müslüman eşcinsel
müslüman eşcinsel, kıllı eşcinsel, homofobik eşcinsel, kurtçu, türkücü, ülkücü, ulusalcı, kürtçü vb. eşcinsel. içinde bu kadar dala budağa ayrılan bir topluluk daha yoktur herhalde. hazım sorunu mu vardır eşcinsel camiasında daha çözemedim gitti. kendini hazmedemeyen başkasını nasıl hazmetsin değil mi? o da doğru yani... hazım şart.
erkan yolaç
hafta sonlarımızın evet hayır yarışma sunucusu. kesinlikle evet ya da hayır demiyoruz, başımızı emme basma tulumba gibi sallamıyoruz, mehter marşıyla gelip izmir marşıyla gidiyoruz. olayı buydu abimizin. düzgün bir abimizdir. en azından şimdikiler gibi yavşak değildi. öyleyse de efendi bir yavşaklığı vardı demekki. ayrıca evet ya da hayır denildiğinde yerden en az 50 cm yükseldiğini gördüm-gördük milyonlarca şahidimiz var.
fransızca
bana biri fransızca konuşarak yaklaşsa 'acaba birazdan kaç puan alacağım' diye kendi kendime sorarım. hadi diyelim bu tür bir erovizyon havasına girmedim; mutlaka götüme başıma tencere tava bağlar 'acaba skicek mi' diye düşünürüm. nasıl bir dilse artık, allah cezasını vermesin.
bana ne
mutlaka sonuna bir 'amk' patlatılan umursamama kalıbı. eve gidince bana ne olmuyor ama. daha yolda götünü başını yemeye başlıyorsun. neden neden diye diye o tüm 'bana ne' çıktığı yere hiddetle giriyor. yok öyle bana ne filan.
kim ayırdı sevenleri
al sana bir beste aparma şarkısı daha. neyse yine sözler ve ekip güzel. tanju okan, nilüfer ve modern folk üçlüsü söylüyor. orijinali uno belle histoire. ayrıca cüneyt arkın ve gülşen bubikoğlu'nun da bir filmine fon olmuştur bu şarkı. o da acayip bir filmdi. liseli kız, cüneyt abi vs. imkansız aşklar vs.
kadınım
türkçe sözlü hafif müziğin mihenk taşlarından. yabancılardan besteleri aparsak da eminim onlar bizim gibi sözler yazamazdı. elbette şarkının bestesi şahane fakat o sözler nasıl şey kardeşim. ayrıca tanju okan dışında kimse okuyup şarkının içine etmesin diyeceğim amma popüler dedikleri şey bu işte. illa ağzına sıçacaklar.
sözlerimizi şöyle bitirelim:
masamız köşede öylece duruyor
bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
sanki hepsi hasret senin nefesine
dünden sonra yarından önce
bir nisan akman filmi. ayrıca zuhal olcay'ın seslendirdiği şarkı. bir nisan akman geldi geçti sinemamızdan. 80'lerde bir iki kadın erkek ilişkisini sorgulayan film yapıp ülkeyi terk etti. geçtiğimiz yıllarda gelip bir şeyler yaptı ama şimdi google'lamaya üşendim. neyse film malum zuhal olcay üzerinde dönüyor. nisan akman'ın o sıralarda kocası olan eriş akman da diğer başrol. hiç sevmem, kabız bir aktörlük olayı vardır. zaten son olarak şafak sezer'in filmlerinde gördükten sonra oha demiştim. filmin senaryosu da eriş akman'a ait. zuhal olcay güzel kadın hakikatten. itici bir güzelliği var. ağzına filan sıçmıştır kim bilir o sıralar insanların. film durağan gelebilir şimdiye göre. yine de 80'lerin üretimsizliğine (ya da saçmalayışına göre) göre iyi sayılabilecek bir film bizim açımızdan.
hani sikim hani selanik
batı illerimizde duyduğum alakasız durumlarda söylenen deyim gibi bir şey. aslında bildiğin argonun babası işte. ne alakası vardemekten daha havalı. yine de siz söylemeyin. zaten bu tür şeyler belli bir yaşı geçmiş kişilere daha çok yakışıyor.
