Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

horizonmersin

Durum: 5286 - 0 - 0 - 0 - 27.12.2024 01:17

Puan: 75168 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

nitimur in vetitum semper, cupimusque negata!
  • /
  • 265

türbana hiçbir zaman saygı duymadım asla duymam

hüseyin aygün'e sempati duymama neden olmuş açıklamaların bir kısmıdır. ancak, türbana saygı duymamak boyutundan ziyade, açıklamaların devamıyla ilgilidir desteğim. çünkü, türban değildir aslolan, siyasal islamın toplumsal hayattaki herşeye sokulmasıdır.

aygün, beyanında şöyle demiştir:
"davutoğlu adlı ışidsever, 9 yaşındaki çocuğa takılan türbana, 'gençlerin kıyafetine karışmamak lazım"' demiş. beyefendi ışid'in kılıçla yaptığını 'yönetmelik' ile yapıyor. türkiye senin gibi seleficilere kalmaz, direniriz, kuşkun olmasın” demiştir.

ayrıca, türbanla ilgili olarak yaptığı yorum da tarihsel açıdan yanlış ve eksik değildir:
"arap erkek egemenlerinin kadını aşağılama aracıdır türban. arap erkekleri 7. yüzyılda, 9 yaşındaki kızları koynuna alıyordu. şimdiki türk ışid'çiler 9 yaşındaki çocukları türbana sarıyorlar. 7. yüzyıldan 21. yüzyıla aynı mantık." demiştir.

helal olsundur!!

26 eylül 2014 istanbul üniversitesi ışid saldırısı

öğrendiğim kadarıyla pkklılar değil, farklı bir sol eğilimden arkadaşlarmış. çeşitli haber kanallarında ve sosyal medya ortamlarında yapılan yorumlara bakıp üzülmemek elde değil. insanlar hala, akp faşizminden ve demokratik kayıplardan ders çıkartamıyorlar maalesef. ışid'e karşı direnmek ve onunla mücadele etmek, sadece solun değil, türkiye'nin ulusal çıkarlarına inanan herkesin hassasiyeti olmalıdır. öğrenciler, üniversitede elbette siyaset yapmalıdırlar ve yapacaklardır. önemli olan, siyasal mücadelenin kapsamı ve kalitesidir. artık ırk ve mezhep ayrımlarını bırakarak, solun evrensel değerlerini benimsemiş bir demokrasi için gereken birliği ve dayanışmayı göstermenin zamanı gelmiş ve geçmektedir... ışid'e ve onun türkiye'deki gönüldaşlarına haddini bildirmek, her anadolu sevdalısının görevidir...

minor empire

yeni tanıştığım etkileyici müzik grubu.
taa kanada'dan anadolu'nun geleneksel müziğinin onurlandırılması bir yana, başardıkları sentez melodiler de enfes yahu!!
tanıyın, tanıtın, dinleyin ve dinletin lütfen...
bu nefis eserleri yaratan grup üyeleri:

ozan boz
özgü özman
ismail hakkı fencioğlu
didem başar
michael occhipinti
chris gartner
debashis sinha

bu linkten grubun kendi sitesini inceleyebilirsiniz: http://www.minorempire.net

(1 kasım'da mersin hayal kahvesi'nde olacaklarını öğrendim.
biletler alındı.
çok heyecanlıyım.)

yeni türkiye'nin eğitim planları

milli iradenin hakimiyetindeki ultra-ileri demokrasiyle şahlanmış biçimde dörtnala duvara koşmakta olan yeni (?!) türkiye'nin, eğitim yerine başka planları olduğu açıktır. inanılmaz bir kabusa dönüşmüştür; sözde milli eğitim, özde "dinci devrilim" hamleleri.

baş açık ibaresinin milli eğitim bakanlığı yönetmeliğinden kaldırılması

- masum bir hareket, samimi bir dindarlık göstergesi değildir! öyle olaydı, siyasallaşarak hukuk metnine dönüşmezdi zaten!
- malumun ilanıdır; dervişin fikrinin zikridir; iç savaşın tüm şiddetiyle sürdüğünün son alametidir!
- sona erdirilen 1. cumhuriyetin yerine geçen yepyeni(?!) 2. cumhuriyetin eğitim felsefesinin turnusol kağıdıdır!!
- akp faşizminin 4+4+4le yok ettiği ortaöğretime yeni misyonlar yükleme gayretidir.

