marti

Durum: 351 - 0 - 0 - 0 - 29.03.2012 01:07

Puan: 9102 - Sözlük Kezbanı

16 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

kaçıp gitme zamanı yaklaştı
  • /
  • 18

hoşlanılan erkek için her şeyi yapmak

ben eskiden tatile çıkarırdım. sevdiğim erkeğe verebileceğim en güzel hediye olarak datça senin, bodrum benim gezdirirdim. sonradan ilişki bitse bile en azından "o tatile ben onun için değil, kendim için çıkmıştım ki. onu da yanımda konu mankeni olarak şeyetmiştim" deme şansım olur.

ayı sözlük yazarlarının askerlik anıları

terhis olmama az birşey kala askerlik uzatıldı ve ben planlanandan üç ay fazla askerlik yaptım.
terhis olduktan iki yıl sonra bi daha askere çağrıldım. "senin hizmetini eksik hesaplamışız ve iki gün erken terhis olmuşsun. o iki günü tamamlaman lazım" dediler. iki yıl sonra tekrar iki günlüğüne askere gittim. *

yaşlanmak

otuzbeş olduğunda bunu telaffuz etmekte zorlanırsın. bir de otuzbeş yaş şiirinin etkisiyle insan bunalıma girer. artık ikinci yarıya başlıyorum, bundan sonra herşey yokuş aşağı gidicek dersin. sonra 39 olana kadar yaşını sorduklarında otuz küsür der geçersin. ama kırk olduğunda artık bu ifadeyi kullanamazsın.
41 olunca ise sen artık 40+ sındır. her gün saçında, sakalında, göğsünde yeni beyaz kıllar peydah olur. kıçının kılları kadayıf olmuş lafını duyduğunda üzerine alınırsın.
sokakta ortaokullu çocuklar sana amca der, etrafına bakınırsın kime sesleniyorlar diye.
öyle hissettiğim yaştayım falan da yalandır. bal gibi yaşlanıyorsundur.

12 eylül 1980 darbesi

ve sonraki tüm nesiller apolitize edildi. bir insanın, özellikle de bir gencin siyasi görüşünün olması terörist damgası yemesine neden oldu.
türkiye abd nin yeni pazarı haline geldi. herşeyin fiyatını bilen, ama hiçbir şeyin değerini bilmeyen bir nesil yaratıldı.
o zaman ki genelkurmay başkanının deyimiyle "iti ite kırdırma" yöntemi uygulanarak türkiye de güçlenen solun karşısına dikilmesi için milli görüşçü ve ülkücü gençlere devlet desteği verilerek, bugün geldiğimiz yoz toplumun ilk tohumları atıldı.

eski sevgilinin aldığı hediye

ilişkimiz bitse de, hala parmağımda taşırım bana aldığı alyansı. çünkü bilirim ki, bu yüzüğün diğer eşini o da hiç çıkartmıyor. bu alyansı her gördüğümde hayatıma kattığı şeyler ve bana hissettirdikleri için, içimden ona bir kez daha teşekkür ederim. bir derdi olsa ilk beni arar ve ben koşarak giderim yardım etmeye. gözüm ilk olarak parmağındaki yüzüğe takılır. o da bana sorar "hala takıyor musun" diye ve mutlu olur.
bizimkisi artık yüzük kardeşliğidir.

direksiyon hakimiyetini kaybetmek

başımın arkasında ve sırtımda dikiş izleri, yoğun bakımda bir hafta uyku ve hurdaya ayrılmış bir araba karşılığı edindiğim tecrübe.

haşiş

ayı sözlük yazarlarının profilleri

41, 175 - 70
şu 41 var ya, işte beni bu rakam yüzünden gay sitelerinde mature/daddy klasmanına atıyolar *

göğüs kılı

eski sevgilimin deyimiyle göğsümden dökülen kıllarla haftada bir yastık doldurabiliriz. buna rağmen her gün daha da sıklaşıyor ve omuzlara, sırta doğru hızla yayılıyorlar.

bugün ayı sözlük için ne yaptın

saat onbir gibi köpeğimi de alıp işe geldim sözlükçüm. sonra ofisin ortasında soyundum. kilotumu da çıkardım. (ofis boştu). mayomu giyip denize girdim ve köpeğimle yüzdüm. sonra köpeğimi şampuanla yıkayıp ben de duşa gittim. şimdi de o koltuğun üzerinde uyuyor, ben de sözlükte takılıyorum.
antalya da bir tatil fasilitesinde çalışınca kış mesaisi böyle geçiyor sözlük.

irina palm

bir ingiliz filmi.
yetmişli yıllardaki türk filmlerinde, genelde fakir ailelerin çocuklarında görülen "amerika ya gitmezse ölücek" hastalığının farklı bir versiyonu olan avustralya ya gitmezse ölücek hastalığına yakalanan bir ingiliz çocuğunun babaannesi, torununun tedavi masrafları için iş arar. bulabildiği tek iş, bir sex club da glory hole gibi bir delikten uzatılan malafatları sıvazlamaktır. geçmişi, çevresi ve önyargılarına rağmen işi kabul eder ve kısa zamanda kıskanılacak bir performans gösterir.
seyredin derim.

