bir baharat türü. benzersiz bir kokusu ve tadı vardır. özellikle sarımsak yedikten sonra, ağza atılan karanfil taneleri, sarımsak kokusunu moleküler düzeyde parçaladığı bilinir. hindistan, fas gibi bazı ülkelerin mutfaklarında sıklıkla kullanılır. çay demlerken atılan 1-2 karanfil tanesi ve kabul tarçın nefis bir aroma katar.
düzenli olarak yemek yaparım. baharatlar, tuz, soğan ve sarımsak ile beraber en temel tatlandırıcılardır. miktarları ve çeşitleri amaca uygun olmalıdır. mesela karabibersiz et kesinlikle kabul etmem.
bu yaz toros dağlarında topladım. yıkadım, kuruttum. ayıkladım. topladığımda çok görünmüştü gözüme. ne yazık ki toplam 3 kavanoz çıktı ve kısa sürede tükettim. yine satılanlara mecbur kaldım. hemen hemen her şeye az ya da çok kullanırım. mesela bir kahvaltılık;
<br>yarım kalıp ezine peyniri ve aynı miktarda izmir tulum peynirini ezerek karıştırın. iki yeşil biber ve domatesi ince ince kıyın. birer avuç kokteyl zeytin, herhangi bir salam ve turşuyu da ince ince kıyın. 2 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı kimyon, taze çekilmiş karabiber, istediğiniz kadar pul kırmızı biber ile ellerinizle ezerek karıştırın. dilimlenmiş ekmeklerin üstüne bolca koyun- sürmeyin tepeleme konulacak-. 200 derece fırına sürün ve kızarıncaya kadar pişirin.
rahatsız bir uykudan uyandım az önce. ancak yataktan kalkabildim. tuvalete gittim. elimi yüzümü yıkadım. dişlerimi fırçaladım. yok halen uyuyorum ama. notebook açtım, tv açtım. kahve suyunu ısıttım. 5-6. yuduma kadar da uyuyordum zaten. eh ancak sözlüğü açabildim. sabah sert bir kahve en az yıkanmak kadar uyandırıcı benim için.
kötü bir hastalıktır. beynin üstünde 3 zar vardır-meninks adı verilir-. bunların arasında beyin omurilik sıvısı adını veren ve kanallar boyunca omurilik içinde dolaşan bir sıvı vardır. menenjit bu zarların ilthabıdır. aynı zamanda beyin de hasar görür. açıkçası, semptomlar korkunçtur. ense sertliği en temel bulgulardandır, havale, yüksek ateş gibi bulgular görülebilir. pek çok mikroorganizma, mantar, parazit menenite yol açar. streptokoklar en çok menenjit yapan bakterilerdendir. artık tüm çocuklara streptokok aşısı yapılmaktadır.
nedir "interaktif sözlük", açılan başlıklar ya da girilen entryler nasıl olmalıdır. bunun kurallarını kim nasıl nerede ve ne zaman koydu? biz bu kurallara ne kadar uymalıyız? ya da uymalı mıyız? biz zaten kuralların, alışkanlıkların, toplumun gelir geçer duruşlarının dışında değil miyiz? (dark bear açılış sayfasında bu kuralları tekrarlamış ki yazar olmadan öncede belirtilmişti. olan biten kısmına tıklanarak görebilirsiniz tekrar)
madem gay değilsin, o zaman erkeklerle seks yaparsın a be dümbük. git kadınlarla yat o zaman. eğer bir erkeğe cinsel heyecan duyuyorsan o zaman eçcinsel, hadi olmadı biseksüelsin. bi siktir git.
ben evliyken aşık oldum. herşey boka sardı tabi. 4.5 yıl sonra da evli birine aşık oldum. eh sonuç değişmedi. boka sardı. olamıyor ne yazık ki. hem vicdani olarak, hem yaşamsal olarak sonsuz sıkıntılara gebe bir durum. hele çocuklar da varsa işin içinde tamamen perişanlık. eh, artık akıllandım. elbette büyük konuşmamak lazım ama çok daha dikkatli olduğum aşikar.
herhangi bir girdi de (bkz:...........) şeklinde bir ekleme yaptıysanız o bakınız boş olmamalı. bir zahmet öyle bir başlık açıp o konudaki fikrinizi de yazıverin. hem sözlük daha bir neşelenir, amaca hizmet eder.
kadınlar feci hoş ve çekici
herifler inanılmaz yakışıklı fit bedenleri var.
hepsi ölümcül aşık olurlar ve genelde de yıldırım aşkı olur, en başta reddederler, filmin sonunda kavuşurlar!
kaybedenler sonunda kazanır.
feci milliyetçilerdir, amerikan filmlerinde amerikan milliyetçiliği gözümüze mütemadiyen sokulur.
