dalyandeltasi

Durum: 643 - 0 - 0 - 0 - 12.02.2013 00:28

Puan: 8170 - Sözlük Kezbanı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

bear-bondage :D
  • /
  • 33

eşeğe cilve yap demişler zart diye osurmuş

eşek hoşaftan anlamadığı gibi cilveden de anlamıyor işte.

göze sokmak

açtığı başlığa ikinci entry i de girme zaruriyetinde bulunarak minik sözlük ayılarına ulaşmaya çalışmak.

bu eylemi sıklıkla gerçekleştirdiği söylentileri hızlıca kulaktan kulağa yayılan iki gaflet sahibi:

(bkz: mahallenin bakkalinin kocasi)

(bkz: dalyan deltasi)

göze sokmak

beyin bedava

2010 yılında yapılan kpss sınavı sonrası, yurdumda yapılan ve accaip derecede beyin egzersizi çalışması gerektiren bilumum sınava girmek zorunda kalan bitkisel formlar tarafından linç edilme girişiminde bulunulan sevgili muciburrahman abdulmenaf'ın söylemi.

bakınız:


* *

uzun entryleri atlamak

üşengeçlik

çay bardağının içindeki sıvı moleküllerinden yeni bir yaşam formu oluştuktan sonra ''canlıdır neticede'' diyerekten onu yıkamayı tekrar ve tekrar ertelemektir.

yapılacak zilyon tane iş varken herhangi birini bırakıp öteki bir başkasına geçememeden dolayı oluşturulan düşünce yapısından dolayı ince damarlarda görülen büzülmedir.

akvaryumda beslenmeye çalışılan balığın * yaşadığı açlık sorunları, geçirdiği ishal ve mide problemleri yüzünden ölüp suyun yüzeyine çıkması, akabinde pullarının derisiyle birlikte kimyasal çözünmeye uğramasıyla başlayan ve odada rehavet yaratan kokuya rağmen onu temizlemeyi ya da atmayı reddedip bir fısss daha deodorant sıkmaktır.

uzun entryleri atlamak

popüler kültürün sosyal hayatımıza dayattığı hızlı tüketim toplumu olma felsefesinin sözlükte vücud bulmuş hali.
(bkz: üşengeçlik)

uzun entryleri atlamak

dersimin kayıp kızları

dersimin kayıp kızları

orjinal adı iki tutam saç: dersimin kayıp kızları olan belgesel. izlediğimde ilk aklıma gelen ve beni düşündüren nokta bu insanların ne acısı yaşadıklarının bile belli olmayışıydı; ne bir ölü var ortada ne de devlet tarafından aranan bir kayıp; şimdi ölen yakınlarının mı yasını tutuyor bunlar yoksa kayıp çocuklarının silüetlerini mi bulmaya çalışıyorlar. konuyu derinlemesine araştırmaya kalktığınızda, ben insanım diyen birinin içini harbiden yakacak olan korkunç hikayeler var.

ilk aklıma gelenlerden biri; filmin ardından tbmm de yapılan toplantıya katılan erdal karakoç'un hikayesi. yıllardır ablası sakine ve amcasının kızı şemsi'nin izini sürüyor. ancak olaydaki hüznün boyutunu belirleyen bu değil; bu arama, iz sürme görevini ölne babasından bir miras gibi devralıyor ve devam ettiriyor.
ve daha nice trajik, ilginç, anlatılması zor hikayeleri barındırıyor bünyesinde bu olay.

merak edenler için;

olay hakkıında her türlü görsel ve yazınsal bilgi: http://www.dersiminkayipkizlari.com/?hom...

belgesel hakkında bilgi: http://www.sinemalar.com/film/125824/iki...

kitabını okumak isteyenler için: http://www.iletisim.com.tr/kitap/dersimi...

pasif agresif

metal müziğin ateşiyle kavrulan bünyeler için her türlü kritiğin, eleştirinin ve konser haberlerinin paylaşıldığı mekan.

buyrun efenim, sağdan üçüncü kapı: http://www.pasifagresif.com/

pasif agresif

bu tür yaşam formları öfkesini ve sinirini karşı tarafa yada herhangi bir duruma yönlendiremezler; sonundaysa:
şimdi sinirden kendimi sikecem moduna geçerek evrimsel süreçlerini tamamlarlar.

aktif lezbiyen

göz zinası

amca ayıların * pantolonlarının fermuar kısmına bakarak pipilerinin en ve boy tayininin yapılması olayı.