yanlış anlaşılan şarkı sözleri

bir bayan arkadaşım : martı, sen bilirsin, rın ne demek. tdk sözlüğüne bile baktım bulamadım, çıldırmak üzereyim
ben : rın mı? ilk kez duyuyorum. nerde geçiyor bu söz?
arkadaş : bir şarkı var ; " dünya rınsız olmaz" diye. baksana dünya onsuz olmazmış. önemli bişey olmalı.

not :bu kız edebiyat mezunuydu.

üniforma fetişizmi

seksenli yılların sonu ve doksanlı yılların başında ankara da üniversite okurken tüm boş vaktimizi arkadaşlarla kızılay bakanlıklar civarında harcadığımız dönemlerde, bende olmuştu böyle bişey.
belki etraftaki her dört kişiden üçünün subay oluşu, belki de ankarada subaylar dışında suratına bakılacak insan bulmanın zor oluşu böyle bir yönelmeye yol açmıştır bilemiyorum.

ana avrat düz gitmek

küfür etmenin insanı rahatlattığı ve aşırı strese bağlı inme, kalp krizi atakları gibi şeylerden koruyarak uzun ömürlü olmasını sağladığı iddia edilir.
dedemin insanlara sevgisini belli ederken bile "çok iyi bir insandır anasını siktiğiminin pezevengi" gibi ifadeler kullandığını ve 104 yaşına kadar yaşadığını düşünürsek mantıklı geliyor.

recep tayyip erdoğan

sam amca
ın adnan menderes, demirel, özal, yine demirel, çiller vs taifesinden sonra türkiye ye atadığı yeni vali.
şimdiye kadar ki valiler içinde ılımlı islama doğru en hızlı ilerlemeyi katetmiş kişi.
türkiye a.ş nin ceo su.

sevgilisini kendi elleriyle besleyen adam

iki sevgili arasındaki en özel, en samimi anlardan birisidir.

lanet olsun içimdeki erkek sevgisine

bir gün biri çıkar karşına, beraberliğinizin ilk yılı dolduğunda, sabah uyanıp onu seyrederken "iyi ki eşcinselim, bu mutluluğu bana dünyadaki hiçbir kadın veremezdi" dersin. onun yanında geçirdiğin tek bir saniye için bile, ömrünün geri kalanında her türlü acıya göğüs germe gücünü kendinde bulursun. sevgisi kalbini, benliğini öyle bir doldurur ki, sokakta karşına çıkan dünyanın en seksi erkeklerini bile görmeden geçer gidersin.

turist deyince aklına seks gelen insan

bir başka gün de alman bir bayanla bu konuyu konuşuyorduk. almanya dahil tüm avrupa ülkelerinde özellikle üniversiteli genç kızların marka giyinebilmek, son model teknolojik zımbırtılara sahip olmak için aldıkları bursun ya da ailelerinin verdiği paranın yetmediğini, bu yüzden çoğunun para karşılığı seks yaptığını söylemişti. "bu kızlar zaten liseden itibaren düzenli bir seks hayatına sahipler, nasıl olsa birileriyle sevişecekler, o yüzden kendi okullarındaki sümüklü veletlere vereceklerine parası bol işadamlarına veriyorlar" demişti. ayrıca bu kızların para karşılığı seksi bir iş veya görev değil, aynı zamanda macera ve zevk için yaptıklarından, dolayısıyla müşterilerini çok mutlu ettiklerinden bahsetti. hal böyle olunca da kimse 35 yaş üzeri kadınların suratına bile bakmıyor tabi diye ekledi. "kısacası almanya da bir kadının ister evli, ister bekar olsun seks hayatı 35 yaşında bitiyor ve o kadın yalnız başına türkiye ye geliyorsa, bilin ki seks için geliyordur ve eğer 35 yaşın üzerinde bir alman kadınla tanışırsanız, gözünün yaşına bakmayın, onu zikin" dedi. şirketteki stajyer çocuklardan biri kadına yaşını sorunca oğlanın gözlerinin içine bakarak "36 yaşındayım canım" dedi.

turist deyince aklına seks gelen insan

fethiyede paspatur civarında ve balık hali etrafındaki lokantalarda çalışan tüm garson, komi taifesinin varoluş sebebidir. genellikle güneydoğu illerinden gelen bu gençler çalıştıkları yerden maaş almazlar. sadece bahşişlerle (ki ona da tenezzül etmezler) ve burada buldukları kişisel müşterilerden aldıkları parayla geçinirler.
fethiyede yaşayan yaşlı ingiliz kadın ve erkekler buraya giderek şarap veya birasını yudumlarken etrafında pervane olan garson-komi taifesinden birini seçer ve eve götürür. bu arada yaşlının tanımı 65-90 yaşları arasıdır.

