dalyandeltasi

Durum: 637 - 0 - 0 - 0 - 12.02.2013 00:28

Puan: 8094 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

15 yıl önce kayıt oldu.
2.Nesil Yazar.

bear-bondage :D
  • /
  • 32

loose

therapy? grubunun 1995 yılında çıkan ''infernal love'' adlı albümünün dokuz numaralı parçası; klibi de oldukça ilginçtir; insana hisettirdiği ağır havası ve ele alınıp incelendiği takdirde pek de doğru düzgün bir senaryosunun olmamasıyla oluşturulmuş görüntüler cidden ilgi çekici.

son defa

kargo grubunun ''yarına ne kaldı?'' adlı albümünde bulunan parça; tracklist olark ikinci parça idi; yıl 1996.

insektaryum

fransızca bir sözcük olup, bilimsel amaçlarla böceklerin incelendiği, zararlı böcekleri yiyerek yok edecek böceklerin yetiştirilme işleminin yapıldığı bir kurum ismidir.

güneşlenmek

deri hücrelerinde radyasyon yanığına bağlı inflamasyon gelişmesi ve buna takiben inflamasyona bağlı olarak da deride renk değişimin gözlenmesi olayı.

inflamasyon

çeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu; hararet artması, kızarıklık ile karakterize iltihabi reaksiyon.

resident evil

yayınlanan dördüncü oyunundan sonra hızla çöküşe geçen deli olunası, insanı çileden çıkaran oyun serisi. filmlerinin hala devam ediyor olması gişe başarılarına bağlansa da oyunla uzaktan yakından ilgisi yok denilse pek de yanlış konuşulmuş olmaz; alice kimdir yahu. (bunları yazarken ilk filmi es geçiyorum içimden; bu filmin soundtrack'i çok sağlamdı, izleyen birinde klostrofobi geliştirebilecek kadar iyi sahnelere sahipti ve alice'in giydiği, sonrasında yandan bir güzel parçaladığı kırmızı eteği, sarı saçları harika bir kombinasyon oluşturuyordu.

ayşen gruda

''annem göster ama elletme dedi '' repliğini kullanmış, evde kalmış cırtlak kız ikonu olan, yeşil gözlü beyaz tenli ve kızıl saçlı olduğu halde ortalama denilebilecek bir güzelliğe sahip (aslında hababam sınıfı zamanlarındaki haline tekrardan bakarsanız hiç de çirkin bir kadın değil bence), usta manevralarıyla tanınan ve on kaplan gücündeki vecihi'nin tek aşkı, çöpçüler kralı'nın hacer'i sevimli insan.

zeus

tanrıların en büyüğü olan zeus rheia ve kronos'un oğludur. gaia ve uranos torunlarından birinin ölümsüzler arasında olacağını söylediğinden dolayı, kronos doğan tüm çocuklarını yer. rheia zeus'u doğuracağı gün girit'e kaçar ve ida dağı'ndaki bir mağarada zeus'u doğurur ve sonrasında kronos'a bir bez içine taş koyup verir. kronos taşı yutar ve hiç bir şeyin farkına varmaz. bu olayları takiben zeus babası kronos'u yener ve kardeşlerini kusturur. böylece üçüncü kuşak tanrıların; olymposluların; hakimiyeti başlamış olur.

kıbrıs şehitleri caddesi

güzel izmir'in kalbinin attığı yer kısaca; hemen hemen her kesimden insanı aynı anda görebileceğiniz yegane yerdir izmir'de. kordon'a oldukça yakın olması nedeniyle istenildiğinde bolca yiyip içtikten sonra deniz sefasının da tadını rahatça çıkarabildiği güzide izmir durağı. her yönüyle enteresan, renkli, eğlenceli, ironik, acınası ve tuhaf bir caddedir kıbrıs şehitleri caddesi.

jay jay johanson

büyülü bir vocal ve müzik yeteneğine sahip, parçaları bana tarif edilemez hisler yaşattıran bir tanecik isveçli müzisyen. aşk acısı çekenlerin dinlemesi oldukça zararlı; içinizden birşeyleri koparır da götürür. şarkılarında ağlanılacak kıvama gelinir ki ağlamaklı sesi detaylarla dolu şarkı sözlerine ayrı bir derinlik daha katar. en sevdiğim ve onu tanıdığım albüm ''poison'' olmakla birlikte buradaki en değerli parça da;



bu albümün sound u ne kadar sağlamdır ellaaammm. * *

müşfik kenter

her aklıma geldiğinde zuhal olcay'la birlikte rol aldığı ''gecenin öteki yüzü'' adlı filmindeki karakteriyle gözümde canladırdığım ve bulunması zor sesiyle içimizi her daim titretmeyi başarmış usta oyuncu.