zina sayılan durumlar

evlilik dışı herhangibir cinsel aktivitede bulunma durumu.
(bkz: göz zinası)

huylu huyundan vazgeçmez

huy olarak alınan hareketin yuhalanmaya varacak derecede alışkanlık haline getirilmesi.
(bkz: can çıkar huy çıkmaz)

kıtlama

erzurumlu diyabet hastalarının bu olayı sakkarinle çözdükleri çay içme ritüeli.
(bkz: huylu huyundan vazgeçmez)

açtığı başlığın ikinci entrysini giren yazar

bir dirhem et bin ayıp örter

filozofların uzunca yıllar düşünerek ortak bir noktaya gelemedikleri bu atasözünü yaşam felsefesi haline getiren tek bir kişi var sevgili okur;

lady gaga

bakınız:

ayakta kalan yolcu çirkefliği

her otobüsün demirbaşı olarak devletten aldığı maaşla çalıştığına innadığım bu tür teyzeler farkedilmek için kendilerini şekilden şekile sokar, bakışlarıyla tek göz hareketine tüm paragrafı sana aktarma yeteneğiyle donatılmış bu mahlukat-ı harikalar daha sizi otobüse binmeden mimiksel hareketler eşliğinde markajına almaya başarırlar. eşgal olarak 1.55 cm e 170 kg olarak tarif edebileceğim ve uzaktan bakıldığında armutu andıran cüsseleriyle farkedilmemesi imkansız yaşam biçimleridir. otobüse bindiğinizde önce başınıza dikilirler, bu esnada aşırı egolarının şişirdiği ve basen adını verdikleri tutungaçlarıyla sizi taciz etmeye başlarlar, bunun akabinde eğer bu saldıraya göğüs gerebildiyseniz ikinci silahları olan ve meali omza tüneme olan kareografisel beklemelerini yaparlar ki yolculuğu böyle bile bitirebilme potansiyelini taşımaktadırlar. ,
değişik versiyonları vardır. örnekler;

1.) eli torbalı olan bakire modeli : bu modelin en büyük iki silahı vardır; birincisi otobüse beraberinde soktuğu, sayısı 27 ile 32 arasında değişiklik gösteren öteberi torbalarıdır. ikinci silahları bakireliliklerinden ve evde kalıp kurumuşluklarından gelen, o kırışmış yüz hatlarına da hiç yakışmayan abazan bakışlarıdır. *

2.) başörtülü olan fısss layan modeli : bu modelin ilk silahı adından da görülebileceği gibi fısss lamalarıdır. kendilerine dini kesimden kişileri kurban olarak seçen bu model fısss lamasını ''bismillahirrahmanirrahim'' * * ilk hecesinden alır. ancak bu modelin esas silahını sizin de farkedeceğiniz üzere giyim kuşamına, renk ve desen uyumuna göre yanından eksik etmediği başörtüleri oluşturur. zaten o kapalılıkta terlemiş olan kafa derilerinin kimyasal çözünmeye uğrattığı baş örtülerini açarak size doğru savururlar. * *

*
  • /
  • 33
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 643

son defa

kargo grubunun ''yarına ne kaldı?'' adlı albümünde bulunan parça; tracklist olark ikinci parça idi; yıl 1996.

hunharca kuyruk yağı sikmek

yağlı ve büyük kuyruklu koyun ırklarımız;

(bkz: mor karaman)
(bkz: ak karaman)
(bkz: dağlıç)
(bkz: ivesi)
*
(bkz: serbest çağrışım)


yıllardır aynı tarz müzik yapan insan

katı halde bulunan tek sıvı

cam amorf katı bir madde olmasına rağmen sıvı halde kalan tek maddedir.

(bkz: cam)

acıyor ama devam et

doyumsuz dar kıçlı ayıların mottosu.

kanırtmaya başladıysa da devam edilir.

mahallenin bakkalının veresiye defteri

müjde ar bakkal alışverişinde! * *



not:

görüldüğü üzere
bir kalçaya büyük boy rakı
bir göğse büyük boy sana margarini
iki göğüs olunca konserve ve makarna da ekleniyor listeye

dip not:

bakkalın elinin çıplak memesine değmesiyle kirlendiğinin farkına varan sevgili müjde ar hemen listeye sabunu ekliyor ve ardından listenin vazgeçilmezi kaşar geliyor; hem de eski kaşar!

pazar

tezer özlü'nün pazar günlerine karşı içten içe içe bir kin beslediğini düşünürüm; ona insan hayatının sıradan yanlarını, hep aynıymışcasına yaşanan o tipik sabah, öğle, akşam ritüellerini ve o burjuvazi geleneklerini yıkamayan insanın kırık boşluklarını anımsatırken varoluşsal sorularını çözümlemede bir takım yeni metod yolculukları yapmasına olanak tanıyor gibi belki.

tezer özlü pazar günleri için şunu der;