bir akşam misafirlerimi balık haline götürmüştüm ve restoranda bizden başka kimse yoktu. ardından 85 yaşlarında gözüken ağır makyajlı, aysel gürelin ingiliz versiyonu bir kadın geldi ve bir daha kimse bizimle ilgilenmedi. kadın çantasından sigara çıkardığında, 6 tane çakmak birden alev aldı. uzunca bir süre bekledikten sonra garsonlardan birini kıstırdım ve "birader, tamam anlıyorum meşgulsünüz ama biz de acıktık" dediğimde, bana "abi, bu hatunun eli çok boldur. eğer sabaha kadar memnun edersen 500 sterlin öder. o yüzden herkes ihaleyi almanın peşinde" demişti.

apranax

naproksen sodyum içerir. içerisindeki sodyum tuzu hızlı emilim sağlar ve bu sayede etki başlangıcı hızlı olduğu için akut ağrı tedavisinde kullanılır.
içine sodyum konmazsa o zaman da adı naprosyn olur ve romatizmal ağrılar gibi kronik vakalarda kullanılır.
her şekilde mide mukozasını sker atar, sık kullanıldığında mideyi deler, amına kor afedersiniz.
migren ataklarında migren ilaçlarıyla kombine edildiğinde harika sonuç verir.
  • /
  • 18
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 351

aileye açılmak

annem zaten yıllar önce anlamıştı ve sessizce kabul etmişti. bu konuda açıkça konuşmasak da akrabaların "evlen artık" baskılarına benim yerime o karşı koymuştu. "rahat bırakın oğlumu, bırakın hayatını istediği gibi yaşasın" demişti. başkalarına söylenen bu kelimelerin ardında, benim hayat tarzımı onayladığını bildiren mesajı almıştım.

babama eşcinsel olduğumu söyleyebilmem için, sevdiğim adamın elinden tutarak ondan cesaret almam ve babamın karşısına böyle dikilmem gerekiyordu. dedim "baba bak, bu benim sevdiğim adam. onunla bir hayat kurmak istiyorum." kısa bir sessizlik oldu. bu arada sevgilim mezar taşı üzerindeki ölüm tarihiyle doğum tarihi arasındaki farkı dört işlem kullanarak hesapladı ve "allah rahmet eylesin. baban öldüğünde 67 yaşındaymış" dedi.

belçika

madem komşuyuz, öyleyse niye savaşmıyoruz diye düşünen ve bunu yıllarca pratiğe döken fransa ve hollandayı birbirinden ayırmak için yıllar önce bir alman kralı tarafından oluşturulmuş ve başına da bir alman prensinin oturtulduğu tampon bir ülkedir. ülkenin güney toprakları olan valonya fransa dan, kuzey bölgesi flaman ise hollanda dan tırtıklandığı için güneyde fransız asıllı valonlar, kuzeyde de flamanlar yaşar. çalışkan ve zengin flamanlar, volanları tembellikle suçlar ve flamanlar sayesinde rahat bir hayat süren parazitler olarak görürler. şarap, aşk ve parti konusunda uzman volanlar ise flamanları paradan başka bir şey düşünmeyen ruhsuz psikopatlar olmakla suçlar ki, iki tarafın da iddiaları köküne kadar doğrudur.
her iki bölgenin kendi parlamentosu, kabinesi, başbakanı falan vardır. tam ortadaki brüksel de özerk bir bölgedir ve burada volanlar çoğunluktadır. onun da kendi parlamentosu, bakanı, başbakanı falan vardır. bir de ülkenin doğusunda sekiz-on bin alman nüfusun yaşadığı alman özerk bölgesi vardır ve evet bildiniz onların da başbakan dahil tüm kadrosu tamdır. bir de tüm belçika nın ulusal parlamentosu ve kabinesini de eklerseniz 3 farklı dilin konuşulduğu bu 12-13 milyonluk ülkede 160 tane bakan ve 5 tane başbakan vardır. asıl komik olan, bu arada ülkenin resmi yönetim biçimi krallıktır ve kraliyet ailesi kompile almandır. sürekli bölünmek isteyen bu ülkede herkes birbirinden nefret eder. ama kralı severler. gerçekten de kral iyi adamdır.

kadınsı eşcinsellerin ayı hareketindeki yeri

son günlerde ayı sözlük yazarları arasında kutuplaşma demiyelim ama, ciddi atışmalara yol açan konunun çözüme kavuşturulması için düzenlenen açıkoturumun konusudur. ali kırca dark bear'ı arar ve son zamanların en çok konuşulan bu konusunu televizyonda ana haber bülteninden hemen sonra bir açık oturumla tatlıya bağlamak istediğini söyler. hatta bu program için bir kaç isim de düşünülür ama "er meydanı, erkek erkeğe" gibi öneriler, sözlük içerisinde bir ayıseverin ya da ayının kadınsı bir yanının olmasının normal olduğunu dile getiren yazarların itirazı ile veto edilir.