iz bırakan özlü sözler

sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme. içinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir.

müşfik kenter

disseksiyon

anlamı anatomi teriminin açılımından gelir. anatomi eski yunanca ana (içinden) ve tome (kesmek) kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. anatomi teriminin latince karşılığı ''dissection'' dır ve buna bağlı olarak günümüzde kadavranın bölgelere ayrılması ve bu bölgelerin kesilerek incelenmesi yöntemi için genel bir ifade olarak disseksiyon terimi kullanılmaktadır.

andreas vesalius

çok sayıda insan kadavrası üzerinde disseksiyon çalışmaları yapan ve insan vücudu üzerinde gelişim gösterilmesine olanak sağlayan andreas vesalius (1514 - 1564) ilk anatomist ve modern anatominin kurucusu olarak kabul edilir. 1543 yılında yazdığı "de humani corporis fabrica" adlı eseri avrupa ülkelerinde uzun yıllar anatomi ders kitabı olarak kullanılmıştır.

anatomi

anatomi terimi eski yunanca ana (içinden) ve tome yada temnein (kesmek) kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur; keserek ayırma yada parçalama anlamına gelir.

tarihsel olarak bakıldığında mağara dönemi insan evladlarına kadar geriye gidebilirz ki bu dönemde yapılmış olan mağara çizimlerinde hayvan iç organı resimlerinin de olduğu görülmüştür. ilk yazılı kaynaklar ise eski yunan'da hippocrates ile başlar ( kafa kemikleriyle ilgili tanımları hala geçerliliğini korumaktadır) başka bir hekim aristotales ve ünlü yunan hekim galenos ( daha çok hayvan disseksiyonları üzerine çalışmıştır) ile devam eder. avrupa'daki yenilik hareketlerine takiben gelişme göstermiştir ki buna en iyi örnek leonardo da vinci'nin çalışmalarıdır; insan vücuduyla ilgili çizimleri günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır. ancak onaltıncı yüzyılda bağımsız bir bilim dalı olarak ele alınmaya başlanan anatomi gelişimine daha da ivme alarak devam etmiştir; ilk anatomist ve modern anatominin kurucusu andreas vesalius çok sayıda kadavra üzerinde çalışmıştır.

boyundaki morluk

insanın gözüne gözüne sokulduğunda;
''oğlum bak ben de sevişebliyorum!''
''sevişmekten geliyorum laaaee, aha da bak''
gibi buna benzer birçok cümlenin kurulmadan anlatılabilineceği vücud üzerindeki geçici damga; mühür.

bir de aklıllara ister istemez şu karikatüre getirmiyor da değil;


http://www.egonomik.com/2010/03/umut-sar...
şimdi bütün nalburlarda...

ilk öpücük

ilk öpücük anneden, hemen doğum sonrasında gelir. amniyosentez keseli, ıslak ve kanlısınızdır. bunun haricinde bahsedilen diğer ''ilk öpücük'' ne yağtığının farkında bile olmadığın, yapılabilinecek en beceriksiz ve kötü öpücüktür; ama acemice yapılmış olmasını onu eşsiz ve unutulmaz olmasına neden olur; güzeldir...

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

the daysleepers - mersmerize

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

bülent ortaçgil - hiçbir zaman

sözlük yazarlarının ağızlarına sürmedikleri yiyecekler

dil yemem diyordum ama tattım bu sene ve inanılmaz güzel geldi bana. mutlaka denenmeli; hatta bence düdüklü tencerede iyice haşlandıktan sonra yedirilecek kişiye sezdirilmeden tattırılmalı ki o da keşfedebilsin herhangi bir önyargısı olmadan.
ayrıca o dili ısırmak da ne hoş olur yahu; tadında ve kararında olduğu müddetçe tabii.
  • /
  • 32
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 637

son defa

kargo grubunun ''yarına ne kaldı?'' adlı albümünde bulunan parça; tracklist olark ikinci parça idi; yıl 1996.

hunharca kuyruk yağı sikmek

yağlı ve büyük kuyruklu koyun ırklarımız;

(bkz: mor karaman)
(bkz: ak karaman)
(bkz: dağlıç)
(bkz: ivesi)
*
(bkz: serbest çağrışım)


yıllardır aynı tarz müzik yapan insan

katı halde bulunan tek sıvı

cam amorf katı bir madde olmasına rağmen sıvı halde kalan tek maddedir.

