sevdiğinin düğününde göbek atan adam

Durum: 389 - 4 - 0 - 0 - 17.08.2026 16:24

Puan: 7594 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

5 yıl önce kayıt oldu.
12.Nesil Yazar.

Toyfriend material
  • /
  • 20

actual proof

ne zirvesi be zirve mi kaldı hdfskl
zirve olduğu dönemlerde de zaten actual zirvelere gelmeye korkardı.
ama özelde görüşün bence zkişirsiniz siz.

narcoleptic pisces

yaprak dökümü leyla’nın ailesine “size de masraf oluyorum” dediği reelsi izlerken aklıma gelen yazar xd

sevdiğinin düğününde göbek atan adam

ölmedim valla tatildeydim. yani değiştim ve geliştim jdfskl

taylor swift

üç beş kişi dışında kimsenin okumadığı sözlüğü bu kadar ciddiye alıp panikle entri silmek çok ponçik değil mi ya jdfskl

taylor’ın kendisine bir lafım yok ama bugün fanboylarının en az redneck trump seçmenleri kadar salak olduğunu bir defa daha görmüş olduk.
childless cat ladylere kurban olsunlar hepsi

mahmut orhan

dün klein phönix de izleme fırsatım oldu. yurtdışından gelen arkadaşım istedi diye gittik öyle aman aman hayranı değilim ama aacayip bir havası var adamın. giderken ulan bir dünya para bayıldık fuzuli diye düşünüyordum ama ben daha çok eğlendim muhtemelen arkadaşım kayıt almakla meşgulken.

flying tiger

kanyonda açılan şubenin önünde yüzlerce insan sıra bekliyor şu an. bunun için de sıra beklemezsin be.

batan güneş

japon edebiyatının en değerli eserlerinden biri.
(bkz:osamu dazai)
sözlükte başlığını görünce biraz duygulandım. sözlükte edebiyata ilgili bir yazar mı var şükürler olsun diyecektim ki ferdi tayfur u görünce kan beynime sıçradı. allah senin belanı versin actual proof
ahmet necdet in ecevitin suratına anayasa fırlattığı gibi suratına bu kitabı fırlatıcam karşıma çıkarsan!!

ayı sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitaplar

1q84 ü dün bitirdim. tuğladan aşağısı yine kesmez beni diyerek bu sefer (bkz:sus barbatus) a başladım.
(bkz:faruk duman)

çaresizlik

şu an yine faruk duman okuyorum ve yine çaresizlik üzerine aforizmalar beni başlığa getirdi.
“çaresizlik bir noktadan sonra cesaret halini alır.”

faruk duman

hiçbir underrated yazarın olmadığı gibi bunun da başlığı yok sözlükte. çağdaş yazarlarımıza milletçe burun kıvırıyoruz nedense.

çaresizlik

faruk duman’ın şu satırları geliyor aklıma başlığı gördükçe:

“yüzümüzde çiziklere yol açan, çaresizliklerimizdir.”

1q84

haruki murakami romanı. tuğla gibi(1256 sayfa) olduğu için sadece evde okuyabiliyorum. kitabın yarısına kadar geldim ve keşke bu kitap türkiye’de yazılsaydı ve bizim cemaatlerden birini anlatsaydı dedim.

 spoiler!
kitap buraya kadar her yere sızmış güçlü bir cemaatin çocuk istismarından zarar görmüş birkaç karakter üzerinden dönüyor. ne kadar tanıdık(!

iran'da eşcinsel yok

iran’ı baştan aşağı gezdim. iranlı gay yakın dostlarım var orada ve kanada’da yaşayan. bizden çok daha mutlu görünüyorlar. tanıştığım insanlar da hep pozitif, güler yüzlü, neşeli. ülkeden tabi çok şikayet ediyorlar ama ilginç bir şekilde kimsenin gay olduğu için cezalandırıldığını kabul etmiyorlar. idam edilenleri sorunca onlar tecavüz vb. suçlar işleyenler diyorlar. biraz inkar psikolojisi gibi geldi bana ama bilemedim. son istanbul’a geldiklerinde bir bavul dolusu hediye getirmişler. nasıl mahcup oldum anlatamam. ilk fırsatta baklavamı lokumumu alıp gideceğim yine yanlarına <3

i love taylor swift

şu dünyada trump seçmeninden daha gerizekalı bir güruh varsa o da taylor swift’in fanboy ergenleri olmalı.