neyse stüdyoya doluşulur, açıkoturum başlar. ayı dediğin erkeksi olur diyen tarafı temsilen dark bear ve bearabeare söz alırlar. birkaç yıl önce ayısözlük bünyesinde karşılıklı fikir alışverişi sonucunda artık şartların konuşmayı bırakıp eyleme geçilmesi için yeterli olgunluğa ulaştığını farkettiklerini, ilk önce tüm ayısözlük yazarlarının eşzamanlı olarak kendi çevrelerine eşcinsel kimliklerini açıklayarak işe başladıklarını, ardından aileleri ve arkadaşlarının desteğini de alarak ankara'ya yürüyüşlerinin tüm türkiye'de eşcinsel onur hareketini ateşlediğini ve bugünlere gelindiğini hatırlatırlar. son zamanlarda ortaya çıkan kadınsı tavırların ise binbir güçlükle kazanılan kamuoyu desteğini azaltarak ayı hareketine zarar verdiğinden bahsederler.

ardından eşcinselliğin, ayı veya ayısever olmanın standart kalıpları olamayacağını, gelinen noktada her eşcinselin eşit miktarda emeği ve fedakarlıkları bulunduğunu söyleyen pisuvardaki siyah kil2 kendi görüşünü dile getirir. fakat konuşurken sık sık sözünün kesilmesine içerleyerek fenalaşır ve kavga falan çıkar diye tedbir olarak stüdyoda görev alan kaslı ve yağız bodyguardlardan birinin kollarında kısa bir baygınlık geçirir. bodyguardın psk2 nin şakaklarını ovduğunu, ona güçlü kolları arasına alarak "istersen omzumda ağlayabilirsin canım" dediğini farkeden bazı ayısözlük yazarları da en yakın diğer bodyguardın yanına giderek bayıldıkları için ali kırca açıkoturumun kontrolünü kaybetmek üzereyken bir canlı telefon bağlantısı gelir. arayan başbakandır. başbakan "eşcinsel bireylerin evlilik, çocuk sahibi olma ve evlat edinme dahil tüm diğer yasal haklarına kavuştuğunu, meclisten jet hızıyla geçirilen homofobi karşıtı yasayla homofobik söylem ve fiillerin en ağır şekilde cezalandırıldığını, eşcinseller için pozitif ayrımcılık yasasının da kabul edildiğini, cinsiyet değişimi ve hormon tedavisi gibi uygulamaların tamamen ücretsiz olduğunu hatırlatarak tüm bunlara rağmen eşcinsel kardeşlerimizin hala sorunları olduğunu bilmenin kendisini üzdüğünü söyler ve eşcinsellerin bize öğrettiği mottoyla onlara seslenmek istiyorum; "savaşma seviş" der. hatta "sizden de en az üç çocuk istiyorum" esprisi salondaki gergin havayı yumuşatır. kapanış konuşmasını yapan ali kırca da tüm yazarcanların birbirini kucaklayarak barışmalarını isteyince stüdyoda bir sevgi yumağı oluşur. yalnız kaslı bodyguardın ve ali kırca'nın önünde bir kuyruk meydana gelince dark bear "arkadaşlar yetmiş milyon bizi izliyor, lütfen ama" diyerek ağırlığını koyar. program reyting rekorları kırarak kapanırken psk2, aslında hacettepe ingilizce tıp mezunu olup, boğaziçi üniversitesinde biomedikal teknoloji mühendisliği ihtisası yapan ama ayısözlük yazarlarını daha yakından görmek için bu programda gönüllü bodyguard olarak görev alan milli yüzücü yeni sevgilisiyle nikah şahidi olması için ali kırca'dan söz alır. böyle hayırlı birşeye vesile olduğu için dark'a kızgınlığı da kalmamıştır.

haa, bir de bu var tabi:
(bkz: kafan güzelmiş kardeşim güle güle kullan)
(bkz: hayali bile güzel)

