zübük
filmdeki tanımı şudur:
zübük;
bir halk deyimi.
kendi çıkarları için her yolu mübah sayan kişi.
sözünde durmayan.
üçkağıtçı.
egoist.
düzenbaz.
ahlaksız.
kalleş.
namussuz.
palavracı.
dönek.
not: boş kalmış, buraları ben doldururum yakında.
kaynanalar
çatışmanın kralı, kraliçesi ve elbette dönemin tüm demografik-politik öğeleri bu seride bulunabilir. nuri kantar'ın seçime girip kaybettiği film ise izlenmelidir. zamanın anadolu kaplanı kantar ailesi ve onlara göre daha yerleşik ve okumuş (moderin-nuriye'nin deyşiyle-) dünürlerinin çatışmaları şu anda yaşadığımız günlerin habercisidir. dünürleri zaten kaybetmektedir dizide ve netice olarak kantarlar hep yükselir amma tek bir farkla; ortama bir türlü uyum sağlayamayan köylülükleri. köylülük, şark kurnazlığı ya da anadoluluk yine de onlara artı sağlar ve tijen'in ni nidalarıyla diziyi inletmesine sebep olur. o gün seçimi kaybeden nuri kantar sizce bugün nerede?
yıkım
ülkemizdeki her durum için rahatlıkla kullanabileceğimiz kelime. hani söylemeyelim, böyle yakıştırmalar yapmayalım diyorum ama netice bu. ekonomik, politik, askeri, siyasi, dünyevi, uhrevi artık ne derseniz deyin; her anlamda ve alanda yıkım.
mas que nada
brezilya harikası müzik parçası. sergio mendes versiyonunu ben tercih ederim. black eyed peas versiyonu da var tabi. daha brezilyalı isteyenler sergio mendes'i dinleyebilir.
incredibox
bir çeşit dj programı. hem app olarak hem de site olarak var. canınız sıkıldığında sizi eğlendirebilir. şimdi dj programı diyince bir uzak durmuş olabilirsiniz amma öyle değil. yanyana dizilmiş animatif karakterlere söz-müzik vs ne varsa atıyorsunuz ve size oluşturduğunuz müziği çalıyor. gayet neşeli ve inovatif bir şey.
mevlüt mert altıntaş
biyografisi ve ailesi çarşaf şarşaf medyaya serilmeye başlandı. bu bilgilere bakınca aa vallahi adam galiba fetöcü diyor insan. esas ilginç olan melih gökçek'in her şeyi bilmesi. biz neden melih gökçek gibi bir istihbarat kaynağını gözardı ediyoruz anlamış değilim. adam resmen harcanıyor.
türkiye
tarih tekerrür ettiği gibi türkiye de tekerrür ediyor. 80 öncesini kaçırıp izleyemeyen vatandaşlar için film yeniden vizyonda.
rasputin
o zamana göre hâli vakti yerinde bir rus olarak doğar. daha sonra bazı sebeplerden dolayı dindar bir hayat sürüp çeşitli geziler yapar. 900'lerin başında bir toplantıda ileri gelen ruslar ile tanışır. bundan sonrası onu saraya kadar götürür; zira çar'ın oğlu hastadır. çarın eşi üzerinde yaptığı etki sonrası siyasi bir figür haline gelir. zehirlenir, kurşunlanır ve en sonunda bir nehre atılarak öldürülür. bir zamanın bu önemli vaizinin hikayesi hâlâ çekiciliğini korumaktadır. ha bir boney m. şarkısı olduğunu da eklemeliyim.
fikret hakan
bir dönem o da diğer yeşilçam sanatçıları gibi müzik piyasasında soluğu almıştır. kardaşlar ile çıkardığı plağı bulunmaktadır.
halimem
bolu yöresinden olan bu türkümüzün tombalacık halimem ve kiraz aldım dikmeden gibi isimleri de var. özellikle bir dönem (60'lar) batı müziği enstrümanları ve altyapısıyla fazlaca denenmiş bir türküdür. ayrıca hababam sınıfı'nda da duyduğumuzu ekleyelim.
tokat
asma yaprağı ve dolayısıyla sarmasıyla meşhurdur.
müjdat gezen
salağa yatıp espriyi oradan patlatmaya çalışan bir ekolden geliyor. mutlaka bu güldürü çeşidinin bir adı vs. vardır. severim kendisini.
yayla
istanbul bahçelievler'de bulunan bir semt, mahalle vs. yayla haznedar'dan başlayıp şirinevler'e doğru gitmekte ya da yayılmakta. eskiden sağlı sollu özel klinikler bulunurdu ve sessiz bir semtti. zaten o zamanlarda da yayla filan pek demezlerdi zira boştu ve seyrek ev vardı. bahçelievler demek hep havalı olmuştur anlayaccağınız. şimdi karşlıklı ve yanyana sıralı kafe-nargile kafe türevleri ile meşhur. eh nargile-kafe filan deyince nasıl tiplerin takıldığını varın siz düşünün.
ozan arif
ülkücü camianın en bilinen şairlerindendir. ben ise kendisine seneler önce bir takside maruz kaldım. sinema çıkışı bir taksiye atlayıp eve döneyim demiştim. film güzeldi, mutlu olmuştum. bu mutlulukla taksi camından etrafa bakar eve dönerim diye düşünüyordum. meğer yanılmışım. taksici abi ülkücü ve ozan arif manyağı çıktı. eve gidene kadar hiç durmaksızın ozan arif'in bir şiirini okudu. yolda diğer sürücülere kızarken de mısralara yükleniyordu ama üslubunu bozmuyordu.
sen benim herşeyimsin
kütahya
belediyesi ve onun dağıttığı kitap ile şu sıralar ünlendi. keşke çinisi ile meşhur olmaya devam etseydi. tamam halkı muhafazakardır, biliriz. diğer illere göre sessizdir, sakindir, kendini belli etmez. fakat nedir bu kadınlar üzerindeki manyakça tahakküm! dönüştürülmeye çalışılan ortamın da farkındayım aslında. umarım emellerine nail olamazlar.
celal kılıçdaroğlu
adı gibi gereksiz bir celâllenmenin içinde. abi kardeş arasında nasıl bir ilişki var bilmiyorum ama adamın kullanıldığı bariz ortada.
8½
63 yapımı fellini filmi. isim fellini'nin 8'den bir sonraki filmi olmasına rağmen kendi yaratıcılık sürecine atıfta bulunduğu için bu isimle doğmuştur. bunun küçük de bir hikayesi var cinecitta'da geçen. neyse, konusu da bu yaratım sürecinde tıkanan bir yönetmeni anlatıyor. müzikler nino rota'ya ait. başrolde elbette marcello mastroianni var.
satyricon
lgbt temalı bir sözlükte şu film için sadece bir yazı mı girilmiş? o da başlığı açan arkadaş sanırım. video dönemlerinden kalma (ve öncesinden de tabi) dandik eşcinsel temalı filmler izleyeceğinize şunu izleyin bari.
mustafa kemal atatürk
hiç videolarda el sıkıştığı anlara dikkat ettiniz mi? bir dikkat edin derim. iyi geceler.