seks teki performansı ortada erkeklerin. sokaktaki durumları da belli, ılımlı hayvanlar genelde. mutfaklar ilgileri de buzdolabını açıp bön bön bakıp kapamaktan ibaret.
tamam burası özgür bir platform. herkes ve tabi ben de istediğimi yazıyorum. ama özgürlük başkasının özgürlüğünü kısıtlamamalı. yani salağın biri çıkıp şişman götü göbeği yağ bürümüş gibi hakaret içeren yazılar yazarsa ipin ucu kaçar. bu durumda bende rahat rahat siktir git cahilliğinde kal derim.
her obez eşcinsel ayı olmadığı gibi her kaslı eşcinsel de ayı değildir. alemde tombik kadınlar ve kaslı kadınlar dolanıyor. bir tanımlama yaparken kendi kişisel zevklerimiz değil gerçekleri konuşmalıyız. ayılıkta temel durum erkek olmaktır. yani erkek gibi değil cidden ve doğal haliyle erkek. şişman da olur götü göbeğini de yağ kaplamış olur. kaslı da olur. normal de olur.
e tabi akıl ne yaşta ne başta. ama yaşıyla paralel çocukça konuşan, hayatı pembe çiçekler kuşlar böcekler gibi görenler var halen. inanılmaz ama öyle. başkasının acısıyla alay etmek temel salaklıklarından biri. olmayan tecrübelerini varmış gibi anlatmakta diğer temel salaklıklarından biri. adil olmaya çalışıyorum ama yok olmuyor. çoluk çocukla uğraşılmıyor.
karakolda doğru söyler mahkemede şaşarrrr.. diye türküsü de var bunların. adam pasif olmaktan utanır. msn ya da diğer iletişim kanallarında feci aktifim kafası hariç 25 cm damarlı der der.. sonra iş ekşın aşamasına gelince pasif oluverir. yaw derdin ne. pasif olmak ya da aktif olmak hepsi hikaye . baksana keyfine
orta3 teyim. tarım dersi. yavşak bir hoca ( örtmen değil:) var. çiçek tarhlarını sulamamız gerekiyor. tarhlar 3 metre ama biz 6 kişiyiz. biri hortumun ucunu (tabiki ben) diğer 5 kişide hortumun geri kalanını tutuyor!!!!. yavaş sulanacakmış. az sonra bir baktım bir ben kalmışım diğer ipneler kaçmış. ben de aman dedim ne olacak. suyu fışkırtarak sulamaya başladım. vay anam vay, yavşak hoca birden belirdi yanımda, hortumla dalmıştı. şerefsiz.
(bkz: ilkokul)(bkz: ortaokul),
bu ikisinden sonra gelen yine 3 yıl süren okul programı. şimdilerde 4 sene yaptılar. ne sikime yarayacaksa. her şeyin üstüne bir de üniversite heyecanı eklenir. benim zamanımda öyle her sene dershane filan yoktu. efendi efendi lise 3 te gidersin dershaneye. şimdiki gibi anormal özel ders ek ders te yoktu. öyle cep telefonu internet, bilgisayar??? hepsi şaka gibiydi. düşünsenize. cep telefonu yok. normal mektup yazardır. normal mektup kağıt kalemle yazılan, postaya verilen ve allah bilir ne zaman gideceği yere giden mektuptur, bilmeyenlere..
hayat o zamanlar hem kolay hem de zordu şimdiden. ama çok daha naifti. daha mutluydu. daha sakindi. daha saftı
ilkokul da olduğu gibi. ilköğretim değil. çat çat orta okul. lise ile ilk okulun arası yani. 5 sene boyunca tekrar tekrar anlatılanların azıcık daha gelişmişi tekrar tekrar anlatılırdı. bizde ticaret, tarım gibi abuk sabuk dersler vardı. allaaam ne manasızlık. resim ve müzik dersleri mecburiydi. benim en iyi resim çalışmam cin ali iken ciddi sorun yaşıyordum tabi ki resimde. tamda ergenlik yılları. düzensiz hormonlar, cinselliğe duyulan merak..ne zor ne sıkıcı yıllardı. ses bir kalınlaşır bir incelir. sakallat çıkar beden değişir. pehh ki peh.
ilk öğretim değil. ilk okul. bizim zamanımızda öyleydi. 5 sene gidilirdi. okuma yazma öğrenilirdi, hesap öğrenilirdi. hayat bilgisi diye bir ders vardı. şimdi düşününce ne kadar anlamlı bir isim, ama ne kadar eksik bir anlatım. sözde bizi yani saf masum çocukları hayata hazırlamak için hazırlanmış bir programdı ama artık belli olduğu üzere kimseyi kancık hayata hazırlamadı. sanırım benim yaş gurubumdaki herkes portakalla güneş sistemi modeli yapmaya, fasulyeleri ıslak pamuk arasına koyup filizlendirmeye çalışmıştır. bu arada. ben ilkokulu 4 yıl okudum..bir ara baya bir akıllıymışım demek ki.
