arvellian

Durum: 1977 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30770 - Sözlük Kaşarı

13 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 99

ayı sözlük itiraf

bazen çok hoşuma giden birini görünce bakakalıp "seni sikerim ya" diye geçiriyorum içimden. ama küfür, hakaret veya cinsel açlık sebebiyle değil. görseniz sevgi pıtırcığı gibiyim bu iç geçirme sırasında. bu vesileyle sikmenin, sikişmenin şiddeti çağrıştırmadığı bir dünya diliyorum, saygılar.

white wine

yine güldüren ex-yazar. burdaki attention whoreluğu yetmedi başka mecralara yöneldi şimdi de. biliyorum kesin gelip okuyorsun buraları, bak yine gündem oldun sevin.
ne garip insanlar var be..

ayı sözlük itiraf

duyguları online yaşayabilmek garibime gidiyor sözlük. skynet'in habercisi bu diyeyim, kıyamet yaklaşıyor. web üzerinden empati yapmak, sempati duymak, yazılandan hoşlanmak, sanal insanı özlemek falan. birinci elden yaşıyorum şu an. "seni tanımak istiyorum", " hayatında yer edinmek istiyorum" diyebilse insan aslında hiç gerek olmayacak bu internet gerçekliğine. tabi elimizin altında zaten kişiye dair her detay bulunduğundan cesaret gösterme gereği duymuyoruz.
saçmaladım gece gece yatıyorum ben.

uçan spagetti canavarı

zihnimde cthulhu imgesi çağrıştıran tanrı.

çok sevdiğin bir şeyi tanımlayamamak

işin içinden çıkamayınca "allah gibi" benzetmesini yaparak kurtulduğum durum. allah'ı da çok sevmem aslında niye yapıyorum bunu bilemedim.

hindistan cevizi

hindistan ile bir alakası olup olmadığını merak ettiğim meyve. hindistan cevizi ve hindistan'ı hiç bağdaştıramıyorum çünkü ben.

hiçbir yere ait olamamak

yoktur. en azından diğer hiçbir yere ait olamayanlar kulübüne ait olunur.

ani ölüm nedenleri

süper kahramanların kötü adamı durduramaması üzerine dünyanın yok olması. ruhumuz duymaz valla çat diye gideriz.

normal

straight yerine kullanıldığında tepemi attıran kelime.

zaman kaybı dediğiniz anlar

platonik olarak aşık olduğum zamanlar. o kadar gereksiz ve boş geliyor ki artık o duygu anlatamam. keşke sevgi potansiyeli olan iki insan birbirine bakınca hallolsa her şey, zamandan tasarruf etsek.

seks yapınca kaybedilen şeyler

birtakım vücut sıvıları.

ilişki durumu

"karmaşık" diyenin ağzına kürekle vurmak istediğim sosyal medya etiketi.

ezberlenen ilk ingilizce şarkı

emilia - big big world (yarısı sallamasyon olmakla birlikte)

türkiye'de neden ingilizce öğrenemiyoruz

cevabı pratiğe dayalı eğitimin sıfıra yakın olmasında gizlidir. öğrenci o sekiz yıl boyunca döner dolaşır aynı dil bilgisi kurallarını görüp durur.
doğal dil öğrenme nasıl gerçekleşir peki? duyarak ve konuşarak. atıyorum biz türkçe'yi altı yıl boyunca pratikte geliştiriyoruz ardından birinci sınıftan dil bilgisine başlıyoruz. aynı şekilde ingilizce öğrenmeye dördüncü sınıfta konuşarak başlasak ve liseden itibaren dil bilgisi görsek ana dilimiz gibi ingilizce konuşuyor olurduk şu an.
tabi yatkınlığı ve ilgiyi bu konunun dışında tuttum. öğrenen yine öğreniyor diziler, filmler, kitaplar yoluyla.

erkeklerin yanaktan öpüşmesi eşcinselliğe yol açar

teknoseksüel

ölümsüzün yapılacaklar listesi

şimdi ölümsüzlük var ölümsüzlük var. kafama falan sıkıp ölmeyeceksem mesela çok çılgın şeyler yaparım. süper kahraman olurum yani direk. sonra dünyayı ele geçirip intergalaktik dünya cumhuriyeti'ni kurarım.
elf tarzı bir ölümsüzlükse eğer dikkatli ve gözlerden uzak yaşarım. kendimi öğrenmeye adarım, dünya tarihini yazmaya başlarım. tabi önce ilk yaşam döngümü tamamlamam lazım. millet "ya sen neden yaşlanmadın?" diye sormaya başladığı anda tüyerim ve başka bir ülkede sıfırdan başlarım.
en fazla iki bin yıl dayanırım gibime geliyor ama. yaşayacak tecrübe kalmadıktan sonra intihar ederim herhalde.

sense8

ilk sezonunu bitirdiğim dizi. karakter ve kurgu dersi veriyor adeta. bir sezon daha böyle giderse en sevdiğim dizi olmaya aday.

