o dönemde diyarbakırda birden fazla cezaevi yoktu. ismi aslında 5 nolu koğuş olması gerekiyor. 80ler döneminde yapılan işkenceler-insanlık dışı görüntüler bu cezaevinde olmuştur. 80ler dönemini anlatan birçok film dizi belgesel izlemişizdir muhakkak. fakat birçoğunun yanlı anlatıldığı düşünülmektedir. ama "içerde" olanlar ve siyasi hükümlülerin anlattıkları hakkaten de adamı türkiye'den nefret ettirir türden.
beni özlüyormuşsun öyle diyorlar
kıs kıs gülüyormuş tuzak kuranlar
sense besleyerek yalnızlığını
kabul ediyormuşsun aldattığını
beni soracak olursan hayli kırgınım
kırgınlık bir yana bir de şaşkınım
tek tek anlayarak hatalarımı
sevmeye çalışıyorum yalnızlığımı
işte ben böyle bir hal içindeyim
aslında derin keder içindeyim
bazen bilmeyerek ne yaptığımı
iyi kötü güzel çirkin her biçimdeyim
bazen isyan edip yalnızlığıma
sana karşı ince bir sitem içindeyim
bu model değil de aslında bir kültürdür. birçok yerde vardır bu kültür. evlendiği zaman bulunduğu yerde statü atlamıştır o kişi. artık ailesi olmuştur, evli barklı adam olmuştur. ona göre de bi muamele bekler karşı taraf. evlenmeden önce davrandığın samimiyetle davrandığın zaman bunu yadırgayıp kişi tepki gösterebilir. çünkü kişi namuslu şerefli iffetli bir insan olmuştur. çocuğu olmasına ramak kalmıştır. ciddi sorumlulukları vardır. eskiden olduğu gibi karşı cins birisiyle görülmekten korkar, eskisi gibi barda orda burda içemez kötü nitelendirilir.
ona göre artık herkes çift olmalıdır. çift derken bu resmi bir şekilde olmalıdır. eğer sevgili ise ahlaksızca değerlendirip işin remsiyete dökülmesini önerebilir. bekar insanlar artık ona göre sex düşkünü, eğlencesinden ödün vermeyen ipsiz sapsız bir adamdır.
ciwan: hemşire
kurokuma: hakem
sphynxinator: emekli fen öğretmeni * dark bear: emekli büyükbaba
patates püresi: aşçı
naringergedan: çok okuyan bakkal abimiz
porter: genel evi patroniçesi
kayip otoban: kiptaş site yöneticisi
bearhairy: bayan kuaförü
horizonmersin: gazeteci*** bankacibear: henüz anlayamadım tam olarak
wagaman: ferrarisini satan bilge
girilerinden bir benzetme yapasım geldi, sevgili saygılı horizonmersin tarzında yazıyor. okuyup bilgileniyor aydınlanıyoruz; tam o anda bir gülme gelmeden. umarım sözlükte kalıcı olur, kanımca sözlüğün ihtiyacı var bu yazara. nice girilere efendim.
itiraf ediyorum ki, izin aldım evde proje yazmak için ama proje yazmak dışında herşeyle ilgilenmiyorum. oturmuş kedimi izliyorum, mırıl mırıl dibime sokuluşu, uyuması kırk defa maşallah dedim içimden. aynı zamanda buna ek olarak in addition to** astral'ın sözlüğe ve telefondan yazdıklarını okuyorum. gözlerinden de öpüyorum.
gerginlikte bugün ajda'yı geçmeye kararlıyım taam mı?
amatör bir grup. vokalin sesi gayet güzel. yıldız tilbe şarkıları da söylediğinden olabilir müptelası olmamın sebebi.
şarkılarını dinlemek için ortam sağlamak belli bir saati beklemeye gerek yok, her an ciğerinizi dağlayabilir.
şarkının derinliği o kadar fazladır ki, ahmet kaya güzel söylemiştir. bana nedense bu şarkıyı asıl ayarında söyleyen çıkmamış gibi gelir. şarkıdaki pişmanlık, yorgunluk, keder yoğun bir şekilde sözlere nakşedilmiştir.
hem türk müziği, hem türk sineması için dönüm noktaları yaratmış, yeni başlangıçlara vesile olmuş türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. kızı müjde ar'ın annesini anlattığı ntv yapımı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.
nevizadede bira içilebilir diye düşündük aslanım’ın üst katı, saat olarak da 19:00 şeklinde belirledik. daha şiddetli bir önerisi olan varsa belirleyebilir mekan ve saat önemli değil
bursalı bir grup sanırım en bilinen şarkısı kasvetli kutlama, şarkıyı dinlerken bana enjoy the silence’ı hatırlatıyor. buram buram kalite grup, gothic tarzları the cure tadında, gerçekten zamanın ötesinde şarkılar yapıyorlar.
son zamanlarda jakuzi ile beraber yükselişe geçen iki gruptan biri kanımca
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
gayet de güzel olmuş. arabada köşede sokak ortasında bir kadını para verip sikerken iyi, eylemde çıplak görmek kötü. hayırlı işler türkiye!
femen neden feministlerin marjinal insanların eşcinsellerin hoşuna gidiyor da türkiye vatandaşı insanların aynısını yapması hoşunuza kaçmıyor? neyini beğenmedin canım? gelinlik giymiş gay, maskülen kıyafetli lezbiyen, makyajlı insanlar güzel duruyor da çıplak olan hayat kadınları veya lezbiyen her ne ise bu mu çirkin durdu.
herşey el altından yürüsün gitsin nasılsa bilinmiyorum mantığı midemi bulandırdı nasıl bir ikiyüzlülükse bu.
farklı nokta atışları, net oluşu, çeşitli betimlemeleri ile hep dikkatimi çekmiştir.
hepsinin dışında on numara beş yıldız yüreği olan sevdiğim bir yazardır.