tunatuan

Durum: 3793 - 21 - 9 - 0 - 14.08.2026 17:32

Puan: 57198 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

16 yıl önce kayıt oldu.
1.Nesil Yazar.

YAŞARkolik, CD arşivcisi, konsergezer/yazar, blog sahibi çevirmen.
  • /
  • 190

tavuk döner

et dönere göre daha ucuz, her yerde yenmeyecek olan *, bazı turistik mekanlarda tavuk diye kolpası satılan * ucuz ve pratik olduğu için aktivitelerden önce ve sonra, ne yenileceğine karar verilemediğinde, yemekle çok vakit kaybedilmek istenmediğinde akla gelen ilk yiyecek.

seks kazaları

prezervatifin içimde kalması gibi durumlar! *

ayı sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitaplar

şu anda yitik ülke yayınlarının "90'lar kitabı"nı okuyup bol miktarda nostalji yapıyorum.

muammer güler

idris naim şahin şeysinin kabineden silinmesiyle birlikte, ama bizi şimdi kim saçmasalak gaflarla güldürecek diye düşüncelere zerkederek yerine gelen eski istanbul valisi, bir de provokatör.

aileyle birlikte tv de eşcinsel içerikli film izlemek

annemin bir saniye tahammül edemediği olay. efenim, şöyle gelişti her şey. bir gün eşcinsel temalı güzel bir film izleiyorum. konu lise çağlarında ergenlik hezayanları yaşayan bir çocuk, babası ile annesinin ayrılacağını, dahası boşanma nedeninin babasının erkek arkadaşıyla ayrı eve çıkmak istemesi olduğunu öğrenir. kısa sürede okulda duyulur bu, ve çocukla dalga geçerler, çocuk zaten normal değil, iyice dağıtır filan. çok etkileyiciydi, yani bana bir çok şey düşündürdü şu an ismini unuttuğum o film. yani o çocuğun yaşadığı travma, ailesinin geçirdiği dönüşüm ve meydana getirdiği sarsıntılar, bi yandan adamın artık hayatının yönünü istediği gibi çizebilme kararı ve cesareti ve bu uğurda vazgeçtikleri vs. vs. gibi bolca sarsıcı mesajlar içermekteydi. annem, "ne izliyorsun?" dedi, anlattım, "izleyecek başka şey kalmadı mı?" dedi, dedim "anne niye öyle diyorsun ki, bu olaylar yaşanıyor, neden meseleye sadece gey filmiyse iğrençtir, dieyip kestiriyorsun, o çocuğun yaşadığı sıkıntıları düşünsene, o annenin, o babanın bu kararı verirken yaşadıkları sıkıntıyı", annem "hmmmmumm" gibi sesler çıkarıp odasına gitti. ki çok aydın bi kadındır, ama anladım ki eşcinsellik konusunda bin ışık yılı uzaktayız birbirimize.

dudak tiryakisi

sigarayı sadece ağzında tuttuğunu, dumanı içine çekmediğini söyleyerek kendini avutan bağımlı. halbusi, sigarayı ağızda tutmak bile dudak kanseri yapıyor, bir de mosmor ediyor ya dudakları.

en pasif eşcinsel

biri beni mi çağırdı?

unutabilsem

bir gün birsen diye bir kıza aşık olmuştum * bu şarkıda da "bir seni benim gibi unutabilsem" lafı geçer ya, dinler dinler içlenirdim. tabisi, birsen'in bundan haberi yoktu. bünyeyi arabeske vurmak istediğimde başta gelen şarkılardandır. severim.

kadının kırosu

zil zurna sarhoş olup, bir de zenginse abuk subuk davranmayı, etrafa laf atmayı, parasını saçmayı kendinde hak gören, kadın zerafetinden nasibini almamış kadıncıklara verilen ad. hiç mi hiç çekilmezler...

lapuş yapmak

anlamını bilmiyordum ama benim gökçen gökçebağa yapmak istediğim eylemin adı olduğunu öğrendim, mutlu oldum.

life of pi

özellikle 3 boyutlu gözlükle izlenmesi gereken, görselleriyle beni benden alan, mesajlarıyla tarumar eden ve dahi kafa karıştırıcı sonuyla "laaaan, yoksaa, yok artık" dedirten film.. gidilip görülesi ve hayran olunası...

kaldırılmak isteyen sözlük yazarları

gene adımı göremeyip üzüldüğüm başlık, hiçbi şey verememişim bu sözlüğe cık cık cık...*

ted

how i met your motherın tüm hikayesinin üzerine yazıldığı karakteri. 8 senedir ted mosby'nin evleneceği hatunun kim olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz.