haruki murakami

okuması keyifli bir yazar. bazen içimden hiçbir şey okumak gelmeyince bu adamın yeni bir kitabını açıp okuyorum. bugün de öyle oldu. 1q84 e başladım bakalım.

ayı sözlük yazarlarının hayalleri

geçen sene güney amerikalı bir çocukla birkaç aylık bir ilişkim olmuştu. ilk buluşmamızda yüzünde kocaman bir gülümsemeyle bana sorular sorarken “peki hayallerin neler” diye sormuştu. sesinde heyecan vardı. o an hiçbir hayalim olmadığını farkettim. üzerine de hiç düşünmemiştim çok uzun zamandır.
hayatımdan memnun olduğumu, bu yüzden de hayatımda bir değişiklik istemediğimi söyledim. sonra o uzun uzun hayallerini anlattı. çok kıskandım valla ne yalan söyleyeyim. hala hiç hayalim yok. böyle yaşayıp gidicem sanırım.

almanya

2 hafta önce berlin’e gittim yıllar sonra. rave gece hayatı bende artık merak uyandırmadığı için mi bilmiyorum çok farklı geldi bu sefer. hiç bilmediğim taraflarını keşfettim şehrin. işgal evlerine aşık oldum mesela. birileri almanya’nın işgal evlerinde tahayyül edemediğimiz hayatlar yaşıyor ve biz de burada 9-6 yollarında ruhumuzu satıyoruz. çok defa gittim çok şehrini gördüm ama berlin sadece almanya değil tüm kıtada çok özel bir şehir.

varlık vergisi

unutma dersleri

nermin yıldırım

haksızlık etmek istemem. sadece bir kitabını okudum. yeni bitirdim. sanki netflixe çerezlik bir senaryo ver demişler ve hatta bir hafta mühlet vermişler yazması için gibime geldi. derinliksiz, bayağı laf kalabalığı.
unutma dersleri isimli kitabını okudum ben. diğer eserlerinden bağımsız olsun yorumum.
  • /
  • 20

yunan adaları

türk işgali altındaki yunan adaları

kendi ayağımıza sıktık, ne kadar çıkarcı bir toplum olduğumuz zaten yakın tarihi biraz kurcalayınca çıkıyor
bir top dondurma 400,bir lahmacun 1000 lira olursa
insanlar tabiki gider yunana
ama her zamanki gibi bu sorunu çözmek yerine
en kısa yolu seçip
öyle göte böyle yarak dedik...

şehir hatları

ikinci sezonu geçtiğimiz günlerde yayınlanan, 10 yeni şehirden 10 lubunyanın göç hikayelerini dinleyiciyle buluşturan podcast serisi. velvele podcast kanalından dinlenebilir.

https://open.spotify.com/show/1skaWwMO4P...

romeo.com'un seçim anketinde afd'nin birinci parti çıkması

tanışma sitesi romeo.com’un (eski adıyla gayromeo.com'un) alman kullanıcıları arasında yaptığı seçim anketinde en popüler parti aşırı sağcı afd çıktı. kullanıcıların yaklaşık %30'u yaklaşan erken seçimlerde neo-nazilere oy vereceğini söylemiş.

