Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

arvellian

Durum: 1940 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30168 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 97

1 milyon verseler sevgilini başkasının yatağına gönderir misin

gönderirim. hatta beni de yanlarına alsınlar threesome yapalım. maksat aradan çıksın yani.

the avengers

bir dc'ci olarak marvel'ın da olsa popüler bir süper kahraman topluluğunu sinemaya taşımasıyla başarılı bulduğum filmdir. ekip olarak güçlü bir kadın figürü eksikleri olduğunu söylemek durumundayım yine de. justice league'in prestijine rakip olamazlar bu yüzden. çizgi roman evreninde thor'u kadın yapma sebepleri de bu bence. wonder woman'a rakip yarattılar kendilerince. dc fanboyluğuna başladım gidiyorum ben.

sözlük yazarlarından üniversite sınavına hazırlanma taktikleri

ygs'ye 9 gün kala entrylerini merakla beklediğim başlık.
valla benim bir sözelci olarak tek yaptığım konu anlatım çalışmak ve uslu bir öğrenci olup dersi derste dinlemek. şu ana kadar gayet faydalı oldu, bakalım sınavda ne olacak.

burger king'in yanlış yaptığı şeyler

1 milyon dolar verseler sevgilini döver misin

döverdim, sonra birlikte dünya turuna çıkardık.

piç

bilgisayar oyunu oynayan erkek

anlaşılmayan erkektir. aslında tek isteği kendiyle birlikte oynayacak hayat arkadaşını bulmaktır. o kadar alışmıştır ki artık yalnızlığa, skyrim'in bağlarında yalnız gezmek bile koymaz ona.

bilumum sözlüklerdeki gay başlığı altında saçmalayan yazar modeli

tiksindiren insan modelidir. köydeki osman muhabbeti iyi güldürmüştür. yazarı bi gitsin bakalım köydeki osman sikiyor mu sikmiyor mu onu.

cem adrian

dinleyici kitlesinin büyük kısmının jiletçi ergenlerden oluşması sebebiyle ön yargımı yıkıp dinlemem uzun sürmüştür. dinledikten sonra bırakmamın uzun sürmesi gibi. bazı şarkıları vardır onun tarif edemezsiniz. hele aşk acısı çekiyorsanız tarif etmeye gerek de duymazsınız. "beni affet bu gece"yi ilk dinlediğim zamanı hatırlıyorum, "bu ne lan isme bak öhöhö" diye dalga geçmiştim. beş dakika sonra göz yaşlarımı saklamaya çalışıyordum sınıfın ortasında. "o kirpik hala bende sevgilim", "bana ne yaptın", "masalın son şarkısı"... durmadım dinledim hepsini. bir baktım jiletçi ergen olmuşum. aşklar unutuldu gitti, artık eskisi gibi hissettirmiyor o yüzden dinleyince. ama dinlerken yaşadıklarımı hatırlıyorum, böyle tatlı bir hüzün kaplıyor içimi.

kapitalizmin escinselligi kullanmasi

var olan bir gerçektir fakat olumsuz değildir. sinema, televizyon ve medya yoluyla uzun zamandır gerçekleşmektedir. sayesinde bazı kesimler homofobiden arınmıştır. bu yüzden kullansın diyorum, bir boka yaramıyor zaten bari buna yarasın.

gay ile lezbiyenin evlenmesi sorunsalı

evet toplum, baskı, aile, akraba falan var ama düşününce hiç içime sinmeyen evlilik. her eşcinsel gibi düşündüm, "ehehe sistemi kendi silahıyla vurdum hacı" triplerine girdim zamanında ama şimdi düşününce sistemin beni kendi silahıyla vurması gibi geliyor.

oyun oynamak için kullanılan objeler

w, a, s, d tuşları + mouse

tiny furniture

2010 yapımı lena dunham draması. girls'den sonra izlediğim için alışık olduğum bir tarzdı. bol diyaloglar ve karakter derinliği ön planda. hayatın bir parçası gibi akıp gidiyor. bittiğinin de farkına varmıyorsunuz zaten. filmin özellikle anlatmaya çalıştığı bir şey yok. başka bir hayatı gözlemliyoruz bir buçuk saat boyunca. oyunculuklar çok başarılı. lena dunham'ın krizleri yine çok eğlenceli.