çok nefis hayatlar yaşarlar, kocaman arabalar, evler. bahçeli havuzlu evler.
amerikan rüyası diye bir şey bile var.
korku filmlerinde salak koca memeli karılar dışarı kaçacaklarına üst kata çıkarlar, katil de keklik gibi avlar onların hepsini
tehlikeli bir mekan, belli işte biri ya da bişeyler sikip atıyor sizi, daha ne ayrılıyorsunuz anlamam. illa ki ayrılırlar, sik var gibi uyuyrlar ama beraber de uyumazlar, çocukları üst katta yatağına yatırırlar mesela. o ne lan neden, çocuk uyuyacaksa al koynuna uyut.
merakla bodruma inerler ve orası illa ki karanlıktır, lambası çalışmaz, aniden söner. ama yine de aşşağı inilir sonrada sikilirler.
arkadan bir araba kovalarken yoldan çıkılmadan koşulur, nizami atletizm ya, lan salak kaç git ağaçların arasında ne yapacak sana araba.
araba takipleride aynı salaklık içinde, yandaki araba sıkıştırıyor, bassana frene dümbük. kalakalsın mal gibi ortada. yok illa beraber gider arabalar, sürter filan. sanki sikişiyor arabalar.
en temel sorun seyredenlerin zekasının düşük olduğunu varsaymak. geri zekalı olduğumuzu düşünüp ona göre yapıyorlar filmlerini. ne yazıkkı umduklarından daha zekiyiz.
orta okuldan beri sevdiğim erkeği liseye geldik hala seviyorum. lise
bitecek bir aya ama ben onu nasıl unutucam ve ya o bir başkasıylayken
ben nasıl dayanıcam bilmiyorum. salak ergen kızlar gibi internette onu
kendime nasıl bağlarım diye bir sürü yazı okudum, en sonunda
erkeklerietkilemeninyollari.net sitesinde tavsiye edilen onu elde et
isimli kitabı buldum. aldım, umarım faydalı olurda biter bu azap...
trollüz, trollsünüz, trolller. tamam troll fiil değil ama çekesim geldi. troll diye tabir edilen sözlük yazarları -ki burada özellikle bu sözlüğü kastetmiyorum- sırf laf dönsün
ortalık karışsın diye saldırgan entryler giren yazar olarak açıklanmıştı bana. açıkçası daha önce bu anlamda kullanıldığını bilmiyordum. ben trollmüyüm? bana göre hayır. bazen yazıyorum ya da cevap veriyorum gerginlik oluyor mu? evet. ama ben bunları ortalık karışsın diye yapmıyorum ki. hep söylediğim gibi, fikirlerimi yazıyorum. bazen sakat olabilir bu fikirler, bazen neşeli bazen de hüzünlü. bazen anlamsız, bazen de şakacı. özellikle bir kasıt yok tartışma olsun diye. hepsi bu
trollüm- i am troll
trollsün-you are troll
troll.-he is troll
* *
feminenler sakın yazmasın cümlesinde rahatsızlık veren kelime "sakın" mıdır? feminenler yazmasın deyince daha mı uygun olacaktı. her iki şekilde de neden kırıcı oluyor ki. feminen yani doğuştan erkek cinsiyetli olup, hali hazırda erkek cinsel organlarına sahip olan, ancak duygusal ve veya fiziksel olarak kadın olmaya çalışan ve veya özenen eşcinsellerle herkes seks yapmak ya da tanışmak zorunda mıdır. nedir yani bu durum. benim gibi iri kıllı şişman bir eşcinsel ile nasıl ki kimse tanışmak zorunda değilse aynısı herkes için geçerli. yani kimse kimseyle tanışmak yazışmak düzüşmek zorunda değil. bu durumunu da istediği gibi yazmakta özgür. pek çok kişide şişmanlar yazmasın diye belirmiştir. ya da benzer istenen ya da istenmeyen durumlar yazılmıştır. bu isteklerin kökenin hakkında sayfalarca yazabiliriz. ama sonuç değişmez. herkes kendi keyfine bakar, kendi hakkında yalan söyler ya da söylemez. kime ne? kime neyi ispat edeceksin. hem de hangi hakla bu işe bulaşacaksın. öte yandan başka bir durum var. anlaşılan ayısözlük feminen erkek eşcinseleri koruma ve kollama derneği gibi çalışıyor. bakıyorum da bu tarz başlıkların altı tü kaka laflarıyla dolu. ben buradan tekrar yazayım da her yazdığım benzer yazılar gibi ortalama 10 eksi alayım ve eksik kalmayayım.
sabah ereksiyonu malum. sebebi ise, gece boyunca biriken idrarın baskı yapması. pek sevmem, hani hazır kalkmışken indirelim muhabbetini. sadece o değil, ağzın yapış yapış, gözler yarı açık. bakmamak lazım porno filmlere, insan uyanınca rezil bir halde oluyor. en iyisi yıkanmak, dişleri fırçalamak, bir kahve içmek ve kendine gelmek. *
her şey bir yana, aşk meşk bir yana. bazen deriz ya kalbimin yarısı nı o aldı falan filan. aslında çocuğunuz varsa kalbiniz zaten onda oluyor. beyniniz fikriniz de onda oluyor. bazen düşünüyorum çocuğum var ve çalışabiliyorum, araba kullanabiliyorum. insanın beyninde devamlı bir nokta nabız gibi atıyor. iyimi mutlumu sağlıklı mı ??? hayat o andan, yani çocuğunuz olduğu andan itibaren tamamen değişiyor ve asla eskisi gibi olmuyor.
