loranahmes2

Durum: 949 - 0 - 0 - 0 - 24.06.2013 01:18

Puan: 9678 - Sözlük Kezbanı

15 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

ve düşünürüm: belki hiç yaşamadım, ne öğrendin, ne sevdin, ne de inandın... belki de kuyruklu yalanlar mutlu etti bazı bazı... kahrolsun bağzı şeyler!!
  • /
  • 48

patrik 1,5

--- spoiler ---

bir gey çiftin evlat edinme sürecinin trajikomik hikayesini anlatıyor. michael drukerâ’in çok sevilen tiyatro oyunundan uyarlanan film, yakın zamanda eşcinsel evliliklerini yasal kabul eden isveç’te geçiyor ve evlat edinme hakkı henüz mümkün olmasa da hayali bir senaryoyla cinsel kimlik özgürlüğünün sınırlarını eğlenceli bir dille sorguluyor. filmin yönetmeni ella lemhagen.

--- spoiler ---

heidi

iki hafta önce gittiğim bir doğum günü partisinde bir milyoncuya girip aldığım 118 sayfalık çocuk romanı. 22 yaşındaki arkadaşım öyle sevindi ki kendimi suçlu hissettim keşke "sevdiğini biliyorum kızım" demeseydim de unuttum hediye almayı bir milyoncuya girince... diye sıçıp sıvasaydım. neyse ki sonradan heidi'nin o, annemle oturup ağladığımız çizgi dizisinin, on bölümünü indirip allaya pullaya, bir de bir afiş hazırlayıp tekrar gittim. kendimi de iyi hissettim.

heidi çocukluğumun çizgi dizisidir. yamulmuyorsam atv'de çıkardı haftasonları. kahvaltı saatinden sonra oynardı. on civarında. annem, ben ve kız kardeşim çaylarımız da ellerimizde izlerdik. alpler, canlı renkler ve televizyon. çok eğlenceliydi. ben sıdıka'yı unuttuğumda heidi'i de unutuvermiştim.*

odam kireç tutmuyor

nargile

artık kapalı mekanlarda resmi olarak yasaklanmış olan keyif içeceği.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

trt şeş

kürt açılımı ve demokratikleşme adı altında açılan ve kürtçe yayın yapan devlet kanalı. bir televizyon kanalı açınca demokratik olunuyor mu bilmem ancak ülkenin bölünmediği de ortada. ayrı dünyaların insanları mhpliler ve bir garip soyal demokrat chpliler, kanal açıldığı günün ertesi memleketin bölüneceğini beyinlerimize kazımıştı. bir korku ortamı, saldırgan bir atmosfer. neyse ki meleket ki nedense her defasında yaş pasta zannediliyor, bölünmedi, fırat sınırından.

bir haber için:

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

(bkz: fıratın doğusu muhabbeti)

rüzgar

istanbul'a yakıştırmadığım bir doğa olayı. her yerinden beton binalarla dolup taşmış bir şehir bir rüzgarı hak etmiyor.

mitoloji

hakiki hadiselerden yola çıkarak, insanoğlunun mana vermekte zorlandığı devirlerden bugüne kalmış hikaye, yorum, inanç ve hemen her şey. efsane osmanlıcadaki karşılığı zannediyorum. dünyada mitolojileriyle ekol kurmuş yegane topluluk yunanlılar olmuştur herhalde. hayatımızın her yanında onların mazi ilahları en azından bir isim ve yetenek noktası olarak yer almakta. şimşek çaktıkça bu yunanlılar yine naptı diye sorarım kendime, zeusu kızdıracak. tabi şaka bir yana bu yunan mitolojisinin yaygınlığı da geri kalan bütün batı kültüründe olduğu gibi batı tahakkümüdür.