red light district

amsterdamın alameti farikası olan, gittiğimde benim hayretler içinde kaldığım -ki bu kadar large olmama rağmen- kadınların camlarda müşteri beklerken, insanların aileleriyle, çoluk çocuklarıyla gezdiği, bir çeşit turizm mevkisi haline gelmiş, gene kadınların küçük pöti kare perdeli odacıklarda beklediği açık hava genelevi. keyifleri yerinde gibi görünüyor, sıcak odaları, yiyecek yemekleri var. bir de bizim kaldırımlarda güvencesiz üç kuruşa çıkan kadınları düşündüm. onlara baktığımda ne istersen hayatın nerelere savurduğu insanlar görüp üzülüyorum. bir de o kadar güzel yüzleri var ki kadınların, ama çoğunda bacaklar orman, bir de çok pahalı diye hatırlıyorum. *

bok kokusu

deneyimsiz/ilk seferine çıkan pasiflerle ilişkide göz önüne almanız gereken husus. bir de beklemişi-hele de ishal durumuysa- mide bulandırıcı olan, umumi helaların alameti farikası olan ifrazat kokusu.

ufo

türkçeye çevrilince adımın ilk üç harfi meydana geliyor. (ufo --- unidentified flying object) - (tuna --- tanımlanamayan uçan nesne, aaa)

timur kunt

celal ile ceren'in ilk bakışta vurulduğum, allah sahibine bağışlasın şu vücuda bak diye diye -üstelik bir de yanımda kocam varken- ağzımın suyunu akıtan iki karakterinden timur olanı. diğeri için (bkz: gökçen gökçebağ)

şahan gökbakar

sevimsiz, bel altı, şımarık, normalde benim radarıma girmesi gerekirken itici aurasıyla beni kendinden uzaklaştıran şişman oyuncu.

celal ile ceren

galiba izleyen herkes aynı paydada buluşuyor. gökcen gökçebağ (kubilay) timur kunt (timur) gibi süper seksi iki adama odaklandığım, hatta bunların da çoğu zaman don atlet kalmasıyla beni kendimden geçirten, film olarak ise, "eh işte, bol bel altı, biraz homofobiklik, tipik şahan" gibi başlıklar altında tartışacağım film. ezgi mola faktörü izlemem için önemli nedenlerdendi. recep ivedik'in aksine, fena güldürdüğü yerler oldu. bitiş müziği "doğ güneş" ise çok başarılı olmuş.

gökcen gökçebağ

amerika'da the new school for drama mezunu olan, amerika'da oyunculuk kariyerine devam eden, bu açıdan ulaşma imkanımın bulunmadığı, ama 7/24 yenir bu dediğim, celal ile ceren'de kubilay rolüyle beni kendimden geçiren oyuncu. offf o ne dudak, isterim bir ısırmak... dudak fetişi yapar adamı.
  • /
  • 190

tunatuan

kimler gelmiş, hoş geldin kuzum. sosyal medyadan fırsat buldukça takip ediyorum, hala dinamiksin, dimdiksin. sosyal aksiyonların hiç azalmadan devam etsin diliyorum.

jet sosyete

senaryosunu gülse birselin yazdığı oyuncuları arasında çağlar çorumlu, cengiz bozkurt, hasibe eren, derya karadaş, sarp apak, deniz cengiz, ecem uzun ve bartu küçükçağlayan gibi isimlerin yer alacağı konuşulan yeni komedi dizisi.ocak sonunda star ekranlarında yayına başlayacakmış.

jet sosyete

ilayda, tony, gizem ve pelin karakterlerine haykırarak gülüyorum.

jet sosyete

bu akşamki bölümde baya iyi geldi. şennur teyzenin sözlerine ve gizemin saçmalamasına çok gülüyorum. sanki gülse birsel de nasıl yazabileceğini biraz daha göstermiş oldu bu bölümle. severek izliyoruz.
hiç de içim almıyor ama..
ben öyle demiyom oğlum
araya gideceğine canıma gitsin
çiğ silikon mu bu?

kolinin oğluyla arkadaş olmak

bazı arkadaşlarımın yaşadığı bir durumdur. yaşamayı hayal bile edemiyorum.

kolinin oğluyla arkadaş olmak

daha dramatik versiyonu için (bkz: oğlunun kolisiyle arkadaş olmak)

yaşasın hoşgörülü aileler..

ayrıca (bkz: geçen yine başımdan geçen olayda)

tunatuan

hafta içi olmayaydı iyiydi. iyi eğlenceler.

