arvellian

Durum: 1977 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30770 - Sözlük Kaşarı

13 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 99

relationship goals

süper kahraman kostümleriyle mc donald's'da double quarter pounder gömerken hayatın gerçeklerini siklemeyip kurgusal diyarlar ve karakterler üzerinde ciddi tartışmalar yapmak. sonra da sevişmek.
kostümler kalabilir.

rock'nrolla

gerard butler, tom hardy, mark strong, tobby kebbel gibi birçok allah oyuncuyu bünyesinde barındıran guy ritchie filmidir. soundtracki efsanedir.
tom hardy ve gerard butler'ın karakterleri arasındaki bromance tatlılıktan öldürür adamı.

guy ritchie

ağlatan filmler

film izlerken ağlamanın kitabını yazmış biri olarak erkek olmadığıma karar verdiğim başlık. oh be sevindim.

yazarların ruh halini en iyi anlatan şarkılar

tom waits - dead and lovely

viski ve sigarayla demek isterdim ama dead hali ağır basıyor yatarak en fazla.

ayı sözlük yazarlarının favori depresyon duşu pozisyonları

duşakabinime sığmadığım için mecbur ayakta.

ass

selamün aleykümün kısaltması olan "sa" şeklinde mesaj atanlara karşı kullandığım ifade. niyeti anlayınca tabi bir daha yazmıyorlar.
götün ingilizcesi.

hikaye

bol bol yazdığım ve bir bokuma yaramayan edebi yazı türüdür.

zooey deschanel

500 days of summer'da arkasından sövmeye doyamadığım summer'ı canlandıran oyuncu. she & him diye bir grubu var, sesi pek bi tatlı.

kayganlaştırıcı

huylandıran bir seks malzemesi. ıslak ve yapış yapış olan hiçbir şeye dokunmadan* sevişebilsek keşke.

kocaman olmanın kolaylıkları

yoktur. bana bir fayda sağlamadı.

ayı sözlük yazarlarının en sevdiği cips tatları

carebear ile aynı damak tadına sahibim kötü hissediyorum.

allahuekber diye bağırırken yapılabilecek şeyler

kimseye bulaşmadan kendini aktif bir yanardağın içine atmak. yapın bunu söz saygı duyacağım size.

batman v superman dawn of justice

üç buçuk saatlik ultimate edition'ı malum ortamlara düşmüş filmdir. sinemada izlediğim dawn of justice ve ultimate edition dawn of justice kesinlikle aynı filmler değiller. sinema versiyonunun editini kim yaptı bilmiyorum ama ona burdan selam çakmak vazifemdir.*
öncelikle filmin hikayesini tetikleyen asıl meselenin, yani çölde superman'e kurulan komplonun, %75'i sinemada kesilmiş. bunu kesmek demek kurguyu sikmek demektir. ben bir dc fanı olarak hikayeyi anlarım ama bi sokaktaki ayşe teyze, bakkal ali amca anlamaz hikayeyi bu sahneleri kesersen. dolayısıyla gömerler filmi uluslararası camiada.
beğenmeyen varsa rica edeceğim tekrar izlesinler bu versiyonuyla. pişman olmayacaklar bence.

yemek yemekten alınan haz

erkeklerde en sevilmeyen özellikler

pisuvardaki siyah kil 3

geçen gün eski tweetlerimi temizlerken sözlüğe ilk kayıt olduğum dönemlerde görüp twitter'da paylaştığım ve zamanında beni aşırı etkilemiş şu entrysini gördüm. entrynin ss'sini alıp yazar adını sildiğimden kime ait olduğunu bulmam uzun sürdü biraz.*
(bkz:#202309)
sözlük gurusu musun nesin sen psk? valla görmeden seviyorum seni.

dc universe online

2011 yapımı bir mmorpg. isminden anlaşılacağı üzere dc evreninde geçiyor. hikayeye göre lex luthor gelecekte bütün justice league ekibini öldürüyor ve bunu yapar yapmaz dünya galaksiler arası bir villain olan brainiac'in işgaline uğruyor. lex zamanda geri giderek günümüz justice league'ini işgale karşı uyarıyor ve brainiac'in üssünden çaldığı exobite adlı bir teknolojiyi kahramanlara emanet ediyor. exobitelar dünya üzerinde süper gücü olmayan insanlara nüfuz ederek her birine süper güçler kazandırıyor. böylelikle dünya brainiac'in işgaline karşı savunmasız kalmıyor. herkes kahraman olmayı seçmiyor tabi, süper güçlerini kötülük için kullanmayı tercih edenler de var.
oyuncular olarak şu epik, efsane ve orgazmik sinematikten sonra:

karakter yaratma ekranına geliyoruz. önce hero ya da viilain olmayı seçiyoruz. sonra uçmak, süper hızlı koşmak ya da akrobatik hareket özelliklerinden birine karar veriyoruz. süper gücümüze ve mentorumuza da karar verdikten sonra tipimiz, kostümümüz ve renklerimize geliyor sıra. en uzun süren kısım burası sanırım.
seçtiğimiz mentora göre gotham ya da metropolis'te başlıyoruz oyuna. uçmayı seçtiyseniz özellikle bir şehir turu yapıp manzaraların tadını çıkartmak baya zevkli.
dc fanlarına tavsiyedir.

ismi chris olan adamların çok sevimli çok taş ya da şiddetle karizmatik olması

hayatı siktir edip yatağa dönmek

yataktan çıkarsam yapacağım eylem.
(bkz: yatak güzel gelsene)
  • /
  • 99
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1977

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

eşcinsel aşk büyüsü

arkadaşlar inanmayın buna, a4 kağıtta fotoğrafla olmaz bu işler. platoniğinizin tükürüğü, saç teli, tırnağı falan lazım. çok daha güçlü olmasını istiyorsanız bir damla kan hatta, bakın bu da yılların vampirinden tavsiye size. ah bu günümüz büyücüleri... 3d printerla voodoo doll yapacaklar utanmasalar.

türkiye'de zombi olmanın zorlukları

beyin yoksunluğundan kaynaklanan zorluklar bütünüdür. ne yiyecek bu zombi?

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

ayı sözlük itiraf

bugün yürüyüşe başlayayım dedim, gittim bir yürüyüş parkuruna yürümeye başladım emekli amcalar gibi. emekli amca demişken üç-dört tur attıktan sonra eşofmanlı bir amca jet hızıyla yürüyerek yanımdan geçti. ben de gaza geldim tabi, kaç yaşında amca bana parkurun tozunu attırıyor. hızlandım, deli gibi yürümeye başladım ve sonunda yetiştim amcaya. bi yan gözle baktı bana ve "hmpf"* efektiyle bastı yine gaza. iyice dellendim bu sefer, ride the lightning'i açarak yürüyüş atletine bağladım hemen. evet amcayı geçtim baya fakat vücudumu hissetmiyorum sözlük.
özet: spordan nefret ediyorum.

ayı sözlük dört yaşında zirvesi

istabul'daki ilk günümde katıldığım (ve ilk katıldığım) zirve oldu. bu kadar tatlı insanı bir arada görmek gerçekten mutlu etti. dark bear'a teşekkürlerimi borç bilirim.*

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..