siddhartha

Durum: 1335 - 0 - 0 - 0 - 29.04.2014 15:02

Puan: 19362 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 67

üşenmek

aklıma gelen ilk şey tuvalate gitmek.

sevgiliden ayrılma sebepleri

"ayının" tekiyse diyeceğim de kimse üstüne alınmasın... *)

sözlük yazarlarının çekeceği filmlerin isimleri

kovan : arı kovanına saldıran ayılar ile arılar arasındaki savaşı anlatan bir belgesel çekeceğim

armutun tadı : ayılar arasında geçen günlük olayları komedi diliyle çekeceğim

kahverengi : ayıları anlatan renkler üzerinden yazmayı planladığım ağır dram

pençe : ayılar arasında geçen, aldatmalı, kavgalı dövüşlü aksiyon filmi


bu filmler hayal ürünüdür. çoğaltılabilir ve dağıtılabilir

adam gibi adam

ayı sözlük birinci yazarlar zirvesi sonrası görüşen, tanışan yazarların birbirini tanımlarken sıkça kulllandıkları bu ifade gözden kaçmıyor. kızmayın ama bu bana biraz garip geldi

adam

haydar ergülen'in adam isminde harika şiiri vardır .


adam

-idil'e-
o şehre davrandığın gibi davran bana da
o şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
bana da in, bana da kon ve el salla geride
bıraktığına: elveda benim küçük adamım!
ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse,
sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi
sev! korkma sakın, adam etmez aşk beni,
geç benden, benim de köprülerim var,
aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor,
benim de gecelerim var, danset, eteklerin
fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et,
benim de sabahlarım var, uyanmaya ne saat,
ne telefon, ne kapı: bisikletin zilini
dizlerini kanatan bir deli kız çalsın yeter ki!
benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak
üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var
güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin
o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye
benziyor adamakıllı serserin olana kadar

bir şehri kıskanıyorum, benim böyle neyim var?

haydar ergülen

başlıkları alt alta okumak

· sikin kalkmaması (5)
· sevgiliden ayrılma sebepleri (2)

naringergedan

anlatacak hikayeleri var. sohbet etse biz de dinlesek dediğim kişidir. arada müzik dinletisi de yapmalıdır. arada "atarlı" bulduğum da doğrudur.

ahmetonski

daha iyisini yapabilirdim ama kısa zamanda ancak bunu yapabildim. doğum günün kutlu olsun ahmetonski
doğum günü kartın

kevin spacey

ve belki de unutulmayan oyunculuğuyla akıllarda kalan film american beauty
http://www.imdb.com/title/tt0169547/

kevin spacey

in bruges

colin farrell

in bruges filmdeki rolüyle kendisini pek beğendiğimiz oyuncudur.

kevin spacey

ilk önce şunu söylemeliyim ki böyle bir adamın/oyuncunun burada olmamasına şaşırdığım durumdur.

erkek manyağı

argo ifadedir. erkek olsun çamurdan olsun diyebilecek kişilere ithaf edilir. bu kişilerin tek istediği sextir.

bankacibear

bir önceki profil fotoğrafını çok komik bulduğum kişidir. tanımam etmem ama çocukça muzip bir ifadesi var. *

zeki demirkubuz

sevgili tein, yorumunda haklısın. ama benim yorumum daha çok teknik açıdan değil karakter tanımlama açısındandı. ve benim onda kendini kanıtladığı ifadesi zaten buradan kaynaklanıyor. diğer filmlerindeki karanlığı biraz daha açtığı için, belki de daha da kolaylaştırdığı için ancak en önemli sebebi bir dostoyevski karakterini bu kadar iyi yakalayabildiği için. yoksa kıskanmak filmindeki kız kardeş karakteri bana daha çok virginia woolf karakteri gibi gelmişti. elbette onu da çok beğenmiştim. kabul ediyorum ki sırf dostoyevski'den dolayı yeraltı biraz daha ön planda. affet beni * )

horrible bosses

bir film izlemek istiyordum. hafif olsun, düşündürtmesin, eğlendirsin ama çok da yavan olmasın. geyikler dönmesin diyaloglarda. ve izlediğimde aradığımı bulmuşum dedim. nerdeyse sadece erkek oyunculardan oluşan bir kadro var. üç yakın arkadaş ; nick hendricks ( jason bateman), dale arbus ( charlie day), kurt buckman ( jason sudeikis) 'ın patronlarından kurtulma hikayesi komedi diliyle anlatılmış ki bence de pek eğlenceli olmuş. pisişik patron dave harken ( kevin spacey) , erkek manyağı diş doktoru dr. julia harris’in ( jennifer aniston) ve patronun ölmesinden sonra yerine geçen manyak, eroinman oğlu bobby pellit’in ( colin farrell) size keyifli bir izlenim sunacaktır. farrell'i ve spacey'i çok sevdiğimi özellikle bildirmeliyim. yönetmenliğini seth gordon'ın yaptığı film kalabalık bir senariste sahip. senaryosu için michael markowitz, john francis daley, jonathan m. goldstein birlikte çalışmışlar. kafanızı dağıtmak isterseniz bu film izlenir.

