kusursuz bir cem karaca şarkısıdır. şarkıya sığmayan hoparlörü delip geçen duygular vardır bu şarkıda.
şebnem ferah od isimli albümünde cover olarak söylemiştir. albüm çıkmadan önce okan bayülgen'in programında canlı olarak da söylemiştir. şarkıyı güzel söylüyor da o eko işte adamın anasını ağlatıyor, tüm tüylerim lazere meydan okur gibi dikeliyor!
şebnem'in her zaman iyi işler yaptığına şahidiz de keşke daha çok cover yapsa..
90ların unutulmaz şarkıları arasında yer alır. 97'de mavi sakal şarkıyı single şeklinde çıkartmıştı, çıkar çıkmaz o yıllar ciddi manada ses getirmişti. 90'larda çocuk olmak her zaman eşsiz bir durumken o yıllar adına türkiye'de en iyi şarkılara da tanıklık etmek harika bir duygu.
ankara'da kış aylarında körüklü otobüslerde kısık gözlerle dinlenilen şarkılar arasında yerini almıştır benim için.
2005 yılında çağan ırmak yönetmenliğinde yayınlanan dizidir. her bölümü, özellikle son bölümleri izleyicileri salya sümük ağlatmıştır.
oyuncuları seçilmişti kesinlikle, o kadar değerli oyuncular arasından aklımda en iyi yer edeni canan karakteridir.
çok gereksiz bir eylemdir. özel alan diye bir kavram vardır, bu alana başka bir kişinin girmesine gerek yoktur. en önemlisi de o şifreyi neden istediğindir; sevgiline mi güvenmiyorsun yoksa özgüvenin mi yok?
eski sevgilim dahi sıfatıyla anmak istemediğim bir kişi var evet. bunu yazmazdım da alkolün etkisi diyelim. bana uzak allaha yakın ol dediğim bir insan oldu yıldız tilbe'nin tabiriyle. boşa geçmiş bir zaman dilimi kanımca. normalde böyle diyenleri çok baltalardım, abi boşa geçmiş diyorsun da ona benzemesen nasıl vakit geçirebilirdin o kadar vakit derdim de, öyle olmuyormuş. yaşamak lazım.
alttaki, boynundaki damarlar üst üste çıkıp bağıra bağıra söylediğin şarkılar oldu mu? olduysa hatırlıyorsan hangi şarkı?
bizim orta yaşlı teyze eski iplerden örülmüş hırkasını giymiş cama çıkmış kollarını da bağlamış, yan penceredeki teyzeyle muhabbete girmiş.
kah dedikodu yapıyor kah içini döküyor.
nazan öncel böyle doğal bir kadın. bende uyandırdığı görüntü budur.
bu konuda geleneksel düşünüyorum, snaki işin içine cinsellik girince arkadaş-dost kalınamayacak gibi geliyor. ama hayatımda görüştüğüm eski uzatmalı bir sevgilim var. uzun zamandır dost gibiyiz ama bağımız hiç kopmadı. onun yokluğu hayatımda büyük eksiklik olur. o yüzdendir ki izmire uğramaya korkuyorum.
yufkalar arasına sarılmış köfte, üzeri bol yoğurtlu.
ankara/kızılay'daki leman kültür'ün meşhur yemeğidir.
yanında limonlu soda içilirse keyiften dört köşe olabilirsiniz.
bir yerde okumuştum, belki de sözlükte; "bir annemin sesi bir de yıldız'ın sesi" diye. hakkaten evden, bizden gelen bir ses o kadar doğal ve içten geliyor sesi kulağa. o yüzden belki de yıldız'ı kimse yadırgamıyor. arabesk de yapsa, kusursuz yaptığı ilk 4 albümüyle de anılsa yine de baştacı.
bunun sırası her sabah değişiyor; kahve suyu, kahvaltı, duş, gömlek pantolon seçimi.. her sabah istisnasız bunlar yapılıyor fakat sırası neden değişiyor bilmiyorum.
hem türk müziği, hem türk sineması için dönüm noktaları yaratmış, yeni başlangıçlara vesile olmuş türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. kızı müjde ar'ın annesini anlattığı ntv yapımı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.
nevizadede bira içilebilir diye düşündük aslanım’ın üst katı, saat olarak da 19:00 şeklinde belirledik. daha şiddetli bir önerisi olan varsa belirleyebilir mekan ve saat önemli değil
bursalı bir grup sanırım en bilinen şarkısı kasvetli kutlama, şarkıyı dinlerken bana enjoy the silence’ı hatırlatıyor. buram buram kalite grup, gothic tarzları the cure tadında, gerçekten zamanın ötesinde şarkılar yapıyorlar.
son zamanlarda jakuzi ile beraber yükselişe geçen iki gruptan biri kanımca
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
gayet de güzel olmuş. arabada köşede sokak ortasında bir kadını para verip sikerken iyi, eylemde çıplak görmek kötü. hayırlı işler türkiye!
femen neden feministlerin marjinal insanların eşcinsellerin hoşuna gidiyor da türkiye vatandaşı insanların aynısını yapması hoşunuza kaçmıyor? neyini beğenmedin canım? gelinlik giymiş gay, maskülen kıyafetli lezbiyen, makyajlı insanlar güzel duruyor da çıplak olan hayat kadınları veya lezbiyen her ne ise bu mu çirkin durdu.
herşey el altından yürüsün gitsin nasılsa bilinmiyorum mantığı midemi bulandırdı nasıl bir ikiyüzlülükse bu.
farklı nokta atışları, net oluşu, çeşitli betimlemeleri ile hep dikkatimi çekmiştir.
hepsinin dışında on numara beş yıldız yüreği olan sevdiğim bir yazardır.