şurada küçük bir analiz var:

"beyaz alman geylerin gönlünde yatan aslan: homonasyonalizm"
https://velvele.net/2025/02/11/beyaz-alm...

yılbaşı partisi

yılbaşı temalı partiler sezonunu bu sene için dün kendi evimde verdiğim parti ile açtım. konsept olarak önce yiyip içices, sonra da noel temalı romantik komedi izleyip (netflix'te bir milyon tane bu temalı film var) geyik yapacağız olarak belirledik. bu yılbaşı/noel ruhunun getirdiği çok tatlı bir atmosfer var. dışarısı soğuk ve karanlıkken, sıcak bir ortamda (tercihen şömineli), yanıp sönen şerit ışıklarla süslenmiş noel ağacı yanında noel şarkıları playlisti açıp, yemek, sıcak şarap, tarçınlı cookieler falan yapmak, insanların giydiği komikli taçlarla kazaklarla falan çok çok çok sevimli ve sıcak bir ortam oluşuyor. bunun keyfi gerçekten bambaşka ve çok sıcacık. batı ülkelerinin en sevdiğim şeyi bu christmas kafası olabilir.

şimdi bugün de bir mekanda bizim kulübün yılbaşı partisine gidicem. yarın derneğimizin yılbaşı partisi, sonra gerçek yılbaşında bir arkadaşın evinde yılbaşı partisine giderek, yılbaşı partisi olayının bu sene bokunu çıkaracağım gibi gözüküyor. ama şikayet etmiyorum.

bu arada filmi tabii ki de izleyemedik, yarısında muhabbet çok daha tatlı geldi, bıraktık ister istemez. izlediğimiz film de holidate diye birşeydi, fena değil, izlenebilir birşey.

şaka mı

yukarıdakiler şaka mı?

ononomooorooom

arkadaş edinmek

yaş ilerledikçe daha zorlaşan bir şey olduğu doğru. sosyal ortamlara girmeniz gerekiyor, insanlarla zaman geçirmek gerekiyor, enerji gerekiyor. dolayısıyla bir yatırım. biraz da güven sorunu oluyor.

geçen haftasonu istanbul'a gittik ve yurtdışından gelen arkadaşlarımızı gezdirdik. onlardan birinin türk bir arkadaşı varmış, onu da çağırdı. gelen kız çok hoşsohbet birisi. kıza kanım ısınınca ankara'ya da beklerim dedim. telefonlarımızı aldık birbirimizin. sonra eve dönünce bu kızla ilişkim orada kalmasın, nasıl bunla arkadaş kalabilirim diye düşündüm. en iyisi mesaj yazıp teklifi yinelemek dedim. sevgili kişisi "ya çok da tanımadığın bir insanı haftasonu evine davet etmek mantıklı mı? istanbul'a gittiğimizde gene ararız" dedi ama bu pek iyi bir fikir gelmedi. kimbilir ne zaman bir daha istanbul'a gidices de işimiz olmayacak da, bunu arayacağız da, bu da boş olacak da, gelecek de vs. istanbul zaten berbat bir yer birisiyle buluşma planlamak için, kimse kimseyle görüşmüyor gözlemlediğim kadarıyla, herkes üşeniyor. ki haklılar. ayrıca kız olan o, erkek olan biziz, biz değil onun çekinecek daha çok nedeni olur, biz davetimizi yapalım gene diye düşündüm.

neyse sevgili kişisini dinlemeyip, onu da hiç karıştırmadan yazdım mesajı, gayet sıcak şekilde. çooooooooooooooooook sıcak bir cevap geldi bana. pek sevindim. öte yandan tabii öyle bir akşam geçirdiğin birisinin başka bir şehirdeki evine kalmaya gelmek de çok kolay verilecek bir karar değil. neyse bakalım ne olacak.

sürekli bir müzisyeni dinlemek

benim teenage zamanlarımda yaptığım şeydi. bir müzisyene/şarkıcıya/gruba sardırır, aylarca sabahtan akşama kadar onu dinlerdim. aynı şarkıları, döne döne, arka arkaya, yatıp kalkıp, allah ne verdiyse. mesela böyle bir abba dönemim vardı, uzunca bir süre etrafımdaki herkesin kafasını siktim bunların şarkılarıyla. neyse sonra yıllllaaaaaardır başıma gelmedi bu durum ya, öyle çok sevip de kafayı yedirtecek kimse çıkmadıydı bin yıldır. günümüzün streaming ve playlistification dünyasında zaten o kadar kolay ki başka birinin şarkısına geçmek, sıkılınca başka başka diyarlara yelken açmak, çok kimsenin de yaptığını zannetmiyorum.

