aşk 5 yaşında annesinden tokat yiyen bir çocuğun hala anne diye ağlayarak annesine sarılmasıdır. aşk sevginin en saf halidir en masum hali. kirlenmemiş hali. o yüzden sadece çocukken vardır büyüyünce ölür. çocuk saflığı, çocuk masumiyeti gerektirir. bu yazıyı okuduktan sonra ilk karşılaştığınız çocuğun mutlu olmasını sağlayın. onun için güzel bir şey yapın. şanlıysanız onlar da size biraz masumiyet verir.
çirkinleşmek istemiyorum ama sonuçta sevişmekte bir nevi alış-veriş durumu olduğu için doğal bir durumdur. yani eğer evdekilere alışveriş yapmaya gidiyorum deyip sevişmeye gitmişseniz yalan söylemiş sayılmazsınız bence. tabi eve dönünce annenizin "ne aldın" sorusunun cevabını dikkatli seçmelisiniz.
çocukken soğuk elli arkadaşa bolca yapılan şaka. "bugün elini veren yarın g*tünü verir" takip eder bu şakayı. çocukken farkında değildik tabi ama baya g*te olan talebi anlatan sözlermiş bunlar.
"elin buz gibi götün karpuz gibi" manası "ellerini ısıtmamı ister misin ayrıca söylemek isterim ki çok dolgun ve güzel bir g*tün var"
"bugün elini veren yarın g*tünü verir" manası "ellerini tutmak çok güzel ve bana vermeni istiyorum".
hayır hayır bana "seviyorum bu adamı" dediği için değil yada olabilir bilmiyorum kim bilir ama yazılarını benim yazdığım hissine kapıldığım yazar. kendisi benim muhtemel tyler durden'ım.
komedisi draması ayrı listelenmeli lakin ortaya karışık hali;
-seinfeld
-friends
-cheers
-it's always sunny in philadelphia
-the sopranos
-breaking bad
-arrested development
-game of thrones
-avatar the last airbender
-regular show (ehe)
bilgisayarın başında sayfa yenileyip durmaktır. türkiye'yi sarpa saran bu internet ağının ucunda bir yerde hayallerinin adamının olduğunu ümit ederek beklemektir. küçücük dünyasını büyükmüş gibi gösteren internete bağlamaktır umudunu. bu kadar çok insanın yalnız olması ironisinin bir parçasıdır. güzel bir kısa film adı da olabilir "yalnız ve online". gerçi porno adına daha çok benzedi.
sevişmek için çok seviyor hallerine girip elini tutup gözlerine baktıktan sonra sevişmenin ardından yabancı gibi davranan insan. bir insanın umutlarını elinden almak, hevesini kursağında bırakmak en yapılmaması gereken hareketlerdendir çünkü. eğer daha önce tanımdaki davranışta bulunmuşsanız afedersiniz ama anunuza koyayım.
edit: ben hareketi yapan insan tanımı yapmışım ama hareket de bariz.
sonuçta alkol alan magandaların "kaza" kurşunlarıyla insanları vurduğu, alkol alıp araba kullanan insanların trafik kazalarında pek çok can kaybına yol açtığı,insanların alkol aldıktan sonra eşini, çocuğunu döverek hastanelik olmasına veya ölmesine yol açtığı bir dünya yolcusu olarak "milli içkimiz ayrandır" demenin çok sakıncalı olmadığını düşünüyorum. her ne kadar başbakan yanlısı bir insan olmasam da alkol yanlısı bir insan da değilim. milli içkimizdir adı altında alkole teşvik etmek de hoş değil. çevresine zarar vermeden içki içen insanın kendi keyfi mevzusudur bende özel durumlarda kullanırım o ayrı. ancak dediğim gibi "şişede durduğu gibi durmayan" bir içeceği özenme öğesi haline getirmektense ayran "ezik"liğine razı olmak daha iyidir.
cnn türk'te, nebil özgentürk'ün yazıp yönettiği, cihan ünal'ın seslendirdiği an itibariyle yayınlanan çok sıcak bir o kadar iç burkan ve kesinlikle izlenilmesi gereken hoş bir yapım. televizyonda böyle programlar görmek sevindirici.
bu erkek arkadaşımsa;
-tavla atmak
-pes atmak
-muhabbet etmek
-maça gitmek
bu erkek sevgilimse;
-sarılmak
-öpüşmek
-elini tutmak
-tavla atmak
-pes atmak
-muhabbet etmek
-maça gitmek
o sokaktaki dokuz buçuk adama gidecek adam bana gelmesin, net.