acıyor ama devam et

zevkle acının kesiştiği o eşsiz anda seçimini zevkten yana kullanan sosyal alıcı repliği. iyi bilir ki; acısa da öldürmez.

acıyor ama devam et

doyumsuz dar kıçlı ayıların mottosu.

kanırtmaya başladıysa da devam edilir.

kıro erkeklerin ortak özellikleri

fikri olmamak ama zikri olmak, elde tespih, ağızdan çer çöp kürdan sigara vb bir nesne düşürmemek, dilden erkeklik adamlık delikanlılık ve racon derslerini eksik etmemek, ahlak bekçiliği yapmak ama ahlaksızlığın müptelası olmak, cin olmadan adam çarpmak, medeniyet seviyesinin altında kalmak, kültür ve bilgi birikimi edinmemek, hayat üniversitesinden mezun olmak, yobazlık, kaba davranışlar sergilemek, hoşgörü ve nezaketten uzak olmak, kafasını kullanamadığı için yumruklarını kullanmaktır.

Toplam entry sayısı: 3793

ilk eşcinsel deneyim

en sevdiğim hikayelerimden... bir gün kadıköy'den eminönü'ye geçmek üzere vapur beklerken, yanına oturup çaktırmadan seyrettiğim beyefendiyle bir hafta sonra halvet olmuştum. vizelerim vardı o hafta, yoksa daha erken olurdum. sene 2001 yaş 18. genelde toplu taşımalardan (otobüs, tramvay, metrobüs...) kaldırdım adamlarımı... hatta bi keresinde yanımdan yürüyüp giden bir adamla on beş dakka sonra apartman bodrumunda halvet...

biseksüel

zeki müren "ruh zenginliği" olarak tanımlamıştı bir keresinde.

yürüyen seks

yürüyüşüyle, bakışıyla, gülüşüyle, seksapeliyle, elinizi sıkışıyla, konuşmasıyla, konuşmamasıyla, selam verişiyle, kendi seksapelinin farkında olmanın getirdiği özgüveniyle, aurasıyla, varlığıyla, cinsel cazibesiyle, mesajıyla ya da hiçbir şey yapmadan insanın içinde ılık erotik rüzgarlar estiren, hayaller kurdurtan, insanı kudurtan, ben de böyle sevgili/koli istiyorum dedirten, yanınızdan geçip giderken başınızı çevirip defalarca bakma isteği yaratan, bakarken vaauuuuv olduğunuz, içinizin gittiği, eriyip bittiğiniz, ölüp gittiğiniz, alıp vitrine konulup seyredilesi ya da çerçeveletip duvara asılası erkeklere ilişkin bir arkadaşımın bulduğu tanımlama. tuna kiremitçi ve yaşar için kullanıyorum ben de bunu.

evli ayı sözlük yazarları

annemle oturduğumuz ev kendimizin, yani ev'liyiz, ama bahsedilen evlilik bu değil galba.

ayı sözlük ilişki danışmanlığı

birinden maddi bir şey beklemek için çok erken 2 3 buluşma, şahsen ben de bana daha dakka bir gol bir bana borç verir misin derse altında artniyet ararım, tedirgin olurum yani. tabi beklenen maddi büyüklüğe de bağlı, geldi ya da ben gittim güzel vakit geçirdik, bi şeyler de olucak gibi, ama gidicekken yanında yol parası yok mesela, ya da benim yok, o tip durumlarda sıkıntı olmaz. ama büyük meblağlar, 100 liralar filan olmaz ilişkinin ilk zamanlarında.

eşcinsel olmanın kötü yanları

1) sürekli bir yalan dünyasında yaşamak zorundasınızdır, gizliyseniz hele aileye, iş arkadaşlarına, normal arkadaşlara (tabi gey dostu olmadığını bildiklerinize) yalan söylersiniz
2) homofobik bir toplumda yaşamanın getirisi, aşağılanır, hakarete uğrar, dövülür, tecavüze uğrar hatta öldürülürsünüz, ve o homofobik toplumun homofobik polislerince insan yerine konmazsınız, hatta onlar da size aynı muameleyi yapar
3) çoğu zaman iç dünyanızla ilgili karmaşaları kendi başınıza çözmeniz gerekir, dışarı anlatamazsınız, diğer geylerin de kendi dertleri olur onlar da bi yere kadar dinler
4) aileniz ve toplum tarafından ağır ithamlarla cezalandırılırsınız
5) size herkese g.tveren potansiyel muamelesi yapılabilir, gece s.ken adam gündüz size bir paçavraymışsınız gibi davranabilir, veya sarhoş muhabbetlerine meze yapar.
6) başınıza bir şey geldiğinizde, tecavüze uğradığınızda polise gidemezsiniz, zira polisin aklında sizin bu halinizle zaten davetiye çıkarmış olduğuna dair bir önyargısı vardır


offf bu kadar yazdım içim şişti, gerisini siz tamamlayın.