yeni türkiye'nin büyük ortadoğu planı

yeni türkiye'nin "büyük ortadoğu hezimeti veya kifayetsizliği" (boh veya bok ile daha uygun duruyor hani) denilesi rezilliklerinden biridir.
gelecek günler daha nelere gebe acaba? dedirtendir.

araf

bu sözlükte, bu isimle katkı yapmasından büyük mutluluk duyduğum varlık. hoşgelmişsin, hiç gitmeyesin!

ilber ortaylı

eski mülkiyeli akademisyenlerimizdendir. zamanında, derslerini yaptığı amfide yer bulabilmek mümkün olmazdı...öyle rağbet görürdü adam...
siyasal görüşlerine katılmasam da, bu topluma tarihini öğretebilmek için çaba göstermiş ve üniversiteye kapanıp kalmamış değerli bir tarihçimizdir.

istemeden vermek

gülümsetici bir iddiadır...

çıkarmadan 3 posta atmak

çıkarmadan 2 posta atabilmişliği olan bir fani olarak, şehvet düzeyi ve beslenme koşullarının optimum uyumuyla yakalanabilecek ender bir durum biçiminde tanımlayabilirim.
zordur, ama imkansız görünmemektedir...

liman

bazen bir sestir, bazen güzel bir nostaljik koku, bazen de anılardır beynimizin sanal kayıtlarında hayali kırıntılardan oluşan.
çoğunlukla da, özlenen bir kişidir sanki. ona sığınmak ve onda dinlenmek ne güzeldir öyle! tanrı, hiçkimseyi limansız komasın!

dünyada tanrılaşmak

- yaratana duyulan sevgiyi bir yalana dönüştüren tutkudur bu!
- güce tapma tutkusunun, tanrıyla soslanmış biçimidir.
- inkar edilse de, aslında bir şirk modelidir.
- o sorgulanamayan en yüksek mevkiye duyulan özlemi kötüye kullanmaktır.
- firavunluktur; despotluktur. monarşik dönemlerin klasiği, modern dönemlerin faşizm tipidir.
- "nasıl olsa tanrı/allah cevap vermez veya reddetmez" diye düşünülerek, günümüz dünyasında en çok sömürülen ve hep kötüye kullanılan beleş bir güçtür tanrı adına hüküm verebilmek!

ezginin günlüğü

öyle sözler, öyle sesler ve öyle hisler var ki anlatılmaz...
ezginin günlüğü, bence bu ülkenin başına gelen, bu ülkede yetişen ve bizden diyebileceğimiz en güzel müzik ve sanat değerlerinden birisi...vokalleri ve şarkı sözleri hiç tükenmesin, e mi!!

gövdesini delip geçme isteği yaratan sarılma hissi

çok uzun sarılmamış olmaktan değil de, inanılmaz bir ten uyumu bulunca yaşadığım olağanüstü bir durumdur.
bir kişide yaşamıştım; unutulmaz aşkım.
başka bir tende öyle sıkı ve uzun süreli sarılma isteği duymamıştım.
bir daha olur mu bilmiyorum...

mutfakta sevişmek

özellikle, sevgili bulaşık yıkarken veya yemek pişirme etkinlikleriyle meşgulken, onu arkadan taciz etmeye doyum olmaz!
hele elleri kirli olduğundan size vuramıyor ve sağa-sola kaçamıyorsa, daha da keyifli ve unutulmazdır!

eski sevgilinin yeni sevgilisinin eski sevgilisi olmak

matematiksel, cinsel, toplumsal ve fantazisel olarak olasıdır.
evrendeki olasılık teamüllerine de uygundur.
ama, yaşanmayasıdır.