arjantin
ankara'da bir mahal. kafeler, restoranlar vs. var. aslında tam olarak caddesi veya sokağı gibi bir şey ama insanlar arjantin'e gidelim, gidiyoruz, gittik diyorlar.
kalp çarpıntısı
ebenizin örekesi, amı vb. şeyleri yakınen hissetmemek için tam teşekküllü bir hastanenin kardiyoluğuna görünmek için yeterli sebepteki anormal vücut fonksiyonu. orgazmdan ya da heyecandan vs oluyorsa bilemem. neyse yine de böyle hallerde doktora görünmek akıllıca(!) olanıdır.
feridun düzağaç
ağır zatürre ya da veremden yeni kurtulmuş hissi yaratan şarkıcı.
fem
fetullah ya da fethullahçıların dershane ve eğitim kollarına verdikleri isim. benim bildiğim en meşhuru çemberlitaş'takiydi bizim zamanımızda. yatılısı varmış, sınavdan önce şöyle böyle diye türlü tevatürleri çıkardı. şimdi kapandı mı el mi kondu bir şeyler oldu. ulan türkiye'ye bak be. oradan ne civanmert akp oyları çıktı, gelişti, yetişti zamanında. vay vay vay.
atilla arcan
hababam sınıfı'nın meşhur okul müdürü, gözlüklü, haris, paragöz adamı var ya; hah işte onun oğluydu bu abimiz. yalçın menteş ile güzel de bir komedi programı yapmışlıkları vardır. sağlam demirel taklidi filan yapardı. unutmadıysam evinin camlarının demir parmaklıkları beklenen şarkı'nın notalarındandı.
leyla zana
kürt olmak, kürtlerin mecliste temsili, kürtlerin sesi olmak gibi durumları çoktan geçtik. bunun üzerinde duran ya da bunu dert edinen birileri varsa er geç siyaset sahnesinden silinir gider.
amma velakin senelerdir siyaset yapan birinin yemin töreninde eskisi gibi bir atraksiyon yapmanın neler doğuracağını bilmesi gerekir. gerginlikten başka bir işe yaramayacağı aşikar olan bu atraksiyonun onu oraya seçip gönderen halka da bir hayrı dokunmaz. ayrıca siyasi ideallerin, doğruların seslendireleceği yer yemin kürsüsü değildir. anlaşılan zana bunları daha öğrenememiş. yazık.
evleneceksen gel
şimdi söyleyeceklerim hakkında beni yargılayabilirsiniz. fakat, programa katılan kadınların deterjan yutmuş haldeki ruhları (ve elbette halleri) ile en dandik tamircide bulunan 13-14 anahtarı rezilliğindeki erkeklerin varlıkları bu programı açık ara en kötüler arasına oturtuyor.
kendini devamlı düzelten, kamera beni nereden çekiyor acaba diyen erkek sunucu ve günden güne gerilmeye devam eden seda sayan ise izlememeye değer.
james brown
rahmetliyi belirgin dişleri ve sizi başka bir gezegene ışınlayacakmış gibi duran saçlarıyla hatırlıyorum, hatırlamaya devam edeceğim. büyük bir sanatkardı; güzel de dans ederdi. sanırım en belirgin güfte kelimeleri get up idi. zaten paso bir get up durumu var bunlarda. bizdeki karşılığı oturmaya mı geldik oluyor.
kükürt sabunu
ergen sabunudur. sivilce vb. şeylere iyi geldiği söylenip bu sabuna yönlendirilen gençlerimiz çoktur. cildi kurutmaktan başka bir halta yaramaz.
13 kasım 2015 paris katliamı
ölü sayısı şu an için 140. tüm halka evlerinden çıkmamaları söylendi. dışarıda kalanları halk evlerinde misafir ediyor. sanırım avrupa'da ciddi bir ötelemeye, ayıklamaya, ayrılmaya doğru gidiş olacaktır. senaryo, kurgu, beklenen vs. diyebiliriz amma velakin durum vahim kere vahim.
yazarların şu anki ruh halleri
bir ben var bende benden içeru. yarım şişe fiski ve beşiktaş galibiyeti çok iyi gelmedi bana.
ses 1 2 deneme
mikrofon kontrolünün en bilinen repliğidir. tabi örnekler çoğaltılabilir. buyrun çoğaltınız.