19 yaşındayken * internet üzerinden yaptığım başvuru sonucu elemelerine çağırıldığım, saatlerce bekledikten sonra tüm jüri karşısında şarkımı söyleyeceğimi düşünüp sadece şafak karamana performansımı sergileyip elendiğim yarışma programı. *
farklı bir toplumda yaşasaydık can atacağım bir eylem olacaktı, ama üzgünüm ki ötekileştirildiğimiz bir toplumda yaşıyorum ve mecburen susup oturmak zorunda kalıyorum...
normalde ayı bir bünyeye hiç yakışmadığını düşündüğümden almaya cesaret edemediğim trenchcoat bu sene arkadaşlarım tarafından hediye edildiği ve verilen hediyeleri değiştirmeme gibi bir huyum olduğundan bu gruba giren erkeklerden biri de benim... *
en iyi albüm : halil sezai – seni beklerken
en iyi erkek sanatçi : murat boz
en iyi kadin sanatçi : demet akalin
en iyi grup : model
en iyi çikiş : halil sezai
en iyi dizi müziği : muhteşem yüzyil * en iyi film müziği : incir reçeli
en iyi düet : ümit sayin & tarkan – gitme
en iyi proje : zamansiz şarkilar – iskender paydaş
en iyi şarki : ajda pekkan – yakar geçerim
en iyi klip : sinan tunçay,sevil kaynak – sezen aksu- vay * en iyi remix : burak yeter – arada sirada
en iyi enstrümental : omar faruk tekbilek – sound of istanbul vol1
bunlar gerçekleşmesi muhtemel sonuçlar gönlümden geçen bu değil ama tahminlerimde ne kadar başarılı olacağım bakalım *
edit : tahminlerimin %60'ı başarılı olmuştur. ajda pekkan ödül törenine damgasını vurmuştur aynı zamanda...
her duyduğumda beni gözyaşlarına boğan, gidişin ve tekrar dönüşün olmayacağı durumlarda söylenen söz... zerrin özerin bu isimde çok güzel bir şarkısı da vardır...
hülya avşarın 1995 yılında çıkarmış olduğu yarası saklım albümünde yer alan şarkısı. o yıllara göre fazlaca cesur, fetiş ve fantezi öğelerine sahip bir klibi vardı bu şarkının.
bu gece uzun olacak besbelli biliyorum
lodos fırtınaları kopacak taa derinlerde bir yerlerde
varsın olsun varsın olsun
sevdim sevdim bir kere
sen benim canım sen kara sevdalım
bir şeyler söylemek o kadar zor
sensiz geçen uzun geceler bir de yasaklar
varsın olsun sevdim bir kere
benim sevgim sözlere sığmaz
anlatamaz tutkularımı çiçeklerin ne rengi ne de kokusu
gerekmez ya bize şiirler şarkılar
biz iki deli belki bir başka çilek mevsimi buluruz birbirimizi
bu gece uzun olacak besbelli biliyorum
sen benim canım sen kara sevdalım
bir şeyler söylemek o kadar zor
sensiz geçen uzun geceler bir de yasaklar
varsın olsun sevdim bir kere
plan tüm arap ülkeleri için aynı şekilde işliyor, dışarıdan bir grup normalde refah içerisinde * yaşayan halkın arasına karışan provokatörler daha iyi şartlarda yaşamak için düzenin değişmesi gerektiğini ve bunun da ayaklanma sonucu elde edilebileceğini öğretiyorlar. sonrasında çıkan ayaklanma sonucu mevcut düzen yıkılıyor, demokrasi adı altında asıl hedef olan petrole ulaşılıyor...
petrol rezervlerini eline geçirmek isteyen süper güç olarak adlandırılan ülkenin, rezervlerin neredeyse tamamının bulunduğu arap ülkelerine "demokrasi" getirmek adı altında çıkardıkları ayaklanmaların genel adı.
şahin k. nın ilk eserlerindendir. ayrıca ilk izlediğim yerli pornodur. film boyunca şahin k. abimiz neredeyse hiç erekte olamamıştır...
(bkz: erekte olmadan sevişmek)
tuğba özerk'in bir şarkısında değinildiğini düşündüğüm arkadaşlık tipi. "sevgili olamadık, arkadaş kalamadık, ardından hala yatağım dağınık" diyor şarkıda. bence sevgili olmaktan daha güzel bir aktivitedir, ne için görüşüldüğü belli, hiçbir zorunluluk ya da şartlanma yok. kafalar rahat. artık ne evlenme ne aşk yaşasın fuck buddylik müessesesi.
2007 yılbaşında bir muhabirin canlı yayında * sarf ettiği şok eden ve kahkaha tufanına sebep olan gafıdır. sözlükte 180 küsür başlık gördüğümüzde bir sevinç içerisinde de söylenebilitesi vardır.
ankara'da yaşayan yazarlara selam olsun 13 nisan 2019 tarihinde saat 15:00 - 16:00 civarında kızılayda birkaç eski yazar arkadaşlarla toplanıp sohbet edeceğiz ve eski günleri yad edeceğiz katılmak isteyen ve mekan önerisi olan yazarlar desteğinizi bekliyorum...
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
yaşadığım şehir.
son beş yılda çok yara aldı bu gri şehir.
peş peşe patlayan bombalardan yaka silkti. yüksel caddesinde, güvenpark'ta polisin saldırganlığından illallah etti. gezi parkı zamanında gaz bombaları ile darbe yedi, sisin pusun altına gömüldü.
yine de bozmadı düzenini.
trafik yine aynı saatlerde kilitlenmeye devam etti,
insanlar yine tandoğan'dan kızılay'a yürümeyi tercih etti.
ve ben, ne olursa olursun cuma akşamları kızılay'da bir kafede oturup kahve içmeyi ve ankara'nın kalbini izlemekten vazgeçmedim.
