bazen nasıl oluyor da bizim böyle kolay kandırıldığımızı düşünmeden edemiyorum. çok kolay aslında formül hazır, hemen din imdatlarına yetişiyor, işte burada akıl ve mantık duruyor. çünkü bize din lazım cihad lazım, neyimize bilim , sanat bunları hiç kimse artık görmüyor görmezden geliyor. örneğin artık bu gün bir kemal sunal yetişir mi , bu soruyu sorduğuma bile pişman oluyorum, eğitim sistemimizin bize nasıl kişiler yetiştirebileceği konusunda az çok fikir verebilir ve bu yeni bir şey olmadığı için, süreç çoktan başlamıştı, uzun süre daha da sanat ve bilim adına öyle insanlar gelmesi çok zor, onun için bize din lazım biz cihadımızı da yaparız, kendi yağımızda da kavruluruz mantığıdır! kavrulalım bakalım nereye kadar..
hiç umudum olmayan bir rüyadır, şu an futbolda bile 15 sene öncesine göre çok yetersiz ve artık kazanılması çok zor olan bir duruma dönüşmüştür. 15 sene dememin de bir sebebi var, yıl 2002 ydi , örnek basketboldan değil fakat futboldan da olsa 15 sene önceki türkiye ile bugünkü türkiye arasında dağlar kadar fark var!
beni nostaljide bir gezintiye çıkaran şarkılarıyla yaşayan bir müzik adamı. bir çok şarkısında hayat dolu bir enerji var, bunlardan bir kaçı düşler sokağı, söz ver, alev alev...
ben de ne kadar zor ama o kadar da heyecanlı olan söz ver parçasını paylaşmak isterim.
her yeri bok götürüyor, doğal olarak çöpler alınmıyor, işçilerin tek isteği hakları, ve haklarını alamıyorlar,
maaşları ödenmiyormuş, şu aralar şişlinin sokakları çöp vaziyeti evlere şenlik, her yer kokuyor, bok götürüyor şişliyi, bok gibi hayırlı olsun.
bir müddet daha alınmazsa bu çöpler bizi nasa biri kurtaramaz.
bir karşılığı olmayan yaşanan olayların kendisidir, bazen söz veririz bazen de kendimizi kaybederiz, öyle zaman gelir ki kendimize çok güveniriz, her şey hal olur mantığı bize bazı sonuçlar döndürmeye başlar, işte o sonuçlara katlanmanın zorluğunu anlatan fakat anlatmakla yetinmeyen bir başlangıçtır, ne kadar kendini anlatsa da anlamak istememek işin doğasında sanırım, sonrasında da hiç kabullenmek istenmeyen durumların sonuçları, işte bunlar sonuçlarına katlanmanın mümkün olmadığı olayların gerçeğidir..
herkesin temel hakkı olan bir şey olup, bugünlerde bulunması zor biraz daha da zorlarsak imkansızlıktan gelmekte, herkesin ihtiyacı olan, belki de az da olsa yaşayabilen ama imkansız bir ortamda telaffuzu bile nafile , amaç sadece gerçekten daha özgür bir ortam, sadece kendini ifade edebilme özgürlüğü, kendin gibi olmanın savaşının kazanılmasının bir sonucu, çok fazla bir şey istemiyoruz, sadece boğazımıza sıkılmasa güzel olurdu, bu isteğimiz huzurun yanından bile geçmez, huzurlu olmak neye bağlı kime bağlı bunu tartışıyorken, huzurun ne olduğunu hatırlamak bile hayal oluyor..
kaybedip daha sonra kıymetli olduğu anlaşılan, varlığında hiç kaybedilmeyecek gibi davranılan ve kaybedildiğinde de ölüm acısından daha beter bir acı çektiren seçkin bir kelime olup, değeri anlaşılamımıştır..
bugünlerde suskun, yıllarca kullanılan ve güvenle takip edilen bir kaynak, artık okuma ve yazmanın bir yasağı, bence çok da yerinde olmuş dedirten bir durum, okuma ve yazma olarak yoksun kaldığımız bir zamanda, cehaletin esir aldığı bir dönemde çok da yerinde bir karar cuk oturmuş, ne gerek var hiç yazmayalım konuşmayalım tüm internet sussun...
