bir kişi hakkında kötü düşünmek, kişiyi kötü sanmak, yaptığı her harekette, söylediği her sözde kötü niyet aramaktır. özetle kötü niyetli ön yargıdır. başıma çok geliyor maalesef.
örnek: https://derindusun.com/tr/ah-bu-suizanla...
her gün açıp okuduğum bir platform. popüler bilim kategorisinde takip edilesi olduğunu düşünüyorum.bugün de lgbti+ bireylere uygulanan sözde onarım terapisi üzerine bir makale paylaşmışlar sağolsunlar.
https://evrimagaci.org/onarim-donusturme...
kilolu bir insan olmanın kötü tarafı ayrımcılığa maruz kalmaktır. üstelik bu ötekileştirme diğer ötekileştirmeler kadar eleştirilmez ve toplumda kabul görür.
gıda kıtlığı sorunu olmayan toplumlarda kilolu insanlar genellikle yoksul kesimdir. bunun sebebi sorulduğunda hemen herkes çok bilmiş bir şekilde size sebebinin düşük gelir grubundaki insanların sağlıklı gıdaya ulaşımının daha güç olmasından cevabını verecektir. ben ise böyle düşünmüyorum. kilolu insanların yoksul olması yaşadıkları ayrımcılığın bir sonucu.
aynı ailede yaşadığım 2 kardeşim olduğunu düşünün. birisi kilolu, diğeri fit(her ne demekse). ikisi de benzer imkanlar ile benzer eğitimler alırken kilolu olan kardeşim sürekli ayrımcılığa uğruyor ve nihayetinde fit olan kardeşim düzgün bir işe, düzgün bir eşe ve aile hayatına sahip oluyor. bam yoksulluk cepte.
peki bide sağlıksız olma teorisinin sebebi yaşadıkları ekstra stres yüzünden olabilir mi? sayın araştırmacılar bunu dikkate alıyor mu acaba?? hiç sanmıyorum.
etraflıca düşündüm sağlıksız ve yoksul olmalarının sebebi kiloları değil toplum!
aradaki farkı tabi ki hepimiz biliyoruz ama bakmadan görmek mümkün mü? veya görüp kısa süre de olsa bakmamak? daha önce arkadaşımın telefonunda gördüklerim yüzünden bakıyorum şeklinde ön yargı dolu eleştirilere muhatap olmuştum. unuttum gitti onları ama bugün pisuvarda işerken istemsiz bir şekilde yanımda işeyen kişinin penisini görmüş bulundum. o kişi de benim gördüğümü görüp baktığımı sandı fakat zaten bir şeyi görmeniz sonucunda asgari bir süre dahi olsa bakmanız gerekiyor. gözümüzü açıp kapatmamız veya başımızı başka tarafa çevirmemiz bile azımsanmayacak bir süre. üstelik insan gördüğü şey karşısında anlık bir şaşkınlık yaşarsa süre daha da uzuyor. umarım ne demek istediğim anlaşılmıştır.
1000 puanı geçtim ama geçenlerde açtığım bir başlıkta sanki kötü bir insanmışım gibi bir algı oluştu o yüzden gruba katılmayı erteledim. öncesinde biraz imaj düzeltmeye çalışıcam. o olay unutulup sempatik bir durum oluşursa öyle girerim diyordum ama başlığı hortlatıp duruyorlar ben de cevap yazıyorum dayanamayıp.
neyse bakalım...
bu yıl emmy ödüllerini silip süpüren çok popüler olmayan dizi.
en iyi dizi
en iyi yönetmen
en iyi kadin oyuncu
en iyi erkek oyuncu
en iyi yardimci kadin oyuncu
en iyi yardimci erkek oyuncu
evet tüm bu ödülleri aldı. ben de merak edip izlemeye başladım ve demin ilk sezonunu bitirdim. gizli bir başyapıt gerçekten. tabi kimse izlemediği için altyazısı falan yok. ancak ingilizce izleyebilirsiniz.
