Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

loranahmes2

Durum: 900 - 0 - 0 - 0 - 24.06.2013 01:01

Puan: 9188 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

15 yıl önce kayıt oldu.
3.Nesil Yazar.

ve düşünürüm: belki hiç yaşamadım, ne öğrendin, ne sevdin, ne de inandın... belki de kuyruklu yalanlar mutlu etti bazı bazı... kahrolsun bağzı şeyler!!
  • /
  • 45

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

şimdiye kadar bu direniş bir çok olaya benzetildi. direnenler ile saldıranlar bir çok gruba, geçmiş olayların kahramanlarına benzetildi. ama benim için en orijinal, kesinlikle peyami safa'nın fatih-harbiye adlı romanıyla yapılan bağdaştırmadır. ilgili yazı ve yaratıcı:

(bkz: ülke taksim oldu)-(bkz: gürsel korat)

http://kitap.radikal.com.tr/Makale/ulke-...

"taksim’in modern türkiye’nin simgesi olmasına yıllardır diş bileyenler, bu meydandaki kilise, heykel ve kültür merkezi görüntüsünü içlerine sindiremeyenler, oradaki gece hayatına saldıranlar, nihayet bir çuval inciri berbat etti: fatih-harbiye romanıyla yetişmiş gelenekçi nesillerin, bitmek bilmeyen “fetih” arzusu ve harbiye düşmanlığı, “taksim’i fatih’e dönüştürmeden” duracağa benzemiyordu. her zaman taksim’e cami yapmaktan söz eden ve cumhuriyet’i kuran “alkoliklerden” intikam almak için “çoğunluktan aldığı yetkiyle” kafasına estiği gibi “hizmet” veren bu intikamcı kadro, bütün itirazlara kaşlarını kaldırarak “kusura bakmayın” demeyi bir marifet saydığı için bu noktaya gelindi."

ne alaka

eh

türk alfabesinde yer alan e ile telaffuz edilmeyen bir kelimedir. kapalı e denilen(é) sesle söylenir. e ile söylendiğinde saçma ve kasıntı durmaktadır. yansımadır.

"idare eder", "kötünün iyisi", "bu da kabulüm", "yaani" gibi manaları vardır.

suratsız

ayı sözlük gay pride zirvesi 2013

muhtemelen katılamayacığım zirve. gezi parkı direnişi böyle giderse uzayacak ve gay pride da bu eylem içinde boy gösterecektir. şimdiden merakla bekliyorum.

ek: bildiğin cümbüş konulu bir gün olur.

11 haziran 2013 taksim'e polis müdahalesi

üzerlerine tazyikli su sıkılırken bir bdpli elinde türk bayrağı olan birinin elinden tutmuş kaçmaya çalışırlarken bozkurt işareti yapan biri de karenin sağ altında boy gösteriyor. 11 haziranın sembol resimlerinden oldu bile.(ondan önce üzerine tazyikli su sıkılan tekerlekli sandalyeli vatandaşın görüntüsü tabi çok daha önemli. bu müdahalenin insancıl olmayışını gösterirken diğer fotoğraf zıt kutupların birlikteliğini; siyasi karmaşayı anlatıyor.) bir de şu var:

(bkz: the show is over)
(bkz: dıt dıt dıt)

gizem com

kim ne derse desin semantik sularda gezinenler için güzel bir stili var. aynı başlığa elli tane entry girme işi de onun buluşu değil; ondan önce de vardı bunu yapan. ama noktayı ısrarla kullanmıyor oluşunu noktayla aralarında çıkmış olduğunu düşündüğüm bir husumete bağlıyorum. ne kadar da noktaya(.) kızgın olsan da o yazınsal hayatın vazgeçilmez gıdasıdır. bunu daha fazla sürdürmemelisin. küslüğünü bitirip bir güzel barışın hadi abisi.

ayrıca kim demişse doğru demiş "made in gizem com" kendini "ahanda burdayım naaağğğğğberrrrrrrr" diye ifşa ediyor.

hülya avşar

ne iş yaptığı belli olmayan biri. gezi parkının adını anıp kendini ortalığa atmanın ne faydası var ki?! kendi bahçesindeki ağaçları kestiği için mahkemelik olmuş biri. geri kalan talepleri hiç söylemiyorum. varın siz düşünün.

1. ve 2. nesil yazarlarının 3. nesil yazarlara uyguladığı şiddet

direnişçiler için hızlı işleyen adalet sistemi ve jet gözaltılar

filiz direnelim mi

aşkın zamanı olmaz dedirten bir 28 mayıs taksim gezi parkı direnişi duvar yazısı. harikuladedir.

bdp milletvekili sırrı süreyya önder'in çevre duyarlılığı

gezi parkı eyleminin siyasal platforma taşınmasını sağlayan kişidir, sırrı süreyya. ne kadar bdp'yi sevmeseniz de kepçelerin önüne kendini atıp gezi parkı yıkımını durdurması aşkına saygıyı hak ediyor. taksim platformunun önceki gün ona konuşma fırsatı tanımaması tam anlamıyla nankörlüktür.

tanım: değinildiği üzere, çevreyi, onu korumak için kepçeyle burun buruna gelecek kadar sevmektedir. bu da çevre duyarlılığının gelişmiş olduğunu göstermektedir.