toplumun yüzde ellisi farklı düşünüyor, diğer yüzde ellisi de daha farklı düşünüyor. fakat buradaki can alıcı soru böyle ikiye bölünmüş bir düşünceden bütün bir düşüncenin ürünü çıkar mı yoksa hiç birisi değil mi, yüzde birlik farkla diğer yüzde 49 yokmuş gibi davranıp bunun adı demokrasi mi oluyor. eğer demokrasi buysa demek ki biz hala demokrasiyi tanımamışız ve öğrenememişiz pardon...
hatırlayalım yıl 2013, her şey yeşil doğaya karşı bir saldırıyla başladığında daha sonra çok daha farklı yerlere varan olayları hatırlamak zor olmasa gerek. o zaman sadece yeşil doğayla mücadele ederken daha sonra yine bu gün gibi insanların yaşam şekillerine müdahalelerden dolayı ortak sesin çıkardığı durumlar, bu günün ne kadar önemli ve duyarsız kalınmaması gerektiğini anlatan durumlardır...
medyadan tepki geldi fakat çok da yeterli ve ikna edici değildi, o kadar komplike bir anlayışla sindirilme politikalarıyla olan olayların daha vahimi artık dilimize kelepçe vurulmuş dediğimizin anlardır.ne kadar medyada bunlar çok açıkça ifade edilemese de bunları unutmamak ve unutturmamak gerekir. ne kadar konuşsak da boş çünkü bunlar yaşanırken hala toplum olarak susturuluyoruz ve sindiriliyoruz..
zaman öyle bir zaman ki adeta bazı izleri en önemlisi bizim var olmamızı silmek, hatta var olmamızın nedenlerini sindirerek unutturmak gayeleri çalışmakta, ne yazık ki en önemli gerçeğin farkında olamamak gafletinde ve hıyanet içindeler, bilselerdi ki şu an itham ettikleri zar hayatta olmasaydı anne ve babalarını bilecekler miydi, daha acısı da bundan sonrası ...
bunu anlatmak o kadar zor bir şey ki, anlatılmaz yaşanır nasıl söylenir biliyorum ama dilimin ucuna gelse de söylemekte zorlanıyorum, işte bu hale gelmiş bir gerçeğin ürününü tartışır durumdayız, bunları gelecekte ne kadar bilemiyorum ama belki de bizim kuşak görmez fakat şunu biliyorum ki kıçıyla gülecekler, bunu söylerken ne kadar acı olduğunun farkındayım, acı olsa da gerçek, gerçeklerden nasibini alamamış bir sosyal genetiğin çözümlenmesi bile hayal görünüyor..
bu şu anlama geliyor olmalı, azerbaycan, rusya statüsünde bir ülke oluyoruz.daha önce de açıkça ifade edildiği gibi demokrasi, hukuk yönünden gerileme ve yeterliliklerin olmadığı bir durumun gerekçesinin oy birliği ile karar verilen durumdur...
martin niemöller'in, nazi almanyası döneminde entelektüellerin, dini liderlerin ve sıradan vatandaşların siyasi baskılara karşı sessiz kalmalarının yol açtığı felaketi ve toplumsal duyarsızlığın tehlikelerini anlatan şiiri.
önce sosyalistler için geldiler; sesimi çıkarmadım, çünkü sosyalist değildim.
sonra sendikacılar için geldiler; sesimi çıkarmadım, çünkü sendikacı değildim.
sonra yahudiler için geldiler; sesimi çıkarmadım, çünkü yahudi değildim.
en son benim için geldiler; benim için ses çıkaracak kimse kalmamıştı.
kendi ayağımıza sıktık, ne kadar çıkarcı bir toplum olduğumuz zaten yakın tarihi biraz kurcalayınca çıkıyor
bir top dondurma 400,bir lahmacun 1000 lira olursa
insanlar tabiki gider yunana
ama her zamanki gibi bu sorunu çözmek yerine
en kısa yolu seçip
öyle göte böyle yarak dedik...