ünlü birisini gördüğünde el sallayan vatandaş sevinci

"ya neresini sallayacadı yarraam?" dedirtesi durumdur...samimi bir coşkudur, safidir, halis anadolu üretimi organik bir hezeyandır!!
yani kasmayalım kendimizi bu kadar. ingiliz kraliyet ailesinden olmadığımıza göre, rahat olalım, el kol sallasın halkımız bence. herkese, her yöne, hatta tüm evrene!

mercimek çorbası

tüm çorbaların ve bilimum ateşte pişirilmiş yemeklerin mağrur efendisidir...inanmayan doktorlara sorsun, her derde devadır; ekonomiktir; lezzetlidir,...
benim tarzımda yapılırsa, daha da müthiştir.
tüm kırmızı mercimekle, kuzu kemik suyuna, soğan, patates ve sarımsakla, biber salçası ve tereyağıyla yapılıp, altını kapatmaya 5 dk kala bir çorba kaşığı (önceden suda çözülüp hazırlanmış) tarhanayı da son rötuş olarak ekleyip bir kaynama daha pişirirseniz...ooof oofff....öyle kıvamlı ve yoğun bir lezzet verir ki, sormayın, deneyin gitsin!

avustralya

britanya halklarının mülkü sayılan ve "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" ünvanını kazanmasına neden olan, ingiliz milletler topluluğu (common wealth) üyesi ülkelerden birisidir. doğası, ekonomisi ve siyasetiyle yaşanılası bir kıta imiş...kötüleyene ve eleştirene hiç rastlamadım. kanada'dan bile daha çok övgü düzülüyor...

akp

hile, rüşvet, tehdit, entrika ve yoksulluğun suiistimaline dayalı popülizmi kullanarak, güçler ayrılığının kör-topal dengesini yok edip, güya milli iradeye dayalı yeni bir türkiye iddiasıyla 1. cumhuriyete son vererek "islamcı yarı-başkanlık" ile "hafif raylı faşizm" karışımı bir ucube rejim yaratan, yarı siyasal-yarı militer bir islam soslu örgüttür.
  • /
  • 265
  • /
  • 54

mavi vatan


zeynep dizdar


hiper enflasyon


izmir katliamı


edis'in poposu


kuş olup uçsam sevgilimin diyarına


ağaç budamak


ateş ölçer


ayaklar baş oldu


ne olacak bu memleketin hali


tarikat


çocuklara musallat olan şıhlar


only time


mea maxima culpa


obivan kenobi


şeriat ve kadın


böğürtlen


ab-ı hayat


çilek şarabı


tam rekabet piyasası


  • /
  • 54

murathan mungan

hani herkes arkadaş,
hani oyunlar sürerken.
kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken.
hani biz kimseye küsmemiş,
hani hiç kimse ölmemişken.
eskidendi, çok eskiden...

murathan mungan

her ne kadar düştüğü söylense de, düştüğü yerin yüksekliği kolay kolay çıkılamayacak bir yerdir. mezopotamya üçlemesi adı verilen tiyatro oyunlarını yirmili yaşlarında yazdığı hatırlanırsa nasıl bir birikiminin ve hayal gücünün olduğu rahatlıkla görülebilir. özellikle geyikler lanetle oyunu roman, şiir, tiyatro, masal tadında okunur, seyredilir. böyle güzel bir şairi, yazarı kişesel zevkleri nedeniyle eleştirmek ve düştü, bitti, yok olmaya mahkum oldu demek bana göre insafsızlıktır.
şimdi ergen şiiri olarak nitelenen şiirlerini yaşı otuzun üzerinde olan hangimiz ezberlemedik ya da en azından okuyup ağlamadık. şairdir, yazardır, tükçeyi çok güzel kullanan ve konuşan bir entelektüeldir. türkiye'de yaşayan sanatçılardan kibrin en yakıştığı iki isimden biridir.(diğeri ismet özel) yazdığımı üç beş satırlık entryler de bile zilyon tane anlam bozukluğu, yazım hatası yaparken mungan'ı eleştirmek en azından benim haddim değil.

aşağıdaki dizeleri yazmış olan yazar, şair.

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta doğruydu belki. sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

türkiye'den siktir olup gitmek

sadece şu anda sol frame de olan dört başlık yüzünden bile normal bir ülkede normal bir vatandaş olarak yaşasam dahi düşüneceğim bir durumdur..

