bearking

Durum: 302 - 0 - 0 - 0 - 26.11.2013 15:15

Puan: 4480 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

14 yıl önce kayıt oldu.
3.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 16

içinde hiç boş şarkı olmayan albümler

amy'nin albümü... her ruh halimde usanmadan dinlediğim tek albümdür...

içinde hiç boş şarkı olmayan albümler

zakkum'un zehr-i zakkum'u acayip bişi. fena halde iyi hazırlanmış, kafa yorulmuş, sözü, müziği ve aranjesiyle gerçekten farklı bir albüm. dinledikçe dinleyesi geliyor insanın

ayı sözlük yazarlarının dövmeleri

sırtımda kanatlı bir erkek dövmesi (tribal) var, bilinçaltımı ne kadar da deşsem bir anlamı yok. sırada baldırlarım için düşündüğün dövmeler var...

biscolata

bizlere güzel erkek bedeni budur şeklinde dikte edilen çikolata reklamı. işin garibi, şişman ya da yaşlı ya da gıllı ya da hepsi tercih edenler bile bu dayatmanın kurbanı olup reklamdaki çocukları güzel bulduğunu söyleyerek kendileriyle çelişiyor.

ps: biskolatayı denedim, pek bi anlamsız.

sorun aldatman değil yalan söylemen

film repliğidir, aldatan yalan da söylüyordur.

- nerdesin
- işteyim
- ben de yedim (ki yedim zamanında )

gideri olmayan gay

dünyanın en seksi herifi de olsa

- hoş bir ambalajdan öteye gidemeyen
- önüne gelenle sevişmeyi marifet sayan
- züppe, herkesi horgören,
- sevgili veya baba parası yiyen
- yalancı
- dedikoducu
- hırsız

kesinlikle gideri yoktur

türkçede kullanılan fransızca kelimeler

bol şans; fransızca orjinali bonne chance yani iyi şanslar

ilk gay bar deneyimi

yıllar yıllar önce bir radyo programı için istanbul sinema festivalini değerlendirecek bir eleştirmene ihtiyacım vardı. tanıdık bir eleştirmen arkadaş vardı. telefon ettim, dedi ki fatih parkında buluşalım. buluştuk. ben ona programla ilgili bir şeyler anlatıyorum, filmler, yönetmenler hakkında bilgi istiyorum, o bana şu adam parayla sikişiyor, bu adam gençlerden hoşlanıyor falan diyor. ben sanıyorum ki o benle kafa buluyor çünkü o güne kadar parkların çark alanları olduğunu bilmiyorum bile. akşam oldu bana dedi ki bişeyler içelim mi, o zamanlar pek içmiyordum ama olur dedim. horhor yokuşundan aşağı indik, beni değirmen diye efsane yere götürdü. içersi tıklım tıklımdı ve biz içeri girerken sanki bütün gözler üzerimizdeydi. utanmıştım sanki. hayatımın en tuhaf gecesiydi. değirmenin ön tarafında ayılar ve ayıseverler arka tarafta daha çok gençler ve onlarla beraber olmak isteyen tipler. sahnede parlak kumaştan bir ceket giymiş piyanist şantör, çok keyif almıştım. sonraki 3 sene haftanın en az dört gecesi değirmene gittim.

alttaki yazara soracaklarım var

- sünnet olurken anestezik bir sprey sıkmıştı doktor olacak olan o hayvan...

ey alttaki söyle bakiim hiç sevişirken kopya çektin mi?

sarhoş sevişmek

serhoş serhoş sevişilip ertesi gün hatırlamadıktan sonra bir anlamı olmayan çıplak eylem türü.

