bana göre zaman ve uslup bakımından çok gereksiz bir açıklama yapmıştır. aslını soylemek gerekirse kılıcdaroglundaysa ekrem ve mansurun aday olmasını yurekten istiyordum ve bence bu iki aday da kk dan daha iyi sonuclar alabilirdi. kk masanın diger ortaklarına birçok mv ve bakanlık vererek kendisini kabul ettirdi. masada iyip in bu konudaki direnisi görmezden gelindi. kk ile ilgili çekincem akp-mhp tarafından bir koparma yapamayacak olması.
ama olan oldu ikisi de aday olmak istemiyor yapacak birsey yok. yapılan konusma çok sertti ve simdi 2.turda kk ve rte karsilasmasında nasıl muhalefet oy toplayacak bir olacak?
ayrıca beni çileden çıkaran şeylerden biri madem kazanacak aday istiyordun ersan şen'e teklifte bulunmak nedir ? ıyice lackalaştı bu konuda hicbir b planı yokmuş. kendini de sıkıntıya soktu.
yaşayıp göreceğiz kemal bey aday olmasıyla ekrem ve mansur aday olmamasıyla meral hanım da yaptigi bu cikisla belli sorumluluklar aldılar . umarım seçimden sonra yüzümüz güler artık.
bir de seçimden sonra masanın diger üyelerinin yeni bir akp gibi olacağı dusuncesi beni boğuyor ( davutoglu babacan karamollaoglu uysal)
malatya cumhuriyet başsavcılığı, ahmet ercan hakkında, 6 şubat'taki kahramanmaraş merkezli depremlere yönelik sosyal medyadan yaptığı "ilk iki gün asker inmediği için korumasız kadınlara tecavüz edilmiş" şeklindeki paylaşımı dolayısıyla "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan soruşturma başlattı.
tck madde 216
(1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
utanmıyorsunuz değil mi ? olsa olsa yalan haber olabilir bunu duzeltmenin yolu da tekziptir halkın aydınlatılmasıdır.
ekleme: alttaki entry deki arkadaşımız herhalde yanlıs anladı ben de cok net yazamamışım. ahmet bey in sorusturulmasi abesle istigaldir. korku salmaya calismaktır. ben kendisinin sorusturulmasinin utanılacak bir islem oldugunu ifade etmistim.
akıllara zarar bir açıklama yapılmış deprem cadırlarının satışıyla ilgili ben yapmadım arkadaslar yapmış denmiş. ahbap a para iadesine de bakarız denilerek cevap verilmiş .
vay be . akşam bir programda ekşi sözlük ile ilgili yok söyle hakaretler ediyorlar yok böyle yapıyorlar diye osman gökçek konusup duruyordu. ben de aklımdan gecirmedim degil . ama insanın bir tarafı inanmak da istemiyor. ınanılmaz gercekten
şuan ortak bir bagiş yayini yapiliyor ne kadar samimi bilemiyorum. ınsanların kurum ve kuruluslara duydugu guven kırıntı seviyesindeyken yok oldu artık.
yardimi yapalim gercekten sorun degil ama deprem vergileri nerde ?
aslında ben bu durumun 99 depreminde oldugu gibi ordu tarafından vur emriyle halledilmesini isterdim yani ozellikle soyluyorum suçüstü hallerinde bu kisilerin vurulması gerekirdi.
ama suç üstü olmayan hallerde de gözaltı yapılmalıydı. ordunun sahaya geç inmesi bu durumu tetikledi çünkü polisle hallolacak is degil kesinlikle daha ohal kapsamında yeni 4 güne uzatıldı süreler.
en büyük sıkıntımız verilecek cezaların infaz kabiliyetini icermemesinden yani yatarı olmadığından insanların cezasızlıga karsı öfkelerini de bi sekilde yakalananlardan cıkarması.
iskenceye dur denilmez ise herkes eline gecirdigini halledecek. o nedenle bu insanların da acil bir sekilde tutuklanması gerekiyor.
öte yandan ister istemez öfke ile dayak yiyen oluyor. bu insanlara da acıyamıyorum. ama iskence biraz daha farklı daha sistematik.
sonuc olarak adaletin olmadigi yerde kim eline gecirirse bir duzen uyguluyor yapılan igrencliklerin hesabı yok
bazen insan sırf konuşmak isteyebiliyor. ne desem bilemiyorum banyo dahi yapamadım tedirginlikten oradaki insanların ne yasadığını sadece tahmin ediyoruz.
deprem bolgesinde olmamama ragmen acayip hissettim iranda oluyordur herhalde dedim uluslarasi yardim istendigi ifade ediliyor allah herkesin yardımcısı olsun
eskiden bardak vurulacak yere patates koyarlar patatese de 2 tane kibrit sokarlardı hep korkardım biri yanacak diye ama bilim sagolsun oksijensiz kalan hava sayesinde sonerdi butun çöpler.
kremle bardak cekilip ovalanırsa cok rahatlatıyor.
montreal’den bir tanıdığın pek ünlü internet projesi. dünya haritasında her hangi bir yere dokunup bir ibnelik hikayenizi anonim bir şekilde paylaşabiliyorsunuz. türkiye’den de bir dolu hikaye var hatta kadıköy iskelesinde eski kocamın biz halen evliyken bıraktığı notu görebilirsiniz.. *
refik saydam eski sağlık bakanı ve başbakan. atatürk'ün değişmez sağlık bakanı, inönü'nün de celal bayar'ı saymazsak aslında ilk başbakanıdır. 1942'de ölmüştür.