eşcinsel imam, öğretmen, doktor falan filan. eşcinsellikle işin alakası nedir ki? imam olması yani işinin din olması seks hayatı yok demek değil ki. sen ben nasıl eşcinselsek onlar da aynı şekilde eşcinsel. hayatlarının merkezinde din olması içsel arzuları her zaman engellemiyor işte. tanıdık gelmedi mi size de? aynaya bakın göreceksiniz.
dilerim ki bu sözlükte lezbiyen yazar olmasın. hiç olmasın. ben sözlükte sadece bir yazarım elbette, ne yöneticiyim ne de başka bir şey. temennim budur.
kişi her hangi birini sevmek ya da sevmemek zorunda değildir. her hangi bir eğilimi yönelimi beğenmek ya da beğenmemek zorunda değildir. örneğin ben, saygı duymadım da ne yaptım yoldan geçerken saldırdım mı? ya da hoşlanmadım da ne yaptım. bu benim hayatım, beğenmediğim herhangi bir şeyle temas kurmamak ta benim seçeneğim. "kıllı götlü göbekli adamlar utanmadan sevişiyorlar" lafı az duyulmadı. pasif olandan bana ne, aktif olandan bana ne. kimin neresine ne girer çıkar bana ne. ayı olmak benim için özel bir durum, kadınsı olmak ise bir kusur. ben eşcinsel olmayı üçüncü bir tercih olarak görmüyorum. benim için ya kadın ya erkek var. erkeksi ya da kadınsı olmak kusur. kusur da, bana ne yine. seks yapmam o kadar. hayatımı tehdit eden bir kusur değildir. bu konuların tekrar tekrar açılması kendi içini anlayamayan, yüksek ihtimalle ya yaşı ya da zeka yaşı yetersiz kalan arkadaşlara ve şakşakçılarına malzeme olsun diyedir. bana iki yüzlü, riyakar diyen şahsı bekliyorum. neden üstüne alındın diyecekler için, benim yazdıklarımdan alıntılarla dolu. merak ediyorum, cidden merak ediyorum. bu sanal cesaretliler ne kadar gerçek cesaretlidir. istediğime istediğimi söylerim. bana göre kadınsı olmak kusurdur. bu kadar. çirkin demem. herkes kendine göre güzeldir. ama kusurdur.
hadi bunu zorla olsa da hak vereyim biraz. eşcinsel bile olmayan birileri neden yazardır? okusun herkes elbette. ama neden yazıyor. neden hoş ya da boş deme hakkı var. burası belli bir gurubun yaşamlarını anlatmak için var. eee ne işi varmış bu arkadaşların. sonuçta adresi yazdığınızda site açılıyor. gizli değil yazılanlar. benim için çok can sıkıcı bir durum. haksızlık bu.
yeni türeyen bir grup kişi. seks gibi temel bir ihtiyacı sadece ilişki içinde yaşamak isterler. bu bir tercihtir tabi, ancak asıl sorun kendileri gibi düşünmeyen insanları motor, orospu gibi tanımlamalarla anmalarıdır. onlara göre kendilerinden olmayan herkes pisliktir, ucuzdur, basittir. sürekli bir ilişki arayışı içinde olur bunlar. hep çok severler çok sadıktırlar ama sevgilileri motor çıkar onları aldatır. hep aynı hikayeyi yaşar zorla yaşatırlar. bu türlerden şiddetle uzak durulmalı, akılları başlarına gelinceye kadar toplumdan uzaklaştırılmalıdır. elbette ideal olan özel duygular yaşadığın biri ile seks yaşamaktır. ama bu durum da zorlanılmaz ki. hayat bu. herkes keyfi peşinde.
ne ilginç. aynı fikirdeyim. ayı sözlük adı verilen eşcinsel hayatın bir ayağını oluşturan bir topluluğun adıyla anılan sözlükte neden heteroseksüel yazar var. neden bizim yazdıklarımızı oylayabiliyorlar. neden nasıl ve ne şekilde anlıyorlar? ne anlıyorlar. mesela beni çeken şey bir erkeğin kıllı göğsü diye yazdığım da nasıl anlıyorlar. ne anlıyorlar ki. ne hakla beğenmiyorlar. bu sözlük bizim kendimizi ifade etme platformumuz değil midir. yüksek ihtimalle anlarmış gibi görünüyorlar. ben heteroseksüel bir erkeğin bir kadının neresini neden nasıl beğendiğini anlayamıyorum. o derece garip geliyor bana. kılsız ve yumuşak göğüsler mi? karides kokulu cinsel organları mı * bak anlamıyorum işte. yorumlarım da sert oluyor elbette. ama burası ayı sözlük. kılsız yumuşak meme seven heteroseksüel erkek sözlük değil.