ankara belediye başkanlığına aday adaylığını koyarak beni son derece sevindiren ve umutlandıran chp ankara milletvekili. ankara belediye başkanlığına kendisinden daha fazla yakışacak bir başka kişiyi daha düşünemiyorum.
türkiye'de bloklandığına yönelik haberler gelen uygulama. dünden beri girilmiyor oluşu da bu haberleri doğrular nitelikte. eğer gerçekten bloklandıysa iran'da bile serbest olan bir siteyi engelleyen özgürlükler(!) ülkesi canım türkiye'me helal olsun diyorum.
türk kızlarının tüm erkeklerin kendilerine yazdığını sanmalarıyla aynı şeydir. gym'de kaslarını gösterirken çektirdikleri fotoğraflarını grindr ve romeo'da sergileyerek herkesin onlarla yatmak isteyeceklerini sanıyorlar, beğenilmeme durumlarını ihtimal dahilinde bile görmüyorlar. bu yetmezmiş gibi kilolu, zayıf, olgun, çok genç vs. olanların kimse tarafından beğenilmediğini, en çok ve en kolay kendilerinin koli bulabildiklerini sanıyorlar. böyleleri için bizim oralarda çok güzel bir laf vardır da burada yazıp seviyemi bozmayayım.
çok da garipsenmeyecek bir tepkidir. sonuçta biz de esmer bir finlandiyalı gördüğümüzde, sarışın bir cezayirli gördüğümüzde, çekik gözlü bir amerikalı gördüğümüzde benzer tepkiler veriyoruz.
bazı oyunculukların rahatsız edici derecede kötü olduğu film. o kadar rahatsız edici ki filmin vermek istediği mesaja bile üzülemiyorsun. bu kadar güzel ve önemli bir proje yanlış oyuncu tercihleriyle harcanmıştır.
yakın zamanda hayatını kaybeden, apple'ın efsane ceo'su steve jobs'ın hayatının anlatıldığı film. ashton kutcher gibi sadece komedi filmlerinde başarılı olan bir oyuncunun steve jobs'ı canlandırmasında inanılmaz bir mantıksızlık olduğunu düşünsem de yine de izlenmeye değer bir film olacağına inanıyorum.
fotoğraf beğenmenin aşırı kolay olduğu uygulama. ekranı hareket ettiriyim derken bir bakıyorsun çok sevmediğin, pek muhabbetinin olmadığı, sırf tanıdık olduğu için mecburiyetten takip ettiğin adamın fotoğrafını beğenmişsin. geri alsan bir dert, almasan ayrı dert. burdan yetkililere sesleniyorum, bu sorun çözülsün artık bir an önce.
haftasonu yurtdışından gelen bir arkadaşımın ısrarıyla ilk ve son kez gittiğim hamam. entryime başlamadan önce şunu söylemeliyim ki dünyanın en masum gayi değilim sonuçta. tanıştığım bir adamla aynı gün yattığım oldu, hepimizin olduğu gibi. ama bu hamamda bekleyip birini bulma durumu kesinlikle benim olayım değil. içeri girer girmez inanılmaz rahatsız hissettim kendimi. sürekli oramı buramı kapamaya çalıştım. evet, çok hoş adamlar vardı ama bir o kadar da rahatsız edici insanlar vardı. aktif olduğunu insanların gözüne sokmak için 31 çeken amcalar, pasif olduğunu belli etmek için peştemali her yerini gösterecek şekilde saranlar, orta mermerlere yüz üstü uzanıp kıçını havaya kaldıranlar, aralıksız gözünü bile kırpmadan seni izleyen adamlar.. allah aşkına biraz kendinize saygınız olsun. sikmek veya sikilmek dünyanın en önemli olayları değil. gitmeden önce bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederim.
geylerin en önemli ortak özelliklerinden biridir. özellikle sevgi açlığı yaşayanların gördükleri biraz ilgi ve güleryüz karşısında neyi var neyi yoksa ortaya döktüğü tecrübeyle sabittir. aynı şeyi sizin de yapmanızı beklemediği sürece sıkıntı yoktur.