öte yandan gel gör ki, aradan yıllar sonra bu sene taylor swift'i keşfettim (evet mağaramda internet çekmiyordu). "kimmiş lan bu kadın herkesin dilinde öööle, bir-iki şarkısını dinleyeyim bakayım" diye başladığım yolculuk sonucunda son 6 aydır falan bu kadını dinliyorum. iyice ergen genç kızlara bağladım. yakında pencereden çıkıp "teylııııııırrr, gel bul beni gıııızzzz" diye bağıracak noktaya gelicem. büyülü müdür nedir, nasıl şarkılar lan bunlar. daha 4. albümüne geçtim hem, hiç dinlemediğim bir sürü albümü var daha. vallahi bu kadının stadyumları neden doldurduğunu anladım.

dans kursu

ben bunlara hayatımın iki ayrı döneminde gittim. ilki salsa ikincisi swing idi. bir kere eşli danslarda erkek olmak zor çünkü bütün dansı senin yönetmen bekleniyor, o yüzden sorumluluk sende hep. bu da beni sıktı. ayrıca öğrendiğin hareketler çok çabuk bitiyor, bir şarkıda bile aynı hareketi on-on beş defa yineliyorsun ki, bana fenalıklar geliyor aynı şeyleri yapıp durmaktan.

ayrıca latin danslarında erkeklerin de kalçalarını kıvırararak dansetmeleri gerekiyor ki kalas gibi gözükmesinler. bende de o kalça kıvırmalarını yapacak göt yok maalesef, o nedenle çok sıkıcı gözüküyorum.

bu kalça kıvırması olmasın diye latin dansı yerine ikincisinde amerikan dansı olan swing deneyeyim dedim. eh o biraz daha iyiydi, bir seneden fazla gittim kursa, ama o dans etme zevkini bir türlü alamadım. çok mu mühendis kafası var bende nedir, sanki makine yönetir gibi dans ediyorum, o ritme bir kendimi kaptıramıyorum. millet su gibi akarak dansediyor, ben sanki makine kolu çeviriyorum. en sonunda bana göre değil herhalde bu iş deyip bıraktım. o dans gecelerinde kendimi o kadar awkward hissediyordum ki anlatamam.

bu dans kursu işini çok mantıklı buluyorum ama. hem beden hareketi, hem gece yaşamı, hem sosyallik, hepsi bir arada. bence muhteşem bir şey bu dans işi. çok medeni, çok klas, hem de uzun yıllar yapabileceğin ve ekipman gerektirmeyen bir hobi. ayrıca dans edebilen erkek klas bir şey, kadınlar bayılıyor. ama işte mayanda olması lazım galiba ya.

şimdi bir de hip hop, k-pop gibi bireysel danslar mı denesem diyorum. bir hip hop deneme dersine gittim de, eşli danslardan çok daha zor buldum zira oldukça karmaşık bir hareket seti yapıyorsun, aklında tutması bile iş. bakalım, belki evde kendim youtube'lardan öğrenicem, öyle bir heveslerim var. çok umudum yok gerçi.

almanya

hem dünyanın geri kalanında hem de almanya’da muhafazakarlaşma ve sağ popülist politikaların yükselmesinin ilk sonuçlarından biri, her zamanki gibi toplumun en kırılgan gruplarından olan transların haklarının gasp edilmesi. eğer abd, rusya ve türkiye gibi giderek birbirine benzeyen ülkeleri göz önünde bulundurursak, trans haklarından sonra sıranın almanya’da da kadın ve göçmen haklarına geleceğini öngörmek hiç de zor değil. zira halihazırda muhafazakar ve sağ popülist partiler, göçmenlerin vatandaşlığa geçişini kolaylaştıran yeni yasaların geri çekilmesini, var olan kürtaj yasağının devam etmesini hatta sıkılaştırılmasını açıkça savunuyorlar. bu durumun, zaten bir yılı aşkın süredir zorba bir polis devletine dönüşmüş olan bir ülkeye “çok yakışacağı” ise kesin.


hak ihlallerini hobiye dönüştüren almanya’da yeni hedef translar
https://velvele.net/2024/12/10/haklari-i...