bugün sağda solda sağlık ocağı, eski dispanser, okullar vs isimleri ile hatırlanan saydam 19 mayıs'ta samsun'a çıkanlardan da biridir.
aslında benim nazarımda onu önemli kılan şu meşhur sözüdür: her işimiz a'dan z'ye bozuktur, düzeltmek ister.
her işimiz halen bozuk, düzeldiği de yok. saydam düzeldiğini göremeden, düzeltemeden kalp sektesinden terki diyar etti; biz ise her gün bir kalp sektesi ile yaşamaya devam ediyoruz.
selçuk ural ünlü modacı canan yaka ile evliyken şarkıcı ceyhan cem ilişki yaşamaya baslar. ceyhan hanımla olan evlilik dışı ilişkiden hakan ural doğar. sanırım selçuk ural bir kumpas sonucu bu hamileliğin gerçekleştiğine inanmış olmalı ki 16 yaşına kadar hakan ural'ın çocuğu olduğunu kabul etmedi. hükmen 17 yaşında kendi oğlu olduğunu zar zor kabul etti. sonra bu nefret sibel can evliliği ile tekrar gündeme geldi ve evlatlıktan red yedi hakan.
ığdır yöresine atfedilen türkü. pek severim. barış manço'dan selva erdener'e kadar birçok sanatçı icra etti, güzel söyledi. ben özellikle aşağıdaki halini ve abdullah kurbani'nin baştaki icrasına bayılıyorum.
14 mayıs pazar günü halk, tbmm üyeleri ve cumhurbaşkanını belirlemek için sandığa gidiyor.
ufak farklarla insanların kararını verdiğini düşünüyorum. saflar belliydi, şimdi daha da sıkılaştı. ufak bir kararsızlar topluluğu var. onlar da sanırım kendilerine yakın güçlü tarafa doğru oylarını verecektir.
son günlerde iktidarın imaları beni rahatsız etse de sağduyunun galip geleceğini düşünüyorum. bu başlık altına güzel şeyler yazalım istiyorum 14'ü akşamı ve sonrasında. şimdilik söyleyeceklerim bunlar arkadaşlar.
tam bir coming out şarkısı bence
görüyordum duyuyordum biliyordum susuyordum
istemedim neden hayır diyemedim ki
kızıyordum kaçıyordum köşelerde yaşıyordum
söyleyecek sözüm çoktu neden sustum ki
benim kendimle ufak bir sorunum var
içimde patlamaya hazır bir bomba var
ben bu gece karar verdim
kuş olup gökte uçmaya
sevdiğimi kızdığımı
dünyaya haykırmaya
puslu puslu duruyordum uslu uslu yaşıyordum
açıklarda yüzmenin tam zamanı şimdi
hep bir sebep buluyordum uzaktan seyrediyordum
ne varsa tutuklu bende bıraktım gitti
benim kendimle ufak bir sorunum var
biriktirdiğim ne varsa şimdi patlar
ben bu sabah karar verdim
yıldızları yakmaya
bildiğimi gördüğümü dünyaya anlatmaya
sorun ülkede fakirlik yoksulluk olması değil kesinlikle sorun salak yerine konulmak emeklerinin birtakım sığırlar tarafından heba edilmesi
az değil yıllar veriliyor ve bir kere yaşıyoruz.
türkiye de sınava gireceksen takmayacaksın takarsan sen ruh hastası oluyorsun o yüzden bosverin
arabuluculuk sınavı 6 ay ertelendi mesela ama neden olduğu belirsiz benim tahminim kıdemi yetmeyen insanlar var ve paralı kurs veren kuruluşlar daha çok kazanmak istiyor
ülkede dinlenme tesisi diye bir kavram yok dini turizmin gelişmiş olduğunu göz önünde bulundurursak taharet konusu sıkıntılı şehirde ne bir insan görünüyor ne bir hareket hayalet gibi bir çok yer
çölleri ve hiçliği görünce insan beni buralara bi yerlere gomebilirler kimse de bulamaz diyor insan
acayip de gamsızlardır benzin istasyonlarında sigaralar kül dökmeler otobüs sürerken direksiyonu bırakıp otobüsün başka bi yerine gitmeler
gamsızlık sinir edici olduğu kadar bulaşıcı bi süre sonra sen de rahatlıyorsun kadercilik gamsızlık arabalarda da görülebilir çarpık çurpuk ama yeni arabalar görebilirsiniz adamların umurunda değil yeni bi tane alıyorlar
insan hayatı önemli değil burada dini vecibelerinizi yerine getirirken ölürseniz apar topar gömerler dönmeyi dusunmeyin
velhasıl gidince anayasamızın ilk 4 maddesini öpüp koklayabilirsiniz.
kadınların böyle şeriat düzenine ozenenlerini buraya getirmek lazım gerçi anlarlar mi bilinmez
kadınlara bazı şeyler cabalamadan verildiği için değer kıymet bilmiyorlar kan gözyaşı ile alınsaydı bazı haklar daha farklı olabilirdi
antep fıstıgından daha güzeldir kuruyemis olarak yani kabukları açıktır ve daha dolgundur. ama baklavalara katılmaz sanırım yağ oranının az olması ve renginin solukluguyla alakali
ama özellikle ana çatlak siirt fıstığı yiyen antep fisitigina dönmek istemez.şuan fiyatları geçen seneye göre 2 kat arttı
bu yıl cumhuriyet 100 yılını tamamlıyor ikinci yüyıl icin dileklerim atatürk'ün bir şekilde reenkarne olması, ortaçağ dan çıkış yeni ve yakın çagı süratle geçmemiz baktık olmadı en azından aydınlanma çagını yaşamak cahilligin son bulması.