eskiden kitap harfleriyle yazılırdı. dingabağın biri çıktı, şimdi çocuklara shkik elyazı ile yazma öğretiyorlar. lan bunların öğretmenleri bile düzgün yazamıyor. siktirinsenize. ne salaklık. eskiden güzel yazı diye bir ders vardı orda yazılırdı el yazısı ile. siktirsin kim çıkardıysa bunu.
sevilisi, özlenilesi, hep düşünülesi, uyurken rüyalarda görülesi, iyimi rahat mı sağlıklı mı diye endişelinesi, öpülesi ama doymadan, bakılası ama bıkmadan. candır sevgili.
aşk, kaç büyümden
aşk, dön ölümden
aşk, bir sebepten
gel, gir dünyama
aşk, dön ölümden
bir sebepten gel gir dünyama
aşk, vur yürekten
aşk,yak gönülden
aşk, bir sebepten
gel gir dünyama
bu kışta efkarlıyım
bahara allah kerim
hadi yüreğim ha gayret
hele sıkı dur hele sabret
başını eğme dik tut
bu bir rüyaydı farzet
hadi hadi yüreğim ha gayret
çok yorar be insanı hacii. kocaman bir adam olmak kocaman bir kalbi de getirirse yanında. şaşırır kimisi, bu gövde neler saklarmış içinde diye. bir de bunu onlara ( bana ) sormak lazım. bedenine değil de ruhuna zarar verilebilen insanlardır bunlar. sevilesi ilgilenesi ayucuklar. sevin ilgilenin. yazıktır haciii
orta okuldan beri sevdiğim erkeği liseye geldik hala seviyorum. lise
bitecek bir aya ama ben onu nasıl unutucam ve ya o bir başkasıylayken
ben nasıl dayanıcam bilmiyorum. salak ergen kızlar gibi internette onu
kendime nasıl bağlarım diye bir sürü yazı okudum, en sonunda
erkeklerietkilemeninyollari.net sitesinde tavsiye edilen onu elde et
isimli kitabı buldum. aldım, umarım faydalı olurda biter bu azap...
trollüz, trollsünüz, trolller. tamam troll fiil değil ama çekesim geldi. troll diye tabir edilen sözlük yazarları -ki burada özellikle bu sözlüğü kastetmiyorum- sırf laf dönsün
ortalık karışsın diye saldırgan entryler giren yazar olarak açıklanmıştı bana. açıkçası daha önce bu anlamda kullanıldığını bilmiyordum. ben trollmüyüm? bana göre hayır. bazen yazıyorum ya da cevap veriyorum gerginlik oluyor mu? evet. ama ben bunları ortalık karışsın diye yapmıyorum ki. hep söylediğim gibi, fikirlerimi yazıyorum. bazen sakat olabilir bu fikirler, bazen neşeli bazen de hüzünlü. bazen anlamsız, bazen de şakacı. özellikle bir kasıt yok tartışma olsun diye. hepsi bu
trollüm- i am troll
trollsün-you are troll
troll.-he is troll
* *
feminenler sakın yazmasın cümlesinde rahatsızlık veren kelime "sakın" mıdır? feminenler yazmasın deyince daha mı uygun olacaktı. her iki şekilde de neden kırıcı oluyor ki. feminen yani doğuştan erkek cinsiyetli olup, hali hazırda erkek cinsel organlarına sahip olan, ancak duygusal ve veya fiziksel olarak kadın olmaya çalışan ve veya özenen eşcinsellerle herkes seks yapmak ya da tanışmak zorunda mıdır. nedir yani bu durum. benim gibi iri kıllı şişman bir eşcinsel ile nasıl ki kimse tanışmak zorunda değilse aynısı herkes için geçerli. yani kimse kimseyle tanışmak yazışmak düzüşmek zorunda değil. bu durumunu da istediği gibi yazmakta özgür. pek çok kişide şişmanlar yazmasın diye belirmiştir. ya da benzer istenen ya da istenmeyen durumlar yazılmıştır. bu isteklerin kökenin hakkında sayfalarca yazabiliriz. ama sonuç değişmez. herkes kendi keyfine bakar, kendi hakkında yalan söyler ya da söylemez. kime ne? kime neyi ispat edeceksin. hem de hangi hakla bu işe bulaşacaksın. öte yandan başka bir durum var. anlaşılan ayısözlük feminen erkek eşcinseleri koruma ve kollama derneği gibi çalışıyor. bakıyorum da bu tarz başlıkların altı tü kaka laflarıyla dolu. ben buradan tekrar yazayım da her yazdığım benzer yazılar gibi ortalama 10 eksi alayım ve eksik kalmayayım.
sabah ereksiyonu malum. sebebi ise, gece boyunca biriken idrarın baskı yapması. pek sevmem, hani hazır kalkmışken indirelim muhabbetini. sadece o değil, ağzın yapış yapış, gözler yarı açık. bakmamak lazım porno filmlere, insan uyanınca rezil bir halde oluyor. en iyisi yıkanmak, dişleri fırçalamak, bir kahve içmek ve kendine gelmek. *
her şey bir yana, aşk meşk bir yana. bazen deriz ya kalbimin yarısı nı o aldı falan filan. aslında çocuğunuz varsa kalbiniz zaten onda oluyor. beyniniz fikriniz de onda oluyor. bazen düşünüyorum çocuğum var ve çalışabiliyorum, araba kullanabiliyorum. insanın beyninde devamlı bir nokta nabız gibi atıyor. iyimi mutlumu sağlıklı mı ??? hayat o andan, yani çocuğunuz olduğu andan itibaren tamamen değişiyor ve asla eskisi gibi olmuyor.