önce acıktım ve erteledim ve şimdi uykum geldi ve halen açım. yemek yemeli miyim karar veremedim. tam bir saattir düşünüyorum. bir saat süreceğini bileydim yerdim, şimdiye erirdi. kabus görmek var ama bir de açlıkla baş edip uyumak.

evlilik eşitliği

yeni dönem demokratik haklardan. dünyanın batı kıyısı için.

veteriner

antikapitalist müslümanlar

"antikapitalist müslümanlar olarak; diyarbakır'da eşcinsel olduğu gerekçesi ile babası ve iki amcası tarafından öldürülen r.ç'nin davasını sahipleniyor ve hakkı müdafaa etmeyi ve mazlumun yanında durmayı imanımızdan biliyoruz. dün r.ç'yi öldüren zihniyet unutmasın ki onun şahsında tüm insanlığı öldürmüştür."

http://ayisozluk.com/lnk/akmg

kaçak sigara içmek

son yıllarda acımasızca gelen zamlardan sonra alışkanlık halini almaya başlamış ve yaygın hale geldiğini düşündüğüm-gözlemlediğim eylem. tadı başta kötü geliyor ama zamanla alışıyor insan. tabi on dakikada bir sigara içme iştahını da kesiyor.

doğmamış çocuğa mektup

oriana fallaci'nin bir romanı. sekizimden yirmi birime kadar evimizin kütüphanesinde durmuşuğu vardır ve ben kere olsun okumadım. *

gelecekteki sevgiliye not

yeni ilişkiye şimdiden hazır olmak için kapıya asılabilecek nottur.
misal:

sevgilim, olur da gelecek olursan rüzgara fısılda adım seslerini, ürküp de gözlerimi yummayayım. ve iki menengiç kahvesi de ısmarlarız. hatta nargile de ararız. ve sen geldiğinde kalbim küt küt atıp duracak ne kahvesi ne nargilesi... gözlerimi kapatırsam ikaz et beni ne olur.

(bkz: doğmamış çocuğa mektup)

am

büyük harflerle yazılınca istek birinci teklik şahıs çekiminin kısaltılmışı oluyor: -am, -em. misal. dağa çıkartam ben seni, alıp götürem ben seni.

leyla ile mecnundan can alıcı sahneler

biscolata reklamlarına gönderme yapılan sahneler oldukça komikti.

kısa türkiye tarihi

cemal süreyanın fikir şiiri. ikinci yenide fikir azdır diyenlere nanik yapar.
i

şelaleye
düşmüştür
zeytinin dalı;
celaliyim
celalisin
celali.

ii
üç anayasa
ortasında büyüdün:

biri akasya
biri gül
biri zakkum.

iii
türkiye'nin adı,
soyadı yasasından beri
atatürk adından
soyutlanamadı:

1930'lu yıllarda
etitürkiye;

1940'lı yıllarda
atetürkiye;

1950'li yıllarda
uditürkiye;

1960'lı yıllarda
ötetürkiye;

1970'li yıllarda
atatürkiye;

1980'li yıllarda
aditürkiye;

mavi yolculuklar var bir de
o yunani o güzel yolculuklarda,
hemen her zaman:
adatürkiye.

iv
o yıllarda ülkemizde
ceşitli hükümetlerle
yetmiş iki dilden
ikisi yasaklanmıştı:
ikincisi türkçe.

v
kahvede subay yok,
bu nasıl iştir.

bisiklet

delidolu arkadaşım adlı öykü kitabında kamo'nun ikinci dünya savaşından kalma çek yapımı ve yedek parçası piyasada olmayan bir bisikleti vardır. öyle bir anlatır ki her defasında çocukluğumun pinokyo tipi bisikletini hatırlatır. direksiyon ikinci defa kırılınca babam eskiciye satmıştı. yokuş bir mahalledeydim ve eskicinin tüten dumanının nasıl da ilerledikçe kaybolduğunu izlemiş ve dünya olmasa da mahallemizin yuvarlak olduğunu anlamıştım.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

belle - thème de "notre dame de paris" - la comédie musicale - patrick de pérols

çok istikrarlıyım. altı yıldır telefon zilimdir. ve sıkılmadan her dinlediğimde romantik bir havaya girerim. * *

sarai sierra

istanbulda kaybolduğu için kırmızı alarma geçilmiş ve *ölüsü bulunmuş abdli kadın turist. bıçaklanarak öldürülmüş. *

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...
  • /
  • 48
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 949

bir ülkeden bir iç ülkeye

yılmaz erdoğan'ın sevebilme ihtimali adlı(?) şiirnde geçer. bir ülke: türkiye, iç ülke: kürdistan kodlamasını sıradan biri de anlayabilir.

