doğan güreş
eski genelkurmay başkanı.
1926 adana doğumludur.
çiller hükümeti döneminde yaptığı bu görevinde, "tak-şak paşa" lakabını kazandı (sn.çiller tak diye emreder, ben de şak diye selam verip emri uygularım, demişti).
bugün vefat etmiştir.
hüseyin üzmez
bugün itibariyle, hakkın rahmetine veya şeytan'ın inayetine kavuşmuştur.
tüm türkiye, bu nadide adamın acısıyla pembeler bağlamıştır!!
varlığı ve neden olduğu olaylarla, akape'nin yeni türkiyesinin ahlak ve adalet anlayışını gözler önüne sermiştir.
ayrıca, geçmişindeki silahlı saldırı tecrübesiyle de, bugünkü akape ile "fıtratdaş" olduğunu göstermiş eski bir hükümlüdür (1952'de, gazeteci-yazar ahmet emin yalman'ı ağır yaralamıştır)
şaka bir yana, sonuçta ölmüştür ve az da olsa saygıyla anılmayı hakeder....
gece gece evin içinden gelen garip ses
cansız maddeler olmasına rağmen, çevresel koşullara tepki veren yapı malzemelerinin ve ev eşyalarımızın "biz de buradayız" dercesine ses çıkartmalarından kaynaklanır.
ısı değişimleri sıva, ahşap, plastik, tekstil, metal,...vb. malzemelerde genleşme veya büzüşmelere yol açtığından, bu tür malzemelerin ara sıra sesler çıkartmaları kaçınılmazdır. su boruları, kornişler ve perdeler, kanapeler, dolaplar, elektronik araçlar,...vb. gece serinliğinde ava çıkan baykuşlar gibi karanlıkta coşar.
hiç bahçede wc görmemiş insan
nasıl ki bizler, elektriksiz "gaz lambalı" dönemi bilmiyorsak, müstakil evlerin ve köy yaşantısının yaygın olduğu dönemleri kaçıran nesiller de "dışarıda tuvalet" modelini yaşayamamıştır.
oysa ki, günümüz modern mimarisi ve mühendisliği bile, wclerin konut dışında, en azından yaşam alanının az uzağında veya binanın başka bir katında olmasının daha sağlıklı ve güvenli olduğunu ifade etmektedir.
yazıktır. kuşaklararası bağların kopması, insan uygarlığının çözüm bulması gereken sorunlardandır.
kapitalizm
faşizmin her daim yoldaşı,
hümanizmin can düşmanı, ılımlı islamcılığın hayat kaynağı, günümüz
demokrasisinin efendisi ve insanlığı yiyip tüketen bir kanser türevidir!
sevgiliyle birlikte yaşamak
uzun vadeli bir ilişkiden sıkılabilenler ve aşk aramayanlar için korkutucu olabilir.
ama, kolay uzlaşabilenler ve aşka ihtiyacı olanlar için idealdir!
türkiye'nin ilk eşcinsel evlilik düğünü
bu evlilik töreni ve evlilik yaşamı modeli, türkiye cehenneminin sınavıydı.
beklendiği gibi oldu.
yaşamaktan korkan yaratıklar, kendilerinin onaylamadığı bir yaşam modelini yaşayabilen yürekleri kıskandılar.
bu ülkenin yaşadığı kabuslara ayrı ayrı isim vermek yerine (homofobik gibi), yaşama ve cana düşmanlığı ifade eden terimler geliştirilmeli.
mesela livofobik, canfobik,...vb.
say something
son yıllarda müziği, sözleri ve klibiyle beni mahveden parçalardan birisidir.
herzaman dediğim gibi, "güzel bir erkek sesine eşlik eden bir piyano sesi", bu dünyayı yaşanılası kılan birkaç şeyden birisidir!!
banu avar
birikimli, kaliteli, araştırmacı karakterli, cesur ve aydın bir anadolu kadınıdır.
uğur mumcu gibi, hakkını vererek araştırmacı-gazeteciliği öğrenen ve öğreten bir milli cevherdir.
isyan
insan türünü "insanlaştıran" ve daha güzel şeylere sürükleyen en güzel eylemlerdendir.
yasaktır ama haktır; risklidir, ama keyiflidir; kalkışan için ölümcül olabilir, fakat, kalanlara can verir; bireysel olabilse de toplu olanı makbuldür.
hem de afrodizyaktır...
üstün dökmen
2002-2012 döneminde, çoğunlukla trt2'de ve son döneminde star'da olmak üzere, meşhur "küçük şeyler" programını hazırlamış ve sunmuş olan psikolog akademisyen. halen, ankara üniversitesi eğitim bilimleri fakültesinde derslerine devam etmektedir.
etrüskler
tıpkı, antik mısır'a kaynaklık eden kıptiler gibi, adlarını yeterince duyuramadan ve bugünkü nesillerden hakettikleri takdiri göremeden unutulmuş bir yüksek uygarlık.
m.ö. 6.yüzyıla kadar varlığını sürdürmüş ve roma'nın yükselişiyle tarih sahnesinden inmişler. fakat, isimleri inmiş olsa bile, felsefeleri, fikirleri, mitolojileri, eski mısırı anımsatan ezoterik inançları, hukuk ve mühendislik çalışmalarıyla roma'nın temelini atan ve dünyaya örnek olan birçok çalışmaya can vermişler.