insanı çocuklardan nefret edecek duruma getiren durumdur. sanki çocuk sahibi olmadan önce başka bir hayatı yokmuş gibi sürekli çocuğundan bahseder. hastalığından, kusmasından, sıçmasından, sıçamamasından, uyumasından kısacası çocukla ilgili tüm gereksiz detayları sanki siz sormuşçasına anlatır da durur. gün boyunca bakıcıya veya duruma göre anneanneye açılan 20 telefondan bahsetmiyorum bile.
ne çok seveni varmış arkadaş bu adamın. bir orospu çocuğu dedik diye eksiler sıralandı valla. istediğiniz kadar eksileyin, binlerce insanın ölümüne neden olan, binlerce çocuğu yetim bırakan, binlerce anneyi acılar içinde bırakan adam orospu çocuğudur.
bugün en yakın erkek arkadaşıma gay olduğumu söyledim ve korktuğum gibi bir tepki almadım. "aktif misin pasif misin" sorusu dışında bir öküzlük yapmadı. *
sözlüğe harcadığı değerli saatlerinin en önemli kanıtları olan entryleri silinmekle kalmayıp, yaşananları sözlüğe aktaramasın diye entry yazma hakkı da elinden alınan yazardır. neyse ki son 1 ayda başkalarının sesi olmaya alıştık, bu görevi de üstleniriz.
tamamen kişisel sebeplerle sözlükte çömez durumuna düşürülen yazardır. düşünce özgürlüğü ve farklı görüşlere saygı uğruna savaştığımız şu günlere hiç yakışmayan bir harekettir. sözlükteki olumsuz giden noktalara dikkat çeken yazarlara kulak tıkamanın milyonları sokağa döken diktatörlükten ve faşizmden farkı yoktur. kaldı ki sözlükte hiçbir hakaret ve küfür içerikli entry yazmayan bir yazarın çömez durumuna düşürülmesinin sözlük kurallarına ne kadar uygun olduğu da tartışılabilecek bir konu. ayrıca kadına şiddetin desteklendiği bazı entry sahibi yazarların bile çömez durumuna düşürülmemesine rapmen, yazarla olan kişisel sorunlardan dolayı yazarın çömez yapılması anti-demokratik hareketin en güzel örneğidir.
gereksiz yere eleştirilen insan. okulda tüm derslerini ingilizce gören, çalıştığı şirkette sürekli ingilizce sunumlar, raporlar hazırlayan biri olarak mümkün olduğunca dikkat ederim türkçe kelimeleri kullanmaya. hem konuşurken hem de yazarken bir nevi tdk gibi davranırım. sosyal medyada yaptığım paylaşımlarda bile oldukça dikkatliyimdir. ancak bazı kelimeler var ki türkçe'de karşılığı yok kesinlikle. konuşmasının arasına ingilizce kelimeler sıkıştıran insanın amacı da hava atmak değildir çünkü o kişi ingilizce biliyor olmanın hava atılacak bir şey olmadığını zaten biliyordur.
ayrıca şöyle de bir durum var ki konuşmanın veya yazışmanın içine ingilizce kelimeler yerleştiren insanların eleştirildiği yukarıdaki entrylerin (yazar burada entry diyerek hava atmaya(!) çalışmıyordur) neredeyse tamamında yazım yanlışı var. ayrı yazılması gereken -de/-da eklerinin bitişik yazılması, entry boyunca ü, ç, ö gibi türkçe karakterlerin kullanılmaması, özel isimlerden sonra gelen çekim eklerinin kesme işaretiyle ayrılmaması, ayrı yazılması gereken "bir şey" kelimelerinin bitişik yazılması gibi bir sürü hata var.
o zaman adama derler ki eğer bu kadar sahip çıkmak istiyorsan diline önce kendin nasıl kullanılacağını öğren sonra başkalarını eleştir. ben konuşmanın gerektirdiği yerde ingilizce kelimeler kullanıyor olabilirim ama burada ahkam kesen birçok insandan daha düzgün türkçe kullanıyorum. evet, şimdi gelebilir eksi oylarınız.