ilk eşcinsel ilişkiden sonra yapılanlar

eve gidip duş almak, sonra gerizekalıya bağlamak, "aneeeymm hasta oldum ben aids oldum" diye kendini kahretmek, adama mesajlar atmak, "bir daha sikilmek için yalvarsam da gebersem de bana yazma, mesaj atsam da cevaplama" gibi saçma sapan mesajlar atmak, sonra adam gerçekten mesaj atmadığında neden mesaj atmıyorsun diye evine gitmek ve bir daha kendini siktirmek. sonra alışıyorsun tabi.

aysel gürel

seni özlüyorum deli kadın, bütün bu dünyanın kiri pası içinde ekranlardan yansıyan ve bize her şeye rağmen umut var dedirten temiz sevincini, neşeni ve kaleminden akan yüreğini özlüyorum, senin en ince espri yaparken bile gözlerindeki derin bakışı, en ciddi konuda bile muzip yorumlarını, kısaca seni özlüyorum deli kadın. bir resmine bakarken bile binlerce kare geçiyor gözümden, seni hiç tanımadım, tanıma imkanı bulamadım, ancak ben seni hep sevdim, senin bu dünyaya kattığın güzelliği sevdim, tüm dünyanın akılları bir araya gelse senin tek bir yorumla herkesi susturabilme becerini sevdim.

ama neyi sevmedim biliyo musun? daha seninle tanışmadan çekip gitmeni, daha şarkılar şiirler tamamlanmamışken çekip gitmeni, tabiri caizse daha karpuz kesecekken zengin kalkışı yapar gibi 80 +/- 60 yaşın baharında çekip gitmeni... yarım kaldı şarkılar, şiirler, daha çok şarkı var yazacak... daha fazla söz söyleyemem, söz söylemede senin eline su dökemem, senin sözünün üstüne söz söyleyemem, sadece diyebilirim ki, ulaşıyosa bu yazılar bir yerden sana, bir el salla oralardan bana. deli kızım uyan, bir tek sensin duyan!!! bu dünyada bize bir bakış borcun kaldı, acelen ne, bekle aysel!

artik yok!! diyemiyorum; iyi ki vardi! diyorum...

sikmek kelimesi iyi mi yoksa kötü anlamlı mı

bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım yakışıklı mı diye.

müslümanlığı güzel bir din sanmak

müslümanlık ve islam özünde -aslında her dinde olduğu gibi- kardeşlik, hoşgörü, barış gibi güzel mesajlar içeren bir din. insanoğlunun elinde oyuncağa çevrildiği için sürekli kötü ve berbat bir din izlenimi yaratılan ancak insanların amellerinden dolayı bütün bir dinin alaşağı edilmesini doğru bulmuyorum, sonuçta ortada ortak ve güzel bir mesaj var ve sorun bu mesajı insanların kendilerine yonta yonta saçma sapan ve müslümanlıkla bağdaşmayan uygulamalara giderek yanlış bir müslümanlık izlenimi oluşturmasıdır. kulaktan dolma bilgilere pabuç bırakmamak için herkesin bir kere okuması gerektiğini düşünüyorum.

seri eksi oy veren ezik

gerizekalıdır, komplekslidir, derdi varsa yüzleşmek yerine bu şekilde derdini anlatabileceğini sanandır, siktir olup gitsindir, sözlükten uzaklaşma nedenidir. böyle şeyler yapmamalıdır!!! hadi bunu da eksile gerzek dingil!

göt deliği

sermayem, erkekleri tavlama aracım, erkeğimin fişini takacağı priz...

ayı sözlük yazar nicklerinin okunuşu

sanırım bazı yabancı nickli yazarların adlarını okumakta güçlük çeken yabancı dili iyi olmayan yazarcanlar için açılmış başlık. yoksa adı atıyorum karpuzsever olan bir yazarın nicki başka nasıl okunabilir ki?

evlilik eşitliği

heterosu bile gereksiz gelirken, eşcinselinin gerenksiz olduğunu düşündüğüm eylem, birlikte yaşa, ne var yani, çocuk yapmayacaksın ki?

ayı sözlük yazarlarının yaşları

4 ay sonra otuz, olgun seven aktifleri özele beklerim.
devark.cloud tarafından geliştirildi.