sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

altın

ons fiyatı şu aralar yerinde saysa da, parite etkisiyle dövizin değer kazanması sonucu değer kazanan emtia.

spandau ballet - gold :

döviz

ayı sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitaplar

jacques wilhelm - "histoire de la mode" ( hachette / 1955 "modanın tarihi").

ayı sözlük yazarlarının şu an yedikleri şeyler

küçük küçük kesilmiş ayıklanmış soğuk incirler. üzerinde biraz yoğurtla...

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

özgün - elveda (joyturk akustik) :

taksim

arapça'dan osmanlı türkçesi'ne girmiş bir sözcük ki, anlamı, bölüştürmek, bölüştürerek dağıtmaktır. aynı zamanda matematikteki bölü ifadesini de karşılar. diyelim apartman numaranız 66, daire numaranız da 6... 66'ya 6, 66 bölü 6, numara 66 - daire 6, dıştan 66 - içten 6, 66/6 vb. diyebileceğiniz gibi, 66 taksim 6 da diyebilirsiniz de, bu devirde bunu hemen anlayacak birini bulur musunuz, orası şüphelidir.

istanbul'un bir semti olan taksim'in adı da, zamanında buradaki su dağıtım sisteminden gelmektedir.

ayrıca türk sanat müziği ve doğu müziğinde, başta veya ortada örneğin kanuni veya udi tarafından yapılan enstrümental gezintiye de taksim denir.

taksim, pera yani beyoğlu'nun 19. yy sonlarında kabına sığmaması sonucu oluşmuş bir semttir. büyük bir yangın geçiren dönemin pera'sı, yangın sonrası ahşap yerine kagir yapılarla donatılmaya başlayınca, semt halkı bunalmış ve taksim gezisi, yani gezi parkı gibi ferahlayabilecekleri yerlere ihtiyaç duymuştu...

maskat

umman'ın başkenti ve en büyük ticaret limanı. 1.250.000 civarı nüfusu olan halkının %35'i ummanlı olup, kalanlarının çoğu civar arap ülkelerindendir. umman körfezi çıkışına doğru konumlandığı için şehir, kolayca hint okyanusu'na geçiş yapılır buradan.

umman

1) başkenti maskat* olan, arabistan yarımadası'nın güneydoğu ucunda islami monarşi ile yönetilen bir ülke. internet uzantısı .om'dur. ingilizce olarak oman" denir.

2) arapça'dan osmanlı türkçesi'ne geçmiş bir söz. anlamı büyük deniz, okyanus.

3) mecazi olarak büyüklük, enginlik ifade eder 2. madde'den kinaye olarak.

s

a) türk alfabesi'nin 22. harfidir. "se" adıyla anılan bu harf, fonetik olarak, diş sessizlerinin ıslıklı sürekliliklerinden sert olanı gösterir.

b) latin alfabesi'nde bir harf.

c) kükürt* elementinin sembolüdür.

d) ...

sol

gerdaniye

geleneksel türk sanat müziği* ve doğu müziğinde, ince sol notasını andıran bir perde ve makamın adıdır; ud çalgısında, en altta bulunan en ince teldir.

ariusçuluk

aryanizm

aryanizm, 3.yy. sonları ve 4. yy'da arius adında bir papaz tarafından kurulup yayılan ve hristiyan inanışının tersine, hz.isa'nın tanrı ve/veya tanrı'nın oğlu olduğunu yadsıyan bir mezheptir. ariusçuluk da denir türkçe'de aryanizm'e.

ttk

bir kısaltmadır. çokça şey, kurum bu kısaltma altında toplanmıştır.

a) türk tarih kurumu
b) türk ticaret kanunu
c) tanrı türk'ü korusun*
d) türkiye taşkömürü kurumu
e) ...

kredi kartı

adının kredi kartı yerine borç kartı olarak değiştirilmesi gereken hede. " kredi" deyince, asıl işlevinin yeterince iyi algılanamadığını düşünüyorum; onun yerine " borç" desek belki daha iyi algılanır toplum tarafından.

(bkz: borç yiğidin kamçısıdır)
(bkz: kredi kartı borcu)

we bare bears

2015 amerikan yapımı animasyon tv dizisi.

imdb: bb

chuck berry

resmi sitesi http://chuckberry.com olan, yaşayan müzik efsanesi.

(bkz: memphis tennessee)

nashville

abd'nin tennessee eyaletinin başkentidir. müzik sektörünün şehirdeki gelişmişliği yüzünden "music city" olarak da anılır. "country" ve "folk" tarzı müzikler ağırlıktadır buradaki müzik sektöründe.

memphis

1) eski mısır'ın, antik mısır'ın "eski krallık" döneminin başkentidir. m.ö. 3000'lerde kurulduğu sanılmaktadır.

2) tennessee'nin en büyük kentidir.

3) ...

(bkz: memphis tennessee)

memphis tennessee

bir chuck berry şarkısıdır. klasik rock'n'roll bir parçadır. değişik sanatçılarca yorumlanmıştır ve içlerinde elvis presley de vardır.

chuck berry - memphis tennessee:

elvis presley - memphis tennessee:


sözleri şöyledir:

long distance information, give me memphis tennessee
help me find the party trying to get in touch with me
she could not leave her number, but i know who placed the call
'cause my uncle took the message and he wrote it on the wall

help me, information, get in touch with my marie
she's the only one who'd phone me here from memphis tennessee
her home is on the south side, high up on a ridge
just a half a mile from the mississippi bridge

help me, information, more than that i cannot add
only that i miss her and all the fun we had
but we were pulled apart because her mom did not agree
and tore apart our happy home in memphis tennessee

last time i saw marie she's waving me good-bye
with hurry home drops on her cheek that trickled from her eye
marie is only six years old, information please
try to put me through to her in memphis tennessee

(bkz: tennessee)
(bkz: memphis)
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.