11 haziran 2013 taksim'e polis müdahalesi

"gösterici"lerden bir kısım zevat molotof kokteyl ile polise saldımakta imiş. radikal'in güzel bir haber başlığı var: 'niye bugüne kadar molotof atan olmadı'. bu soru tabi ki 'cüretkar' radikal'e ait değil. taksim platformunun bir tweeti.


(bkz: elinde polis telsizi ile molotof kokteyli atan provokatör)

memet ali alabora

y kuşağı

generation y

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

köteci lobisi ile aburcubur ve elbette karpuzcu lobisinin kendine büyük bir pay kaptığı direniş olmaktadır. faiz lobisi hikaye. *

(bkz: gezi parkı'ndaki seyyar satıcılar)

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

ayı sözlük yazarlarından alternatif nickler

mahsun kırmızıgül

gezi parkı direnişini eleştirmiş ve "desteklemem söz konusu olmaz" diyerek eylemcileri gericilikle itham etmiş eski şarkıcı/türkücü yeni dizi yaratıcısı vs.
  • /
  • 45
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 900

bir ülkeden bir iç ülkeye

yılmaz erdoğan'ın sevebilme ihtimali adlı(?) şiirnde geçer. bir ülke: türkiye, iç ülke: kürdistan kodlamasını sıradan biri de anlayabilir.

liseli eşcinsellere tavsiyeler

bir günlük tutun. kimse okuyamasın diye başka bir alfabeyle yazmak isterseniz kendi alfabenizi oluşturup yazın. önce arap harfleriyle yazdım, sonra kril. kardeşim cin çıktı, tıkır tıkır öğrendi. sonra bir alfabe yaptım, mübarek hint alfabesi. ben okumayı unuttum. sadece ve anlaşılır bir şey olsun. sekiz yıldır kullanıyorum, misler misi bakıp bakıp ne bu diyorlar. dünyayı kurtarma planları diyorum. yutar gibi yapıyorlar, başka çareleri yok. ama o alfabeyi de bir ansiklopedi, efendime söyleyeyim yastığının iç yüzüne falan yaz ki hem uzun aralardan sonra hatırlayasın hem de kimse göremesin. niye mi bu? kardeşim, açılmaya ihtiyacın olacak ve her zaman etrafında birileri olmayacak, olsa bile anlatacak kelimeleri bulamayacaksın, bulduğunda sabaha karşı dört olacak. bu yüzden ulaşılabilir bir kuyu olacak yanında. istediğinde su çekersin. ya da kuyuyu gözyaşınla doldurursun. haa orta birde aşık olduğum çocuğun sivilcelerini uzun uzadıya yazmış olmak bu senelerde kendimden utanmama sebep vermiyor değil. ama sen boş ver, bunu gelecekteki sen düşünsün.*

bakir erkek

yozlaşmaya giden en kestirme yolun cinsellikten geçtiğini kavramış olması muhtemel erkektir.

aşk, sevgi, kıymet ve hürmet gibi insanın ruhuyla alakalı bir takım erdemlerin cinsel perhizle arttığı hakikatini de biliyor olabilir. meyvesi geçici bir haz olan cinselliğin ancak sevilen biriyle kalıcı olduğu fikrinden hareketle bu mahremini oburluk, zenginlik, alışveriş manyaklığı gibi kapitalist devrin bir neticesi olan 'başıboş' * cinsellik anlayışından uzak tutmayı müstakbel 'iyi insan' profilinin vazgeçilmezi kabul etmiştir.

peki, bu devirde ne zaman doğru kişi bulunacak da kalıcı olacağı tahmin edilen cinsellik yaşanacak? öyle zor bir soru ki insanın yanılması işten bile değil.

yanılmaktan korkup devamlı çekinmek ise faydasız bir hareket olur. "seni seviyorum" demenin bile aşkı yıprattığı ön yargısıyla sarhoş olan yeni insanın *tahriki rahat bırakmayacağından, korkunun ecele de fayda etmediğini fark edecektir. en önemli devre ise bundan sonradır. iş bittiğinde, maddi hazzın insanı soyarak çıplak ve bencil bir insana çevirdiğini; asıl bakirliğin, bedenî olanda değil de ruhî olanda saklandığını keşfetmesi en büyük bilgisi ve erdemi olacaktır. ve en büyük üzüntüsü... bazen dayanılmaz, kalıcı bir eziyet, endişe ve dehşetengiz bir ürkme hali. fakat her halükarda uçkuruna düşkün, beyniyle testisleri yer değiştirmiş insandan daha onurlu. peki onur?

neyzen tevfik

günümüde daha ziyade taşlamalarıyla tanınan oldukça yaratıcı bir şair. ayı sözlükte yazılan bu şiir doğru olmayabilir. sitedeki bu şiirin içeriği küçükler için uygun olmayabilir.