şiddetle tavsiye olunur.
dayak yememi ümitle bekleyen şiddetseverleri gösteren olay. avucunuzu yalayabilirsiniz.
ben yanlış gördüm galiba vodafone simgesi ile karıştırmışım dedikten sonra kızlar çok iyi bir insan olduğumu düşünmeye başladılar. inanmadılar tabi vodafone olduğuna ama benim ısrar edip kendimi paralamam çok hoşlarına gitmiş. benim tedirginliğimi de dayak korkuma değil çocuğun yuvasının yıkılacak endişesine bağlamışlar.
hatta o olaydan sonra bana yürüyorlar gibime bile geliyor. baya samimi davranıyorlar. ama maalesef ben hetero değilim. gerçi küçük bir ihtimal gay olduğumu tahmin ettiklerinden de yakın davranıyor olabilirler dedi kuzenim ama ben zannetmiyorum baya baya yürüyorlar. çok şıksın, çok yakışıklısın ay yerim falan tarzı iltifatlar sürekli.
bazı icraatsizler için hayal kırıklığı olacak ama nefretinizde boğulabilirsiniz i dont care *
mit tırları davasında bugün alınan karar ile mal varlıklarına el konulan sürgündeki gazeteci.
ekonomimiz için çok faydalı buldum ben bu gelişmeyi. bütün muhaliflerin ay pardon teröristlerin mal varlıklarına el konulursa bütçemize ciddi bir kaynak oluşturabilir damat hazretleri.
bulaşacağını sanmam ama partneriniz ağzınızın içine boşaldıktan sonra yutmakla yutmamak arasında bir fark yok. hatta doğrudan yuttuğunuz takdirde ağzınıza daha kısa süre temas edeceği için daha az risklidir bile diyebilirim.
fakat unutmayın ki partnerinizin sperminden size bulaşabilecek tek şey hiv değildir. uzmanlar oral sexte de korunmayı öneriyorlar.
şişli'de ve pozitif yaşam derneğinde yaptırmıştım. bir arkadaşım beşiktaş belediyesinde de yaptırmış.
yalnız sizden uydurma bir isim istiyorlar. ona hazırlıklı olun. ben birden uyduramayıp en yakın arkadaşımın adını ve soyadını söylemiştim. sonra gidip ona anlattığımda çok kızmıştı. keşke anlatmasaydım aramız bozuldu sonra :(
sözlüğün sahibi değil mi istediğini yapar bakış açısına katıldığımı pek söyleyemiyeceğim. siz özgür bir platform kurduğunuzu iddia ediyor ve bu platforma kurallar koyuyorsanız en başta kendiniz o kurallara riayet etmelisiniz.
olay burada da bitmiyorhadi keyfi davrandınız o kuralı ihlal ettiniz bunu eleştiren yazarın yazarlığını neden iptal ediyorsun? hani ifade özgürlüğü?
zaten ekşi sözlükten iyice soğumuştum bundan sonra yazmayı düşünmüyorum.
what the tuck! reis burada neler olmuş böyle. belli ki actual proof beni hiç anlamamış. ben de onu anlamamışım. bu üzdü şu anda. ağbi, öyle bir çağda yaşıyoruz ki at izi iti izine karışmış. (bkz: bıyık büküle büküle gaytan,insan sikile sikile şeytan olurmuş ) ne diyeyim daha bilemedim. şeytan olmuşsunuz hepiniz.
seren ve gülbene gelince, ünlü olma serüvenine üçüncü sınıf iç çamaşırı defileleriyle başladığın gerçeklerin ne olacak. neydin ki ne oldun canısı. geldiğin yeri unutma gülben hanım. benim tecrübelerim senin muhafazakar ruhuna ağır gelir tatlım.
- kendisi gamlı baykuş değildir.
- gamlı baykuş'un aşireti ile uzaktan yakından alakaları yoktur.
- uşaklı triportör sahibi bdsm severler derneği asil üyesidir.
- yakın gözlüğü 1.50 uzak ise 3.00'dır. astigmat 0.50'dir
- hafif ülser, eser kaşıntı, şöyle böyle sinüziti vardır.