(bkz: karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz edilmesi)

(bkz: 13 mart 2016 ankara patlaması)

(bkz: 13 mart 2016 sosyal medyaya erişim yasağı)

(bkz: recep tayyip erdoğan)

katlettiniz lan ülkeyi.. yaşanmaz bir yere çevirdiniz, nefes alırken bile insan yaşadığına sevinemiyor artık. söylenecek onca söz varken sadece susmak geliyor artık içimden. televizyonu her açtığımda, twitter'a her girişimde, whatsapp'a ta her bildirimde korkar oldum..yeni bir felaketin, bombanın, facianın, maden kazasının, tacizin, tecavüzün, faşizmin, insan haklarının hiçe sayılmasının, taksime her gittiğimde gördüğü her kıza laf atan, arkasından köpek gibi takip eden her bir insan evladından, birbirine küfreden futbol fanatiklerinden, milletin ahlakını kendi leş ağzına sakız eden her ahlak bekçisinden, hırsızından katilinden, adaletinden polisinden askerinden teröristinden siyasetçisinden milletin hakkını rüşvet için gasp eden her kamu personelinden ötürü lanet olsun lan bu ahlaksız ülkeye bu bencil dünyaya..

sahi gitsem nereye gidicem lan sanki? ekvator'da bir yağmur ormanında ya da çölde bedevilerle beraber mi yaşıyım? alaska'da penguenlerin arasına mı yerleşiyim? ya da boğaz köprüsünden insanların gözü önünde kendimi boşluğa mı bırakıyım? ne yapayım lan ben?

bilmem kaç bin yıllık dünya tarihinde doğa doğa bu zamanı mı buldum insan olmak için? ya da niye insan olarak geldim lan ben bu tükürdüğüm dünyasına? avının peşinde olan bir kartal olarak ya da avından kaçan bir ceylan olarak niye gelmedim lan bu canına yandığımın dünyasına?

aslında en iyisi ne biliyor musun.. aç tv8'i izle survivor'u ya da bilmem ne izdivaç programını. düşünme hiç bunları, düşününce ne oluyor? üzülünce, kahrolunca ne oluyor? ne değişiyor? hayatında 36 dan sonra bildiğin 37 rakamı artık sana ne ifade ediyor? ne ifade etmeli??
bilmiyorum, sadece saçmalıyorum belkide..

son olarak da klişe belki ama bi hakkım varsa hiçbirinize helal etmiyorum ulan!

28 mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı 2. tur oylaması

malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.

ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!

otel odaları

bir murathan mungan şiiri. gülden karaböcek ise eşsiz yorumuyla bu şiiri taçlandırmıştır. şiirde/şarkıda geçen, öyle kredi kartına sayısız taksitle yerleşilen, servisin ayağa kadar yapıldığı, sahte gülümsemelerin havalarda uçuştuğu otel odaları konseptinin dışındadır. burada duvar köşelerinde dışarıdaki arayışlardan eli boş dönenlerin hayal kırıklıklarından ağlar örülmüştür. ve yalnızlığın en saf halinden sınırsızca yararlanılabilir. çarşaflar, havlular sık değişir mi bilinmez ama yaşanmışlıkları yıkasan arıtamazsın bu odalardan. yumuşak yataklarda gömülmeyi seçenlerin yerini sert yataklarda acıya gömülmek zorunda kalanlar alır. ve gülden karaböcekin nefis yorumuyla odalar dolusu acı çöker üzerinize. ama iyi gelir.

yabancı bir erkekle sevişmek

ne kadar evrensel bir insan olduğunuzu, din, dil, ırk gözetmeksizin herkesle iletişim halinde olabileceğinizi dünya aleme göstermek için süper bir fırsat. seks için beden dilini kullanmanın, sadece tanışana kadar anlaşabilecek düzeyde dil bilmenin yeterli olduğu söylenebilir. ayrıca çekilecek kapris sayısı ülke dışına çıktıkça birçok nedenle azalabilir.

arabasına kasko yaptırmayan insan

condomsuz anal seks yapan insandan daha fazla risk almaktadır.

ben ibne değilim

ben ibne değilim.
ben tanrının heybesinden yer yüzüne düşen bir cennet tohumuyum.
toprağına alışmaya çalışan mor bir menekşeyim.
kırılmaya yüz tutmuş, buzdan bir kalbim ben.
ben ibne değilim.
ben soluksuz bırakılan altından bir deniz atıyım.
gelinlerin belinden 3 kez geçirilen kırmızı kuşağın sonuncusuyum.
bereket getirsin diye yere atılan narım.
ben sizin geleneklerinizin altında ezilen incecik bir ruhum.
hey, ben ibne değilim.
ben bir insanım!