yürü be ehli deve endamını göreyim
sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim
mecnun gibi topmuyum bir am için öleyim
mecnunuda sikeyim leylayıda sikeyim
bana yar olmayan karının izzetini itibarını sikeyim
yansın karıların alayı su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim
düşmüşüz bir orospunun belasına
koymadık diye ta amının ortasına
kader böyle yazmış hatırasına
ben böyle hatıranın hikayesini sikeyim
kerem dağları deler bir amcık uğruna
aslı gitsinde ona buna vurdura
bir karı için değermi hiç bütün bunlara
her taraf amcık dolu mala iyi vurana
fuzuli am peşine düştün gurbete
am serindir, am derindir, şifa verir millete
ye kebabı, iç şarabı, vur karpuz göte
bu gidişle yarrağımı gidersin cennete

hayal kırıklığı

eşcinsellerin sevgi kulvarında alışkanlık haline getirdiği olumsuz bir "davranış".

yazmak

yazmak yıkanmaktır. yazmak özgürlük ve yazmak kimi zaman kusmak. yazmak kaçış, ardına bile bakmadan bazen. yazmak gün geliyor sessizliği bozmak belki de aksine sessizliğe boyun eğmek. yazmak mukaddes bir eylem ve yazmak masumiyet, naiflik ve bütün mevzuya inat nezaket. yazmak...

brokeback mountain

esasında roman falan değildir. annie proulx'un yazdığı kısa bir öykü. aralarında teorik bir ayırım olmasa da hikaye bile diyemiyorum bu öyküye.
everest'in film çıktığında popüler kaygılarla brokeback dağı diye türkçeye iğrencü'l-vahşet bir tercümeyle kazandırdığı öykü. bu kötü çeviriden olsa gerek -diye umuyorum- öykü hayli sıkıcı. onu okuduktan sonra kitabın başka hiç bir öyküsünü okumadım.

bu filmi sinemada izledim ben arkadaş. daha bir tane bile gay arkadaşım yokken. bir tane bile gay pornosu izlememişken. (aynı zamanda genel porno da izlememiştim.) bakırköy'de +18 mi ne yazıyordu o zaman. kimliğimi isteyecekler diye altıma sıçmıştım korkudan. ama bir kere beni kesmedi. sonraki hafta ikinci kez gittim. benim için ne kadar anlamlı olduğunu anlatamam. o zamana kadar yalnızca e2'de yayınlanan hollyoaks dizisinde gördüğüm eşcinsel sevgili muhabbetleri bir anda koca bir öykü olarak beyaz perde aracılığıyla gözümün önüne serilmişti. arkadaş o zaman ben de sonu böyle olmayan ama sevdiğimle güzel bir ilişki yaşayabilirim deyüpde sinemadan çıkararaktan eve koşmuştum. gözlerim de yaşlıydı efendim. ağlamamış değildim. son sahnede.

diğer yandan. sözlük, bu film sinemada izlediğim ilk filmdir. benim için önemini anlatabiliyor muyum? ve 2006 yılı benim için ne kadar mukaddestir. lise daha bitmemişken nihayet sinemaya gittim demek için sinemaya gitmeye çalışan ben'in -param olmazdı da gitmezdim, net zaten yoktu- gittiği ilk filmin brokeback olması hayli hoş bir tesadüf.

hastane

bürokratik aşamaları insana kan kusturan kurumlar. özeli ayrı dert devleti ayrı. refakatçi olarak yanında bulunduğunuz 'hasta' arkadaşınızla oradan kaçarcasına çıktığınızda ne olursa olsun hastalık illetinden kurtulamayacağınızı çok iyi bilirsiniz.

ancak sadece bu değildir. irdelenmesi zaruri bir mevzu olarak:

(bkz: darüşşifa olarak hastane)

bdp milletvekili sırrı süreyya önder'in çevre duyarlılığı

gezi parkı eyleminin siyasal platforma taşınmasını sağlayan kişidir, sırrı süreyya. ne kadar bdp'yi sevmeseniz de kepçelerin önüne kendini atıp gezi parkı yıkımını durdurması aşkına saygıyı hak ediyor. taksim platformunun önceki gün ona konuşma fırsatı tanımaması tam anlamıyla nankörlüktür.

tanım: değinildiği üzere, çevreyi, onu korumak için kepçeyle burun buruna gelecek kadar sevmektedir. bu da çevre duyarlılığının gelişmiş olduğunu göstermektedir.

öğle uykusu

tembelliğin en büyük belirtisi olarak yorumlanır. ve ben tembellikte garfield'ı geçermişim. çok seviyorum. hele üç buçuk dört gibi yatıp beş, beş buçuk gibi kalkması... "gece zombi moduna girip sabaha karşı uykuya dalıp sabah da ceset gibi kalk"mak* * işten bile değil. orası ayrı.

göğüs kaslarını oynatan erkek iticiliği

bir de bunların gel bi ellesene diyen türü vardır ki düşman başına. ego tavan. gel elle bir daha göremezsin. bir yerlerini yırtsan sen yapamazsın tadında sözler ve bakışlar. kasları dökülesice. **