Toplam entry sayısı: 389

kaçıncı buluşmada sevişilir

ilk buluşmada verecek kadar namussuz değilim. gay olmamız namussuz olmamız gerektiği anlamına gelmez. çoğu gay maalesef ar damarı çatladığı için ilk buluşmada hemen sikiş sokuş.
ben ilk buluşmada uyum olursa en fazla bir sakso çekerim ölçülü bir şekilde. asla deep throata varmaz. bu sonuçta ilk görüşme daha. eğer çok ciddi bir uyum varsa arkadan hafif sürtme olabilir sonuçta seksten sayılmaz. çok çok bir uyum olmuşsa ve hayatımın aşkı olabileceğine ihtimal verdiysem belki kafası girer. ama hepsini asla almam.
ar damarı çatlamış çoğunluk beni belki eleştirecek namuslu olduğum için ama umurumda değil.

ask olsn yüzünden hayatımın kararması

üzerimde şal var sağol. pavyondan yazıyorum zaten. kiramı ödeyemeyince rio club da çalışmaya başladım.
başlığı ask olsn yüzünden kütahya'da pavyona düşmem şeklinde düzeltebilir misiniz?
beni pezevenklerin elinden kurtaracak cesur bir erkek arıyorum.

18 eylül 2022 büyük aile buluşması

serdar yabancı değilim

videodaki serdar çetin isimli şahıs videodaki partnerini ifşa edince adam intihar etmiş. serdar çetin olayın ardından gözaltına alınıyor ama tabi ki ceza almıyor. iki yüzlü toplum da adam ölmüş olmasına rağmen hala eğlence peşinde tıktok çekmeye devam ediyorlar.
her ikisi de maraşta yaşıyorlar. taşradaki gaylerin hayatları cidden çok zor. siz eğlenmeye devam edin.

ask olsn yüzünden hayatımın kararması

#372558
şu entrisi ile insanları istanbulun keşmekeşinden kaçırıp kütahyaya davet etmişti taşra güzellemesi yapıp. onun gazına gelerek kütahya'ya taşındım. şimdi burada kafayı yedim ve 1500tl kira ödediğim istanbuldaki evimi bırakıp geldim. şimdi kiralar yüzünden istanbula da dönemiyorum. kendisi de mesajlarıma cevap vermiyor.
dün kadıköye taşındım temalı entrisini görünce şok geçirdim.
#427060
insanları taşraya çağırıp kendisi büyükşehirin sefasını süren bu insanın amacı ne bilmiyorum ama kütahyada ölmek istemiyorum. istanbula da dönemiyorum. bu yılansı yazara dikkat edin sinsi sinsi entrikalarıyla hayatınızı karartmasın.

kaçıncı buluşmada sevişilir

ilk buluşmada verecek kadar namussuz değilim. gay olmamız namussuz olmamız gerektiği anlamına gelmez. çoğu gay maalesef ar damarı çatladığı için ilk buluşmada hemen sikiş sokuş.
ben ilk buluşmada uyum olursa en fazla bir sakso çekerim ölçülü bir şekilde. asla deep throata varmaz. bu sonuçta ilk görüşme daha. eğer çok ciddi bir uyum varsa arkadan hafif sürtme olabilir sonuçta seksten sayılmaz. çok çok bir uyum olmuşsa ve hayatımın aşkı olabileceğine ihtimal verdiysem belki kafası girer. ama hepsini asla almam.
ar damarı çatlamış çoğunluk beni belki eleştirecek namuslu olduğum için ama umurumda değil.