liseli eşcinsellere tavsiyeler

bir günlük tutun. kimse okuyamasın diye başka bir alfabeyle yazmak isterseniz kendi alfabenizi oluşturup yazın. önce arap harfleriyle yazdım, sonra kril. kardeşim cin çıktı, tıkır tıkır öğrendi. sonra bir alfabe yaptım, mübarek hint alfabesi. ben okumayı unuttum. sadece ve anlaşılır bir şey olsun. sekiz yıldır kullanıyorum, misler misi bakıp bakıp ne bu diyorlar. dünyayı kurtarma planları diyorum. yutar gibi yapıyorlar, başka çareleri yok. ama o alfabeyi de bir ansiklopedi, efendime söyleyeyim yastığının iç yüzüne falan yaz ki hem uzun aralardan sonra hatırlayasın hem de kimse göremesin. niye mi bu? kardeşim, açılmaya ihtiyacın olacak ve her zaman etrafında birileri olmayacak, olsa bile anlatacak kelimeleri bulamayacaksın, bulduğunda sabaha karşı dört olacak. bu yüzden ulaşılabilir bir kuyu olacak yanında. istediğinde su çekersin. ya da kuyuyu gözyaşınla doldurursun. haa orta birde aşık olduğum çocuğun sivilcelerini uzun uzadıya yazmış olmak bu senelerde kendimden utanmama sebep vermiyor değil. ama sen boş ver, bunu gelecekteki sen düşünsün.*

bakir erkek

yozlaşmaya giden en kestirme yolun cinsellikten geçtiğini kavramış olması muhtemel erkektir.

aşk, sevgi, kıymet ve hürmet gibi insanın ruhuyla alakalı bir takım erdemlerin cinsel perhizle arttığı hakikatini de biliyor olabilir. meyvesi geçici bir haz olan cinselliğin ancak sevilen biriyle kalıcı olduğu fikrinden hareketle bu mahremini oburluk, zenginlik, alışveriş manyaklığı gibi kapitalist devrin bir neticesi olan 'başıboş' * cinsellik anlayışından uzak tutmayı müstakbel 'iyi insan' profilinin vazgeçilmezi kabul etmiştir.

peki, bu devirde ne zaman doğru kişi bulunacak da kalıcı olacağı tahmin edilen cinsellik yaşanacak? öyle zor bir soru ki insanın yanılması işten bile değil.

yanılmaktan korkup devamlı çekinmek ise faydasız bir hareket olur. "seni seviyorum" demenin bile aşkı yıprattığı ön yargısıyla sarhoş olan yeni insanın *tahriki rahat bırakmayacağından, korkunun ecele de fayda etmediğini fark edecektir. en önemli devre ise bundan sonradır. iş bittiğinde, maddi hazzın insanı soyarak çıplak ve bencil bir insana çevirdiğini; asıl bakirliğin, bedenî olanda değil de ruhî olanda saklandığını keşfetmesi en büyük bilgisi ve erdemi olacaktır. ve en büyük üzüntüsü... bazen dayanılmaz, kalıcı bir eziyet, endişe ve dehşetengiz bir ürkme hali. fakat her halükarda uçkuruna düşkün, beyniyle testisleri yer değiştirmiş insandan daha onurlu. peki onur?

neyzen tevfik

günümüde daha ziyade taşlamalarıyla tanınan oldukça yaratıcı bir şair. ayı sözlükte yazılan bu şiir doğru olmayabilir. sitedeki bu şiirin içeriği küçükler için uygun olmayabilir.

yürü be ehli deve endamını göreyim
sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim
mecnun gibi topmuyum bir am için öleyim
mecnunuda sikeyim leylayıda sikeyim
bana yar olmayan karının izzetini itibarını sikeyim
yansın karıların alayı su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim
düşmüşüz bir orospunun belasına
koymadık diye ta amının ortasına
kader böyle yazmış hatırasına
ben böyle hatıranın hikayesini sikeyim
kerem dağları deler bir amcık uğruna
aslı gitsinde ona buna vurdura
bir karı için değermi hiç bütün bunlara
her taraf amcık dolu mala iyi vurana
fuzuli am peşine düştün gurbete
am serindir, am derindir, şifa verir millete
ye kebabı, iç şarabı, vur karpuz göte
bu gidişle yarrağımı gidersin cennete

hayal kırıklığı

eşcinsellerin sevgi kulvarında alışkanlık haline getirdiği olumsuz bir "davranış".