'you don't know me' ki. buraları boş görünce çakallar aslan olmuş bakıyorum. rooftop festival dediğin de çatıkatı şenliği. bu özentilik ne zaman havalı oldu amk. özünüze dönünüz. klimasız evde büyüdüysen lütfen öyle davran. kavruk yaz dediğin yerde geceleri götümüzü buz keserdi. klimalı gibi olurdu her yer. ateş yakar üzerinden atlardık ısınmak için. bilmezsin. mecburiyetten damda yatma lafın da güldürmedi değil.
öncelikle dnr diye başlık açan, ardından da 'ulan bunun doğrusu d&r'dı' diye bakınız veren (bkz:özdemir)'e teşekkür ediyorum.
bildiğiniz üzre doğan holding bünyesinde bir oluşumdu d&r. dergi, kitap ve kırtasiye kısmı renkli ve çeşitliydi.
doğan holding medya ayağından el çektirilince d&r turkuvaz medya'ya geçti. onlar da hemen istedikleri kitapları satıp satmamaya başladılar. neyse zaten tüm bunlar olana kadar internetten alışverişe başlamıştım. şimdilerde avm'lere de gittiğim yok. d&r benim için eski hayalet bir mağaza gibi.
aşıların koruyuculuk yüzdesi aşının kaç kişide bağışıklık kazandırdığını gösterir. yüzde kaçının öleceğini değil. bu nedenle %65 bağışıklığın üzeri kabul edilebilir bir değerdir. çünkü sürü bağışıklığını kazandırmış olursunuz, bulaş zincirini kırar ve hastalığın bitmesini sağlarsınız.
bu da tek etken değildir. siz toplumu aşılayana kadar grip virüsünde olduğu gibi hızlı mutasyonların da gerçekleşmemesi gerekir. aksi takdirde her çıkan mutasyon için halkı sık aralıklarla aşılamanız icap eder.
hastalık geçirmek aşı kadar uzun süre bağışıklık sağlamıyor. bir defa geçirmiş olmanız ikinci defa daha hafif yada daha ağır geçirip geçirmeyeceğinizi belirlemez. "ben geçirdim yeaa birşey olmaz" mantığıyla hareket edenler ikinci defa yakalandıklarında yoğun bakımlık olabiliyor. tedbiri elden bırakmamak lazım.
kilonun tamamen kisinin oz iradesinde oldugunu anladigindan beri bu konuda merhametli olamayan dangalaklara bir soru sormak lazım
senin merhametine ihtiyacı olan kim?
minnacık beyninle oluşturduğun önermeden bilim adamlarının haberi var mı?
bakın bunun eşcinsellik tercihtir diyenlerden hiçbir farkı yok. tercih se de sana ne gerizekalı dediğimiz adamlara söz konusu kilo olunca da sessiz kalmamalıyız yoksa bu dangalaklar haddini aşmaya çok meyilli ve ben haddini aşmanın kişinin tamamen öz iradesinde olduğunu anladığımdan beri merhamet gösteremiyorum bu iq mahrumlarına. uzun bir cümle oldu ya iq nuzun yettiği parçalara bölüp parça parça sindirebilirsiniz.
aydın diye geçinen kesimden iyice tiksinmemi sağlayan sözleşme.
biliyorsunuz bir süredir tartışılıp duruyor. geri kafalılar tarafından nasıl eleştirildiği ortada ama sözleşmeyi savunanların argümanlarına baktıkça deliriyorum.
sözleşmenin sadece kadına şiddete yaptırımı olduğunu, lgbti bireyleri kapsamadığını söyleyip duruyorlar. resmen hep bir ağızdan lgbti bireylere uygulanan şiddeti normalleştiriyorlar ve bir allahın kulu da kalkıp demiyor kardeşim olay şiddete karşı korunmaksa neden lgbti leri kapsamasın diye. hepsi hemfikir olmuş lgbti bireylere şiddet uygulanabileceği konusunda.