(bkz: cam)

acıyor ama devam et

doyumsuz dar kıçlı ayıların mottosu.

kanırtmaya başladıysa da devam edilir.

mahallenin bakkalının veresiye defteri

müjde ar bakkal alışverişinde! * *



not:

görüldüğü üzere
bir kalçaya büyük boy rakı
bir göğse büyük boy sana margarini
iki göğüs olunca konserve ve makarna da ekleniyor listeye

dip not:

bakkalın elinin çıplak memesine değmesiyle kirlendiğinin farkına varan sevgili müjde ar hemen listeye sabunu ekliyor ve ardından listenin vazgeçilmezi kaşar geliyor; hem de eski kaşar!

pazar

tezer özlü'nün pazar günlerine karşı içten içe içe bir kin beslediğini düşünürüm; ona insan hayatının sıradan yanlarını, hep aynıymışcasına yaşanan o tipik sabah, öğle, akşam ritüellerini ve o burjuvazi geleneklerini yıkamayan insanın kırık boşluklarını anımsatırken varoluşsal sorularını çözümlemede bir takım yeni metod yolculukları yapmasına olanak tanıyor gibi belki.

tezer özlü pazar günleri için şunu der;

"pazar günleri... şimdilerde... sokak aralarından geçerken... gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim... evlerin pencere camları buharlaşmışsa... odaların içine asılmış çamaşır görürsem... bulutlar ıslak kiremitlere yakınsa, yağmur çiseliyorsa, radyolardan naklen futbol maçları yayımlanıyorsa, tartışan insanların sesleri sokaklara dek yansıyorsa, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek.......... isterim hep."

tezer özlü - çocukluğun soğuk geceleri

cumartesi anneleri

cumartesi günleri içimde duyduğum burukluğun nedeni onlar. onları gördüğüm ilk günü; hatta ''an''ı hiç unutmuyorum, yine böyle soğukların tenimizi kavurmaya, yüzümüzü kesmeye başladığı zamanların birindeydi; o soğuğa rağmen bunca insan neden burada toplanmış diyordum kendi kendime; çünkü erken sayılabilecek saatlerdi meydan için. fark etmemek mümkün değildi onları, ki ortalık savaş alanını da andırıyordu bakıldığında; bir sürü polis ve onların sayısıyla yarışabilecek derecede köpek vardı etrafta, bir yandan da kimlik kontrolü yapılıyordu onlara yakın duranlara ve anlam vermeye çalışıyordum tüm bu olanlara. o zamanki aklımla uzaktan seyre durdum olan biteni, konuşmalarını dinledim, feryatlarını işittim, acılarını duyumsadım, yaslarını tattım... diğer yandan polislere ilişti gözlerim ve yanlarındaki boyu dizimi geçen köpeklerine; aç kurtlar gibi geldi o an hepsi bana, ağızlarından yere damlayan salyalarının kokusunu duydum sanki; polisler de çok tuhaf gelmişti baktığımda, sanki bir olay çıkacağının bilincindelermiş ve bu her zaman gerçekleşen kısır döngüsel bir süreçmiş gibi duruşları, bakışları ve davranışları vardı... bunları düşünürken olan oldu tabii...

şimdi biliyorum ki;
onlar terörist annesi değil!
onlar faşistlerin yandaşları değil!
onlar ''anne'' işte adı üstünde...

onların istedikleri tek şey sarılabilecek, ağlayabilecek oldukları bir mezar taşı. *
onlar sadece ''anne''...
bunun cumartesi, pazarı olur mu?
bunun ırkı, soyu olur mu?
bunun doğusu, batısı olur mu?

aktif gay kucağı koltuk

sarsıntılı ve bol darbeli yolculuklar için bire bir efenim. *

evlat olsa sevilmeyecek tipler

kürtajın neden yasaklanmaması konusundaki teroilerden yalnızca biri.

dikkat! yüksek derecede şiddet ve cinsel öğe içermektedir.

heteroseksüel

karşı cinse ilgi duyan, hasta olan, elde etmek için binbir taklayı geçtim üçlü salto çift burgu yapabilen birey.

(bkz: straight)
(bkz: str8)

yeni sözlük yazarları

göt

bazılarınınkinin karadelikten farkı olmayan, cinsel ritüellerin yapıldığı yer; mabet

müslüman eşcinsel

cenabet

kamyonu devirmek.

cinsel münasebette bulunma durumu sonrasında girilen hal-i ahval.

yakınında bulunulduğu takdirde etrafındaki tüm uğursuzluklara ve kara perşembelere göğüs gerilmesi gereken kişi ya da kuruluş.

bu hale erişmiş olan bireyin bütün kötü enerjileri içine çeken bir karadelik olduğuna inanılır.
Henüz takip ettiği biri yok.