o sokaktaki dokuz buçuk adamdan biri olsam sırf bu yüzden bana gelecek adam da yine bana gelmesin zaten, bu da net.
dayatılmış güzellik normlarında, kıstas alınan nedir bilmiyorum ama bir insanı sırf güzelliği, yakışıklılığı vb sebeplerle sevipte mutlu olana rastladın mı, ya da daha doğrusu mutlu olmaya devam edebilene rastladın mı?
ne zaman ki biri, yanında olmandan duyduğu huzurla, nefesini hissettiği için, seninle uyanacağının heyecanıyla, izlerse seni sen uyurken... farkedersin; umut edilensin ve bulunmuşsun.
not : topkapı-ulubatlı'ya binen değilim.
ben 23 yaşında bi adamım. benim vereceğim tavsiyeden ne olacak diye düşünüyordum ama bundan 3 yıl önce biri çıksa bana tavsiyeler verse öyle güzel olurdu ki. öyle düşününce belki faydalı olur diye kendi pişmanlıklarımdan efenim yaşadıklarımdan derlediklerimle yazayım bikaç bişey o vakit.
*öncelikle gay olduğun için kendini suçlama. sanki büyük bir suç işlemişsin gibi kendini suçlu ilan etme. çünkü senin hiç bir suçun yok. sen olsan olsan kurban olursun. aşkını ,sevgini istediğin gibi yaşayamadığın için binbir zorlukla başa çıkmak zorunda olduğun için.
*zor biliyorum ama sabırlı ol. gay olmanın bazı gaylerce bile sadece sevişmek olduğu düşünülen bir ülkede yaşıyorsun ama öyle değil tabiki. sadece sevişmek için kendini tanımadığın kollara bırakma. sevgini en saf şekliyle yaşa. en azından saf bir şekilde aşk acısı çekersin. pişman bir şekilde g*t acısı çekmekten iyidir.
*ailene veya arkadaşlarına açılmadan önce çok düşün, iyi düşün. onları da anlamaya çalış. toplumsal yada dini kalıplar içinde yetişen bir neslin çocuklarıyız. onlardan fazla bir şey bekleyemezsin. tabi herkes öyle demiyorum ama sadece bu konuyu iyi tart. bazen her iki taraf içinde söylenmemesi daha makbul. çünkü bazen sadece getirdiği gözyaşı oluyor. misal örnek olarak ben sadece annem olmak üzere söyledim. ama o utancından kimseye söyleyemedi. o gün başka baktı bana. sanki 22 yıllık oğlunu hiç tanımamıştı. sanki hep başka birinin taklidini yapmıştım onca yıl. oysa ben aynı bendim. hiç bir şey değişmemişti . annem bunu anlayamadı.
*cesur ol.kendi kıymetini bil. bu hayat senin onu güzel kılacak olan sensin.mutlu ol.
*cinselliği hayatının merkezine koyma hayatta yaşanılacak çok fazla şey var. cinselliği merkeze koyarsan çok şeyi kaçırmış olursun.cinsellikte güzel tabi ama doğru kişiyle olması makbul.
*ha bide kondom kullan.önce sağlık çünkü.
şimdilik bunlar geliyor aklıma. orda internetinin başında bunu okuyan bir kişiye bile bişeyler verebildiysem ne mutlu.
2007'de kurulan solistliğini justin vernon'un yaptığı grammy ödüllü amerikalı grup. holocene,skinny love,i can't make you love me gibi şarkılarıyla beni benden almış müzik adına güzel insanlardır.