trailer :

zeki demirkubuz

kader, kıskanmak filmlerini de izlediğim ama masumiyet filmini çok beğendiğim yönetmenken yeraltı filmiyle kendisini hakikaten kanıtladığını göstermiştir. belki de yeraltı filmini çok sevmem dostoyevski'nin romanını bu hale getirebilmiş olmasıdır. filmin baş kahramanı engin günaydın'ı da es geçmek olmaz. daha çok zeki 'li film izlemek istediğim yönetmendir.

ayı sözlük magazin

sözlük içi "top secret" durumlarını öğrenmenizi sağlayan bu başlık baya eğlenceliymiş. *

ahmetonski

twitter paylaşımlarını beğendiğim kişidir.
  • /
  • 67
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1335

orgazmdan daha zevkli anlar

orgazm olmadan takriben bir dakika önceki zaman dilimi

ellen degeneres

68 yaşındaki annemle her izleyişimizde değişmeyen "erkek gibi kadın, maşallah" övgüsünü alan ünlü kadın programcısı. george clooney ile olan bağından dolayı onu kıskandığım doğrudur.

sevgili

benim istasyonumda durmayacak bir tren.

fethullah gülen'e sorulacak tek soru

cemaatinizde cok gay var. gayler icin ne dusunuyorsunuz? bir fetva verebilir misiniz?

homofobik homoseksüel

dışarda aslan kesilir, yatakta süt dökmüş kedi.

ayı sözlük itiraf

-ilk okuldaki oğuz'a aşıktım. ama o inci'ye aşıktı. ben de onun inadına inci'yle oynardım. *

-ortaokulda burak'a aşıktım. sırf onun poposunu görmek için futbol maçlarına ben de katılırdım. oysa futboldan nefret edişim de ondandır. *

-ortaokulda bana aşık olan kızların mektuplarını ablama okuturdum, ondan cevap yazmasını isterdim, sanki ben beceremiyormuşum gibi. oysa sorun belli... *

-lisede mdr yardımcısının oğlu özgür'e aşıktım. başımı sıraya koyar onu izlerdim. beni bir gün yakaladığında, uyuyor numarası yaptım ama yemedi. bana gay misin dedi yok lan, siktir git sensin gay dedim. yıllar sonra ona aşık olduğumu söyledim. ne güzel dedi ama beni umursamadı...*

edep ya hu

mehmet anıl'ın inanılmaz tarihi romanı. mehmet anıl’ın son kitabı edep ya hû’nun kahramanı; bosna eyaleti avliya nüfusundan kendi halinde bir ailenin çocuğu iken alınıp istanbul’a getirilen, önce bir paşanın, sonra bir yeniçeri ağasının kapatması olan, atmeydanı’ndaki gizli bir fuhuş yuvasında, askerlere ikram edilen, duygulu, zeki, esprili kız ferhad'ın hikayesidir.

ayı sözlük yazarlarının askerlik anıları

askerlik sayılmaz ama bir hafta gata'ya gidip gelerek, psikiyatr bölümünde sıramı beklerken, sorulan sorulara şaşkınlığımı gizleyememem, nerdeyse psikoloji bölümündeki tüm doktorlarla görüşmem, "eee sen gay'e benzemiyorsun nereden anlayacağız senin gay olduğunu" diyen doktora, " sizin de gay olduğunuz belli olmuyor, nereden bileyim sizin gay olmadığınızı" diye yanıtlamam, görüşmeyi bir hafta daha uzattı.
kadın olmak istemediğimi, hiç makyaj yapmadığımı ve kıllarımı çok sevdiğimi söylediğimde sanki bu yanıtları beklemeyen doktorun şapşal yüzünü hiç unutmayacağım.
tıp bölümünden mezun birinin, gay olmayı hala kadın olmakla alakalı-eş tutan bilim dersi almış ama hala evrimleşememiş -ki evrim teorisine inanmam- bu hayvanın nasıl da doktor olduğuna şaşırdığım...
bilmem kaç yıldızlı komutanın beni odasına çağırıp, sigarasını içerken, yanyan beni keserken sorduğu sorulara iştahla cevap verdiğim ve söylediğim her şeyde tutarlı olmama şaşıran -komutan mıdır nedir- kişinin alenen gay olduğunu hissetmem şaşılacak bir durum değildir.
hadi her şeyi anladım bir ritüel var ve herkes işini yapıyor ama -ulan ben gayim - buraya kadar gelmişim ve size anlatacağımı anlatmışım - beni askere alırsanız rahat durmam, sikerim koğuşu- dediğimde aktif misin diye soran doktora "neden sordunuz? siz pasif misiniz? diye cevaplamam "ahanda şimdi bittin olum sen" diye düşünürken doktorun sakin tavrı dikkatimden kaçmadı.
nihayetinde büyük gün 28 şubat'ta kurulun karşısına çıktığımda bir doktorun -çantanda makyaj takımı var mı? diye sormasına karşılık, bunu daha önce de söylemiştim. makyaj yapmıyorum. çantamda prezervatif var. malum, ateş almaya geldik, ne olur ne olmaz diye- şey ettim...
yok ya burası tamamen sallamasyon.
gerçeği şu : çantanda makyaj seti var mı dedi. ben de makyaj yapmadığımı. çantama bakabileceklerini söyledim. sadece kitap vardı. onlara göre bu da "gayce" bir hal tabi. sadece gayler kitap okur ya ...