"pazar günleri... şimdilerde... sokak aralarından geçerken... gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim... evlerin pencere camları buharlaşmışsa... odaların içine asılmış çamaşır görürsem... bulutlar ıslak kiremitlere yakınsa, yağmur çiseliyorsa, radyolardan naklen futbol maçları yayımlanıyorsa, tartışan insanların sesleri sokaklara dek yansıyorsa, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek.......... isterim hep."

tezer özlü - çocukluğun soğuk geceleri

cumartesi anneleri

cumartesi günleri içimde duyduğum burukluğun nedeni onlar. onları gördüğüm ilk günü; hatta ''an''ı hiç unutmuyorum, yine böyle soğukların tenimizi kavurmaya, yüzümüzü kesmeye başladığı zamanların birindeydi; o soğuğa rağmen bunca insan neden burada toplanmış diyordum kendi kendime; çünkü erken sayılabilecek saatlerdi meydan için. fark etmemek mümkün değildi onları, ki ortalık savaş alanını da andırıyordu bakıldığında; bir sürü polis ve onların sayısıyla yarışabilecek derecede köpek vardı etrafta, bir yandan da kimlik kontrolü yapılıyordu onlara yakın duranlara ve anlam vermeye çalışıyordum tüm bu olanlara. o zamanki aklımla uzaktan seyre durdum olan biteni, konuşmalarını dinledim, feryatlarını işittim, acılarını duyumsadım, yaslarını tattım... diğer yandan polislere ilişti gözlerim ve yanlarındaki boyu dizimi geçen köpeklerine; aç kurtlar gibi geldi o an hepsi bana, ağızlarından yere damlayan salyalarının kokusunu duydum sanki; polisler de çok tuhaf gelmişti baktığımda, sanki bir olay çıkacağının bilincindelermiş ve bu her zaman gerçekleşen kısır döngüsel bir süreçmiş gibi duruşları, bakışları ve davranışları vardı... bunları düşünürken olan oldu tabii...

şimdi biliyorum ki;
onlar terörist annesi değil!
onlar faşistlerin yandaşları değil!
onlar ''anne'' işte adı üstünde...

onların istedikleri tek şey sarılabilecek, ağlayabilecek oldukları bir mezar taşı. *
onlar sadece ''anne''...
bunun cumartesi, pazarı olur mu?
bunun ırkı, soyu olur mu?
bunun doğusu, batısı olur mu?

aktif gay kucağı koltuk

sarsıntılı ve bol darbeli yolculuklar için bire bir efenim. *

clementine

80 ila 90'lı yıllarda çocukluğunu yaşamış kişilerin ilk travmalarını geçirmelerine neden olan korku-dram-gerilim çizgi dizisi.

o dönem başka hiçbir çizgi dizide; hatta onu bırakın hiçbir sinema filminde; bu derece donuk renkler kullanılmamıştı. zaten çocuklar için yapıldığına bile şüpheyle bakıyorum hala bu vahşet-ül çizginin; en azından eğlenmek ve gülmek için televizyonda gösterildiğine inanmıyorum.

o dönem çocuklarının serpilip büyümelerinin ardından, bu korkutucu deneyime tanık olan yanlarını, bilinçlerinin en derinlerine atmaya çalıştıkları bilinmektedir. bu gerçekleştirilir de; ancak ta ki o kelimeyi duyana kadar ''clementine''

bilincin derinlerine gömülen ses, hayata zaten böyle devam etmek zorunda olan kişinin benliğinde silik silik görüntülerin canlanmasına sebebiyet verir ve bastırılmaya çalışılan korkunç anılar birer birer geri döner.

müziği de ayrı bir fenomendir; hipnotik etki yaratarak yapılması planlanan beyin yıkama işlemine geçiş için ön hazırlık niteliğindedir.

http://video.cnnturk.com/2010/haber/12/1...

dünyada 80 ler gibi hastalıklı bir kuşak yetiştiyse sebebi soluk renkleri ve iç kurutan müziğiyle bu çizgi filmdir.

heteroseksüel

karşı cinse ilgi duyan, hasta olan, elde etmek için binbir taklayı geçtim üçlü salto çift burgu yapabilen birey.

(bkz: straight)
(bkz: str8)

yeni sözlük yazarları

göt

bazılarınınkinin karadelikten farkı olmayan, cinsel ritüellerin yapıldığı yer; mabet

müslüman eşcinsel

cenabet

kamyonu devirmek.

cinsel münasebette bulunma durumu sonrasında girilen hal-i ahval.

yakınında bulunulduğu takdirde etrafındaki tüm uğursuzluklara ve kara perşembelere göğüs gerilmesi gereken kişi ya da kuruluş.

bu hale erişmiş olan bireyin bütün kötü enerjileri içine çeken bir karadelik olduğuna inanılır.
Henüz takip ettiği biri yok.