eşcinsel imam, öğretmen, doktor falan filan. eşcinsellikle işin alakası nedir ki? imam olması yani işinin din olması seks hayatı yok demek değil ki. sen ben nasıl eşcinselsek onlar da aynı şekilde eşcinsel. hayatlarının merkezinde din olması içsel arzuları her zaman engellemiyor işte. tanıdık gelmedi mi size de? aynaya bakın göreceksiniz.
dilerim ki bu sözlükte lezbiyen yazar olmasın. hiç olmasın. ben sözlükte sadece bir yazarım elbette, ne yöneticiyim ne de başka bir şey. temennim budur.
kişi her hangi birini sevmek ya da sevmemek zorunda değildir. her hangi bir eğilimi yönelimi beğenmek ya da beğenmemek zorunda değildir. örneğin ben, saygı duymadım da ne yaptım yoldan geçerken saldırdım mı? ya da hoşlanmadım da ne yaptım. bu benim hayatım, beğenmediğim herhangi bir şeyle temas kurmamak ta benim seçeneğim. "kıllı götlü göbekli adamlar utanmadan sevişiyorlar" lafı az duyulmadı. pasif olandan bana ne, aktif olandan bana ne. kimin neresine ne girer çıkar bana ne. ayı olmak benim için özel bir durum, kadınsı olmak ise bir kusur. ben eşcinsel olmayı üçüncü bir tercih olarak görmüyorum. benim için ya kadın ya erkek var. erkeksi ya da kadınsı olmak kusur. kusur da, bana ne yine. seks yapmam o kadar. hayatımı tehdit eden bir kusur değildir. bu konuların tekrar tekrar açılması kendi içini anlayamayan, yüksek ihtimalle ya yaşı ya da zeka yaşı yetersiz kalan arkadaşlara ve şakşakçılarına malzeme olsun diyedir. bana iki yüzlü, riyakar diyen şahsı bekliyorum. neden üstüne alındın diyecekler için, benim yazdıklarımdan alıntılarla dolu. merak ediyorum, cidden merak ediyorum. bu sanal cesaretliler ne kadar gerçek cesaretlidir. istediğime istediğimi söylerim. bana göre kadınsı olmak kusurdur. bu kadar. çirkin demem. herkes kendine göre güzeldir. ama kusurdur.
hadi bunu zorla olsa da hak vereyim biraz. eşcinsel bile olmayan birileri neden yazardır? okusun herkes elbette. ama neden yazıyor. neden hoş ya da boş deme hakkı var. burası belli bir gurubun yaşamlarını anlatmak için var. eee ne işi varmış bu arkadaşların. sonuçta adresi yazdığınızda site açılıyor. gizli değil yazılanlar. benim için çok can sıkıcı bir durum. haksızlık bu.
yeni türeyen bir grup kişi. seks gibi temel bir ihtiyacı sadece ilişki içinde yaşamak isterler. bu bir tercihtir tabi, ancak asıl sorun kendileri gibi düşünmeyen insanları motor, orospu gibi tanımlamalarla anmalarıdır. onlara göre kendilerinden olmayan herkes pisliktir, ucuzdur, basittir. sürekli bir ilişki arayışı içinde olur bunlar. hep çok severler çok sadıktırlar ama sevgilileri motor çıkar onları aldatır. hep aynı hikayeyi yaşar zorla yaşatırlar. bu türlerden şiddetle uzak durulmalı, akılları başlarına gelinceye kadar toplumdan uzaklaştırılmalıdır. elbette ideal olan özel duygular yaşadığın biri ile seks yaşamaktır. ama bu durum da zorlanılmaz ki. hayat bu. herkes keyfi peşinde.
ne ilginç. aynı fikirdeyim. ayı sözlük adı verilen eşcinsel hayatın bir ayağını oluşturan bir topluluğun adıyla anılan sözlükte neden heteroseksüel yazar var. neden bizim yazdıklarımızı oylayabiliyorlar. neden nasıl ve ne şekilde anlıyorlar? ne anlıyorlar. mesela beni çeken şey bir erkeğin kıllı göğsü diye yazdığım da nasıl anlıyorlar. ne anlıyorlar ki. ne hakla beğenmiyorlar. bu sözlük bizim kendimizi ifade etme platformumuz değil midir. yüksek ihtimalle anlarmış gibi görünüyorlar. ben heteroseksüel bir erkeğin bir kadının neresini neden nasıl beğendiğini anlayamıyorum. o derece garip geliyor bana. kılsız ve yumuşak göğüsler mi? karides kokulu cinsel organları mı * bak anlamıyorum işte. yorumlarım da sert oluyor elbette. ama burası ayı sözlük. kılsız yumuşak meme seven heteroseksüel erkek sözlük değil.