iyi bayramlar

çokça sevildiğinizi hissettiginiz, huzura doyduğunuz, sağlığınızdan hiç şüphe etmediğiniz, keyfini sınırsız çıkarabildiğiniz harika bir bayram olmasını dilerim.

not; sürü misali sürüklenen insanlarca, salt ete ulaşmak için canlılara kıyımadığı bir bayram olmasını canı gönülden dilerim.

izmir katliamı

yaklaşık 2 haftadır izmir'deyim. insanlar pırıl pırıl, hayat dolu. her sokağında sevgiye ve şefkate doymuş sokak hayvanlarına rastlayabilirsiniz. böyle bir şehirde bunun yaşanması çok üzücü. hem aklı başında biri, masum ve muhtaç olana şefkatle yaklaşan insanlara nasıl kıyabilir?anlamakta zorlanıyorum. hayatta ne gayesi olabilir ki senin gibi birisinin? yaşamanı anlamlandıran hangi değere tutunabilirsin ki? çok merak ediyorum. sık kafana gitsin bence.

Toplam entry sayısı: 5286

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

harry potter

emperyalist britanya halklarının yüksek düzeyde yaratıcılık becerisini kanıtladıkları bir edebi tür: masal. meraklısı bilir, ingiliz ve anglo-sakson kültüründeki büyücülük, periler, hayaletler gibi sözlü edebi geleneği.
önünde şapka çıkartılacak tolkien üstad gibi modern masalcıların güzel eserlerine tipik örnektir bu seri.
diğeri yüzüklerin efendisi tabi ki...
eşsiz bir türdür masal. dünyanın korkunçluğunu unutturmak, gerçeklerden uzaklaştırmak, umut dağıtmak, iyilerin hep güçlü olduğu bir boyutu tasarlamak için biçilmiş bir kaftan!!
nitekim, demiştir ki bizim büyük üstad murathan mungan: masal derler, inanmazlar oğul. masala inanmayan, gerçeğe inanır mı hiç???

yılmaz büyükerşen

türkiye'de nadir yetişen akademisyen, sanatçı ve siyasetçi büyüğümüz.
eskişehir doğumlu olup, ömrünü önce anadolu üniversitesi'ne, sonra kentin belediye hizmetlerine adamıştır.
şu anda hala belediye başkanlığı görevine devam etmektedir.
ayrıca, iyi bir heykeltraştır.
" türkiye seninle gurur duyuyor" sloganını gözü kapalı hakeden bir değerimizdir.

türkü

- anadolu'ya özgüdür.
- erkan oğur'un saptaması, tüm boyutlarıyla gerçekçidir.
- manzum eserlerin en güzel ve en melodik halidir.
- bizi bize anlatır.
- yunan tragedyası neyse, anadolu türküsü odur. öğretir, anlatır, yaşatır, çağırır, isyan ettirir, eleştirir, uyarır, acıtır, kurtarır ve mutlandırır!

çizgi film

hem biyolojik hem de bilişsel çocukluğumuzu yetişkinlikten korumaya yarayan müthiş icat!

(bkz: çocukluk)
(bkz: hayalperest)
(bkz: düş)
(bkz: mutluluk)

entropi

termodinamik yasalarından ikincisidir.

"canlılar belli bir andan sonra ölür; bilgisayarlar eskir ve evrendeki düzensizlik sürekli olarak artma eğilimindedir. bilim adamları düzensizliği entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de ona paralel olarak artar. bununla birlikte faydalı enerji miktarı sürekli azalır. faydasız enerji (entropi) ise artmaktadır."

http://ayisozluk.com/lnk/a61702

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

türkiye'de akademisyen olmak

" madagaskar sahillerinde kürk manto tanıtmak" kadar işlevsizleştirilmiştir.
çünkü, 12 eylül faşizminin ilk hedefi olan "özerk ve güçlü üniversite" varlığına son verilerek, tüm üniversiteler, toplumun ihtiyaçlarından ve demokratik siyasal ortamdan uzaklaştırılmış birer hizmet birimlerine dönüştürülmüştür.
hala birkaç köklü üniversite var olma mücadelesi verebilmektedir.
akademisyenlik mesleği de, bazı idealist emekçi akademisyenlerin fedakarlıkları sayesinde kısmen ve zorla yaşatılabilmektedir (bir yoğun bakım ünitesi gibi)...

