ciwan

Durum: 3159 - 0 - 0 - 0 - 06.01.2025 17:09

Puan: 63954 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

16 yıl önce kayıt oldu.
1.Nesil Yazar.

REWEND
  • /
  • 158

interseks tanrı hapi

mısır mitolojisinde nil nehrinin koruyucusu olan interseks tanrı.genelde göbekli ve büyük memeli olarak betimlenir.bağzıları bunun şişmanlık olarak yorumlasa da memelerinde ki süt nile bereket verdiği için kendisine interseks demişlerdir.
hikayeye göre horus'un dört oğlundan biridir ve nile bereket getirip insalara yiyecek verir.




http://www.landofpyramids.org/images/hap...


hephaistion

büyük iskenderin büyük ve ölümsüz aşkı olan komutanı.ta çocukluk günlerinden bu yana beraber büyüdüler iskenderle.iskenderin imparator olana kadar yanyanaydılar.kendisi general olup bizzat ordusunda savaşmştır.yazılanlara göre kendisi iri yarı,kalıplı ve dayanılmaz güzelliği olan bir admmış.bazı kaynaklarda büyük bir diplomat olduğu belirtilmektedir.iskenderin bir seferi sırasında ilginç bir şekilde hastalanarak ölmüştür.ölümü hakkında bir çok rivayet mevcuttur.kimi iskednerin vahşi kaltak karısının on zehirlediğini kimide saray da bulunan generallerin onu çekemedikleri için hastalık bulaştırıp öldürdükleri idda ederler.
iskender büyük aşkının son nefesine savaşta olduğu için yetişememiş,cansız bedeninin başından günlerce ayrılmamıştır.yas için sadece krallar ölünce uygulanan protokoller uygulanmıştır.iran da zerdüşt tapınaklarının ateşi söndürülmüştür.on bin baş kurban kesilmiştir.hatta bağzı tarihçilere göre bir kabileyi tanrılara onu cennete koymaları için kurban etmiştir.

umarım diğer taraflarda iki aşık buluşmuştur.

kadınlarda artan tecavüz yalanı

genelleme bok gibi bir şey.nasıl ki kadın tacize veya tecavüze uğradım diyorsa uğramıştır demek saçmaysa bu genelleme de saçma.bu hayatta öyle fettan ve entrikalı kadınlar tanıdım ki ağzım açık kaldı.kocasını gerdekte serhoş edip bakire olduğuna inandıranı,kaynanasının hiç bir akıl sağlığı sorunu olmadığı halde akıl hastanesine yatıranı da gördüm.fakat bu tüm kadınların yalancı ve güvenilmez yaratıklar olduğuna gelmez tıpkı hepsinin masum birer melek olduklarını gibi.
lakin tecavüz suçlaması basit bir suçlama değil.her kadın bunu yapamaz.ayrıca araştırma türkiye yapılmamış.bu sikik memlekette tecavüz ve tacize ses çıkardığın anda ya öldürülürsün yada nasıl olsa bozuldun birde ben tadına bakayım diye peşinden ayrılmazlar.

amerika için haklılık payı olabilirmi mi olamaz mı yaşamadığım için bilemem.

yer var mı

eğer bu soru karşıdan gelmiş ise yok diyorum hep.artık ağız alışkanlığı olmuş.çok çok beğenmişsem yer var gel diyorum.bana göre yeri olmayan adam boş adamdır.eşşek kadar olup hala ailesi ile yaşayan bir adamla seks bile yapılmaz.her şeyi beleşe getirmeye çalışan bu tiplerden tiksiniyorum.yeri olan adam bana sanki daha güvenilir daha samimi geliyor.
yada tüm bunlar benim salaklıklarım bilemedim şimdi.

prestige

fakir parlementi de denilen kaçak sigara.bir kere 6-7 tane içmek zorunda kalmıştım ciğerlerim soba borusu gibi kapanmıştı. bronşları sikip atan bu sigaranın içinde tütün haricinde her şey vardır.

şekil 1a:

bilinçaltı

dünyanın en geniş arşivi.doğumdan itibaren beş duyu organı ile algılanan her şey burada kaydedilir.yani şimdiye kadar gördüğüm,duyduğumuz,kokladığımız,dokunduğumuz ve tattığımız her şey burada depolanmıştır.ama beyin bunları hatırlamaz.kapasitesi gereği sadece uyarıcı ve hatırlatıcı etkenler yoluyla hatırlanır.

minibüste yer kapıp para uzatan kaltak

bugün yolmak istediğim kaltaktır.kezbanımız çakma sarı saçlarını savurarak bir köpek gibi hızla kalabalığı yararak hemen minibüste yer kaptı ve oturdu.sıra falan hak getire tabi.sonra pardon şunu uzatırmısınaaaz diye beni dürttü.ben hiç oralı olmayınca daha hızlı dürttü.bu kez sinirden kalk kendin ver maşallah baya hızlı ve güçlüsün kalkıp verebilirsin deyince içinde ki varoş hortladı.uzatsan nolur gerizekalıaaa!! diye çemkirdi.tabi ben daha fazla dayanamayıp hayatta elimi bile sürmeyeceğim koca götünü sikeceğimi kendisine ilettim.tırsıp kafasını öbür tarafa döndürdü ve ben inene kadar kafasını hiç benden tarafa çevirmedi.
amsalak heterolar ve hemcinsleri cık cık diye beni ayıplar gözlerle baktılar.bense kulaklığımı takıp ineceğim yere kadar gittim.
efendim böyle çirkef ve kezban kaltaklarla karşılaşırsanız kendilerine çekinmeden hak ettikleri dersi verin.