kim ister ki gay olmak

bir daha gelsem dünyaya yine gay olmak isterdim. çok sevdiğim ve sevildiğim beraberliklerim oldu. hiç bir kadın bana o mutluluğu ve sevgiyi veremezdi. iki erkek birbirini seviyorsa, gerçekten seviyordur.
üniversiteden sonra bir süre kendimi kapitalizmin kollarına attım ve iyi bir işte çalışıp bok gibi para kazanmaya başladım. pahalı giysiler, araba, lüks bir yaşam tarzını deniyordum belki mutlu olurum diye. etrafımda benimle evlenmek için can atan, bana aşık olduğunu söyleyen bir sürü kız da vardı. ben ise erkek arkadaşımla birlikte yaşıyordum. sonra sahip olduğum herşeyi arkamda bırakıp daha küçük ve basit bir hayat kurmak istedim kendime. küçük bir sahil kasabasında ilkel bir hayata geçtim. geçiş süreci benim için de çok zor oldu. tahmin edeceğiniz gibi o kızların hepsi kaçıştı. artık ideal eş adayı değildim onlar için. erkek arkadaşım ise bu süreçte en büyük destekçimdi. çünkü ikimiz de gaydik ve sevmeyi pembe dizileri seyrederek değil, birbirimizi severek öğrendik. artık biliyorum ki, eğer bir erkek beni sevdiğini söylüyorsa, beni seviyordur. biz hetero çiftler gibi adına evlilik denen, karşılıklı çıkar üzerine kurulu, ikiyüzlü birlikteliklerle kendimizi kandırmayız.

liseli gay

kızlar gibi kafanızı meşgul edecek birşey olmadığı için hem can sıkıntısını gidermek, hem de gideri olan erkek öğretmenlerin ilgisini çekebilmek amacıyla derslere abanmanıza, ardından okulun en başarılı öğrencisi olmanıza yol açar. yıllar ilerledikçe ve kıllandıkça bir tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi bir inekten ayıya doğru metamorfoz olayını tamamlarsınız.

aileye açılmak

annem zaten yıllar önce anlamıştı ve sessizce kabul etmişti. bu konuda açıkça konuşmasak da akrabaların "evlen artık" baskılarına benim yerime o karşı koymuştu. "rahat bırakın oğlumu, bırakın hayatını istediği gibi yaşasın" demişti. başkalarına söylenen bu kelimelerin ardında, benim hayat tarzımı onayladığını bildiren mesajı almıştım.

babama eşcinsel olduğumu söyleyebilmem için, sevdiğim adamın elinden tutarak ondan cesaret almam ve babamın karşısına böyle dikilmem gerekiyordu. dedim "baba bak, bu benim sevdiğim adam. onunla bir hayat kurmak istiyorum." kısa bir sessizlik oldu. bu arada sevgilim mezar taşı üzerindeki ölüm tarihiyle doğum tarihi arasındaki farkı dört işlem kullanarak hesapladı ve "allah rahmet eylesin. baban öldüğünde 67 yaşındaymış" dedi.

kadınsı eşcinsellerin ayı hareketindeki yeri

son günlerde ayı sözlük yazarları arasında kutuplaşma demiyelim ama, ciddi atışmalara yol açan konunun çözüme kavuşturulması için düzenlenen açıkoturumun konusudur. ali kırca dark bear'ı arar ve son zamanların en çok konuşulan bu konusunu televizyonda ana haber bülteninden hemen sonra bir açık oturumla tatlıya bağlamak istediğini söyler. hatta bu program için bir kaç isim de düşünülür ama "er meydanı, erkek erkeğe" gibi öneriler, sözlük içerisinde bir ayıseverin ya da ayının kadınsı bir yanının olmasının normal olduğunu dile getiren yazarların itirazı ile veto edilir.

neyse stüdyoya doluşulur, açıkoturum başlar. ayı dediğin erkeksi olur diyen tarafı temsilen dark bear ve bearabeare söz alırlar. birkaç yıl önce ayısözlük bünyesinde karşılıklı fikir alışverişi sonucunda artık şartların konuşmayı bırakıp eyleme geçilmesi için yeterli olgunluğa ulaştığını farkettiklerini, ilk önce tüm ayısözlük yazarlarının eşzamanlı olarak kendi çevrelerine eşcinsel kimliklerini açıklayarak işe başladıklarını, ardından aileleri ve arkadaşlarının desteğini de alarak ankara'ya yürüyüşlerinin tüm türkiye'de eşcinsel onur hareketini ateşlediğini ve bugünlere gelindiğini hatırlatırlar. son zamanlarda ortaya çıkan kadınsı tavırların ise binbir güçlükle kazanılan kamuoyu desteğini azaltarak ayı hareketine zarar verdiğinden bahsederler.