--- spoiler ---

karakter karakter giderek görüşlerimi bildireyim:
nomi: çok güçlü ve çok güzel bir kadın. amanita ile aşkı bitiriyor beni. çocukluğunu gösterdikleri sahnede favorim oldu direk. o olaydan çıkardığı ders ne kadar bilge biri olduğunu gösterdi.
lito: en nefret ettiğim karakterdi. sezonun başından sonuna kadar nefret ettim. bencil, çıkarcı itin tekiydi. hele o barmene "ibne mi sandın beni?" diye çıkışmasından sonra geberse üzülmezdim. ama hiç beklemediğim şekilde düzeltti kendini. barmeni bile unutmadı özür diledi, takdirimi kazandı. yine de en az sevdiğim.
sun: nomi'den sonra en sevdiğim. dövüşüne hastayım, duruşuna hastayım. umarım siker o erkek kardeşini.
capheus: grubun en tatlı üyesi. her durumda mı pozitif olur bir insan? hiçbir zaman mı kaybetmez cesaretini? şöyle bir arkadaş lazım herkese.
riley: üzerinde en çok durulan karakterlerden biriydi bu sezon. o lanet hikayesi falan çok trajik düşününce. lanetli olduğuna inandırılıyor ve inandığı şey gerçek oluyor resmen. mutlu olmalı bu kız ya. en çok çeken bu sanırım.
will: grubun en lider kişiliği. en çekici bulduğum kişisi ayrıca. altıncı bölümdeki orgy sahnesinde (oraya da geleceğim) lito ile yakınlaşmaları bitirdi beni. son bölümde de anırarak güldüm lito'nun "we had sex" demesinden sonra verdiği tepkiye. whispers girmeseydi keşke beynine.
wolfgang: hem çok karizmatik hem çok şeker hem de bad boy olabilir mi insan? oluyormuş demek ki wolfgang öyle yani. o gıcık arkadaşı uğruna sülalesini öldürdü resmen herif. dostluk böyle bir şey demek ki. babası küçükken ne yapmış onu anlamadım yalnız. bu arada gay temalı bir filmi de var freier fall diye hemen izledim sense8'ten sonra.
kala: grubun hanım kızı. seviyorum ya çok güzel gülüyor. wolfgang ile de yakışıyorlar.

özetle her karakteri ilgiyle izledim diyebilirim. şunun hikayesi geçse de kurtulsam demedim hiçbirinde. seks sahneleri bile anlamlıydı dizinin. orgy sahnesinde inanılmaz eğlendim özellikle. çok orjinaldi bence.
farklı ülkeler, farklı kültürler, farklı manzaralar hepsine bayıldım. izlanda'yı özellikle gurbet acısı çekerek izledim. *
sonuç olarak izleyin, izletin.

--- spoiler ---

suicide squad

fragmanı ağlatmış filmdir. o nasıl harley, o nasıl joker öyle? bu kadar mı sağlam olur bir filmin castingi? jared leto zaten dünden kabulümdü de margot robbie konusunda şüpherim vardı. sikip attı kadın o şüphelerimi. fragmandaki her mimiğinden gif yapıp internetteki her diyaloğumda kullanmak istiyorum.
yalnız bir sıkıntı var, yılların harley quinn fanı olarak yerimi orta okullu emolarla paylaşmak istemiyorum. zaten şu son yıl iyice popülerleşti harley daha da düşmesin artık hayranların yaş kitlesi.

sevişmek istenilen ünlüler

  • /
  • 99
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1977

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

eşcinsel aşk büyüsü

arkadaşlar inanmayın buna, a4 kağıtta fotoğrafla olmaz bu işler. platoniğinizin tükürüğü, saç teli, tırnağı falan lazım. çok daha güçlü olmasını istiyorsanız bir damla kan hatta, bakın bu da yılların vampirinden tavsiye size. ah bu günümüz büyücüleri... 3d printerla voodoo doll yapacaklar utanmasalar.

türkiye'de zombi olmanın zorlukları

beyin yoksunluğundan kaynaklanan zorluklar bütünüdür. ne yiyecek bu zombi?

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

ayı sözlük itiraf

bugün yürüyüşe başlayayım dedim, gittim bir yürüyüş parkuruna yürümeye başladım emekli amcalar gibi. emekli amca demişken üç-dört tur attıktan sonra eşofmanlı bir amca jet hızıyla yürüyerek yanımdan geçti. ben de gaza geldim tabi, kaç yaşında amca bana parkurun tozunu attırıyor. hızlandım, deli gibi yürümeye başladım ve sonunda yetiştim amcaya. bi yan gözle baktı bana ve "hmpf"* efektiyle bastı yine gaza. iyice dellendim bu sefer, ride the lightning'i açarak yürüyüş atletine bağladım hemen. evet amcayı geçtim baya fakat vücudumu hissetmiyorum sözlük.
özet: spordan nefret ediyorum.

ayı sözlük dört yaşında zirvesi

istabul'daki ilk günümde katıldığım (ve ilk katıldığım) zirve oldu. bu kadar tatlı insanı bir arada görmek gerçekten mutlu etti. dark bear'a teşekkürlerimi borç bilirim.*

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..