ve ve ve sonuç:
hatırladığım kadarıyla 566 soruluk testi cevapladım. onaylandı.
ev,ağaç, insan kompozizyonlu bir resim yaptırdılar.yaptım. resmime bayıldılar. geçtim. onaylandım.
aile görüşmesine abim gelemediğinden, yengem geldi. olduğum gibi olanları söyledi. geçtim.

askerlik muaf oldum.
16 ocak'ta başladığım süreç. 28 şubat'ta son buldu.
gay olmasaydım da askere gitmezdim. bunu kullandım. kabul ediyorum.

atatürk'ün gençliğe hitabesi

fazla militarist bulduğum sözler içermektedir.

anal seksle oruç açan eşcinsel

"başlığı açan arkadaşa iftar menümü tattırıcam"diyebileceğim bir başlıktır ki bu kadarına da pes diyebilinecek bir durumdur. *

ne adamlar gördük yatakta pasiftiler

sözüm ona sokakta, orada burada yani "dışarıda" erkekliğin kitabını yazan, bağıran, küfreden, maço takılan ya da ben " erkeğim ulaaannn!" tavırlarıyla kendini gösteren kişilerin dört duvar arasında nasıl miyavladıklarını * ifade eder.

atatürk'ün gençliğe hitabesi

fazla militarist bulduğum sözler içermektedir.

galatasaray

maçı aldıklarında taraftarlarının özellikle metroda aslan kesildikleri, küfürler yağdırıp metroyu salladıkları; yenildiklerinde de o aslanların süt dökmüş kediye döndükleri takımdır.

ayı sözlük ikinci yazarlar zirvesi

telefonuma kaydettiğimi sandığım "zirve notlarım" olmadığından olan biteni yeniden yazmak zor. ancak kısaca :
dark bear 'in kişisel sorunlarını zirveye yansıtmasını sitenin editörü olarak hoş karşılamadım ama nezaketen anlayışla karşılıyorum. bunun yanısıra kendisiyle tanışmaktan keyif aldım. gayet kibar bir beyfendiymiş. hakkında konuşulanları asparagas olarak değerlendiriyorum. *
arascan dönmez'in mutlu olanlar parmak kaldırsın sorusu yıkıldığım andı. beni ancak sergilediği performansı ayağa kaldırdı. ne konuştuğunu bilen biri olduğunu hissettiremedi. *. kendisinin de bir yazısı olduğu k. kitabını çekilişte kazanan şanslı kişilerden biri oldum. *
zirve damla demircioğlu'yla tanışmama vesile oldu ve belki de yakında kendisiyle kısa film çekimlerimiz başlayacak. kısa filmlerimi kendisiyle paylaşacağımı ilettim. çok başka bir enerjisi var ki çok sevdim. *
özün süzen hanıma olan saygımı ifade ederken utanırım çünkü ben o kadar anlayışlı biri olamazdım heralde. içtenliğine, sabrına ve nezaketine hayran kaldım.
dedikodu olarak da şunu yazabilirim; ayı sözlük yazarlarının böyle önemli bir zirveye değil de vur patlasın çal oynasın gibi boş bir şeye hücum etmesi beni gerçekten düşündürttü. naringergedan anlayacağın üzerine ayı sözlük birinci istanbul fasıl zirvesine katılmayacağım.

damla demircioğlu'nun dediği gibi konuşmak, çok bilmek, çok yazmak su götürmüyor. icraat arkadaşlar, icraat görelim.
ayrıca başak hülya dağdaş hanımın konuşmasını da beğendim ki en çarpıcı vurgusu "eşcinsel olarak kendinizi bir bok sanmayın" o zaman herkes olamazsınız. yoksa hep bağırırsınız "eşcinseller vardır". zaten varsınız, mühim olan hayattaki duruşunuz. *
bir de son gözlemim şu, eşcinseller en az herkes kadar iki yüzlü.

eşcinsellerle arkadaşlık

eşcinsel arkadaşlık ilişkileri, deveye hendek atlatmak gibidir denilebilir