Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

arvellian

Durum: 1940 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30168 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 97

profilinde fotoğrafı olmayan ayı sözlük yazarları

aşık olunacak bir tipim olmadığından dahil olmadığım yazar grubudur. hatta haftada bir değiştiriyorum, ergenlik işte...

sinir bozucu oyunlar

filistinlilerin tamamı ölmeli

psikopat beyanı. birazcık akıl fikir sahibi olan insanlar ciddiye almaz zaten bu malı.

game of thrones

bu sefer dayanıp 5. sezonunu biriktirmeye çalışacağım dizidir. bu süreçte kendimi toplumdan soyutlamayı planlıyorum. kitapları falan okudum ama ben bile korkar oldum spoiler yemekten. dizi bazen çok farklı yerlere gidiyor çünkü. bir de kitabın önüne geçeceği söylendi, boku yedik yani.

director's cut

lord of the rings üçlemesini toplamda iki saat kadar uzatan versiyondur.

true blood

bir haftada 4 sezonunu bitirdiğim dizi. güzel diye mi? tabi ki hayır. ergenim de ondan.
--- spoiler ---

öncelikle 3. sezonu kötünün iyisi ilan ederek saygıyla selamlıyorum. vampire politics üzerinde daha çok durulsaydı çok daha iyi olabilirdi.
4. sezon hayatımda izlediğim en saçma sapan şeydi. tamamen eric için devam ediyorum şu an. o saf halleri falan inanılmaz tatlıydı. bir dilek hakkım olsa, ehehehe anladınız işte. onun dışında bill'e çok sinir oldum bu sezon. adamın karakteri değişti direk. eskiden vampirlerden nefret ederdi şimdi "türümüz devam etmeli" moduna girdi. pek mantıklı bir değişim olmadı bu fakat true blood işte ne bekliyorum sanki. tara'yı sevmiştim bu sezon, gitti öldü zavallım. geri falan gelebiliyorsa gelsin lütfen. son olarak nan flanagan nasıl ölür! o tartışma programlarındaki hallerini çok cooldu. sıçtı iyice dizi.
4 sezon hazır hard diskimde var diye izledim, geri kalan üç sezon için kotamı harcayasım gelmiyor pek. değecekse indireyim, aydınlatan olursa sevinirim.

--- spoiler ---

daredevil

gerçek adı matt murdock olan görme engelli süper kahramandır. diğer duyularının gelişmesiyle kapatır bu engelini. adalet için gündüzleri avukat olarak, geceleri kanunsuz olarak savaşır. baş düşmanı kingpin lakaplı mafya babasıdır. açıkçası spider man çizgi filmleri dışında pek bir alakam olmadı daredevil'la. bu yıl çıkan dizisi sağlam yorumlar almış ama onu biliyorum. arrow'u gömdü diyorlar. marvel diye ne kadar ertelesem de izleyeceğim sanırım. you have failed this city moron oliver.

ayı sözlük yazarlarından türkiye'ye sembol hayvan önerileri

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

blakroc - what you do to me

arkadaşın sevgilisine aşık olmak

arkadaşın adına sevinirsin fakat farklı hayallere kapılırsın istemsizce. sonra suçluluk duyarsın falan filan. valla çok edebi şeyler yazacaktım üşendim. iki buçuk yıldan sonra sıkılıyor insan.
tanım: artık eski arkadaşımın eski sevgilisi olsa bile rüyamda görüp hüzünlenmeme sebep olan lanet durumdur. acilen yeni birine aşık olmaya çalışmamın sebebidir.*

ve tanrı erkeği yarattı

bitmesi hiç istenmeyen kitaplar

ayı sözlük yazarı

delicesine sahiplendiğim sıfattır.

ursula kroeber le guin

bilim kurgunun tanrıçası, fantazyanın yaşlı cadısıdır. çok farklı ütopyalar yazar, çok farklı dünyalar yaratır. ülkemizde basılan çoğu kitabını okudum, okuyamadıklarımı da yavaş yavaş alıyorum. feminizm anlayışımın gelişmesinde yararı çoktur le guin'in. the dispossessed* ile anarres toplumunda yarattığı kadın modeli çok güçlüdür. yine aynı kitapta homoseksüellik gayet normal bir olgudur. hatta heteroseksüel bir erkek, eşcinsel arkadaşının cinsel ihtiyacını karşılamak için onunla birlikte bile olabilir. cinsellik bu kadar sıradandır yani, gereksiz anlamlara sahip değildir. ayrıca anarşizmin o kadar öcü bir olgu olmadığını gösterir. benim gibi kapitalist adama bile baş eğdirir. earthsea*'ye hiç girmiyorum şimdi. fantastik edebiyata anlam katan özel bir seri, yazmaya başlarsam duramam.
özet: çok iyi yazar.
not: isminin telaffuzuyla ilgili kendi internet sitesinde çok tatlı bir açıklama yazmış.
http://www.ursulakleguin.com/Note-HowToP...

kadının fıtratında köle olmak var

kadının fıtratında senin ebeni sikmek var aslında diyerek karşılık verilmesi gereken insan müsveddesinin beyanı. bak insanlık tarihine, kadın nasıl "fıtratı" dışı eylemlerde bulunmuş zamanında gör. amazonlara havale ediyorum kendisini.

tomb raider

square enix'in ilk oyununu androide çıkarmasıyla bana sevinç çığlığı attıran oyun serisidir. "one last time motherfuckers!" diyerek dinoları yardım, t-rex'e dalmaya gidiyorum şimdi.

samimiyet

"naber"den "nabiyon"a geçmektir benim için.

sadece günün belli saatlerinde yaşamak

preacher

1995'te başlayıp 2000'de son bulan en sevdiğim çizgi roman yazarı garth ennis imzalı kült bir çizgi roman serisi. jesse custer adlı bir vaizin içine giren genesis adlı varlığın ardından word of god gücünü kazanması, ardından yolunun kesiştiği eski sevgilisi tulip o'hare ve irlandalı vampir cassidy ile tanrıyı aramasını anlatır. absürt komedi, western ve şiddet teması hakimdir çizgi romanda. biraz da amerikan milliyetçiliği görülür hatta. fakat öz eleştiriden asla kaçınmaz. tanrıyı sorgular, ahlak değerlerine değinir, baş karakterin maskülen tavrına karşı tulip ile feminizmi ele alır. karakter derinliği ön plandadır yani, karakterler ne kadar absürt olsa da.
(bkz: arseface)
seth rogen ve evan goldberg amc ile anlaşmışlar duyduğum kadarıyla. cassidy ve tulip için cast seçimi de yapılmış. ortaya güzel bir iş çıkacağını düşünüyorum. seth rogen ne kadar eleştirilse de çizgi romanın havasına uygun bir isim bence.

homo sapiens

magneto'nun mutant olmayan insanları aşağılamak için kullandığı ifade.
  • /
  • 97
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1940

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

ankara

bir paralel evrende yaşadığım şehir. içimde özlemi var hep anlamsız bir şekilde.

lgbtli

gözlemlediğim kadarıyla sik kadar akıllarıyla bizi küçümseyen ya da hor gören insanların kullandığı bir tabir.

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

hornet kezbanlarından inciler

"no gay" yazan bir adam vardı.
burdan sesleniyorun ona, çok yanlış yerdesin dostum...

ayı sözlük yazarlarının game of thrones karakterleri

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..