(bkz:kurşuni renkler) babam gelir aklıma hep. (bkz:fikrimin ince gülü) babam hastayken bu şarkıyı televizyonda gördüğünde ağlamıştı. bi hastalığın bi insanı nasıl çaresiz hale getirdiğini gördüm. içim parçalandı. belki de yaşadığı yılları, geçmişte yaptıklarını, yapmak isteyip yapamadıklarını düşündü. bu iki şarkıyı duyunca içim gidiyo. gözlerim yaşarıyor. kendimi bi garip hissediyorum.
(bkz:we found love) üsteki kadar beni etkilemesi imkansız olsa da bunu duyunca da italyanın teki geliyor hala aklıma. bi adam 1 haftada nasıl bu kadar derine kazınır anlamam.
biraz geriden gelsem de zirvenin anahtardan sonra 2. ağır topu olarak benim de zirve ile ilgili yorumlarımı yazmadan geçeceğimi düşünmediniz herhalde...
öncelikle zirvenin organizasyonunu sağlayan sevgili hazineciye çok teşekkür ederim uzun zamandır böyle keyifli bir zirveye katılmamıştım çok iyi geldi.
mekana kadim dostum anahtarla birlikte buluşup geldik, mekanın üst katına çıktığımızda bir portatif yazı tahtasında birşeyler anlatan birisi ve dinleyen bir grup gördük ilk olarak doğal olarak biraz şaşırdık zirveler artık sunum tarzı mı yapılıyor diye birbirimize anlamsız bir bakış attıktan sonra en köşedeki masada oturan eski bir tanıdığı*aknarazı gördüm selamlaşmak için yanına gittiğimde kendisinin de sözlükte yazdığını ve zirve için geldiğini öğrendiğimde kısa süreli bir şaşkınlık* yaşadıktan sonra masaya oturup sohbete başladık. kısa bir süre sonra çekingen bir tavırla masaya * yaklaştı ve daha önceki zirveye ilk katılımdaki çekingenliği bildiğimden "evet düşündüğün kişiler biziz dedik ve sohbete devam ettik. daha sonra senseisplinter ve pena da aramıza katıldı* ve çok keyifli, vaktin nasıl geçtiğini anlamadığımız bir zirve daha geçti. katılan herkese çok teşekkür ederim, keyifli ve mutlaka en kısa sürede tekrarlamamız gereken bir akşam oldu...
sinema yazarları derneği (siyad), 2017 yılı türkiye sineması ödüllerinde “en iyi yardımcı kadın oyuncu” ödülüne layık görülmüştür biblom benim. ödülün anons edildiğindeki sevinci görülmeye değer. lgbt görünürlüğü adına verdiği mücadelede kazandığı bu ödül çok önemli bence. tebrikler biblom...
geçen hafta çocukluk arkadaşlarımın olduğu bir gruba açıldım ve 3 senelik bir birlikteliğim olduğunu söyledim. başta çok gerilmiştim ama sonra neden şimdiye kadar tuttun kendini dediler ve hepsi ilk etapta çok anlayışlı karşıladılar. üzerimden bir yükü daha attım bakalım önümüzdeki günlerde neler değişecek...
19. bölümde tülayın selahattin çakaler'e söylemesi için yaptığı şu benzetmelerle beni benden alan yalan dünya karakteri.
- sen insanı silikon askısı kopan sutyen gibi yarı yolda bırakan bir tipsin de...
- sen adeta yaz başı beyaz bıngıl vücuda bikini denediğimde yaşadığım hayel kırıklığı, ümitsizliksin de...
- basen genişleyince small beden külotun yanlarda bıraktığı iz gibi sadece bende geçici bir iz bıraktın de...
- selülit gibisin, senden kurtulmak istiyorum de...
zaman zaman başıma gelen hadise. sanırım çevresel koşullardan ziyade kendi iç meselelerimle ilgili oluyor bazen bana da. ama "her zaman söylüyorum sözlükte kimseyi zorla tutmuyoruz, kimseye "nooolur kal" demiyoruz. birileri daha iyisini yapana kadar şuan en iyisi budur yavrular. susun ve yalamaya devam edin. daha iyi bir sözlük kurucusu ortaya çıkana kadar da benimkiyle idare edeceksiniz, yada çekip gideceksiniz. net." olayın tam olarak ne olduğunu bilmemekle birlikte tarzında bir yaklaşımın bir sözlük admini tarafından düşülmüş ve dile getirilmiş olması beni çok üzdü. iyi günlerim de kötü günlerim de oldu burada paylaştığım... bu kadar...
zirveye giderken kafamda bir ton soru işareti olmasını sağlayan ve içten içe korkutan yazar. acaba gerçek hayatta da mesajlarda olduğu gibi anlaması zor cümleler kurup beynimi yakmaya çalışacak mı diye derin düşüncelere dalmış olsam da garson çağırır gibi işaretler yapıp beni masasına davet eden ve sonra da zirve sonunda ayrılana kadar yalnız bırakmayan yazarcan. bayağı uzun ve derin mevzularda uzun uzun sohbet ettiğimiz* aynı okulun aynı mekanlarında çok özel anılarımızı paylaştığımız ve zirve haricinde de sık sık görüşeceğimizin sinyallerini verdiğimiz keyifli, zeki, hazırcevap ve espirili adam. böyle bir zirve organize edip yüksek katılım sağlamak için çabaladığın ve bu kadar güzel ev sahipliği yaptığın için ayrıca teşekkürler... tanıştığıma çok memnun oldum...