(bkz: fakir dertleri)

abdullah öcalan ve eşcinsellik hakkındaki düşünceleri

dhkp-c gibi radikal sol grupların genel kanısını açıklayan beyan.
he aynen hastayız ama erkeğimiz erkeğe kadınımız da kadına hasta.ayrıca aynen tüm militaris oluşumlar gibi seni ciddiye almıyorum apocum.örgütünün bünyesinde ki lgbt bireylerde umarım akıllanır.sevişmek varken savaşıp ölmeyin canlarım.bakın kimseye yaranamıyorsunuz.

düşün ki o bunu okuyor

teşekkür ederim

normal bir insanın beni çekemeyeceği kadar çektiğin için sana teşekkür ederim.
geçirdiğimiz güzel anlar için teşekkür ederim.
izlediğimiz filmler diziler için teşekkür ederim.
onca kötü olay sonrası yine direnip benimle olmaktan vaz geçmediğin için teşekkür ederim.
beni dağ başlarında çölün ortasında kafayı yemekten kurtardığın için teşekkür ederim.
seni kovduğum halde tekrar evime geldiğin için teşekkür ederim.
pes etmediğin için teşekkür ederim.
gittiğimiz yerler için teşekkür ederim.
urartuların kalesine çıktığımız için teşekkür ederim
ayn zelihanın kıyısında kaçak çay içtiğimiz için teşekkür ederim
ahlata götürdüğün için teşekkür ederim.
mardin de o otelde geçiridiğimiz gece ve sabahı için teşekkür ederim.
beraber yaptığımız otobüs yolculuklarında başımı omuzuma koymana izin verdiğin için teşekkür ederim.
bana sarılıp uyuduğun her gece için teşekkür ederim.
bir yunan adasında kaybolup otostop çekip beni sinir olduğum güneşten koruduğun için teşekkür ederim.
mezopotamyanın ortasında onca ay benimle geçirdiğin güzel anlar için teşekkür ederim.
bok gibi diyarbekir de beni mutlu ettiğin için teşekkür ederim.
gıcık olsanda devrim marşı dinlediğin için teşekkür ederim.
kutsal bildiğin tüm değerlerine hakaret ettiğim halde beni dövmediğin için teşekkür ederim.
sırf seni manüpile edip beyhude kriz çıkardığım halde kalga çıkarmadığın için teşekkür ederim.
beraber polisten kaçıp gaz yediğin için teşekkür ederim.
fırtınaların ortasında limanım olduğun için teşekkür ederim.
yaptığın yüzlerce yemek için teşekkür ederim.
benimle içtiğin için teşekkür ederim.
evinde sigara içmeme izin verdiğin için teşekkür ederim.
benimle diclenin kenarında,van gölünün kıyısında,istanbul boğazında balık tuttuğun için teşekkür ederim.
istanbulu benimle karış karış gezdiğin için teşekkür ederim.
evimi temizlediğin için teşekkür ederim.
her zaman arkamı topladığın için teşekkür ederim.
ter kokumdan şikayet ettiğin halde yine de benimler uyuduğun için teşekkür ederim.
bana aldığın onlarca hediye için teşekkür ederim.
saçma bulduğun halde sevdiğim filmleri benimle izlediğin için teşekkür ederim.
annemi sevdiğin için teşekkür ederim.
ailemi ailen bildiğin için teşekkür ederim.
tüm nazımı ve kaprisimi çektiğin için teşekkür ederim.
benimle beraber büyüyüp olgunlaştığın için teşekkür ederim.

yaptığın tüm iyi kötü şeyler için teşekkür ederim.inşallah o adam seni benim mutlu ettiğinden çok daha mutlu eder.sen her zaman benden daha iyisine layıktın.sen benim öğrencim sen benim asla doğmayacak oğlumdun.allah yolunu açık etsin bahtın da yüzün gibi spi olsun.
içim ve gönlüm senden yana hep rahat olacak benim senden razı olduğum gibi allahta senden razı olsun.hayatımından asla çıkma ve hep hayatımın bir yerlerin de ol.

atina

yunanistanın simgesi şehir.ilk görüşe izmir yada denizsiz istanbul gibi görülüyor.şehrin tek atraksiyonu tabiki akropolis ve plaka denilen merkez.akropolise çıkıp baktığınızda uçsuz bucaksız apartman denizi sizi karşılıyor.arada güzel yeşil parklarda mevcut ama gerisi bağcılar gibi görünen apartman denizi.ama atinada gökdelen yok.çünkü şehrin her yerinden akropolis görünüyor ve bunu korumak istiyorlar.akropolis atine tapınağının bulunduğu tepe..karşısında yine başka bir tepe var.osmanlılar akropolisi barut deposu yapmışlar ve cenevizliler ile girdikleri savaşta havaya uçmuşlar.tarihi yapı tekrar ayağa kaldırılmış ve hala restorasyon devam ediyor.sytigmata meydanında meşhur askerleri ve törenlerini görebilirsiniz.zeus tapınağı ve hadriyon kapısı da diğer turistik yerlerden bitanesi.
yeme içme ucuz ve alışık olduğumuz tadlar.sadece yemek adlarının sonları -os yada -dis ekleri getirmişler.caciki,musakki,sarmaski hep tanıdık.içki ve bira sudan ucuz.deniz ürünleri yemek en iyisi.
şehir genel itibari ile ucuz.insanlar yardımsever.çoğu ingilizce bilmese bile merkezi yerlerde danışma masaları var.seyyar satıcılar hariç muhakkak fişinizi almanız lazım yoksa zorla veriyorlar.turistik ürünler plakanın arka sokaklarında daha ucuz.maalesef seçenekler çok az.biblo manget nazar boncuğu gibi şeyler eminönünde alınmış gibi duruyor.zeytin yağı ve sabun yada uzo almanız önerilir.
yazı ve dil haricinde herşeyi ile bir türkiye ili gibi görünen şehri maalesef tam anlamıyla gezememiş olup bir daha kine bir kaç gün kalınacak şehirler listesine eklenmiştir.
türkler ile yunanlılar arasında ki önyargı ve düşmanlık tamamen hayal ürünü.sıcaklık ve samimiyet aynı biz.bir yunanlı komşumun dediği gibi;düşman olan devletlerdir,halklar dost ve kardeştir.