iki gün önce yayınlanan eh leylim şarkısının klibi ile yine muhteşem bir iş çıkarmış. bu sefer trakya esintileri ile karşımıza çıkan klip hemen sözleri ve klipteki görseller sebebiyle soruşturmaya tabi olmuş. müstehcenlik söz konusuymuş. bi rahat bırakmadınız adamı, allah belanızı versin.
gayliğin doğuştan geldini okuduğum zamanlarda; kendimle çeliştiğimde, ailemden gelen din doğmaların tesirindeyken, beni kabul etmeyen bir dini bende kabul etmiyorum diyerek deistliğe, sonrasında sümer tabletlerini okuduğumda tüm dinlerin anası olduğunu gördüğüm için bir tanrı yok inancım gelişti, aileden gelen inanma doğmasını doğa ile doldurdum.ben bu dünyanın doğasından geldim parçası olduğuma inanıyorum....
sözlükteki profil resmi yükleme sorunu çözüldü. yakın zamanda server değiştirmiştik, yükleme izinlerini açmamışız.
ayrıca profil resmi boyutu çok küçüktü, biraz büyüttük. büyütme sebebiyle eskiden yüklenen görseller çözünürlüğün düşük olması sebebiyle net görünmüyor. daha yüksek çözünürlüğe sahip görsel eklemenizi tavsiye ederim. 500px - 900px arası boyutta ve jpg formatındaki görseller ideal olacaktır.
yeni geliştirmeler yapıldı. yayıncı odada sorun çıkaran katılımcıları odadan atabiliyor, ses sorunu olduğunda katılımcıların mikrofonunu kapatabiliyor, katılımcıları aşağı alabiliyor, aynı anda sahnede 1 yayıncı 5 katılımcı toplam 6 kişi görüntülü katılabiliyor, yayıncı bir işi çıkar da çıkması gerekirse veya internet sorunu yaşarsa yayını başka bir katılımcıya aktarabiliyor. böylelikle odanın yayını devam ediyor, oda değiştirmek zorunda kalmadan herkes devam edebiliyor. eline sağlık panda, teşekkürler.
polonyalı piyanist, döneme damgasını vurmuş, şu an çok bilinmese de, hiç dinlenmese de, şu andan itibaren dinlenmeye başlanılacaktır, iki saatlik bir eser, aslında dinleyebildiğin kadardır, zaman sınırlaması olamaz, işte o güzel piyano, tabi ki piyano severseniz, işte o usta dokunuşlar...
başımdan geçen bir olay, polis benden kimlik istedi ilk önce, bende ilk başta hiç bir şekilde tepki vermedim öylece polise baktım, sonra polis kimliğini gösterdi en sonunda, ben de polisin bu nezaketinden dolayı kimliğimi çıkardım ve biraz sonra üzerimi aramaya başladılar, normal bir arama değildi! sonra aramaya devam ettiler, normalde rutin bir kontrolde bu kadar da taciz edilmez ki bir vatandaş, resmen taciz ettiler, bir penisime dokunmadığı kaldı polisin! belki de eşcinseldi, bilemeyiz.. ne olursa olsun bu olay benim beynime kazındı ve bunun gibi bir çok olay gerçekleşmekte, herkesin özeline dokunulmakta ve tecavüz edilmekte, bunu kim yapıyor? sormak isterim kim yapıyor, bu bize niye yapılıyor öğrenmek isterim? devlet vatandaşlarına neden bu şekilde davranıyor? ben o zaman neden vergi ödüyorum, beni iki polis arasın ve beni taciz etsin diye mi vergi ödüyorum? yıl 2019 olduğunda bu olaylar daha da derinleşecek, her şey şekillenecek, hiç kimsenin önemsemediği demokrasi ve özgürlükler yavaş yavaş sona erecek, iyice sokulacaklar tecavüz edecekler, bitecek eninde sonunda tabi ki bitecek!