cinsel tercihini git evinde yaşa

"git evinde içkini zıkkımlan", "git evinde konuş ve yaz", "git evinde siyaset yap", "git evinde ateist ol", "git evinde sevgilinin elini tut" gibi faşist vecizelerin bir başka örneğidir.
kamusal alanın tüm farklılıklara kapatılmasını ve herkesin riyakarca maskelenerek davranmasını hayal eden totaliter zihniyetin göstergesidir.
sokaklar, caddeler ve meydanlar halkındır, bizimdir; belli bir zihniyetin veya silahlı gücün değil...
güya, çocuklarını ve gençlerini bizden çok önemsediğini göstermek isteyen faşist zihniyet, bula bula onların cinselliğini ve aşk yaşamını odağına almaktadır. bu durum, hayatın, demokrasinin ve insanlığın bittiği noktadır.
gençlerini bu kadar önemsediğini ileri süren binbirsuratlı riyakar zihniyet, öncelikle onların temel fizyolojik ihtiyaçları olan "iyi beslenme", "iyi koşullarda yaşama" ve "spor yapma" haklarına saygı gösterip tüm hassasiyetlerini ve paralarını bir akıtsın bakalım yiyorsa!!!
tanrıdan dileğim, yetersiz beslenen, bedenen ve ruhen yetersizlikler içinde yaşayan milyonlarca gencin elleri, aklı fikri onların kıçını ve zikini dizginlemekte olan sahtekarların yakasında olsun!!

hollow earth teorisi

ne çürütülebilmiş ne de doğrulanabilmiş, hep arafta asılı kalmış gizemli teorilerden birisidir. türkçe'ye "delik/oyuk dünya" teorisi olarak çevrilmiştir.
yerkürenin iç kısmında büyük bir boşluk veya oyuk olduğunu ileri süren bu görüşe göre, gezegenin merkezinde var olduğu düşünülen eriyik bir magma kütlesi değil, yerküre üzerindeki manyetik alanın oluşmasını sağlayan büyük bir boşluk bulunmaktadır. ayrıca, bu boşluk içerisinde, "iç güneş"(inner sun) adı verilen bir enerji kaynağı da vardır.
bu teorinin var olduğunu savunduğu boşluğa giriş için belli mağaralar veya tüneller var olup, en geniş giriş noktaları, dünyanın kuzey ve güney kutup bölgelerindedir.
bir iddiaya göre, nasa'nın kutuplar için uzun bir süredir uyguladığı fotoğraflama ve uçuş yapma yasağının nedeni budur.

bu teoriye destek olarak bazı efsanevi dayanaklar da gösterilebilmektedir. örneğin, amerikan yerli kabilelerinin efsaneleri ile yüksek tibet uygarlığı'nın eski dinsel metinlerinde, yerkürenin kabuğu altında yaşayan ileri uygarlıklardan ve bilge insanlardan söz edilmektedir.

(bkz: şambala)
(bkz: agarta)

selahattin demirtaş

hdp içerisinde değerli bulduğum 2 isimden biridir.
türkiye siyasetçisi olma yolunda devam eder ve ülkenin başkanlık faşizminden kurtulmasına da katkı yaparsa, sivilleşmiş bir parlamenter demokrasi ortamında en kaliteli siyasetçilerden biri olacaktır.

suriyeliler

akp adlı örgütün, parlamentoda hesap bile vermeden 10 yıldır ülkemizde ağırlayıp yedirip içirdiği büyük göçmen topluluğu.
uluslararası hukukta veya mültecilik hukukunda yer almayan çok geniş haklarla donatılmış olup, ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısında geri dönülmez tahribata sebep olmuşlardır.
*)

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

ayı sözlük felsefesine ve yazarlarına yakıştırmadığımdır.
fotoğrafa müdahale yetkim olsa, mutlaka kaldırılmasını sağlarım.
burası, bilgilendirme, paylaşım ve örgütlenme sözlüğüdür....
diğer ihtiyaçlar için, başka mekanlar-alanlar-siteler kullanılmalıdır...

edit: *
*

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

muhalif olmak

+ itaat etmemek
+ karşı çıkmak
+ eleştirmek
+ cesur olmak
+ haksızlığı kabullenmemek
+ direnmek
+ boyun eğmemek
= yaşamak!
Henüz takip ettiği biri yok.