sidi mansour

cheb khaled halet versiyonuda gayet hoş olan tunus şarkısı.ayrıca araklama imparatoru bir kro tarafından boş geçilmemiş çalınmıştır.

koli kesip garibana dağıtmamak

fuck body lerinizi paylaşarak diğer gariban ibnelerle paylaşabilirsiniz.gelin bayramın özü olan paylaşmak duygusunu hep beraber yaşayalım. koli yok mu adlı derneğimize bağışlarınızı bekliyoruz.

madam marika

ahsen tv'nin madam marika röportajı

izleyip izleyip kafamı duvarlara vurmama sebep olan röportaj madam marika yani diğer adıyla nedim uzun insanı hayretlere gark ediyor.akp'li olmasına takılmıyorum.takıldığım nokta nasıl bu kadar yalaka olunur olması.halsiyet ve onur kavramları bu kadarmı yabancı bu insana.chp'yi eleştiriyor ayyaşlar diye.içki içenlere laf ediyor halbuki içki içenler sayesinde ekmek parası kazanıyor.görende tiyatrocu sanacak lan sen içkili mekanda şov yapan birisisin içki içen adamlar olmasa sen ekmek kazanamazsın.
onur yürüyüşüne de laf etmiş.çıplaklığı aşırılığı eleştirmiş haddi olmadan.eleştiriye açık insanlarız ama hakarete değil.kendisi ingilizce öğretmeni iken atan zihniyeti övmek nasıl bir akıl tutulması acaba.eşcinselleri onur ürüyüşünde gaza mermiye boğandamı chp idi.kendisine acil şifalar diliyorum.allah ıslah etsin.ha onca yalakalıkta boşuna gitmez inşallah bi yerlere kapağı atar.

izlemek ve başkası adına utanmak için:

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/27...

faredir fare

tam bir beyfendi kendisi.memeleketi olan şehirde fazla beyfendi olmaz ama işte genellemenin kötü bir şey olduğunu öğrenmiş oldum sayesinde.bilgili,okumuş,kendini geliştirmiş bir yazarcan.yanında vakitin nasıl geçtiği anlaşılmıyor.hoş sohbeti boş değil.kendisini tanımaktan mutlu oldum.umarım istedikleri olur hayatta.beraber inşallah barlara gidicez evli barklı xuşka mınım ile.*

ayı sözlük itiraf

paramparça egomu ve yerleyeksan özgüvenimi tamir etmek için hornet kullanıyorum.insanların yalan iltifatları beni yavaş yavaş kendime getiriyor.gece gündüz hornette olamamın sebebinin aslında can sıkıntısı değil bu. kendimi ve diğerlerini kandırma yöntemim.
sanırım artık kapatmanın ve sadece seks için kullanmanın zamanı geldi.hornet dev bir kara delik tüm ibneler için de ordan oraya sürükleniyorlar.arada kimyası tutuanlar sevişiyor.sevişmenin tek amaç olduğu bir yer.bunun haricinde burda herhangi bir hedefi olanlara gülüyorum.

alttaki yazara soracaklarım var

beni yormayan herşeyden ve tembellikten.
alttaki yazar et sevmemek normal mi ?

suriyeli geyler için yardım kolisi

maruz kaldıkları ayrımcılıktan! dolayı koli bulamayan suriyeli eşcinseller için harika bir fikir değerlendirmek lazım.tüm hümaist arkadaşalar iş başına!
hep beraber göçmen sorununu ve ayrımcılığı yok edelim.
unutmadan belirli bir milleti seksi bulmamak ırkçılığa girmez.asyalıları siki küçük diye beğenmeyen geyler hümanizm kasmamalılar.

hornette ingiliz sanılan adamın suriyeli çıkması

hornette zengin koca aramak

eşcinsellerin sosyo-ekonomik durumunu ve eşcinsel topluluğunda ki sınıfsal ayrışmaları birinci elden görmek için yapılan saha çalışmasında kullanılan yöntemdir.her hangi bir gerçeklik payı bulunmayan bu çalışmada türkiyeli eşcinsellerin tepkileri ve geridönüşümleri ölçülmüş olup kendi çapımızda çıkarımlarda bulunduk efendim.tepkiler genelde olumsuz yönde eleştiriler ise yıkıcı idi.profil yazısını zengin koca arıyorum yaş sınırım yok fakirler lütfen yazmasın olarak belirledik.gelelim gelen cevaplara:

-canım sen bu tiple asgari ücretliyi bulursan iyi.
-çok komikmiş salak ibne dalgamı geçiyorsun.
-iyice et pazarına çevirdiniz burayı bedenini satan orospular.
-tarlabaşında gecelik zengin bulursun sen anca.
-canım sen varoşlardasın ve varoşsun bulmak istiyorsan etilere falan git.
-ahahaha ay bari cd olsaydın belki bir şeyler bulurdun.
-slm durumum çok iyi değil ama emekli mayışım var.
-yakışıklısın bence bulursun.

gibi başlıca tepkiler alınmıştır.eşcinsel camiinın zenginlerinin hornete takılmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.diğer bir teori ise tipimizin zengin kocayı hak edecek kadar iyi olmadığıdır.alan çalışmamız aklımızda ki bir çok sorunun cevabını vermiş olup ibnelerin çoğunluğunun alt ve orta alt sınıfa ait olduğu kanıtlanmıştır.
  • /
  • 158

işsizlik

işsizlik olgusundan çok başka şeyler konuşmamız gerektiğine inanıyorum. sözlüğü okuyan var mı yok mu bilmiyorum ama kendi düşüncelerimi yazmayı seviyorum.
öncelikle ben z kuşağı dediğimiz 1996 - 2015 doğumlu olan tayfadanım. 2000-2005 aralığında doğdum diyebilirim. gerçek yaşımı gizlilik nedenlerinden dolayı vermek istemiyorum. ailede 3. nesilim ve ilk nesil anneannem ve dedemdi 0'dan başladılar.