counter strike

96'lı 97'li gençler için askerlik anısı niteliği taşıyan efsane olmuş oyundur. fps oyunlarındaki fevkalade başarısızlığımın sonucu olarak doya doya oynayamadığım oyundur ayrıca. ne yapalım benim de tomb raider maceralarım var yani.

cennet cehennem mağaraları

"cennetini de cehennemini de sikeyim" dedirtir o iğrenç merdivenleri çıkarken. yatmayı, uyumayı, yemeyi kısaca tembelliği seviyorsanız uzak durun derim.

ilişkinin bir anda monotonlaşması geyiği

ilişkiyi bulduk monotonluğu kaldı dedirtir.

girls

4. sezonu çok güzel başlayan ve çok güzel devam eden dizidir.

--- spoiler ---

hannah'nın iowa maceraları inanılmaz eğlenceliydi. yazarlık dersleri, öğrencilerle muhabbetleri harikaydı. partide herkese giydirip lindsay lohan damgası yediği sahne özellikle. ki bence haklıydı çoğu yönden. bir de üstüne aslında özür mektupları olmayan özür mektupları dağıtması iyi güldürdü. keşke okulu bırakmak yerine attırsaydı kendini. hocasıyla konuşmasından öyle olacağını sanmıştım. en azından son bir "fuck you" çekip öyle dönerdi new york'a.
şimdi de öğretmen olmaya karar verdi. bakalım ilginç şeyler bekliyor bizi.

--- spoiler ---

looking

2. sezon 7. bölümüyle doris'e odaklanan dizidir. bir kez daha sevdim bu bölümle onu. şöyle kaliteli fag hagler lazım camiaya be..

--- spoiler ---

patrick'in bardaki çocuğu newbie sanması ve tam asılacakken göt olması izlenmeye değerdi gerçekten. ayrıca cenazede tek ağlayan insan olması da cabası. ne kadar gıcık bir insan olsa da seviyorum bu çocuğu ya. girls'deki hannah ile çok iyi kanka olurlar gibime geliyor.
ve sonunda kevin ayrıldı jon'dan. tamam jon iyi çocuk, üzüldüm onun için. ama ana karakterimiz patrick ve önemli olan o. bu yüzden mutluyum, dağılabiliriz.

--- spoiler ---

yazarken cümle sonuna iki nokta koymak

üç noktanın fazla sanatsal kaçtığı cümlelerde yaptığım eylem. ya da yakınma, sitem cümlelerinde.

taksim'de çok ilginç eşcinsel tartışması

ehlisünnet tv'de gerçekleşen ilginç bir röportajdır. "ailenden birinin eşcinsel olduğunu öğrensen ne yaparsın?" diye soruyorlar bizi ecnebilere. vücut diliyle anlatmaya çalıştıkları, ki baya başarılılar bu konuda, asarız, keseriz, öldürürüz hareketleriyle birlikte tek anladığım durmadan "haram, haram, haram" demeleridir. eşcinselleri savunan amcaya da toplu halde yükleniyor biriken kalabalık. amcanın sonda sorduğu soru ve verilen cevap trajikomik:
-saddam'ın oğlu pazarın içinde kadına tecavüz etti onu niye asmadılar o zaman yav?
-yok, kadın mevzu değil.
  • /
  • 97
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1940

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

ankara

bir paralel evrende yaşadığım şehir. içimde özlemi var hep anlamsız bir şekilde.

lgbtli

gözlemlediğim kadarıyla sik kadar akıllarıyla bizi küçümseyen ya da hor gören insanların kullandığı bir tabir.

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

hornet kezbanlarından inciler

"no gay" yazan bir adam vardı.
burdan sesleniyorun ona, çok yanlış yerdesin dostum...

ayı sözlük yazarlarının game of thrones karakterleri

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..