- lan dün gece biz seviştik mi
- sanırsam evet...

ayı olup olmadığını bilmeyen insan

ayı olup olmadığı önemli değil, insan olsun yeter haddizatında

eyyvah eyvah

küfürsüz ve bel altına çok fazla kaymadan da komedi çekileceğini göstermiştir ata demirer, iyi de yapmıştır

eyvah babam

haluk bilginer'in ismi hatrına izlemek isteyip de ucuzluğundan dolayı mide bulantısı geçirdiğim dizidir.

sahra bar

aklımda kalan, karanlık, ucuz dekorasyon, nem ve döl kokusu.

schnitzel

her ne kadar ismi almanca olsa da (büyük olasılıkla) italyan kökenli bir et yemeğidir. çok lezzetlidir, yapımı da kolaydır. ince dilimler halinde kesilmiş dana veya tavuk etini önce una sonra çırpılmış yumurtaya ardından galeta ununa bulanır. kızgın yağda kızartılır ve yenir.

pikachu

sağa sola elektrik fırlatarak sevimli olduğunu düşünen sevimsiz sarı yaratık.

durduk yere ayı sözlük yazarlarına koyan şarkılar

hastane önünde incir ağacı ve bir de kütahya'nın pınarları yazarken bile gözlerim doluyor.

karabasan

bana ilk ve son kez kardeşimi kaybettiğimi öğrendiğim gece gelmiştir.

serenade from the stars

amerikan rock grubu steve miller band'in bence en iyi parçasıdır. 70'li yılların ortalarında çıkardıkları albümler dönemin deneysel ruhunu çok iyi yansıtır.

1.68 boyunda olup 1.75'im diyen erkek

internetin ilk çağlarında çokça karşılaşılan bir durumdu. 30 km yol katedip, 5 saat chatleştiğim zatı muhteremin, 20 santim daha kısa-35 kilo daha zayıf- 10 yıl daha yaşlı çıkmıştı. üstüne "o kadan yol gelmişsin, en azından bir kahvemi iç" demişti pişkin pişkin. bu olayla ilgili ruhumda açılan onulmaz yaralar hala mevcuttur.
  • /
  • 16
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 302

devlet terörü

devletin, tekelinde bulundurduğu silahlı güçlerini vatandaşı üzerine korku salarak yasalara uymasını sağlamak olarak tanımlanabilir. daha yumuşatılmış bir ifadesi de "orantısız güç"tür. devlet birimlerinin hiç bir hukuki temele dayandırmadan vatandaşını sindirmek üzere uyguladığı şiddet politikalarıdır.

dün, hapishanelerde ve karakollarda vatandaşına işkence eden, kürt köylüye insan dışkısı yediren devletle bugün istanbul'da ankara'da izmir'de (rte'nin deyimiyle 'tamamen ab standartlarında') biber gazı sıkarak hayatı kelimenin tam anlamıyla felç eden, coplayan, öldüresiye tekmeleyen, tazyikli sularla kafa göz dağıtan, avm'lere, otellere, evlerin içine kadar kovalayıp eylemci avına çıkan, kara ve deniz yolunu kapatan, iletişim araçlarını engelleyen, dezenformasyonlarla kafaları bulanıklaştıran devlet arasında bir fark yoktur.

ilber ortaylı

rte'nin 'tarihimize sahip çıkıyoruz' geyiğine attığı :"mazide yıkılan binaların her birini yeniden tesis ediyor musunuz? o halde swiss hotel'in yerine 'şark kahvesini' yapın da görelim." tweetiyle cevap vermiş ulu tarihçi şahsiyettir. şimdi yamacıma gelse alnından öperim

polis otobüsünde patlayan biber gazı

taksim'de polislerin dinlendiği otobüsün içinde biber gazı patlaması sonucu bir memurun gazdan etkilenerek rahatsızlandığı olay.

'polisin biber gazı varsa, direnişçinin ahı var' da diyebilirsiniz 'allahın sopası yok' da diyebilirsiniz...

totalitarizm

siyasetbilimcilere göre totalitarizm, bir ütopya hedefi doğrultusunda belli bir tip insan prototipi yaratmak adına, tüm günlük hayatın tüm alanlara hükmeden, devletle ilgili tüm erklerin tek bir liderde toplandığı bir yönetim biçimidir. t­otaliter rejimlerde, halk, devlet ideolojisinin öngördüğü tüm politikalara tam bir uyum göstermek zorundadır. bu tür rejimlerde, muhalefet veya başka bir görüş bildirmek, sürgün, hapis ve hatta idama kadar ağır cezalarla cezalandırılır. birbirinden tamamem farklı olsa da totalitarizme örnekler ise hitler dönemi nazi almanyası, mussolininin italyası ve stalinin sovyetleri. günümüzde kuzey kore yönetimi de totaliter olarak kabul edilmekte .