yazmak

yazmak yıkanmaktır. yazmak özgürlük ve yazmak kimi zaman kusmak. yazmak kaçış, ardına bile bakmadan bazen. yazmak gün geliyor sessizliği bozmak belki de aksine sessizliğe boyun eğmek. yazmak mukaddes bir eylem ve yazmak masumiyet, naiflik ve bütün mevzuya inat nezaket. yazmak...

brokeback mountain

esasında roman falan değildir. annie proulx'un yazdığı kısa bir öykü. aralarında teorik bir ayırım olmasa da hikaye bile diyemiyorum bu öyküye.
everest'in film çıktığında popüler kaygılarla brokeback dağı diye türkçeye iğrencü'l-vahşet bir tercümeyle kazandırdığı öykü. bu kötü çeviriden olsa gerek -diye umuyorum- öykü hayli sıkıcı. onu okuduktan sonra kitabın başka hiç bir öyküsünü okumadım.

bu filmi sinemada izledim ben arkadaş. daha bir tane bile gay arkadaşım yokken. bir tane bile gay pornosu izlememişken. (aynı zamanda genel porno da izlememiştim.) bakırköy'de +18 mi ne yazıyordu o zaman. kimliğimi isteyecekler diye altıma sıçmıştım korkudan. ama bir kere beni kesmedi. sonraki hafta ikinci kez gittim. benim için ne kadar anlamlı olduğunu anlatamam. o zamana kadar yalnızca e2'de yayınlanan hollyoaks dizisinde gördüğüm eşcinsel sevgili muhabbetleri bir anda koca bir öykü olarak beyaz perde aracılığıyla gözümün önüne serilmişti. arkadaş o zaman ben de sonu böyle olmayan ama sevdiğimle güzel bir ilişki yaşayabilirim deyüpde sinemadan çıkararaktan eve koşmuştum. gözlerim de yaşlıydı efendim. ağlamamış değildim. son sahnede.

diğer yandan. sözlük, bu film sinemada izlediğim ilk filmdir. benim için önemini anlatabiliyor muyum? ve 2006 yılı benim için ne kadar mukaddestir. lise daha bitmemişken nihayet sinemaya gittim demek için sinemaya gitmeye çalışan ben'in -param olmazdı da gitmezdim, net zaten yoktu- gittiği ilk filmin brokeback olması hayli hoş bir tesadüf.

hastane

bürokratik aşamaları insana kan kusturan kurumlar. özeli ayrı dert devleti ayrı. refakatçi olarak yanında bulunduğunuz 'hasta' arkadaşınızla oradan kaçarcasına çıktığınızda ne olursa olsun hastalık illetinden kurtulamayacağınızı çok iyi bilirsiniz.

ancak sadece bu değildir. irdelenmesi zaruri bir mevzu olarak:

(bkz: darüşşifa olarak hastane)

bdp milletvekili sırrı süreyya önder'in çevre duyarlılığı

gezi parkı eyleminin siyasal platforma taşınmasını sağlayan kişidir, sırrı süreyya. ne kadar bdp'yi sevmeseniz de kepçelerin önüne kendini atıp gezi parkı yıkımını durdurması aşkına saygıyı hak ediyor. taksim platformunun önceki gün ona konuşma fırsatı tanımaması tam anlamıyla nankörlüktür.

tanım: değinildiği üzere, çevreyi, onu korumak için kepçeyle burun buruna gelecek kadar sevmektedir. bu da çevre duyarlılığının gelişmiş olduğunu göstermektedir.

öğle uykusu

tembelliğin en büyük belirtisi olarak yorumlanır. ve ben tembellikte garfield'ı geçermişim. çok seviyorum. hele üç buçuk dört gibi yatıp beş, beş buçuk gibi kalkması... "gece zombi moduna girip sabaha karşı uykuya dalıp sabah da ceset gibi kalk"mak* * işten bile değil. orası ayrı.

göğüs kaslarını oynatan erkek iticiliği

bir de bunların gel bi ellesene diyen türü vardır ki düşman başına. ego tavan. gel elle bir daha göremezsin. bir yerlerini yırtsan sen yapamazsın tadında sözler ve bakışlar. kasları dökülesice. **