ardından eşcinselliğin, ayı veya ayısever olmanın standart kalıpları olamayacağını, gelinen noktada her eşcinselin eşit miktarda emeği ve fedakarlıkları bulunduğunu söyleyen pisuvardaki siyah kil2 kendi görüşünü dile getirir. fakat konuşurken sık sık sözünün kesilmesine içerleyerek fenalaşır ve kavga falan çıkar diye tedbir olarak stüdyoda görev alan kaslı ve yağız bodyguardlardan birinin kollarında kısa bir baygınlık geçirir. bodyguardın psk2 nin şakaklarını ovduğunu, ona güçlü kolları arasına alarak "istersen omzumda ağlayabilirsin canım" dediğini farkeden bazı ayısözlük yazarları da en yakın diğer bodyguardın yanına giderek bayıldıkları için ali kırca açıkoturumun kontrolünü kaybetmek üzereyken bir canlı telefon bağlantısı gelir. arayan başbakandır. başbakan "eşcinsel bireylerin evlilik, çocuk sahibi olma ve evlat edinme dahil tüm diğer yasal haklarına kavuştuğunu, meclisten jet hızıyla geçirilen homofobi karşıtı yasayla homofobik söylem ve fiillerin en ağır şekilde cezalandırıldığını, eşcinseller için pozitif ayrımcılık yasasının da kabul edildiğini, cinsiyet değişimi ve hormon tedavisi gibi uygulamaların tamamen ücretsiz olduğunu hatırlatarak tüm bunlara rağmen eşcinsel kardeşlerimizin hala sorunları olduğunu bilmenin kendisini üzdüğünü söyler ve eşcinsellerin bize öğrettiği mottoyla onlara seslenmek istiyorum; "savaşma seviş" der. hatta "sizden de en az üç çocuk istiyorum" esprisi salondaki gergin havayı yumuşatır. kapanış konuşmasını yapan ali kırca da tüm yazarcanların birbirini kucaklayarak barışmalarını isteyince stüdyoda bir sevgi yumağı oluşur. yalnız kaslı bodyguardın ve ali kırca'nın önünde bir kuyruk meydana gelince dark bear "arkadaşlar yetmiş milyon bizi izliyor, lütfen ama" diyerek ağırlığını koyar. program reyting rekorları kırarak kapanırken psk2, aslında hacettepe ingilizce tıp mezunu olup, boğaziçi üniversitesinde biomedikal teknoloji mühendisliği ihtisası yapan ama ayısözlük yazarlarını daha yakından görmek için bu programda gönüllü bodyguard olarak görev alan milli yüzücü yeni sevgilisiyle nikah şahidi olması için ali kırca'dan söz alır. böyle hayırlı birşeye vesile olduğu için dark'a kızgınlığı da kalmamıştır.

haa, bir de bu var tabi:
(bkz: kafan güzelmiş kardeşim güle güle kullan)
(bkz: hayali bile güzel)

kim ister ki gay olmak

bir daha gelsem dünyaya yine gay olmak isterdim. çok sevdiğim ve sevildiğim beraberliklerim oldu. hiç bir kadın bana o mutluluğu ve sevgiyi veremezdi. iki erkek birbirini seviyorsa, gerçekten seviyordur.
üniversiteden sonra bir süre kendimi kapitalizmin kollarına attım ve iyi bir işte çalışıp bok gibi para kazanmaya başladım. pahalı giysiler, araba, lüks bir yaşam tarzını deniyordum belki mutlu olurum diye. etrafımda benimle evlenmek için can atan, bana aşık olduğunu söyleyen bir sürü kız da vardı. ben ise erkek arkadaşımla birlikte yaşıyordum. sonra sahip olduğum herşeyi arkamda bırakıp daha küçük ve basit bir hayat kurmak istedim kendime. küçük bir sahil kasabasında ilkel bir hayata geçtim. geçiş süreci benim için de çok zor oldu. tahmin edeceğiniz gibi o kızların hepsi kaçıştı. artık ideal eş adayı değildim onlar için. erkek arkadaşım ise bu süreçte en büyük destekçimdi. çünkü ikimiz de gaydik ve sevmeyi pembe dizileri seyrederek değil, birbirimizi severek öğrendik. artık biliyorum ki, eğer bir erkek beni sevdiğini söylüyorsa, beni seviyordur. biz hetero çiftler gibi adına evlilik denen, karşılıklı çıkar üzerine kurulu, ikiyüzlü birlikteliklerle kendimizi kandırmayız.

ingilizce bilmeyi maharet sanmak

askerden sonra çalıştığım amerikan firmasında proje departmanı tamamen boğaziçi endüstri mühendisliği mezunlarından oluşuyordu. adamlara birşey söylemek istediğinde muhabbet genelde şöyle oluyordu;

martı : ben, piç :projeci ingilizceci çocuk

martı: ben tahmini bütçeyi haftaya gönderirim, bunu önümüzdeki dönemin eylem planına alabiliriz.
piç : aaa tabi onun benefitine bakmak lazım, rantabl bişeyse hemen bacıtı onaylarım ben.
martı : o zaman bu döneme de yetişir.
piç : ama bu kuartırın aksiyon planını değiştirmek bi sürü korıspondıns gerektirir şimdi, biz onu gelecek kuartır yapalım
martı : oldu o zaman. ha bu arada babanın götüne koyiim.