ümit özdağ'ın tutuklanması

ay iyi olmuş halkı kin ve düşmanlığa tahrik ediyordu.

sessiz istila

kürtlerin pabucu neden dama atıldı? hani onlar da çok çocuk yaptıkları için yakında nüfusları türkleri geçip ülkeyi ele geçireceklerdi??
aşk olsun!!
resmen kürtleri tahtından indirip suriyelileri oturttunuz.
bence yakında türkler ülkedeki en büyük üçüncü etnik grup olacaklar.
1. suriyeliler. 2. kürtler. 3. türkler. 4. afganlar
ama uzun vadede pakiler ve afganlar da sizi geçer bence bol bol çocuk yapın. hatta ask olsn gibi muhafazakar vatanperver eşcinseller de eşcinselliği mümkünse bir kenara bırakıp evlenip çocuk yapsınlar. sonuçta söz konusu vatansa gerisi teferruattır.

ben ibne değilim

kim ibne dedi buna yine?
sataşmayın artık şu çocuga lütfen ayrıca bu ne sikim şiir amk

parkta sevişen dayılar

dayılar diye dalga geçer gibi başlık açıp görünürde duyar kasan, aynı zamanda yüzleri açık homofobik topluma servis edilmesinde videoyu yayarak destek veren bir adet iki yüzlü içeren başlık.

sessiz istila

kürtlerin pabucu neden dama atıldı? hani onlar da çok çocuk yaptıkları için yakında nüfusları türkleri geçip ülkeyi ele geçireceklerdi??
aşk olsun!!
resmen kürtleri tahtından indirip suriyelileri oturttunuz.
bence yakında türkler ülkedeki en büyük üçüncü etnik grup olacaklar.
1. suriyeliler. 2. kürtler. 3. türkler. 4. afganlar
ama uzun vadede pakiler ve afganlar da sizi geçer bence bol bol çocuk yapın. hatta ask olsn gibi muhafazakar vatanperver eşcinseller de eşcinselliği mümkünse bir kenara bırakıp evlenip çocuk yapsınlar. sonuçta söz konusu vatansa gerisi teferruattır.

kıllı crossdresser olur mu sorunsalı

kıllı cd olmaz kardeşim. büyük bir sapkinlik bence bu. böyle şeylere ozenmeyin lütfen!! en güzel iliskimi bu yüzden kaybettim ben.

muhteşem bir seksin ardından duşa gitmiş ama havlumu unuttuğumu farkedip odama dönmüştüm. 3 aylık ful+ful aktif, kıllı sevgilimi tangamı ve sütyenimi denerken yakaladım. sapık herif defol evimden diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. o gün aşka inancım kalmadı işte!!

türkiye'ye alışmakta zorlanmak

ay biliyorsunuz ben ispanya'dan döneli 2 hafta oldu. bugün bir çocukla buluşup seviştik. sonra ben gidecekken dur senle çıkıp bir sigara içeyim laflarız biraz sokakta dedi. beş dakika daha muhabbet ettikten sonra ben hadi görüşürüz canım diyip dudağından öptüm. komşuları falan gördü. çocuğu zor durumda bıraktım ama napiim öyle alışmışım ben. bunlar avrupa'da normal şeyler.

seks hikayelerinin gerçek seks datelerden daha heyecan verici olması

acaba siz hiç doğru düzgün seks yapmamış olabilir misiniz??
kardeşim o okuduğun hikayeler neden bu kadar heyecan verici hiç düşündün mü? çünkü hiçbiri versus yaptığın gibi date değil. işin sırrı orada!

bundan şikayet edeceğine sırt çantanı alıp otostopla yola çıksana. bak bakalım ne heyecanlı hikayeler oluyor. veya şöyle arada bir hamama veya parka gidiyor musun?
askerliği bedelli yapıp sonra ay heyecanlı seks yapamıyoruz diyen iki yüzlülerden misin? biz bedelli yapmadık ama askerde ne bedeller ödedim. o nöbet kulübesinin duvarlarının dili olsa da anlatsa çükünüz kalkar.

grup seks sırasında donat donat diye bağırmak

dün başıma gelen olay.
zevke gelip birden "donaat donaat sağdan soldan üstten alttan donaaaaat diye bağırmaya başladım.
ta ki ev sahibi "biri şunun ağzına versin kafa sikiyor" diyene kadar.*
devark.cloud tarafından geliştirildi.