dünyayı düz sanmak
kızları ayakta işiyor sanmak
bulutları duman sanmak
pamuk helvayı pamuktan yapılıyor sanmak
televizyonun içinde küçük insancıklar var sanmak
karnımızla nefes alıyoruz sanmak
güneşin dünya etrafında döndüğünü sanmak
lastik tekerlerin içinin katı bişeyle dolu olduğunu sanmak
rüzgarı ağaçların sallanması yüzünden oluyor sanmak
çikolatanın ağaçta büyüdüğünü sanmak
kadınların bebekleri anal yoldan doğurduğunu sanmak
tüm dünyada aynı anda gece oluyor sanmak
ayın ışık kaynağı olduğunu sanmak
hayatın hep aynı kalacağını sanmak bunun için üzgünüm küçük
4 yıl kadar önce düzenli bloğunu okuduğum kişiydi. yazıları kendini okutan cinstendi, acaip seviyordum yazılarını. sonra araya bir şeyler girdi bıraktım okumayı. demin aklıma geldi girdim ve çok şaşırdım. o serkeş hayat insanı okulda ders çalışıp okuluna önem veren bir baba olmuş! hayatında böyle anlamlı şeyler olmasına çok sevindim ama böyle büyük bir değişim beklemiyordum açıkçası. hayatındaki o kırılma nasıl oldu nerde başladı o kısmı bulamadım ama bulup okuyacağım. çok uykum var şuan arayamıyorum. ama gerçekten gece gece çok mutlu oldum hayatının iyi gitmesine(öyle algıladım umarım öyledir).
ben 23 yaşında bi adamım. benim vereceğim tavsiyeden ne olacak diye düşünüyordum ama bundan 3 yıl önce biri çıksa bana tavsiyeler verse öyle güzel olurdu ki. öyle düşününce belki faydalı olur diye kendi pişmanlıklarımdan efenim yaşadıklarımdan derlediklerimle yazayım bikaç bişey o vakit.
*öncelikle gay olduğun için kendini suçlama. sanki büyük bir suç işlemişsin gibi kendini suçlu ilan etme. çünkü senin hiç bir suçun yok. sen olsan olsan kurban olursun. aşkını ,sevgini istediğin gibi yaşayamadığın için binbir zorlukla başa çıkmak zorunda olduğun için.
*zor biliyorum ama sabırlı ol. gay olmanın bazı gaylerce bile sadece sevişmek olduğu düşünülen bir ülkede yaşıyorsun ama öyle değil tabiki. sadece sevişmek için kendini tanımadığın kollara bırakma. sevgini en saf şekliyle yaşa. en azından saf bir şekilde aşk acısı çekersin. pişman bir şekilde g*t acısı çekmekten iyidir.
*ailene veya arkadaşlarına açılmadan önce çok düşün, iyi düşün. onları da anlamaya çalış. toplumsal yada dini kalıplar içinde yetişen bir neslin çocuklarıyız. onlardan fazla bir şey bekleyemezsin. tabi herkes öyle demiyorum ama sadece bu konuyu iyi tart. bazen her iki taraf içinde söylenmemesi daha makbul. çünkü bazen sadece getirdiği gözyaşı oluyor. misal örnek olarak ben sadece annem olmak üzere söyledim. ama o utancından kimseye söyleyemedi. o gün başka baktı bana. sanki 22 yıllık oğlunu hiç tanımamıştı. sanki hep başka birinin taklidini yapmıştım onca yıl. oysa ben aynı bendim. hiç bir şey değişmemişti . annem bunu anlayamadı.
*cesur ol.kendi kıymetini bil. bu hayat senin onu güzel kılacak olan sensin.mutlu ol.
*cinselliği hayatının merkezine koyma hayatta yaşanılacak çok fazla şey var. cinselliği merkeze koyarsan çok şeyi kaçırmış olursun.cinsellikte güzel tabi ama doğru kişiyle olması makbul.
*ha bide kondom kullan.önce sağlık çünkü.
şimdilik bunlar geliyor aklıma. orda internetinin başında bunu okuyan bir kişiye bile bişeyler verebildiysem ne mutlu.
geçen günlerde arkadaşımla zeytinburnu'nda gezerken arkadaşım beni tavuk pilav satan ayucuğun poposunu keserken yakaladı. gülerek "aklından ne geçtiğini biliyorum" dedi. ananı avradını ne biliyor bu lan diye beş saniyelik bir tırsma anının ardından aslında tavuk pilav yemek istediğimi sandığını anladım. diyet yaptığım için öyle demiş yavrum. aklımdan aslında ne geçtiğini bilse kafayı yerdi herhalde heteroseksüelim benim.
göbek candır. adına bir çok şarkılar yazılmıştır. göbeklerin içinden koşarak koşarak gel bana gel, bir sen bir ben birde göbek,ah istanbul istanbul olalı hiç görmedi böyle göbek bunlardan sadece birkaçıdır. ayrıca pek çok tarihe geçmiş sözde de yer alır. bu benim için küçük insanlık için büyük bir göbektir, göbek has left the building, göbek göbek göbek bunlardan birkaçıdır. uzun lafın kısası eğer örnekteki gibi bir göbeğe sahipseniz (fısıldayarak okuyunuz) ona iyi bakın...
