yapma girişiminde bulunan ev hanımının içler burkan portresi.

durumu şöyle izah etmeye çalışayım ben size; kış için birbirinden leziz konserveler yapan bu kadın son yemeği olarak bamya yapmayı aklına sokmuştur; bunun akabinde dolaptan çıkararak ayıkladığı bol sümüklü ve kıllı bamyaları hafif ateşte geberttiği domateslerin içine atar, ama bu kadın tam bir oran orantı hastasıdır; bundan mütevellit bakar ki domates miktarı ilen bamya miktarı onun damak çukurunda bulunan tat alma emmeçlerine göre altın kurala uymaz, altın kuralı tutturmak için bir kaç tane daha bamya olması gerekir, tam bu esnada mutfağa doğru içindeki gafletle ters bir hamle yapan ve bu hatayı ağır ödeyecek olan 21 yıllık eşi beyaz donundan iriliği belli olan pipisiyle içeri girer, kadının on kuzgun gücündeki bakış yeteneği bunu görmemesi için bir neden olmadığının kanıtıdır ardından planını hunharca aklından geçirir ve tatbik eder. eline aldığı bakirelik döneminden kalan 17 cm lik sustalıyla erkeğim civanım dediği kara yiğidin pipisiyle zorunlu bir vedalaşma gerçekleştirir. artık altın oran sağlanmış, leziz bir bamya yemeği yapılmış ve yemeğin bereketine bereket katılarak içine nur yağdırılmıştır.

k.a. yapımını bitirdiği yemek sonrası geçirdiği cinnetin bitmesiyle 911 aradı ve yardım ekiplerini olay mahaline buyur etti, saat beş sularıydı, türk örf ve adetleri gereği beş çayı üzerine geldiklerini düşünerek kıymalı patatesli börek ile misafirlerini karşıladı.


olay mahali : mutfak

görgü tanığı tanığı : düdüklü tencere

suç aleti : 17cm lik sustalı

k.a. : 38 yaşında, yapılan duruşmalar sonrasında akli sağlığının yerinde olmadığı kanaat getirilerek kendilerinin çok daha büyük psikolojik sorunları olan doktorların tedavi verdiği bir akıl hastanesinde yatmaktadır. olaydan sonra konservelere karşı bir tür fobi geliştirerek her türlü uğraşılara karşı tedaviye yanıt verememiştir. en sevdiği yemek hala bamya.

f.a : 47 yaşında, kesilen penisi nedeniyle olay mahalinde fazla kan kaybından dolayı hayatını kaybetmiştir. yakın tanıdıklarının ve komşularının ifadelerine göre iyi huylu, dört dörtlük cillop gibi koca penisli bir adam; bamya yemeği de yemezmiş üstelik.

düdüklü tencere : ayhh o koca penisin üç parçaya bölünmüş halini içimde görmek iğrençti tımam mığğğ.

ortam orospusu

ortam orospusu yoktur, sadece biraz alkol vardır...

yeni nesil

ayının g noktası

sağ koltuk altımın 3 cm aşağısından 47.5 derecelik kavisle çizilen elipsoid in merkezlerinden birinden geçen düzlem boyunca sol tarafa 6i+2 kadarlık bir uzaklığa gelindiğinde ulaşılan noktada bulunan kıl kökünü eşkenar üçgenin ağırlık merkezi olarak alıp sol kenarından geçen açıortay çizgisinin lim (log 32) değeri kadar uzağından sola doğru çizilmeye başlanan karenin üçüncü kenarını orta noktası. * * * *

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

bjork - hyperballad - brodsky quartet version


bmc tm 140

selvi boylum al yazmalım filminde ilyas karakterinin kullandığı kamyon.



34 ht 861

selvi boylum al yazmalım filminde ilyas karakterinin kullandığı kamyonun plakası.

the girl with the red scarf

selvi boylum al yazmalım adlı atıf yılmaz filminin uluslararası gösterimlerde kullanmış olduğu isim.
(bkz: selvi boylum al yazmalım)

selvi boylum al yazmalım

uluslararası gösterimlerde kullanılan adı the girl with the red scarf olan atıf yılmaz filmi.

passive aggressive

dinledikçe; beyniniz kemirilir, geçmişten gelen sorunların sanrılarına tekrardan yakalanılır, bunaltır...
gitar sesi yükseldikçe umutsuzluğun daha da artar, bateristin bagetlerle yaptığı her vuruş beyninizde patlar, brian'ın çığlık olan sesi sessizliğinizin düğümünü çözer, bas gitarın her bir telinin yaptığı titreşim içinizdeki bir anıda can bulur...
(bkz: placebo)
* ve *

k.i.b. insanı

cevap olarak ''aq'' * yada ''bsg'' * gibi cevapların rahatlıkla verilebileceği tanışılmıyası, sıfatına tükürülesicesi.

  • /
  • 33
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 643

son defa

kargo grubunun ''yarına ne kaldı?'' adlı albümünde bulunan parça; tracklist olark ikinci parça idi; yıl 1996.

hunharca kuyruk yağı sikmek

yağlı ve büyük kuyruklu koyun ırklarımız;

(bkz: mor karaman)
(bkz: ak karaman)
(bkz: dağlıç)
(bkz: ivesi)
*
(bkz: serbest çağrışım)


yıllardır aynı tarz müzik yapan insan

katı halde bulunan tek sıvı

cam amorf katı bir madde olmasına rağmen sıvı halde kalan tek maddedir.