kökenleri hakkındaki tartışmalar sürmekteyse de, italya kökenli olmadıkları ve anadolu veya kafkasya kökenli oldukları kesinleşmiştir. dolayısıyla, kadim anadolu'nun doğurgan dönemlerindeki bir başka uygarlığın toprağını paylaşırken, mirasçılığını hakkıyla yapamadığımıza üzülmek de yine bize düşmektedir.
bir teoriye göre, yayılmacı yunanlıların anadolu'ya saldırıp fethetmeye başladıkları dönemde (ki yunanlılar, buraların hep bizden çok kendi atalarına ait olduğunu iddia edip her güzel şeyin kendileri tarafından başlatıldığı yalanını tüm dünyaya yutturmuştur) truva saldırıları sürerken yapılan bir göçle italya'nın tiber ve arno nehirleri (kuzey ve kuzeybatı italya)arasındaki bölgeye yerleşmiştir. teoriler ve göç nedenleri farklı olsa da, kesin olan bir şey, bir doğu kökenli uygarlık olduklarıdır. özellikle, sümer ve akad gelenekleriyle yakın oldukları da ileri sürülmektedir.
etrüsk dili ve eserleri de henüz tam olarak çalışılmış ve çözülebilmiş değildir, çünkü, hint-avrupa dil ailesinden olmayan dillerinin yapısına ilişkin bilinmeyen çok şey vardır (ural-altay ailesinden eklemeli bir dil olduğu saptanmıştır). böyle olmasının nedenleri arasında, çift dille yazılmış eserlerinin bulunamaması (sadece kendi dillerini kullanmış, metinlerinin bir başka dilde kopyasını pek üretmemişler), kendileriyle bağlantılı yazılı kaynakların ve tabletlerin sistematik olarak kasıtlı biçimde yok edilmiş olması gibi nedenler sayılabilmektedir. özellikle, etrüsklerin dinsel inanç sistemlerinin, roma paganizmini örtmekle uğraşan kitaplı dinlerin saldırılarıyla gizlenip yok edildiği bilinmektedir.
tarımsal çalışmaları ve mühendislik anlayışlarıyla, yüksek kelt uygarlığının meşhur druidleri gibi mistik bir felsefeleri olduğu söylenebilir. özgün sulama tekniklerini doğuran hidroloji ve toprak yönetimi konularında gelişkin bir bilgi birikimine sahip olan etrüsk mühendisliğinin kalıntıları, eski mısır eserleri kadar hayret uyandırmaktadır. gizemli kentlerinden biri olan antik spina kenti ve sulama sistemi (po ırmağının taşıdığı alüvyal malzeme nedeniyle örtülmüş olsa da) hem rönesans dönemindeki bazı araştırmacıların ilgisiyle hem de 20. yüzyılda yapılmış kazılarla keşfedilmiştir.
etrüsklerin genetik kökeniyle ilgili bir çalışmanın sonuçlarına göre (etrüsk mezarlarındaki iskeletlerden alınan dna örnekleri incelenmiş; 2004de yayımlanmış), bu halkın dna yapısı, doğu akdeniz halklarının ve anadolu'nun dna özelliklerini yansıtmaktadır.
boysan yakar
aydın, cesur ve entelektüel bir lgbt aktivisti. bunlar yetmezmiş gibi, üstelik feci çekici...
belediyeyle ilgili son olaylardan dolayı yılgınlığa kapılmamalıdır.
ayı sözlük yazarlarının önceki yaşamlarında yaptığı meslekler
20 yıl kadar önce kızkardeşimle birlikte, bir gazetenin ekinin verdiği çok uzun süren bir reenkarnasyon testinin sonuçlarına bakıp hem hayrete düşmüş hem de ürkmüştük.
çünkü, çocukluğumuzdan beri bizi yansıtan temel özelliklerimiz ve meraklısı olduğumuz ülkeler aynen çıkmıştı!
bu testin sonuçlarına göre ben, bugünkü ukrayna civarlarında yasamış bir coğrafyacı-haritacı imişim ki, bu durum, hem slav dillerine hem de haritalara neden bayıldığımı açıklamaktadır.
faşizm
hakkıdır, haksızlıklarla yaşayan ve hümanizmi reddeden milletimin faşizm!
travestilere avukat atamıyoruz
adamına göre adaleti marifet bilen yoz milletimizin yoz hukukunun ürünüdür.
böyle bir adalet anlayışına sahip bir baronun bulunduğu bir ülkede, demokrasi ve insan hakları, uzaydan gelmiş bir meteor kadar benimsenmiş olabilir!
yuuuuuuh dedirtendir!
(bkz:
faşizm)
sfenks kedisi
bir
genetik kaza sonrasında ortaya çıktığı iddia edilen bir kedi cinsidir.
köken olarak
kanada ve
mısır gösterilmektedir.
yüz ifadesi olarak mısır
sfenkslerine ve
uzaylı figürlerine benzemekte olup, tümüyle tüysüz-kılsız bir vücuda sahiptir.
büyük kulakları ve kılsız et yığını görüntüsüyle pek de sempatik bir imaj sergileyemeyen bir tür olmasına rağmen, avrupa'da 5 bin avro civarında fiyatlara alıcı bulabilmektedir.
kırlent
artık pek kolay bulunmayan, eski dostlar gibidir....samimi, verici ve hep yanında olup arka çıkan...
sevişken sevgiliye yakalanmak
sikişken bir mart kedisi gibiyse, zaten sevgili olarak kalınamayacaktır!!
sahibinden az kullanılmış beyin