örnek:
-karşıdan el sallayan birini görünce el sallayarak karşılık vermek. daha sonrasın da arkanızdaki kişiye el sallanıldığını farketmek. ölmek. bitmek.
-kalabalık bir ortamda espri yapmak ve kimsenin gülmemesi.
-otobüsde yalnış durakta düğmeye basmak. kapının açılması ama inmemek. (tabi çoğu zaman ayıp olmasın diye inilir)
-çocuğunu sevdiğiniz kişiye "aaa çok yakışıklı olacak büyüyünce belli" demek. çocuğun kız çıkması.
-arkanızda uzun bir sıra varken akbilinizin boş çıkması. geri de dönememek. sıkışıp kalmak.
-uzuneşşek oynarken pantolonunuz yırtılması. götü tuta tuta gezmek.
-mağazada kıyafet bakarken yanlışlıkla kazak denemek isteyen birinin çıkardığı montu denemek. sahibinin montunu istemesi. çıkarıp vermek.
asansördeki dayıların videosunun böyle yayılmasına ne kadar üzüldümse de bence komik olmuş gayet. biz türkler en şaka kaldıramayan milletiz sanırım. biri bizim hakkımızda şaka yaparsa direk ağzını burnunu kırarız. bu skeçte bir homofobiklik görüp nefret etmek yerine gülüp geçilmesi daha makbul davranış bence. çünkü nefretin her türlüsü kötüdür. zarar verir.
göbek candır. adına bir çok şarkılar yazılmıştır. göbeklerin içinden koşarak koşarak gel bana gel, bir sen bir ben birde göbek,ah istanbul istanbul olalı hiç görmedi böyle göbek bunlardan sadece birkaçıdır. ayrıca pek çok tarihe geçmiş sözde de yer alır. bu benim için küçük insanlık için büyük bir göbektir, göbek has left the building, göbek göbek göbek bunlardan birkaçıdır. uzun lafın kısası eğer örnekteki gibi bir göbeğe sahipseniz (fısıldayarak okuyunuz) ona iyi bakın...
örnek:
eğer bu aktivitenin sonunda sevişilirse zaten herif hetero değil demektir ki başlık dışı olur o konu. gerçekten hetero bir arkadaşınızla gay porno izleyebilirsiniz. fazla uzun sürmeyecektir. iki taraftan biri "midem bulandı kapat şu ibneleri" cümlesini mutlaka ilk on dakika içerisinde kuracaktır. biri hetero taklidini pekiştirmek için biri gerçekten öyle düşündüğü için söyler bu sözü. ikinci bir olasılıkta gay olan tarafın yavaş yavaş ayaklanan cinsel organın yükselişine bir son vermek için o cümleyi sarfetmesi olabilir. sonra lezbiyen pornosu açılır. hetero ağzının suları kıyılardan okyanusa dökülerek izleyecektir. eğer bu hetero kişi size çekici geliyorsa sizde oturup çaktırmadan onu izleyebilirsiniz. sapık bir fikir gibi görünse de gayet kazan-kazan durumu oluyor ki en güzeli.
1.senaryo-eski sevgiliye karşı hissedilen birşey kalmamışsa;
eski bir arkadaşa rastlamaktan farksızdır. formaliteden "naber nasılsın" denir,"iyiyim aynı işte" cevabı alınır. biraz eski günler yad edilir,biraz gülünür,el sıkılır,"iyi bak kendine görüşelim bi ara" denilir ve uzaklaşılır.
2.senaryo- eski sevgili hala seviliyorsa;
acı verici bir olaydır. gördüğünüze sevinirsiniz bir yandan ama bir yandan da boğazınıza bir yumru oturur. gözler yanar biraz. sarılsam çok mu samimi olur,elini sıksam çok mu soğuk olur diye tereddüte kapılırsınız. gönlünüz sarılmaktan yanadır gerçi ama aklınız elini uzatır. yaşanmışlardan çok hayalini kurduğunuz yaşanamamışlıklar şöyle bir geçer gözünüzün önünden. hele bir de artık yeni bir sevgilisi olduğunu öğrenirseniz o akşam yastığınız biraz ıslanacak demektir.