annneannem yunanistan göçmeni, dedem ise anadolunun bir köyünden ıstanbul'a göçmüş ailesiz, köksüz bir adamdı. babannem de yine annesiz ve babasız kalmış, istanbula göçmüş bir kadın, dede ise yine genç yaşında iç anadolundan biryerlerden ıstanbul'a gelmiş bir adam. yani kısacası genel aile yapısının sosyoekonomik yapısı ve eğitim seviyeleri anlaşılabilir. anneannem tütünde çalışmış, dedem pazarcılık, limonculuk ve belediye kanalizasyon işinde çalışmış. annemler üç kardeş. annem tek lise mezunu olan kişi kardeşleri arasında. yani kısacası ailenin genel sosyoekonomik ve eğitim seviyesi anlaşılabilmiştir diye düşünüyorum. baba tarafında da benzerlikler söz konusu.

ilk okul dönemlerimde ve ortaokul dönemlerimde mesleklere, paraya hayata dair pek bir düşüncem yoktuç ot gibi okula gidip geliyordum. kendi çapımda başarılı bir öğrenci olsam dahi yeteneklerimi yoğun bir şekilde geliştirmek adına çeşitli pratikler yapmıyordum. ana hedefim yüksek notlar almaktı. aynı zamanda kendi çapımda resim çizerdim, kitap okurdum. annemin çeşitli yönlendirmeleri doğrultusunda iyi bir öğrenci olmak kafama kazınmıştı ve genel olarak bana emek veriliyordu. (yeterli, yetersiz, faydacı kısmını konuşmuyoruz ki birçok şeyin yetersiz kaldığını zaten biliyorum) ellinden geldiğince diyelim bu emek kısmına. lise mezunu bir kadından, kendi kendine bir şeyler yapmayı deneyimlemiş, orrtalama bir zeka seviyesi olan, ailesi tarafınan çok da desteklenmemiş bir kadın ne kadar yapabiliyorsa artık.

lise ilk iki yılım yine kafam kuma gömülü bir şekilde devam ettim ama onbirinci sınıfta alan seçme muhabbetleri başladığı noktada kafamı kumdan çıkarttım ve gerçeklikle yüzleşmeye başladım. hayatın başından beri bana anlatılan şey memur kafasında şuydu; iyi bir lise, iyi üniversite, staj, meslek sonrasında para, kariyer, seyehat aile filan falan. klasik hikaye bildiğiniz gibi. benim onbirinci sınıf dönemimde işlerin hiç de böyle olmadığını anladım. ülke ekonomisi boka sarıyordu, kimse yaptığı işten memnun değildi, üniversiteler saçmalamaya başlamıştı, işsizlik hat saffadaydı. dünya zaten sonbirkaç senede çok hızlı bir şekilde değişti. sanayi devrimi yaşandı bitti. şuanda başlıbaşına bambaşka bir devrimin içindeyiz. yapay zeka devrimi.

sanayi devrimi sonrası fabriaklar kuruldu, işlerde çalışıldı, üretimler yapıldı, birkaç parça varlık edinilindiyse edinilindi.(anneannem, annemlerin dönemi) ve şuanda dünyada birçok farklı sektörde tokluk var. her şey zaten çok sayıda üretildi, yapıldı, hatta şuanda dünyada herkese yetecek kadar giysi de olduğu söyleniyor ama hepsi ya depolarda ya da imha ediliyor çünkü marka değerleri bozulmaması lazım. kapitalizm 101.

yapay zekanın gelişi ile birlikte bazı meslek alanları daralmaya başladı, insanalar işssiz kalmaya başladı. ve gelecekte bu durum daha da artacak gibi duruyor. yetişkinlerin hayal ettikleri plan ellerinde mi patlamaya başladı, götümüzde mi patlamaya başladı bilmiyorum ama dünya genelinde iyi bir noktaya ilerlemediğimiz çok açık ve net.

fakirler, zenginler için çalışır durumda. her şey parayla ilgili ve ucuz olan her şeyde aslında ürünün bir parçası da sensin. ucuz ye hastalan, ilaç al iyi olmaya çalış, ilaca paran mı yetmiyor? kredi çek, ilaca öde stres yap çünkü kredi borcun var daha çok hastalan ve sistem içerisinde daha çok çalış ya da yerinde say. basic slaverity system. bunları tek gören kişi ben miyim diye düşünüyorum ama bu konularda hiç konuşmadığımızı farkediyorum.
kendimi bazen koca bir matrix içerisinde hissediyorum. apartmanlara kapatılmış, zamanında şehirlere daha konforlu bir yaşam için göç etmiş, bir şekilde gelmiş minik fareler. her şey para ile ilgili. "güzel" üniversiteler okumak istememizin sebebi akademik kaygılar, bilim üretmek, akademiye katkı sunmak vb değildi birçoğumuzun, özellikle sosyoekonomik dargelirli ailelerin çocukları bunları ana hedef olarak arzuyabildiklerini düşünmüyorum(arzulaynlar vardrı tabii ki ama istisna olduğuna inanıyorum) daha karnını doyuramazken, kitap alamazken, şuradan şuraya nasıl gidecğinin hesabını yaparken, üşürken, hastayken herhalde dünyaya bilim getireceğim, sanat getireceğim derdi ve motviasyonu ile kimse tutuşmadı. birçok kişinin ana motivasyonu ki doğal olarak daha iyi yaşam standartlarına sahip olmaktı. o okulların, işlerin, mesleklerin arzulanmasının sebebi de temel olarak bununla ilgili "daha iyi yaşam standartlarına sahip olmak enazından temel seviye" ki temelden kastıma hala birçok kişi ulaşabilmiş değil. karnımız doyuyor, kiramızı ödüyoruz, işe gidip geliyoruz çok şükür rabbime bir temel değildir. temel işsiz kalma korkusununun ortadan kalktığı noktada ve 3 yıl işssiz de kalsan hayatında ve standartlarına bir şey değişmeyeceği noktada başlar...