bugün pişirdim uzun zaman sonra. çok severim. fransız kültürünü çok severim zaten. bugün french night yapayım diye düşündüm. aslında şampanya içecektim ama bütçemi aştığı için soğan alıp çorba kaynattım. babam soğandan çorba mı olur tavuk koysaydın bari dedi ama ne anlasın allahın köylüsü.
bide kruvasan aldım kahvaltıda reçelle yicem yarın.
halbuki hetero çiftler sahillerde el ele diz dize takılırken bizim eşcinsellerin sevgilisi ile rahat rahat takılabilmesi için geceyi beklemesi lazım değil mi?
başlıktaki gündüz vakti lafına takılmaktan çok dayılar lafına takıldım. bana biraz itici geldi. homofobik topluma yakalanan eşcinselleri mizah konusu yapanların kullandığı sığ ve bir o kadar klişe laf!
(bkz:alışın her yerdeyiz)
dünyanın her yerinde nudist beachler veya eşcinsellerin takıldığı cruising arealar var. ama tabi orta doğu cehenneminde azıcık nefes almak isterseniz allahın unuttuğu koylara gitmeniz gerekir ki orada bile sizi bulup şikayet ederler homofobik devletlerine.
aslında güzel bir durum tabi ama uzun zamandır bu konuda kafam biraz karışıktı. hiç tacize uğramadım çocukken.
daha önce kuzenim ve bir süre önce de yakın bir arkadaşım çocukken tacize uğradıklarını paylaşmışlardı benimle. onlar adına çok üzüldüm ama bir yandan da aklıma şu soru geldi. çok sempatik tatlı bir çocuktum ben neden hiç tacize uğramadım acaba. sonuçta kuzenim ile hep aynı ortamlardaydık.
başta saçma bir düşünce olsa da uzun süre kafamı kurcalamaktan kendimi alamadım. çocukluk fotoğraflarıma baktım. daha sonra kuzeniminkilere baktım. allah affetsin çok çirkin bir çocuktu. daha sonra arkadaşıma da çoccukluk fotoğrafını görmek istediğimi söyledim ama saçma bir tepki verdi. göstermedi. ama o da zaten yakışıklı biri değil çocukken de tatlı bir çocuk olmadığına eminim. belki de ben de tacize uğradım ama bastırdım hatırlamıyorum diye teselli ettim kendimi.
daha sonra konuyu terapistime açtım. meğer pedofililer hedef olarak kendilerine tatlı çocukları değil zayıf çocukları seçiyorlarmış kolay hedef olarak gördükleri için.
yani çocukken tacize uğramadım diye canı sıkılan varsa diye paylaşmak istedim. kendinizi kötü hissetmenize gerek yok.
yakın arkadaşımın sevgilisiyle yatmıştım. ortaya çıkınca bir daha benle görüşmedi. arkadaş grubundan da dışladılar beni bir erkek için. yakışıklı olsa içim yanmayacak çirkin de bişeydi. bir anlık azgınlıkla olan oldu. şimdi hiçbiri benle görüşmüyor. demek gerçek dostlarım değillermiş ne yapayım...
ful aktifler sevişmez öpüşmez, poposunu ellettirmez sadece aktif olurlar. sikiciler ise genelde sadece gender discriminationa karşıdır. aslında her türlü ayrımcılığa karşıdır türcü değillerdir. hayvanlarla da beraber olurlar. hatta nesnelerle bile beraber olabilirler. * ilk bakışta daha açık fikirli, iyi insanlar gibi görünseler de beraber oldukları hayvanların rızası olmadan ilişkiye girdikleri için tacizci kategorisine girerler.
düşünmeme gerek yok demin covid testimin sonucunu eski sevgilime yolladım. altına da ağır geçiriyorum. belki de atlatamıcam seni son kez görmek isterdim ama kıyamam sana bulaştırmaya yazdım. whatsapp dan engellediği için mail attım bakalım okuyunca merak edip engeli kaldıracak mı? aslında hiç semptomum yok ama can çekişiyor gibi yapıcam bakalım napıcak planım işe yararsa barışabiliriz belki. en son beni saçma sapan şeyler için arama deyip engellemişti şimdi pişman olsun biraz bakalım.