(bkz: cam)

acıyor ama devam et

doyumsuz dar kıçlı ayıların mottosu.

kanırtmaya başladıysa da devam edilir.

mahallenin bakkalının veresiye defteri

müjde ar bakkal alışverişinde! * *



not:

görüldüğü üzere
bir kalçaya büyük boy rakı
bir göğse büyük boy sana margarini
iki göğüs olunca konserve ve makarna da ekleniyor listeye

dip not:

bakkalın elinin çıplak memesine değmesiyle kirlendiğinin farkına varan sevgili müjde ar hemen listeye sabunu ekliyor ve ardından listenin vazgeçilmezi kaşar geliyor; hem de eski kaşar!

pazar

tezer özlü'nün pazar günlerine karşı içten içe içe bir kin beslediğini düşünürüm; ona insan hayatının sıradan yanlarını, hep aynıymışcasına yaşanan o tipik sabah, öğle, akşam ritüellerini ve o burjuvazi geleneklerini yıkamayan insanın kırık boşluklarını anımsatırken varoluşsal sorularını çözümlemede bir takım yeni metod yolculukları yapmasına olanak tanıyor gibi belki.

tezer özlü pazar günleri için şunu der;

"pazar günleri... şimdilerde... sokak aralarından geçerken... gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim... evlerin pencere camları buharlaşmışsa... odaların içine asılmış çamaşır görürsem... bulutlar ıslak kiremitlere yakınsa, yağmur çiseliyorsa, radyolardan naklen futbol maçları yayımlanıyorsa, tartışan insanların sesleri sokaklara dek yansıyorsa, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek.......... isterim hep."

tezer özlü - çocukluğun soğuk geceleri

cumartesi anneleri

cumartesi günleri içimde duyduğum burukluğun nedeni onlar. onları gördüğüm ilk günü; hatta ''an''ı hiç unutmuyorum, yine böyle soğukların tenimizi kavurmaya, yüzümüzü kesmeye başladığı zamanların birindeydi; o soğuğa rağmen bunca insan neden burada toplanmış diyordum kendi kendime; çünkü erken sayılabilecek saatlerdi meydan için. fark etmemek mümkün değildi onları, ki ortalık savaş alanını da andırıyordu bakıldığında; bir sürü polis ve onların sayısıyla yarışabilecek derecede köpek vardı etrafta, bir yandan da kimlik kontrolü yapılıyordu onlara yakın duranlara ve anlam vermeye çalışıyordum tüm bu olanlara. o zamanki aklımla uzaktan seyre durdum olan biteni, konuşmalarını dinledim, feryatlarını işittim, acılarını duyumsadım, yaslarını tattım... diğer yandan polislere ilişti gözlerim ve yanlarındaki boyu dizimi geçen köpeklerine; aç kurtlar gibi geldi o an hepsi bana, ağızlarından yere damlayan salyalarının kokusunu duydum sanki; polisler de çok tuhaf gelmişti baktığımda, sanki bir olay çıkacağının bilincindelermiş ve bu her zaman gerçekleşen kısır döngüsel bir süreçmiş gibi duruşları, bakışları ve davranışları vardı... bunları düşünürken olan oldu tabii...

şimdi biliyorum ki;
onlar terörist annesi değil!
onlar faşistlerin yandaşları değil!
onlar ''anne'' işte adı üstünde...

onların istedikleri tek şey sarılabilecek, ağlayabilecek oldukları bir mezar taşı. *
onlar sadece ''anne''...
bunun cumartesi, pazarı olur mu?
bunun ırkı, soyu olur mu?
bunun doğusu, batısı olur mu?

aktif gay kucağı koltuk

sarsıntılı ve bol darbeli yolculuklar için bire bir efenim. *

clementine

80 ila 90'lı yıllarda çocukluğunu yaşamış kişilerin ilk travmalarını geçirmelerine neden olan korku-dram-gerilim çizgi dizisi.

o dönem başka hiçbir çizgi dizide; hatta onu bırakın hiçbir sinema filminde; bu derece donuk renkler kullanılmamıştı. zaten çocuklar için yapıldığına bile şüpheyle bakıyorum hala bu vahşet-ül çizginin; en azından eğlenmek ve gülmek için televizyonda gösterildiğine inanmıyorum.

o dönem çocuklarının serpilip büyümelerinin ardından, bu korkutucu deneyime tanık olan yanlarını, bilinçlerinin en derinlerine atmaya çalıştıkları bilinmektedir. bu gerçekleştirilir de; ancak ta ki o kelimeyi duyana kadar ''clementine''

bilincin derinlerine gömülen ses, hayata zaten böyle devam etmek zorunda olan kişinin benliğinde silik silik görüntülerin canlanmasına sebebiyet verir ve bastırılmaya çalışılan korkunç anılar birer birer geri döner.

müziği de ayrı bir fenomendir; hipnotik etki yaratarak yapılması planlanan beyin yıkama işlemine geçiş için ön hazırlık niteliğindedir.

http://video.cnnturk.com/2010/haber/12/1...

dünyada 80 ler gibi hastalıklı bir kuşak yetiştiyse sebebi soluk renkleri ve iç kurutan müziğiyle bu çizgi filmdir.

heteroseksüel

karşı cinse ilgi duyan, hasta olan, elde etmek için binbir taklayı geçtim üçlü salto çift burgu yapabilen birey.

(bkz: straight)
(bkz: str8)

yeni sözlük yazarları

göt

bazılarınınkinin karadelikten farkı olmayan, cinsel ritüellerin yapıldığı yer; mabet

müslüman eşcinsel

cenabet

kamyonu devirmek.

cinsel münasebette bulunma durumu sonrasında girilen hal-i ahval.

yakınında bulunulduğu takdirde etrafındaki tüm uğursuzluklara ve kara perşembelere göğüs gerilmesi gereken kişi ya da kuruluş.

bu hale erişmiş olan bireyin bütün kötü enerjileri içine çeken bir karadelik olduğuna inanılır.
Henüz takip ettiği biri yok.