insanlık adına önemli bir davranıştır, insanlığın gerçek anlamda insan olma, sadece fiziken değil zihin olarak da insan olma gereğinin hakkıdır. insanlara o hakkın verilmesidir.
hiç inanmayacağım bir olay olmasını isterdim, hatta öyleydi belki, fakat artık inanmak istemesem de herkes gibi çok acı bir gerçek olduğunu söylemek isterim.bunu anlamak için ekonomist olmaya gerek yok tabi, ben de ekonomist değilim yine de bazı veriler üzerinde yorum yaparak belki durumun ciddiyetini anlatabilirim diye bu sayfada bir yer işgal ediyorum, dolardan başlanır hep dolar yukarı dolar aşağı nedir yani bizi nasıl etkiler, çok etkiler hatırlayalım 2000 öncesini nasıldı hatta 2001 krizini hatırlayalım nasıl oldu? siyasi malzemeler bahane onlar sadece araç, yani krizin başlangıcı doların verdiği sinyaller ama etkisi siyasi, ben de az çok takip eden biri olarak ekonomistler kadar olmasa da bilgi sahibiyim, dolarla tl karşılaştırması yapılmak istendiğinde şu şekilde karşılaştırma yapılır genelde, dolar indexi ile tl ve dolar artışı karşılaştırması yapılır! burada vurgulanması gereken şey dolar indexi nedir? ama bu kadar da detaya girmek mümkün olmadığından yani daha geniş bir konu olması sebebiyle , dolar indexinin artışından daha fazla ülke para birimi devüle oluyorsa negatif ayrışma olur. işte yaşadığımız durum şu an itibariyle aynen budur. negatif ayrışma ve pozitif ayrışma nedir ? bunlar teknik terimler olduğu için hiç kimseyi bunaltmak istemem, ama basitçe negatif ayrışma dolar indexiyle dolar tl kuru arasındaki ters orantıdır. sanırım bu konu daha ileri seviye olabilir ama bu kadarını anlatabildim.
kriz denince sadece dolardaki artışın olduğunu sanan vatandaşımız, yanılıyor, keşke yanılmasaydı, uyarmak istediğim nokta 2018 de gerçekten ciddi işçi çıkarımları, ve çok ciddi sosyal patlamalar! maalesef diyerek anlatmak istedim..
türkiye maalesef 10 yıl karanlığa bürünecek, kusura bakmayın açık konuştuğum için, gerçekten durum vahim arkadaşlar, ister inanın ister inanmayın maalesef işte durum bu!
3 ay sonra panda haklıymış diyeceksiniz ama bana yararı yok , benden demesi...
hiç inanmayacağım bir olay olmasını isterdim, hatta öyleydi belki, fakat artık inanmak istemesem de herkes gibi çok acı bir gerçek olduğunu söylemek isterim.bunu anlamak için ekonomist olmaya gerek yok tabi, ben de ekonomist değilim yine de bazı veriler üzerinde yorum yaparak belki durumun ciddiyetini anlatabilirim diye bu sayfada bir yer işgal ediyorum, dolardan başlanır hep dolar yukarı dolar aşağı nedir yani bizi nasıl etkiler, çok etkiler hatırlayalım 2000 öncesini nasıldı hatta 2001 krizini hatırlayalım nasıl oldu? siyasi malzemeler bahane onlar sadece araç, yani krizin başlangıcı doların verdiği sinyaller ama etkisi siyasi, ben de az çok takip eden biri olarak ekonomistler kadar olmasa da bilgi sahibiyim, dolarla tl karşılaştırması yapılmak istendiğinde şu şekilde karşılaştırma yapılır genelde, dolar indexi ile tl ve dolar artışı karşılaştırması yapılır! burada vurgulanması gereken şey dolar indexi nedir? ama bu kadar da detaya girmek mümkün olmadığından yani daha geniş bir konu olması sebebiyle , dolar indexinin artışından daha fazla ülke para birimi devüle oluyorsa negatif ayrışma olur. işte yaşadığımız durum şu an itibariyle aynen budur. negatif ayrışma ve pozitif ayrışma nedir ? bunlar teknik terimler olduğu için hiç kimseyi bunaltmak istemem, ama basitçe negatif ayrışma dolar indexiyle dolar tl kuru arasındaki ters orantıdır. sanırım bu konu daha ileri seviye olabilir ama bu kadarını anlatabildim.