şehirlere hapsedildik, köyler boşaltıldı ve yoğun bir şekilde plansız bir şekilde kentlere göç yaşandı. herhangi bir mal varlığın yoksa sıçtın ki bazı insanlar görüyorum bu konuda sıfır noktasındalar. anadan, babadan kalacak bir şey de yok ortada.
çok sevdiğim bir alıntı var;
"baban seni memum yapabilmek için tarlarınını sattı, sense şimdi kirasını zarzor ödediğin odanda, dokuz beş hayatında kendi küçük toprak parçanı hayal ediyorsun"
koca bir trajedi! koskocaman bir trajedi içerisindeyiz. aklım almıyor, büyük bir trajedi bu.

iş alanları daralıyor, mal, mülk edinmek eskisinden çok daha zor ve asgari ücretle mal edinilebileceğini düşünmüyorum bile. bu artık bir hayal, koca bir hayal. hükümet hiçbir zaman yanınızda olmadı sefil halk. memurluk seksi bir şey değildi, hiçbir zaman da olmadı.
olayın bime, a101'e, burgerking, mcdonalds a girmek olmadığını, bilmem nerde baristalık, garsonluk olmadığını biliyorum. üniversite mezunu olmak bir işe yaramıyor. her şey tamamen seninle ilgili, çevrenle ilgili, ailenle ilgili, şansınla ilgili... iş sahibi olmak için bile paranın olması lazım. meslek sahibi olmak için bile paranın olması lazım. zenginler daha çok zenginleşiyor ve fakirler daha çok fakirleşiyor.

şehir hayatında, birikimsiz ve tek başına işssizlik çok berbat bir şey. deneyimlemedim ama hayal edebiliyorum. aile evinde olan işssizlik de bence oldukça zor. uzun süre sonra gelen değersizlik ve bir işe yaramıyormuşluk hissi heleki yaş ilerideyse oldukça sıkıcıdır eminim ki. e okul okuduk kendimize göre bir şeyler yaptık? her şey mi yetersiz düşüncesi can sıkıcı olabilir.
toprağı işlemeyi bilmiyoruz, kendimizi beslemeyi bilmiyoruz, ağaçları bilmiyoruz, hayvanları bilmiyoruz. o meta işimizi kaybediyorsak marketten yemek dahi alamıyoruz. bu normal mi ? kendimizi nasıl besleyeceğiz? ölmememiz lazım!! köylere dönüş ve yeni köylerin düşlenmesi gerektiğine inanıyorum. herkes yeni şehirler düşleyelim diyor. hayır kardeşim, yeni şehir filan düşlemek istemiyorum ama. şehir zaten yapısı gereği insan yaşamına uygun bir alan değil. başta zaten estetik yok edildi. kare kare, gri, toprak tonları apartmanlar, parksız yeşilsiz yerler. beyaz çirkin florasan ışıklar, alışveriş merkezleri. konfor bence bu değil.

ben bunları görüyorum, hissediyorum ve anlıyorum. köy yaşantısı çok kolay, muhteşem harikadır demiyorum ama iyi planlanırsa keyifli olabilir diyorum. hiçbir şey bilmeyişimin eksikliğini de yaşıyorum. hayvana dair bir şey bilmem, ağaca dair bir şey bilmem, ota dair bir şey bilmem. doğada birçok farklı ot var yenilebilir, pişirilebilen. hiçbirini bilmiyoruz mesela. elime kazma kürek almamışımdır mesela, ev yapmayı bilmiyorum mesela. teknik beceri isteten şeyleri bilmek şart. bence bir erkek olarak bunlar çok büyük eksiklikler. atalarımız ev yapıyormuş, avlanıyormuş, ateş yakıyor, pişiriyor, inşa ediyormuş aile kuruyorlarmış ya . ki biz daha kendi evimizi inşa etmekten, kendi yemeğimizi yetiştirmekten aciz yaratıklarız. laptop başına geçmiş kambur bir şekilde entry giriyorum mesela.

insanlık çok yoğun bir şekilde asimile edilmiş durumda ve kölelik sisteminin içine çekilmiş durumda. çıkış yolu arıyorum? neler yapabileceğimi düşünüyorum, ortalama insan ömrü 90 yıl.
ilk 20 çocukluk vb, biraz büyümek
20-30 bir şeyler i oluşturmayı deneyimleme hali. şansliysanız 24 gibi bir şeyler yapmaya başlamışlık.
30-40 neler oluyor lan, ben napıyorum, naptım napıcam hali
40-50 biraz daha olgunluk, geçmişin meyvelerini yeme ya dahesaplaşma
50-60 biraz daha sakinlik huzur arayışı, amelelik için uygun yaşlar değil.
60-70 dinlence, eğlence hayat geçti bitti
70-80 çeşitli yaşlılık halleri, wise bir adamsanız wise manlik yaparsınız yoksa kimse sizi siklemez
80-90 dedelik!
90-100 daha ne yapasın yaşadın yaşayacağını!

tabii bu anlattıklarım kişiden kişiye de çok değişkenlik gösteriyor. aile faktörü çok önemli, çocukluğu ve gençliği nasıl deneyimlediğimiz, miraslar ve mal varlıkları, arkamızda birileri var mı yok mu, yaşanılan ülke ki avrupa ülkeleri belirli bir finanssal stabilite sağlasa dahi geçmiş yıllarda orada da zengin olamazsınız. devlet kontrolü daha çok üzerinizdedir, iş kurmak, fabrika kurmak vıdı vıdı çok da kolay değil.

olay her ne kadar işssizlik olsa dahi, zaten yapılmaya çalışılan şey bu insan denilen canlıyı sistemin içerisinde tutmak, sistemin içerisinde iyi bir fare değilse de ölmesini sağlamak, değersiz hissettirmek, hasta etmek, her türlü dış uyarıcı ile kolay bir şekilde buluşturmak ve daha çok hasta etmek, derin hipnozda ve uykuda kalmasını sağlamak. kısacası kendinizi suçlamayın ve elinizden gelenin en iyisini yapın. sistemi değiştiremiyorsanız dahi, sistem sevicilik yapmayın ve o sikindirik işlerinizi birer başarı ile gibi göstermeyi bırakın. kimseyi yargılamayın. bu süreçleri atlatmış olduğunuz noktada da ki atlatırsanız bir yaralı parmağa işememezlik yapmayın. olay tamamen mental.

