tam bir yılmaz özdil yazısı...
haklı bir olayı savunurken kadınlar üzerinden muhalefet yapmaya çalışmış sonunda da tribunlere oynamış...
http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yi...
bence tamamen gündem kaydırma olayları...kim bilir biz "akp lakiklik istemiyormuş yaaa" derken medyanın bizim görmediğimiz neler yaşandı?
3.sınıf ortadoğu ülkelerinin en faşistinde bile ifade özgürlüğünden insan haklarından bahseder...lakin uygulamaya bakarsak faşist bir yönetim altında halk görürsünüz...
bizim durumumuzun da aynı olduğunu düşünüyorum...şu anda laiklik olmazsa nolur diye konuşuyoruz?sizce laiklik var mı bu ülkede?
diyanetin olduğu dinlerin devlet tarafından uygulanır bir propaganda haline geldiği oy meydanlarından elinde dini kitap sallayan bir cumhurbaşkanının olduğu bir ülkedeyiz....
sizce meclis başkanının laiklik anayasada olsun yada olmasın demesi mi olay?
yine akp tarafından medyaya altın tabaklarda sunulmuş gündem...ve kim bilir bu güündem altında neler neler yaşandı...
oh konuştum hıh!!!
ben mi yeni keşfettim yoksa yeni mi çıktı bilmem starbucksun yeni gözdesi.peki bi olayı yok demlenmiş kahve su ve buzdan olşan bi iksir ama uynık tutma ve serinleme anlamında müthiş bir etkisi var.sıcaklardan mı bunaldınız uykunuz mu geldi.cold brew sizin için bir numara.
bu kadının bir ay şahit şarkısı vardı onu sevmiştim.bir de yeni çıkan şarkısı:
yakın mesafe
şuan benimle değilsin ya
nefes bile zarar
üstelik tam ismimizi yazmalık
camımda ki buhar
hayatımdan çıkıp gitmek hangi duyguya
hangi korkuya hangi uykuya hangi sorguya
yarar ki yar
ara ara yakın mesafe bitmiş olsa da
ara geçen huzurlu günler hatırına
ara bugün bu aşkın ihtiyacı var
birazcık alttan almana
ara ara hiç uyma sen gurur yapanlara
ara senin değilse kalbim ortada
ona bir arkadaş selamı ver
inan koşar her ihtiyacına
dar kaldırımda konuşarak yavaş yavaş yürüyen teyzelerin yanından geçmeye çabalamaktır. dünyanın en zor durumlarından biridir dostlar. "eve kaç saat geç kalırım acaba? annemi arayıp haber vermeli miyim?" diye düşündürür. düşman başına...
biliyorsunuz ki özellikle bulunduğumuz coğrafyada neredeyse görmezden gelinmek ve kabul edilmemek gibi bir sorunla karşı karşıyayız. sayı azımsanamayacak kadar çok, ancak gizli yaşama mücadelesi yüzünden normalleşemiyoruz. cesur olanlarımız bir şekilde sokağa çıkıyor-du- ancak yetmiyor.
aslında sorunun temelini incelediğimizde bulunduğun toplum zemininde kendini duyurman mümkün mü bunu anlamalıyız. kabul edilmen ve aydınlatman mümkün mü? öncelikle onur yürüyüşlerine hep birlikte göz atalım. en gözde slogan.
"velev ki ibneyiz!"
sakin olun. altında başkaldırı ve özgüven çok anlamlı ve kesinlikle haklı. ancak amacımız neydi? olaya böyle mi girmemiz gerekiyor. yoksa varlığımızın ne kadar normal olduğunu göstermenin küfürsüz, bağırtısız ve daha "normal" yolları da var mı? neredeyse çırılçıplak, sarmaş dolaş ve yapış yapış, ucube makyaj ve mide bulandıran tavırlarla sizce kabul edilebilir miyiz?
eşcinseller;
- doktor
- öğretmen
- mühendis
- asker
- polis
- işçi
- berber
- bakkal
- ceo
- bilim insanı
- çoban
- ressam
- müzisyen
- hekeltraş
- oyuncu
- futbolcu
-
-
...
olabilir. vardır. rüştünü ispat etmek, varlığının ne kadar normal olduğunu kanıtlamak ve bu toplumun ayrılmaz bir parçası; muhtaç olduğu renkler olduğunu anlamak, anlatabilmek için bunca yıldır yapılanların hiçbirine ihtiyacımız yok. hatta sokaklara çıkmaya hiç ihtiyacımız yok. yapmamız gereken tek şey başarılı olmak. bir şeyler başarmak ve bunu başardığımızda eşcinsel olduğumuzu sakince ve oldukça normal, sıradan bir şekilde duyurmak. tabiri caizse takım elbiseli eşcinsellerin sahneye çıkma vakti geldi. tuhaf ve itici davranmayan, toplumun işe yarayan kısmını oluşturduğunu gösteren, belli bir kültür içinde yaşadığının farkında olanlara ihtiyacımız var.
katılırsınız ya da katılmazsınız. normalleşeceksek ancak böyle olacak. onur yürüyüşü adı altında sokaklarda sevişip çığırtkanlık yaparak ancak bu noktaya geliniyor.
ilkokul birinci sınıf...
23 nisan gösterileri için hazırlıklar başlamış.kostüm parasını ailem veremediği için ben hariç bütün sınıf gösteriye katılmakta
bir ay öncesinden başlayan hazırlıklara ,kostumlerin ışıltısına hep imrenerek bakmıştım.
23 nisan günü hastayım ben diyip bütün gün yataktan dışarı çıkmamış okula gitmemiştim.
her 23 nisanda bayramını kutlayan çocuklar değil de kutlayamayanlar gelir aklıma hep bu nedenle,
keşke çocuklar üzülmese
bayramınız kutlu olsun...
kimse bu adamı temsilci seçmedi...
hadi diyelim temsilci oldu bunca zamandır siz nerdeydiniz ??
homofobikler üstüne öyle giydiriyoki helal olsun adama...
olay vahimdir ama bu olayı suriyeliler yaptı diye ırkçı söylemlerde bulunmak daha vahimdir!suriyeliler gelmeden önce trans arkadaşlar çok güvenliydiler dimi???
bu tecavüzcüler diğer tecavüzcü dünya vatandaşlarına göre daha saygındırlar.onlar kurbanın intihar edebileceğini düşünmezler...onlar tacize karşı eğitim almış,tc üniversitelerinin eğitim fakültelerinde eğitim almış saf ırk türklerdir.onlarla gurur duymalıyız dinimiz amin