kriz denince sadece dolardaki artışın olduğunu sanan vatandaşımız, yanılıyor, keşke yanılmasaydı, uyarmak istediğim nokta 2018 de gerçekten ciddi işçi çıkarımları, ve çok ciddi sosyal patlamalar! maalesef diyerek anlatmak istedim..
türkiye maalesef 10 yıl karanlığa bürünecek, kusura bakmayın açık konuştuğum için, gerçekten durum vahim arkadaşlar, ister inanın ister inanmayın maalesef işte durum bu!
3 ay sonra panda haklıymış diyeceksiniz ama bana yararı yok , benden demesi...
kıyamet kavramı arapça kökenli olup, kıyam ve et sözcüklerinin birleşiminden oluşur.bunun anlamı kıyam+et=ayağa kalk anlamına gelmektedir.aslında bir nevi diriliş demek.yeniden dirilmek, varolmak anlamına gelmektedir.kıyamet koptuğu an tüm insanoğlunun dirilmesi bu kavramı çağrıştırır.kıyamet ,diriliş ve yeniden var olma anlamını ihtiva ettiğinden dolayı bir yok oluş değildir.bilindiği üzere kıyamet dünyanın sonudur ,ancak yineleme felsefesinin var olduğu bu kavram dünyadaki pek çok değişimin bir yenilemeyi getirdiğini unutulmamalı.felaketler , olağanüstü olaylar, ve benzeri bunları çağrıştırır.bu olayların doğanın kendini yenilemesiyle ilgili olduğunu ve kıyametin gizemliliğinin devam ettiğini bilmekte fayda var.ne olursa olsun sonu bekleyen bir yapıda olduğumuzu kabullenmekteyiz.kıyamet denince yok oluş gibi gelir kulağa.gerçek anlamıyla düşünmeyi tercih etmeden ,kabulettiğimiz değerlerimizle anlarız herşeyi.kıyamet nedir diye dediklerinde gerçek anlamı ayağa kalk , mecazi anlamda diriliş, genelde anladığımız yok oluştur..
büyük önder ulu atatürkün vefatı, zekasının üstünlüğü tartışalamaz, öyle şeyler yapmış ki hiç kimse bu gün o zamanın imkanlarıyla yapılabilecekleri çözemez.keşke ömrü biraz daha yetseydi de şimdi çok daha farklı olabilirdi.saygıyla anıyoruz atam..
bir hedef doğrultusunda azimle ilerleyerek farklı olanı ortaya çıkarma çabasıdır.düşünsel bir davranış olma sebebi ulaşılması ve anlaşılması güç bir niteliğe sahip olmasından gelir.aynı zamanda ayrılmaz bir parçadır idealiniz, beraber yaşarsınız problemleri.her an her yerde o vardır çünkü onun için varsınızdır, o da sizin için!bir başkadır idealist olmak herşeyi unutmak , gelişi güzel yaşamak , çevreden ve herşeyden uzaklaşmak.idealist olmak kendine güvenmek, her türlü problemin üzerine korkusuzca yaklaşmaktır.
evet beni üniversite yıllarına götürüp orada güzel yaşanılan şeyleri hatırlatan bir şeyler var, gerçekten efsane demek gerekir, çünkü gerçekten efsane artık efsane olmuş demektir, günümzde artık maalesef böyle yetenekler görmemiz biraz daha zor,
işte 90 ların hatrına ve üniversite yıllarının hatrına bir daha..
çok şık ve çok marjinal, daha fazla söylenecek bir söz olamaz, bir imza niteliğinde, biraz nefes almak istiyorum diyenleri duyar gibiyim, işte özgürlük, özgürlüğün kavramı başkasının özgürlüğü kısıtlandığı an orada özgürlük biter, o zaman bunlar kimin özgürlüğünü kısıtlıyor..