politik skalanın uçlarında yeralmalarına rağmen ister faşist ister komünist totaliter rejimlerin bir çok ortak özellikleri vardır
1- nasyonal sosyalizmde 'jahudiler’, stalin sovyetlerinde 'tekelci kapitalizm’ örneklerinde olduğu gibi, totaliter rejimler ortak bir düşman oluşturarak halkı baskıcı bir ideoloji etrafında toplar

2- bireylerden 'halkın birliği, 'sınıfsız toplum' veya 'proleterya diktatörlüğü' gibi idealler doğrultusunda cemaatler oluşturur. oluşturulan bu suni kollektif bilincin amacı bireyselliği ve kişisel özgürlükleri yok etmektir.

3- iktidarın bir eldedir. yani yasama, yargı ve yürütme birbirinden bağımsız ve ayrı değil aksine, diktatörün veya partinin mutlak hükmü altındadır.

4- gözetleme. iktidar sahibi (diktatör ya da parti) tüm vatandaşlarının özel hayatını ve özgürlüklerini kuşatmaya çalışır. ancak bu gözetleme/kuşatma sadece hareketleri değil, her bir vatandaşın düşünce ve hisslerini de etkileyecek şekilde uygulanır. bunun için propaganda ve devletin ideolojisi doğrultusunda sıkı bir 'terbiye’, beşikten mezara kadar sürekli yönlendirme (manipülasyon) ve her türlü muhalefete ve eleştiriye kapalı doktriner bir eğitim kullanılır.

5- vatandaşlık haklarının yok sayılması yani insan haklarını, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, vicdan (din) özgürlüğünün totaliter rejimler tarafından kısıtlanması veya yok sayılması. eğitim ve sanatta sansürün uygulanması. ifade özgürlüğü devlet tarafından ya sansüre uğrar ya da hiç yoktur.

6- gizli servis, gizli polis veya siyasi polis gibi kurumlarla; ispiyonlama, gözaltılar ve halkı baskı altında tutma yollarıyla bağımsız düşüncelerin daha oluşma safhasındayken boğulmalarının sağlanması

7- hitler almanyasındaki toplama kampları ve sovyetlerdeki gulag çalıştırma kampları, halktan gizlenen hapishaneler, işkenceler

8- halkın günlük yaşamında militarizmin etkileri. zorunlu askerlik görevi ve saldırgan bir dışpolitika, uluslararası camiadan soyutlanmak.

kıro erkeklerin ortak özellikleri

bi de bir mekana gidip, karizma çizilir diye ortama ayak uydurmamak
ayrıyetten bütün halaylarda başa geçmeye çalışmak
ve bu da var; peçeteden gül yapmak
bunun dışında yere balgamını yapıştırmak
bunu da eklemeden edemeyeceğim; iki de bir çükünü kaşımak

üçüncü köprünün ismi

yavuz sultan selim'dir. 40 bin alevinin katlinden sorumlu bir padişahtır. darbecidir, babasını tahttan indirerek padişahlık makamına geçmiştir. kardeş katilidir aynı zamanda. padişahlığı süresince imparatorluk topraklarını 2.5 kat büyütmüştür. kanuninin babasıdır, hürremin kayınpederidir, mihrimahın dedesi... 49 yaşında bir çıban yüzünden ölmüştür.

loreena mckennitt

arpten soğutan arp sanatçı

yalın

acaba hürriyet yazarı teyzesi ferai tınç olmasa müzik dünyasında bu kadar uzun süre tutunabilir miydi dedirten 80lerin italyan şarkıcıları andıran yorumuyla duyguları emen türk vampiri

1 mayıs 2013

istanbul trafiğinin en rahat olduğu gündür. servis şoförünün "keşke hergün 1 mayıs olsa" diye mutluluğunu paylaştığı gündür.

2 mayıs 2013 benfica fenerbahçe maçı

fenerbahçe'nin hakeme para vermeyi unuttuğu maç.
Henüz takip ettiği biri yok.