aileye açılmak

boşvermişlik psikolosine batık olduğum zamanlarda yapmayı düşünmüşlüğüm olan eylem. ama iyi ki yapmamışım. tavsiyem de yapmamınız yönünde. hatta sadece aile değil, hiç kimseye açılmayın. hiç kimseye güvenmeyin. açılınca belki kabulenirler, beni ben olduğum için severler falan filan... bu noktada da şunu söyleyebilirim: ne ailenizden, ne hiç kimseden, ne de hayattan bir şey bekleyin. mevcut durumunuzla kabullenin aile ilişkinizi, her şeye rağmen, hayatta yalnız olduğunuzu bilerek mutlu olmaya çalışın.

ha tabii bunlar sadece benim tavsiyelerim. her insanın gerçekliği, yürüdüğü-yürüyeceği yol farklıdır. ben sadece kendi gerçekliğimden bahsettim o kadar.

edit: madem o kadar hiç kimseye güvenmeyin falan dedim, neden kimseye güvenmediğimi de olaylar üzerinden anlatayım. ilki lise son sınıfta aşık olduğum çocuğa açılmam şeklinde oldu. o da beni sevmiyor olsa bile, en azından gidip de bunu millete yaymaz diye düşünmüştüm. sonuçta o ağırbaşlı, iyi mi iyi kalpli, sincap gibi bir insandı. ama ben ona açıldıktan yıllar sonra beni kuzenlerine ifşalayıp, maskara etti. aslında ben de seni seviyordum minvalinde şeyler yazmıştı ki, meğer beni oynatıyormuş. en büyük rüyam gerçekleşti sanırken gerçeği öğrendim. üstüne bir de etmediği hakaret kalmadı. telefonda resmen nefret kustu. "insan arkadaşım dediği insana o gözle bakar mı?" demişti ki, umarım aynısını bir gün bir kız ona söyler. aynı hakaretleri eder, aynı şekilde aşağılar...
ikincisi de çok yakın olduğum bir arkadaşım üzerinden gerçekleşti. kendisi zaman zaman çok samimi davranırdı. hatta samimiyet falan biraz masum kalır, baya baya oynaştığı zamanlar olurdu. sonradan öğrendim ki myjudas bana yavşıyor gibisinden şeyler yayıyormuş ortamlarda. arkamdan tek atıp tuttuğu da bu değil tabii, hemen her konu da arkamdan attırıyormuş. bu söylediğim insan da herkesin çok efendi, dürüst, güvenilir bildiği biri. herkes bir yana ben de yıllarca öyle biri olduğunu sanmıştım. ama hayat işte acı gerçekleri yüzünüze böyle böyle çarpıyor.

leila's brothers

saeed roustayi'nin yazıp yönettiği 2022 yapımı iran filmi. tam anlamıyla bir ortadoğulu aile draması. ortadoğu toplumlarının neden bu kadar acı çektiğini çok iyi özetliyor. kız çocuklarının erkek çocukları kadar değer görmediği, “itibardan tasarruf edilmeyen” ama geleceğin göz göre göre heba edildiği, aile içinde bile güven ve dayanışmanın olmadığı, yalanların hakim olduğu bir düzen... böylesine kırılgan bir yapının, trump’ın attığı bir tweetle sarsılması ise çok tanıdık.

fragman:
https://youtu.be/AVyl6MX985k?feature=sha...

tek yön

taksim'deki gay club. daha önce şahika ve bigudiye gitmiştim ama tekyöne ilk gidişimdi ay bence fazla pahalı :( 530 lira giriş parası ödedik 100 lira vestiyer 33lük bira 360 gibi uçuk bi rakamdı. yani müzikler şovlar eğlenceli ama değer mi emin değilim. bi de pasifleri de aktifleri de maskülen, benim gibi zırıllara ekmek yoktu asdasdad ay hafif göz makyajıma bile beyaz tüylü eleman evde kalmış makyajı demesin mi... ay o güvenlikler gece rüyama girsinler asjdasd kapıda gülüp pas veren esmer içerde tek pas vermiyor ama gidersem tekrar vestiyerdeki laçonun numarasını almaya giderim ama gitmeye gerek yok ya

doktor sevgili

denendi %100 çalışmıyor.

müstakbel 2 dr. sevgili adayı daha var yolda, diğerlerini deneyip en kısa zamanda onlara dönüş yapacağım hacı abi.*

(bkz: çöp ego)

(bkz: üzerinden dr sıfatını alınca geriye bir bok kalmıyor)

zevk alınan ufak sapıklıklar

ankara oyun havası dinliyorum.baya etkili bir meditasyon.depresyondan çıkarıyor. tavsiye edilir.

elit gay kriterleri

ocak 2025 itibariyle kanun hükmünde kararnameyle kriterler yenilenecekmiş. kulislerden aldığımız bilgilere göre iphone dışında telefon kullanan arkadaşlar artık elit gay sayılmayacakmış. ha zaten sayılmıyordu da bu sefer kesinmiş. süre de uzatılmayacakmış. o android telefonu gözünüze mi sokarsınız yoksa krediyle iphone olayına mı girersiniz bilemiyorum. olmadı yurtdışından getirip 6 ay sonra kapanan ihponelar var onları da deneyebilirsiniz. neyse elitlik zor. ben emekli cd olduğum için kategori dışıyım.

heidi

çocukken çok dikkatimizi çekmese de, isviçre'nin utanç veren sözleşmeli köle çocuk işçiler sisteminde hayat süren bir çocuktur.

(bkz:verdingkinder)

https://www.akasyam.com/yazi/avrupanin-c...