belçika

madem komşuyuz, öyleyse niye savaşmıyoruz diye düşünen ve bunu yıllarca pratiğe döken fransa ve hollandayı birbirinden ayırmak için yıllar önce bir alman kralı tarafından oluşturulmuş ve başına da bir alman prensinin oturtulduğu tampon bir ülkedir. ülkenin güney toprakları olan valonya fransa dan, kuzey bölgesi flaman ise hollanda dan tırtıklandığı için güneyde fransız asıllı valonlar, kuzeyde de flamanlar yaşar. çalışkan ve zengin flamanlar, volanları tembellikle suçlar ve flamanlar sayesinde rahat bir hayat süren parazitler olarak görürler. şarap, aşk ve parti konusunda uzman volanlar ise flamanları paradan başka bir şey düşünmeyen ruhsuz psikopatlar olmakla suçlar ki, iki tarafın da iddiaları köküne kadar doğrudur.
her iki bölgenin kendi parlamentosu, kabinesi, başbakanı falan vardır. tam ortadaki brüksel de özerk bir bölgedir ve burada volanlar çoğunluktadır. onun da kendi parlamentosu, bakanı, başbakanı falan vardır. bir de ülkenin doğusunda sekiz-on bin alman nüfusun yaşadığı alman özerk bölgesi vardır ve evet bildiniz onların da başbakan dahil tüm kadrosu tamdır. bir de tüm belçika nın ulusal parlamentosu ve kabinesini de eklerseniz 3 farklı dilin konuşulduğu bu 12-13 milyonluk ülkede 160 tane bakan ve 5 tane başbakan vardır. asıl komik olan, bu arada ülkenin resmi yönetim biçimi krallıktır ve kraliyet ailesi kompile almandır. sürekli bölünmek isteyen bu ülkede herkes birbirinden nefret eder. ama kralı severler. gerçekten de kral iyi adamdır.

kürt erkekleri

antalya da, daha doğrusu güney sahilinde yaşayanlar uygun ücret karşılığında 85 yaşındaki kadından tutun da, 16 yaşındaki oğlana kadar yaş, cinsiyet ve hatta tür bile ayırdetmeden her türlü canlı ile birlikte olabilir. <br>genelde para karşılığı seks arayan zengin dulların veya eşcinsellerin olduğu mekanlarda üzerlerine yapışan ama yakışmayan gömlekleriyle ve o yüzlerindeki tuhaf sırıtışla müşteri beklerler. müşterilerinin çoğu erkek olsa da kendilerini eşcinsel olarak görmezler.

her başlığın altından şarkı sözü çıkması

evet sözlükçüm, son haftalarda sözlüğün adeta bir şarkı sözü arşivi, müzisyen, gitarist, piyanist şantör, albüm tanıtım sitesine dönüşmesi halidir. en ciddi başlıkların bile altından ya albüm tanıtımı, ya şarkı sözü çıkmasıdır.
sol çerçevede kafama göre bir şeyler göremeyince karma butonuna nazikçe dokundum ve darbe diye başlık görünce "hemen gireyim, sözlük yazarları bu konuda neler düşünüyormuş öğreneyim, ben de iki satır döktüreyim dedim ama evet, tahmin ettiğiniz gibi o başlık da sadece bir şarkının sözlerini paylaşmak için açılmıştı.
tamam müzik güzeldir, hoştur ama sol çerçevedeki başlıkların yarısından fazlasının eurovision, albüm tanıtımı, şarkı sözü vs olması da insanın kendisini konservatuarda öğrenci gibi hissetmesini sağlıyor.

bütün müdürler göttür

bunların genelde kapı zillerinde bile "nüfus müdürü ahmet bilmemne" diye yazar. birisiyle yeni tanıştıklarında birşeyin müdürü olduğunu söylemek için can atarlar, belki unutursunuz diye hemen kartviziti dayarlar.

fransa

milliyetçiliğin sürekli yükselişte olduğu bu ülkede devlet başkanının macar asıllı, first lady
in ise italyan olması ironik bir durumdur.
fransa avrupa
ın önemli bir ülkesi olmakla birlikte aslında fransızların sandığı kadar da önemli değildir.
fransızların kibar ve naif insanlar olduğu şeklinde ülkemizde yanlış bir kanı vardır. avrupada en fazla sigara içen, alkol tüketen, kötü araba kullanan toplumsal kuralları iplemeyen insanlar topluluğuna kısaca "fransız ulusu" denir. hepsi katolik olmakla birlikte yaşam tarzlarına baktığınızda bunu tahmin etmek zordur.

fransa kültürüyle gurur duyar ama bütün fransız şarkıları birbirinin aynısıdır ve insanlar fransız filmlerini de erotik sahneleri hatırına seyreder.

fransız mutfağı denen şeyse her boka kremalı ve hardallı sosu boca etme ve kontrast tatları karıştırma üzerine kurulu deneysel bir çalışmadır.

fransa ekonomisinin avrupada almanyadan sonra ikinci büyük ekonomi olması şaşırtıcıdır çünkü fransızlar sürekli grevdedir. başlıca ihracat ürünleri nükleer silahlar, arazi mayını, güdümlü füzeler, tanklar ve askeri helikopterdir. bir de parfüm ve peynir satarlar.

