alttaki yazara soracaklarım var
değer görmek için özel olarak çaba harcamayarak,doğal olarak.
uyku problemi çeken birine yardımcı olmak için fikir verebilir misin ?
ben de uyku problemi yaşıyordum ve bana yardımcı olduğunu fark ettiğim şeyler şunlar oldu: yaseminli yeşil çay, yönlendirmeli meditasyon, yatmadan önce germe-çekme hareketleri, odanın temiz hava dolu olması ve mastürbasyon. he bir de kiloya bağlı uyku apnem vardı, kilo verince geçti ama belki onu kontrol ettirebilirsin.
yurt dışında yaşayacak olsan nerede yaşardın ve neden?
hayatı akışına bırakıp pasif kalmak, müdahele etmek yerine izlemek. konfor alanını bozmadan işlerin hallolabileceğine inanmak.
*
20'li yaşlarında özleyeceğini düşündüğün veya özlediğin şey ne?
şöyle göstereyim bu kadarcık.
yazın çok sıcak diye kışı seven biri nasıl yapabiliyor bunu? ve bu kimsenin umrunda mıdır?
ne umuyon bacından bacın ölüyo acından.
bir fetişin mevcut mu? varsa nedir? merraktan.
spesifik olarak 2010'dan bahsediyorsak duke dumont - ocean drive derim.
en sevdiğin hava durumu nedir?
bologna. küçük bi şehir ama acayip hoşuma gitti. mimarisi ve yemyeşil olması çok hoş. insanları çok tatlı. gayler 10 numara güzel. şehirde gezerkenkendimi assasins creed oyununun içinde hissetmiştim. gidin görün diyorum.
ölümden sonra ne var sence?
ibo ile güllüşah’tan bir replikle cevap vermek isterim... b*k var... greenday kardeşim, alınma nolur, bu konulara pozitif bilimci bir ibne olarak inanmıyorum, toprak olup gideceğiz işte, reankarne vs olmayacağız, ruhumuz yukarıdan birilerini dikizlemeyecek... bence yani.
- neden kuru fasulye & pilav?
çok uzun bir süredir kimseyi yargılamıyorum. benim normal yada anormalim başkalarının çizgileri ile örtüşmedi diye kimseyi suçlayamam. ben nasıl ki topluma göre farklı düşündüğüm halde normal isem başkalarının da bana göre farklı düşünüp istediği kadar marjinal olması onu yargılamamı gerektirmiyor.
alttaki yazar kardeş fantastik bilim kurgu senaryolardan fırlayıp gelen gündemle alakalı kendi ohalinde neler yaptın?
ülkemi değiştirmeyi isterdim. bunu sadece ekonomik kriz ya da çürümüş zihniyetten dolayı değil, ülkedeki enerjiden dolayı istiyorum özellikle. başımı nereye çevirsem karamsar insanlar, hayallerinin peşinden koşarken ayağı takılıp düşenler, rol yapmaktan kendini kaybedenler, çok istediği bilgisayarı alacakken ay sonunu düşünenler, sınav stersinde boğulanlar... herkes çok yorgun, çok sıkkın. bu her coğrafyada var biliyorum, ancak türkiye'deki neredeyse tüm insanların yüzlerinde bir kaybetmişlik ve tükenmişlik ifadesi var. ve işin ilginci kimse birbirine yardımcı olmaya ve empati kurmaya çalışmıyor. kim kime çamur atarsa yarışında şampiyon olma derdindeymiş gibiler. bu döngünün kirli enerjisi bana da geçiyor bazen. özetle hayat zor, ancak türkiye'de hayat çok daha zor.
alttaki yazara sorum; hayatının dönüm noktası olan olay/kişi nedir? ve bu şey seni nasıl etkiledi, önceki hayatınla sonraki hayatın arasındaki en belirgin fark nedir?
zaman ya kesinlikle, 8de başlayan mesaide bu saate kadar neredeyse hiçbir şeye odaklanamadım.
alttaki cumartesi çalışmak sence mantıklı mı?
kendimi tekrar ettiğimi hissedince focusumu bir anda başka bir şeye atıyorum. herkesin genel yaptığı şeylerden uzak durup az kişiye hitap eden, spesifik alanlara ilgimi yoğunlaştırıyorum. farklı insanlar, farklı işler canlandırıyor hayatımı.
bir de kedi besleyin efendim inanın bana hayatınıza renk üstüne renk gelecektir :)
kriz yönetimini nasıl başarıyorsun? sinirlendiğinde, üzüldüğünde bunların üstesinden nasıl geliyorsun?
evet, hem de ilkimi öyle bir insanla yapacak kadar şanslı oldum. hatta sakalları benim hayalimden çok daha iyi idi.
yüzyüze saatlarce konuşurken ve her şey çok iyi iken whatsapp'tan asla muhabbet edemiyoruz, aksine birbirimize sinirleniyoruz. bunu aşmayı çok istiyorum ama çok üstelemekte istemiyorum. ne yapmam lazım, yazmayıp onumu beklemeliyim, yoksa ilk adımı ben atmaya devam etmeli miyim?
içten olabilmek adına en fazla entry geçmişini inceyebilirim, zira tanışmadık. astoloji konu olunca dellenen, bilişim ve cinsellik hayatında önemli bir yer tutan biri olmalı diye düşündüm.
alttaki yazar, bizzat tanidigin birinde korona virüs pozitif cikti mi?
kadıbudu köftesi olurdum.
kadıbudu diğerler yemeklere benzemez. mesela yumurta olmadan kızartılırsa kadıbudu olmaz sıradan köfte olur. ayni zamanda yanında güzel bir patates püresi olmazsa yavan kalır.
kısacası kadibudu köftesi tek başına olamaz hep onu tamamlayacak önemli donelere ihtiyaç duyar.
aklina geldiğinde ben bunu nasıl yaptım dediğin hatan nedir?
karşıdaki kişinin karakteri, ilişkilere bakışı, yaşam tarzı, işi-gücü hatta burcu, o kadar çok etken var ki senden senin kadar etkilenmediği fikri en sonlarda. eğer çok etkilendiysen ve ilişki yaşamak istiyorsan nelerden vazgeçebileceğine bir bak. ılişkiler verdiğin kadar almak gibi bir denklem üzerine kurulu.
alttaki yazara; dünyada yaşanan tüm adaletsizliğe ve bunca zulme rağmen mutlu olmayı nasıl başarıyorsun?
2000-3000 falan kafi. sonsuza kadar yaşasam da olur. ama hep 35 yaşında kalmak isterim, ne çok genç ne çok daddy.
tam 4 gün önce lisanstan mezun oldum. nasıl akıl sağlığımı koruyabilirim? ne yapmalıyım bilge ayı sözlük yazarı?
partnerime bağlı. son sevgilimi domine etmeyi seviyordum. ama bu domine etme arzumun seviyesi kişiden kişiye değişiyor. fakat domine edilen taraf olmayı hiçbir koşulda sevmiyorum.
bir filmin içine hapsedilecek olsan hangisini seçerdin?