Toplam entry sayısı: 3159

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

kazığa oturtulup cümle alemi ibne için yakmak gerekir bunu.hatta ergen yeni nesil ibneler için masal yapıp hikayesini ders olarak okutmak lazımdır.çünkü kadınsı olduğu için bizi elaleme rezil eder çünkü biz harbi erkeğizdir götümüzü ancak bir erkek sikebilir.zaten biz gey bile değiliz heteroyuz ama ibne sikiyoruz.e mubarek adam hepimizin içinde dışında bilumum yerlerinde kadınsılık yokmu var.iki ibne birbirini gördüğünde abla naaaaber demiyomu diyo.tanışma esnasın da sikinin büyüklüğünden kıllarına kadar sormuyormusun soruyosun.aktifim gay değilim diyenlere ibnelik dersi verirken niye tüm homofobilkiğini kadınsı eşcinsellerden çıkarıyosun.ha tutmaz yatmazsın orası ayrı ama kendi türünü bukadar dışlaman ne demek oluyor.
*

çok yediği halde kilo alamayan gay

ikbal uzuner ayşenur halil cinayetleri

bu olay bana yaşamimiz boyu ölüm ile kolkola yürüdüğümüzü hatirlatti. ayni o kız gibi bizi de sorgusuz sualsiz var oluşumuzdan dolayı oldurecek binlerce insan var dışarda. empati yaptığımdan mıdır nedir çok üzüldüm.
bizler bir nebze olsun alışkınız oldurulmeye, işten atılmaya, bize karşı işlenen suçlarda adaletin uygulanmamasina.
sıra kadınlarca geldi artık.

keşke penisim olmasaydı denilen anlar

penisin fermuara sikisdigi anlarda.
aboo dunyanin en kotu ani.
mevlam gokte ucan kusa vermesin.

ankara

ulu tengrinin istirahatgahı olmadı haricinde bir numarası yok.bşr birde belki anadolu medeniyetler müzesi

toplumun en dejenere olmuş kesimi

dominant kültür kendinden farklı olanları hep dejenere olmakla suçlamıştır. türkiye'de eşcinsel, metalci, ateist olmak hep dejenerelik olarak değerlendirilmiştir.avrupa'da din değiştirip müslüman olanlar, amerika'da zenciler de dejeneredir. neden?
çünkü sosyal normlara ters olan bir kültür geliştirmişlerdir.

eşcinselliğe gelince:

-kanunen tanınıyor muyuz?
-yaşam hakkımız güvence altında mı?
-evlenebiliyor muyuz?
-evlat edine biliyormuyuz?
-hayat arkadaşımızla karşılıklı olarak tüm haklarımızdan* yararlanabiliyor muyuz?

soruların cevabı hayırsa kusura bakmayın ama s..erim öle toplumu s..erim öle dejenereliği. tüm bunlardan ve daha fazlasından beni mahrum bırakan bu sistemin en dejeneresiyim amk.kimliğimi açıklayınca tek ekmek teknem fuhuş ya da kadın kılığında şarkıcılık oluyorsa bu benim dejenereliğimden değil toplumun ikiyüzlülüğündendir.

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

kazığa oturtulup cümle alemi ibne için yakmak gerekir bunu.hatta ergen yeni nesil ibneler için masal yapıp hikayesini ders olarak okutmak lazımdır.çünkü kadınsı olduğu için bizi elaleme rezil eder çünkü biz harbi erkeğizdir götümüzü ancak bir erkek sikebilir.zaten biz gey bile değiliz heteroyuz ama ibne sikiyoruz.e mubarek adam hepimizin içinde dışında bilumum yerlerinde kadınsılık yokmu var.iki ibne birbirini gördüğünde abla naaaaber demiyomu diyo.tanışma esnasın da sikinin büyüklüğünden kıllarına kadar sormuyormusun soruyosun.aktifim gay değilim diyenlere ibnelik dersi verirken niye tüm homofobilkiğini kadınsı eşcinsellerden çıkarıyosun.ha tutmaz yatmazsın orası ayrı ama kendi türünü bukadar dışlaman ne demek oluyor.
*

ayı sözlük yazarlarının askerlik anıları

vatan haini adlandırılan bir ibne olarak uzun dönem yaptığım zorunlu görev.ülkenin en doğusunda üç ülkenin sınırı olan bir yerde yaptım askerliğimi.mesleğim gereği revir de yaptım.lakin alt devre olduğum için 3 ay hem revir temizleyip hem sınır nöbeti tuttum.-45 derece de her gün 2 saat dikildim.gündüzleri aralıksız paspas çektim.o lanet beyaz parkeler askerlerin her içeriye girişinde kirleniyordu.obsesif komutan da leke görürsem seni sikerim dediği için mecbur elimden paspas düşmüyordu.yemek,içtima,nöbet,rev,r,enjeksiyon,pansuman derken günde sadece 3 saat uyuyabiliyordum.
çavuş olup revir sorumlu askeri olduktan sonra en azından biraz rahatladım.
komutan pek siklemediği için muayene hariç tüm tıbbi işlemleri ben yapıyordum.kalifiye eleman da olmadığı için her şey bana kalmıştı.gerçi sonradan bir askeri yetiştirdim rahatladım.askerliğim boyunca gördüklerim beni pek etkilemdi lakin normal insanları kafayı yedirtecek şeyler gerçekleşti.