ülkenin doğasına ve iklimine gelince; aslında fransızlar burada yaşamıyor olsa güzel bir ülkedir.

kadınsı eşcinsellerin ayı hareketindeki yeri

son günlerde ayı sözlük yazarları arasında kutuplaşma demiyelim ama, ciddi atışmalara yol açan konunun çözüme kavuşturulması için düzenlenen açıkoturumun konusudur. ali kırca dark bear'ı arar ve son zamanların en çok konuşulan bu konusunu televizyonda ana haber bülteninden hemen sonra bir açık oturumla tatlıya bağlamak istediğini söyler. hatta bu program için bir kaç isim de düşünülür ama "er meydanı, erkek erkeğe" gibi öneriler, sözlük içerisinde bir ayıseverin ya da ayının kadınsı bir yanının olmasının normal olduğunu dile getiren yazarların itirazı ile veto edilir.

neyse stüdyoya doluşulur, açıkoturum başlar. ayı dediğin erkeksi olur diyen tarafı temsilen dark bear ve bearabeare söz alırlar. birkaç yıl önce ayısözlük bünyesinde karşılıklı fikir alışverişi sonucunda artık şartların konuşmayı bırakıp eyleme geçilmesi için yeterli olgunluğa ulaştığını farkettiklerini, ilk önce tüm ayısözlük yazarlarının eşzamanlı olarak kendi çevrelerine eşcinsel kimliklerini açıklayarak işe başladıklarını, ardından aileleri ve arkadaşlarının desteğini de alarak ankara'ya yürüyüşlerinin tüm türkiye'de eşcinsel onur hareketini ateşlediğini ve bugünlere gelindiğini hatırlatırlar. son zamanlarda ortaya çıkan kadınsı tavırların ise binbir güçlükle kazanılan kamuoyu desteğini azaltarak ayı hareketine zarar verdiğinden bahsederler.

ardından eşcinselliğin, ayı veya ayısever olmanın standart kalıpları olamayacağını, gelinen noktada her eşcinselin eşit miktarda emeği ve fedakarlıkları bulunduğunu söyleyen pisuvardaki siyah kil2 kendi görüşünü dile getirir. fakat konuşurken sık sık sözünün kesilmesine içerleyerek fenalaşır ve kavga falan çıkar diye tedbir olarak stüdyoda görev alan kaslı ve yağız bodyguardlardan birinin kollarında kısa bir baygınlık geçirir. bodyguardın psk2 nin şakaklarını ovduğunu, ona güçlü kolları arasına alarak "istersen omzumda ağlayabilirsin canım" dediğini farkeden bazı ayısözlük yazarları da en yakın diğer bodyguardın yanına giderek bayıldıkları için ali kırca açıkoturumun kontrolünü kaybetmek üzereyken bir canlı telefon bağlantısı gelir. arayan başbakandır. başbakan "eşcinsel bireylerin evlilik, çocuk sahibi olma ve evlat edinme dahil tüm diğer yasal haklarına kavuştuğunu, meclisten jet hızıyla geçirilen homofobi karşıtı yasayla homofobik söylem ve fiillerin en ağır şekilde cezalandırıldığını, eşcinseller için pozitif ayrımcılık yasasının da kabul edildiğini, cinsiyet değişimi ve hormon tedavisi gibi uygulamaların tamamen ücretsiz olduğunu hatırlatarak tüm bunlara rağmen eşcinsel kardeşlerimizin hala sorunları olduğunu bilmenin kendisini üzdüğünü söyler ve eşcinsellerin bize öğrettiği mottoyla onlara seslenmek istiyorum; "savaşma seviş" der. hatta "sizden de en az üç çocuk istiyorum" esprisi salondaki gergin havayı yumuşatır. kapanış konuşmasını yapan ali kırca da tüm yazarcanların birbirini kucaklayarak barışmalarını isteyince stüdyoda bir sevgi yumağı oluşur. yalnız kaslı bodyguardın ve ali kırca'nın önünde bir kuyruk meydana gelince dark bear "arkadaşlar yetmiş milyon bizi izliyor, lütfen ama" diyerek ağırlığını koyar. program reyting rekorları kırarak kapanırken psk2, aslında hacettepe ingilizce tıp mezunu olup, boğaziçi üniversitesinde biomedikal teknoloji mühendisliği ihtisası yapan ama ayısözlük yazarlarını daha yakından görmek için bu programda gönüllü bodyguard olarak görev alan milli yüzücü yeni sevgilisiyle nikah şahidi olması için ali kırca'dan söz alır. böyle hayırlı birşeye vesile olduğu için dark'a kızgınlığı da kalmamıştır.

haa, bir de bu var tabi:
(bkz: kafan güzelmiş kardeşim güle güle kullan)
(bkz: hayali bile güzel)
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.