arvellian

Durum: 1940 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30168 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 97

jude law

ewan mcgregor'un eski ev arkadaşı.





beni de aranıza alsanıza, ehehehe..

spy

melissa mccarthy'nin başrolünü üstlendiği, jude law, jason statham ve rose byrne ile renklenen 2015 yapımı ajan parodisi.
beklentimi düşük tutmaya çalışarak gittim filme fakat beceremedim çünkü melissa mccarthy'nin hastasıyım*. bu yüksek beklentimi boşa çıkarmayarak bana inanılmaz eğlenceli bir iki saat geçirtti.
aksiyon sahneleri çok iyi ayarlanmış (çoğu melissa mccarthy'nin), diyaloglar zekice ve tempo hiç düşmüyor.
aldo'yu ayrı bir sevdim bahsetmeden geçmeyeyim.
imdb puanı 7.5 ve metascore'u 75. türüne göre baya yüksek yani. iki saat boyunca durmadan gülmek ve eğlenmek isteyenlere gerçekten tavsiye ederim.

sense8

yeni bir netflix dizisi. biriktirme derdi olmadığından başladım hemen ve durduramadım kendimi. çok uzun zamandır bayılarak izlediğim bir dizi yokmuş meğer onu fark ettim. izlemiş olmak için izliyormuşum çoğunu. shameless eski havasında değil, looking bitti, game of thrones mala bağladı. insan gibi bir bilim kurgu yoktu ortada. ta ki sense8'e kadar.
evet sense8 için kullanacağım tabir bu olmalı. "insan gibi" bir bilim kurgu. dünyanın sekiz köşesine dağılmış sekiz insanın mucizevi bağlantısı. hep düşünürdüm milyarlarca insan, milyarlarca yaşam; umutlar, hayaller, korkular... her insan eşsiz aslında, her insan özgün fakat içerik olarak özgün olsalar da duygular yönünden bağlılar birbirlerine. bu bağlılığı anlatıyor işte sense8. diyalogları güzelliği, mekanların birlikteliği, karakterler arasındaki o dertleşme anları, her detayı birbirinden samimi. izlenmeye değer nadir şeylerden biri kısaca.
not: henüz altıncı bölümdeyim, klasik babaanne mode on dizi yorumumu da yapacağım bitirince.

ders çalışırken mutlu eden ve şaşırtan soru

tolkien içerikli paragraf sorularıdır benim için. birkaç kez çıktı karşıma ve her birini mutluluktan on kere okudum. doğru da yaptım tabi.

evlenince statü atladığını düşünen insan modeli

muhtemelen sims oynamıştır.

bedir savaşında yardıma gelen 1000 melek

"pride'a da bekleriz" diyerek selam çaktığım meleklerdir.

hiro nakamura

heroes'a dair hatırladığım nadir iyi şeylerden biri. onun için devam ediyordum diziye.

hz. isa

orange is the new black

3. sezonu önceki iki sezonuna göre sakin geçen dizi. hapishanenin her şeye rağmen sahip olduğu o tehlikeli hava yoktu bu sezonda.

--- spoiler ---

piper hiç olmadığı kadar sinir bozucuydu. alex'i içeri attırarak bence de iyi yapmıştı ama barışır barışmaz başkasıyla kırıştırmak ne la? ki alex'teki karizmanın onda biri yok o aptal kadında. olmadı, yakışmadı. alex ölürse boku yedin chapman.
red ve mr. healy arasındaki iğrenç yakınlaşma hiç hoşuma gitmedi. bir kere red o sümsük psikopat herife nasıl bakar? hapishane havasına yoruyorum bunu başka açıklaması yok çünkü.
nicki'nin gitmesine çok üzüldüm. boo'nun hapishane öncesi hikayesini çok beğendim, dogget'la yakınlaşması ve arkasını kollaması da hoş olmuş. siyahi grubunun geçen sezon yaptıklarını hala unutmadım, poussey ve crazy eyes dışında hiçbirini sevmiyorum.
morello'nun kocasını çok beğendim, hem de çok pis beğendim.
son olarak luschek'i çok seksi bulan bir tek ben mi varım acaba?

--- spoiler ---

bir erkeğin en güzel olduğu an

tumblr sayfalarını andıran başlık. bir tumblr boi olarak ben de katkıda bulunayım:
utangaç bir şekilde dans ettiği an

sözlük yazarlarının evrenden istekleri

intergalaktik dünya cumhuriyeti

ayı sözlük itiraf

insanları doğal ortamında izlemeye bayılıyorum sözlük. ankara'ya gelince daha da artıyor bu fırsat. mesela dün gece boyunca gaydarımı çalıştıran uzun saçlı çocuğun dans etmesini, içki içmesini, saçını toplamasını, yorulup oturmasını, şarkılara eşlik etmesini izledim. sonunda da anlık aşk diye bir şey olduğuna karar verdim. çünkü o küçük zaman evresinde gözlerim ondan başkasını görmedi.
ha şu an unuttum mesela. belki de sadece stalkerım. ama sapık olanından değil.

aşırı boş vakit sonucu yegane meşgalesi başkaları ile uğraşmak olan insan

aynen kezo aynen

adana'da "he kezo he" şeklinde kullandığımız kezbansavar ifade.

civil war

"what's so civil about war anyway?" sorusuyla biten guns 'n roses şarkısı.

cinsel olarak tahrik ediliyor ya da biseksüel hale getiriliyoruz

"biseksüel hale getirmek" adlı yeni bir terimi camiamıza kazandıran söylem. öyle bir şey varsa biri bana da el atsın oberyn abime özeniyordum zaten.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

konuşmayayım, karışmayayım diyorum da cidden kabalıktan başka bir şey değil şu başka okullara bok atma eylemi. yok geçiş yapmaya çalış, yok dersane hocan böyle dedi değil mi falan. şaşırdım yani bu kadar ileri gidilmesine.
ha sen ne alaka diyen olursa tercih yapacağım birkaç gün sonra ve odtü'ye de boğaziçi'ne de gitmeyeceğim.
bir de odtü'de çok bulundum, odtülü insanlar da tanıyorum. hepsi böyle değil geneli gayet mütevazi insanlar tercih yapacaklar korkmasınlar.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

bahsi geçen iki üniversitenin de iletişim veya sanat fakülteleri olmadığından destekleyemeyeceğim iddia. iki okul da mühendis ve işletmeci yetiştiriyor genelde. bilkent gibi çok yönlü ve işlevsel olamıyorlar ne yazık ki.

alttaki yazara soracaklarım var

valla haklıydı obi-wan, obime laf ettirmem. yoda da zavallım napsın saf temiz kalpli bir dede yani. yetiştirdi yetiştirdi piç anakin hepsini öldürdü çocukların. gandalf özeleştirisini yapmış olacak ki gri paçavralardan fabulous bir amcaya dönüştü ikinci filmde. ay ne çok soru sordun nefesim yetmedi!
alttaki yazar gözlüklü müsün, öyleyse kaç numara?

yan yana gelince korkunç derecede tehlikeli olan şeyler

boltonlar ve freyler
ekleme:
lady olenna ve littlefinger
  • /
  • 97
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1940

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

ankara

bir paralel evrende yaşadığım şehir. içimde özlemi var hep anlamsız bir şekilde.

lgbtli

gözlemlediğim kadarıyla sik kadar akıllarıyla bizi küçümseyen ya da hor gören insanların kullandığı bir tabir.

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

hornet kezbanlarından inciler

"no gay" yazan bir adam vardı.
burdan sesleniyorun ona, çok yanlış yerdesin dostum...

ayı sözlük yazarlarının game of thrones karakterleri

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..