-kendini vuran askerin paramparça göğüs kafesini kimse dokunmadığı için tek başıma ceset torbasına koydum.
-mayınla oynarken elinde patlatan askerin paramparça eline daha fazla görüp kafayı sıyırmaması için arda arda sakinleştirici yapıp bir yanda da bir şey olamaycak elini kurtaracağız diye teselli etmeye çalıştım.
-40 derece askeri banyoda sırf ateşi düşsün 20 dakika boyunca ellerimle yıkadım.
-kendini vurmak isteyen bir askeri 3 saat konuşarak ikna etmeye çalıştım.
-sivilde maddi durumu el vermediği için ameliyat olamayacak askerleri bin bir yalaklık.rica minnet ile ameliyatlarını yaptırdım.
-3 veremli askerin taburdan çıkış yasak olduğu için tedavilerini yaptım.verem çok çabuk bulaşan bir hastalıktır bu arada.
-hepatit b hastası bir askere sırf bana bulaşır bana ne sen yap lan diyen komutana küfür ederek sütur attım.
-soğuktan dolayı parmak uçları kangren olan askere sabaha kadar uyumadan başını bekledim.
-tilki ısıran bir askerin kuduz aşısını yaptırmak için komutana saatlerce yaptırdım.komutanlar pek askeri siklemez çünkü onlardan çok var.
-dev örümceklerin kendine saldıracağını düşünen şizofren askeri ikna etmek için gecenin bir yarısı nöbet kulesinin tepesine çıkarak indirdim.gördüğü halisülasyondan dolayı benimde düşman olduğumu söyleyip tüfeği bana doğrultmuştu.
-krize girip kollarını,bacaklarını,boynunu,yer kalmayınca da kalçasını kesen askere 200 den fazla sütur attım.komutana kalsa hiç dokunmamam gerekıyordu ve dikiş atmamı yasaklamıştı.sonucunda tokat dahi yedim yaptığım için.
-yanan askere çocuğum gibi 1 hafta boyunca sevgi şefkat gösterip tedavisini yaptım.
-ilaç içip intihar eden askerin boğazına sokup kusturdum.parmağımı koparacak kadar ısırmıştı gavat.
-her gün kıl dönmesi pansumanı yaptım.bilen bilir iğrenç gelir çoğuna.analarının yapamıyacağı bakımı yaptım.

daha unuttuğum ve yazmak istemediğim bir sürü macera geçti başımdan.bana vatan haini terörist diyen arkadaşlara bir şeyleri kanıtlamak için yazmıyorum bunları.askerliğin ne kadar boktan bir şey olduğunu göstermek için yazıyorum.türk askerinin canı ve kanı ucuzudur.beş kuruş değer vermezler orda insana.yoksul her yerde olduğu gibi orda da değersizdir.bu ve bunun gibi zor durumlarda askerlik yapan ana kuzularını ölüme göndermek için salyalarını akıta akıta böğürenler bunları düşünün.düşünün ki ders alın.allaha şükür askerliği yaptım.eğer normal bir askerlik yapsaydım kafayı yerdim.bu çarka bu pis sisteme hizmet zulüm gelirdi.ben sevdiğim işi yapıp insanların derdine çare olmaya çalıştım.

kürtçe

türkiye'de türkçeden sonra en fazla konuşulan dil.
babamın konuştuğu, benim sadece anlayabildiğim kayıp lisanım.
maalesef diğer azınlık diller gibi eğitim dili değildir.
diğer diyorum zazaca, lazca, çerkesce*gibi diller de konuşan insanların en tabi hakkı olan ana dilde eğitimden yoksundur. bu ülkede sadece kürtler ana dilde eğitim istemiyolar:

zazaca*:http://zazader.org/

lazca *:9eb
çerkesce *:http://www.hurriyet.com.tr/gundem/204500...

bu dilleri konuşan insanlar bu ülke için can verirken çoğu türkçe bilmiyordu. kanlarıyla kurdukları memleketlerin de ana dilde eğitim almaları en doğal ve yaratılıştan gelen haklarıdır. bunu engellemek vatan millet sakarya edebiyatıyla savunanları bölücülükle suçlamak, cehaletten başka bir şey değildir.

gusül abdesti alan geyler

müslüman ibnedir.dininin gereğini yapıyordur.aşağılanmayı yada taşak konusu olmayı hak etmeyendir.ne milliyetçi, ne kemalist ne de muhafazakarlıkla alakası yoktur.
dini ritüellerinin yerine getirmekle muhafazakarlık arasındaki farkı bilmeyen ibnelere her hangi bir şey açıklamak zorunda da değildir.

leyla zana

davasının sahibi kadındır.inançları uğruna hayatının en güzelyıllarını dört duvar arasında geçirmiştir.düşüncelerini seven de sevmeyende dik duruşunu takdir eder.

biseksüel

ibne olmaktan tırsanların uydurduğu birşey.inanmıyorum ben böyle bir yönelime, ya siyahsın ya beyaz grisi yok bu işin.yok aşk cinsiyet tanımazmış, zevk almanın yolları farklıymış fasa fiso bunlar. biseksüelliği legalleştirme çabaları kardeşim.*

biseksüelleri eleştirmenin bifobi sayılması

yurdum biseksüellerinin için de bulunduğu durum.
kabul edin kafanız karışık çift taraflı oynuyorsunuz ve bunların zararını en çok geyler görüyor.geylerin hayatı zatenhiç kolay değil ve bunu bazılarınız çok daha zorlaştırıyorsunuz.zora düştüğünüz de biseksüel olduğunuzu öne sürüp ekstra saygı ve takdir beklerken bu bahaneniz çok can yakıyor.
ayrıca kendinizi aklamak için geylerin sadık olmayan,feminen,seks düşkünü diye suçlamak sizi daha çok komik duruma düşürüyor.*


edit:eleştiriye açıklığınız gözlerimi yaşarttı

sırrı süreyya önder

bdp heyetinin karadeniz turu

seyirlik orta oyunu oynamaya niyetlenmiş bdp'li arkadaşlar.
sinoplu arkadaşlar da restlerini görmüş şiddetli bir karşılık vermişler.bunun trabzon ayağını düşünemiyorum bile.
amaçları dialogmu demokrasi ihracımı yoksa var olan ön yargıları pekiştirmek mi insan düşünmeden edemiyor.
bazı şeylerin konuşulmaya başlandığı dönem de nereden çıktı bu rezalet.devlet bahçelinin diyarbekir'de miting yapma kararı kadar saçma ve provakatörce.
Henüz takip ettiği biri yok.
devark.cloud tarafından geliştirildi.