arvellian

Durum: 1977 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30770 - Sözlük Kaşarı

13 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 99

yeniden dünyaya gelme şansı verilmesi gereken insanlar

ünlü eşcinseller

date and switch

2014 yapımı eşcinsel temalı bir romantik komedidir. imdb puanı saçmalıktır, en iyi eşcinsel temalı filmlerden biri olmuştur gözümde. hatta komedi alanında direk en iyisidir.
michael ve matty yıllardır en yakın arkadaştırlar. mezuniyetlerinden önce matty michael'a açılır ve gay olduğunu söyler. böylelikle film bu ikisinin arkadaşlıklarındaki değişimi ele alır.
türündeki diğer filmlerden ayrılan yanı eşcinselliğin arkadaş ilişkilerindeki etkisini incelemesidir.
hetero arkadaşlarınızla gönül rahatlığıyla izleyebileceğiniz ve hatta bir tutam göz yaşı bile dökebileceğiniz bir film olmuş.
--- spoiler---

filmde matty'ye sinir oldum. arkadaşının onun için yaptığı hiçbir şeyi görmeyen embesilin biriydi. bir de çok güzel üste çıktı şerefsiz. neyse... michael gibi hetero bir arkadaşım olur umarım.

--- spoiler ---

sözlük yazarlarının gösterdiği çekememezlik

olmayan çekememezliktir.
şu başlığın açılması bile dikkat çekme çabasından ibarettir.
(bkz: don't feed the troll)

kendi sikini yalamak

insanlar gerçek hayatta gay hesaplarındaki gibi davransaydı

bıkmadan "hi" diyen adamda gülme krizine girdim. çok doğru bir gönderme.

lgbti temalı filmler

şu an dört tanesini indirmekte olduğum filmlerdir. sabahlayıp hepsini izlemeyi planlıyorum bugün.
(bkz: were the world mine)
(bkz: the broken hearts club)
(bkz: c.o.g.)
(bkz: date and switch)

yakışıklı ama göbekli erkek

ayı sözlük itiraf

dünyanın en güzel poposu bir ülkücüde olur mu sözlük? olur mu hı? olmamalı değil mi? ama öyle. bende değil, sende değil o ülkücüde sözlük.
itiraf ediyorum, bakmadan duramıyorum.
ülkücü: günaydın kardeş (el sıkışılır kafalar tokuşturulur)
ben: (kafa tokuşturulurken popoya bakarak) ehehe sana da günaydın.*
pişman mıyım? yo değilim. o kızların poposuna bakarken iyi oluyor bana ne.

sivri dilli

hiç sevmediğim insan tipidir. etrafımda var birkaç tane. onlar konuşurken içimden diyorum "istediğin kadar laf sok geri zekalı embesil. kimse seni sevmiyor, sevmeyecek, yalnız başına geberip gideceksin".
bunu düşünürken de aptal bir sırıtış beliriyor yüzümde. derin bir nefes alıp hayatıma devam ediyorum bu rahatlamadan sonra...

nokta ile virgül

birlikte kullanmayı en çok sevdiğim ikilidir.
(bkz: noktalı virgül)
aramızdaki bu sevgiden mütevellit noktalama sorularını kaçırmıyorum efendim.

yalnız yaşayan yazarların çaresizliği

sahip olmak istediğim çaresizliktir. şu anki çalışma sebebimdir.

türk olmaktan gurur duymak

bir kürtün, bir ermeninin ve ya bir ingilizin kendisiyle gurur duyması kadar komik olan durumdur. evet bir dönem işe yaramış olabilir bu akımlar fakat,
(bkz: 21. yüzyıl)
(bkz: global dünya)
(bkz: uzay çağı)

limonlu dondurma

(bkz: buz parmak)
ne yedik be ellerimize akıta akıta!

toplu taşımada kusma sinyalleri yayan korkunçlu çocuk

sevgi ve merhametle yaklaşılması gereken çocuk. valla abartmıyorum. ben çok üzülüyorum onlar da zor durumda kalıyorlar çünkü.
nerden mi biliyorum?
yıllar boyu ikiz kız kardeşimle uzun yolculuklar paylaştım çünkü. dört-beş yaşlarımızda bir koltuğu paylaştığımız dönemler vardı. onu hep otobüs tutardı ve kusmamaya çalışırdı. kusunca da ağlardı yazık, insanlar rahatsız oldu diye düşünürdü o yaşta.
o yüzden çocuk demeyin, onların da duyguları var.*

kadıköy barlar sokağındaki erkeklerin genelinin yakışıklı olması

bir kere bulunmuş olmama rağmen fark ettiğim durum. bu yüzden istanbul'da en çok nereyi sevdiğimi soranlara yanaklarımdaki hafif pembelikle "kadıköy çok güzeldi ya.." diye sırıtıyorum. o pembelik sizi kandırmasın hiç saf düşünceler geçmiyor beynimden bunu söylerken. ehe ehe. ehe...

hayvan gibi yiyip şişmanlamamak

benim bir death listim var,* işte bu death liste ait kişiler hayvan gibi yiyip şişmanlamama özelliğine sahipse ilk sıralara çıkıyorlar listede. sonra onları görünce şu melodi eşliğinde,

katanamı çıkarıp kollarını kesiyorum.***

göksel

küçükken ablamın kasetleri sayesinde her şarkısını ezberlediğim kadın. eski şarkılar* güzeldi be..

xxl

bir zamanlar sahip olduğum beden. derken bir x eksildi, sonra bir x daha... l de kalsın artık bu kadar harf değişimine gelemem.

ölmeden önce görmek istediğim yerler

  • /
  • 99
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1977

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

eşcinsel aşk büyüsü

arkadaşlar inanmayın buna, a4 kağıtta fotoğrafla olmaz bu işler. platoniğinizin tükürüğü, saç teli, tırnağı falan lazım. çok daha güçlü olmasını istiyorsanız bir damla kan hatta, bakın bu da yılların vampirinden tavsiye size. ah bu günümüz büyücüleri... 3d printerla voodoo doll yapacaklar utanmasalar.

türkiye'de zombi olmanın zorlukları

beyin yoksunluğundan kaynaklanan zorluklar bütünüdür. ne yiyecek bu zombi?

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

ayı sözlük itiraf

bugün yürüyüşe başlayayım dedim, gittim bir yürüyüş parkuruna yürümeye başladım emekli amcalar gibi. emekli amca demişken üç-dört tur attıktan sonra eşofmanlı bir amca jet hızıyla yürüyerek yanımdan geçti. ben de gaza geldim tabi, kaç yaşında amca bana parkurun tozunu attırıyor. hızlandım, deli gibi yürümeye başladım ve sonunda yetiştim amcaya. bi yan gözle baktı bana ve "hmpf"* efektiyle bastı yine gaza. iyice dellendim bu sefer, ride the lightning'i açarak yürüyüş atletine bağladım hemen. evet amcayı geçtim baya fakat vücudumu hissetmiyorum sözlük.
özet: spordan nefret ediyorum.

ayı sözlük dört yaşında zirvesi

istabul'daki ilk günümde katıldığım (ve ilk katıldığım) zirve oldu. bu kadar tatlı insanı bir arada görmek gerçekten mutlu etti. dark bear'a teşekkürlerimi borç bilirim.*

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..